Çarşamba, Aralık 30

düzenin düzensizliği

günlerdir direniyorum ; yazsam hayır yazmasam..
canım nasıl çekiyor sana yazmayı ama bir o kadarda yazasım yok.
ne diyeceğim ki..
ne anlatacağım..
çok şey..
hiç bir şey.. geçenlerde yazdığım yazıyı yayınlamıyorum belki başka zaman..
şimdi kısa kısa aklımdakileri döküveresim var..

dün babamı ne kadar özlediğimi fark ettim yine..
28 yaşıma gireceğim nerdeyse hatta 12 yıl bitmiş olacak çok yakında ben hala mızık mızık halindeyim..
hala kıskanıyorum baba kelimesini..
belkide inatla rakıdan zehirlendikten sonraki içemeyişim onun yüzündendir rakıyı..rakı+tütün baba kokusu bende..
beni hiç çıkarsız hiç sebepsiz hiç azalmadan belkide artarak seven ilk belkide tek erkek..
o sevgiyi özledim sanırım..uçsuz bucaksız..hesapsız ..bitceğinden korkmadan ..bir gün uyandığında gitmiş mi korkusu duymadan..bencillikse evet..ben babamı özledim..

sabah bir düğün resmi gördüm bozcaada da yapılmış..hayatımda ilk defa ama ilk defa evet bende burda evlenmek istiyorum dedim cidden ilk defa bir düğün içinde hayal edebildim kendimi..bu adanın üzerimdeki manyetik gücü nedir? neden adı bile anıldığında gözlerim maviye bulanıyor..bozcaada feribotunda 5 yaşında terliklerimizi sürüyerek oynadığımız saklambaçların mı etkisi var acaba hala..yoksaferibotta babamın sarhoş kafayla satın aldığı bir tepsi içiboşun kokusu mu var hala burnumda.neden bilinmez 28 yaşıma kadar yapmadığım bir şeyi yaptım ve orda evlenmenin nasıl mükemmel olabileceğini düşündüm...ama sadece düşündüm:)

bu arada yeni yıl yazısını yarın yazacağım geçen sene yaptığım gibi..

düzen bunalımı yaşayacağım 3-4 ay kadar.annem yaklaşık 4 aylığına yanıma geliyor.Kendisi kış aylarını yalnız geçirmeyi pek sevmiyor..bu konu bu kadar.hem zevkli hem sıkıntılı günler beni beklıyor.

çok bunaldım fasulye ruhlu insanlardan..yoruldum da..artık sabrım tükenmeye yüz tuttu.belkide bu yüzden yazasım yok aslında.yazarsam dilimin olmayan kemiği gibi parmaklarımda beynimden habersiz cümleler kuruveriyor ben bu kadar üzgün , yorgun ve hırçınken..huzurumu ruhumu ve neşemi kaçırmak için ellerinden geleni ardına koymayan bir grup insan var.yada birileri bilmiyorum.sürekli mailler-mesajlar geliyor..sevgilime,ilişkime kısaca tüm hayatıma müdahale eden,nutuklar çeken ,hodri meydan diyen mailler..ilk önce sinir oluyordum..sonraları önemsememeye görmemeye başladım.ama son gelenler hodri meydan diyenler asabımı bozmaklada kalmayıp sabrımı zorluyorlar...kimin canını bu kadar yaktım kime ne yaptım bilmiyorum..ben basit bir hayat isterken bunun için elimden geleni yaparken ne kadar karmaşıklaşabilirse o kadar bulanıyor durgun mavi sularım..
işin enterasan tarafı mutluyum..ve hiç olmadığım kadar huzurlu.birşeyler bir yerde ters bağlantı yapıyor ama nerde onu bulamıyorum.

şimdilik bu kadar mı...?

birşeyi sakın unutmayın..herşey emek istiyor.herşey sabır ve herşey güç istiyor en mükemmeli için bunu sakın unutmayın..ve beni dinleyin,inandığınız sesin peşinden gitmekten hiç vazgeçmeyin sesi duyamayana kadar..her karar ikiye ayrılacak önümüzde..bizim doğrumuz hep bağırıyor aslında karşımızda , sadece biz biraz geç duyuyoruz..2010 un ilk dileği bu olsun..doğru sesi zamanında duyalım..

cambaz
sevgiler

Salı, Aralık 22

basit bu kadar basit..

Basit yaşayacaksın.


Mesela susayınca su içecek kadar basit.
Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.


Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
tek bir düğme, tek bir cümle gibi;
sevince lafı dolandırmadan söylediğin
“seni seviyorum” gibi.


Basit bir öpücük yetecek sana;
basit sıcak bir öpücük
ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
o öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.


Kabak çekirdeği verecek sana
rakamların veremediği mutluluğu.


El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
en değerli kağıdın;
hep yanında taşıdığın,
atmaya kıyamadığın.


İki harekette giyiniverecek,
iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman
ve yola çıkman arasında geçen süre;
kısacık olacak
sıcacık kollara dolanman
ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre.


Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
bakışların bile anlatabilecek kendini.


Beklentilerin de basit olacak.
Kaf Dağı’nın önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana
en ucuz aşk romanını.


Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.

Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.


Bir kaşarlı tost olacak aradığın
nasıl oturacağını bilemediğin sofrada;
parmakların olacak en kıymetli çatalın.

Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.

İskender’in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.


Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir
“fa diyez”in mutluluğunu.


Makyajın ilk “a” sına kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün


“Bilmiyorum” diyebileceksin bilmediğinde
ve çok normal olacak onu da bilmeyişin.
Tek dereden su getirmen yetecek,
bir “istemiyorum” diyebilmeye.

Ne durduğu farketmeyecek abanın altında.

Saatin, sadece saati gösterecek;
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın.
Küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan.


Basit yaşayacaksın, basit.

Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi

basit...


kimsenin veremediği basitlik değilmi tek istediğimiz....

Perşembe, Aralık 10

ve bir sertap erener daha...

Sorma bu ara şu halimi
Bu acıların hepsi mi daimi?
Yazık oldu her iki tarafa da
Şimdi sence daha iyi mi ?

Bir gün oldu , iki gün oldu, ay oldu ,yıl oldu ümitlere…
Unutmuyor gönlüm seni
Seviyor her gün her gece
Yoruldu, duruldu, kırıldı , vuruldu bir kaç kere…
Yazılıdır hepsi hikayede

Yok mu bir haber alan, yok mu gören?
Bu mudur adetin, bu mudur tören ?
Yaz ya da söyle, bulamadım böyle,
Neresi açık adresin, neresi yören ?

Pazartesi, Kasım 16

yanık ayaklı küçük eller..

bazı kelimeler vardır..
yıllarca kullanılmış ,çok sevilmiş..ekmek su gibi normalleşmiş dilimize yer etmiş..
hergün heran kullanıma hazır..
ama herkese değil tek bir kişiye kullanırsınız.
sabah, akşam..hele canınız yandığında..hepimiz için yerine ve zamanına göre değişkenlik gösterir bu kelime ama özünde 3-4 tane ile sınırlıdır aslında..

sanırım 8 yaşındaydım..yaz tatilinde..
kumsalda deliler gibi koştum oynadım diğer çocuklarla.
sonra annem geldi hadi dedi gidiyoruz.çünkü rüzgar deli gibi esiyordu ve biz her suya girdiğimizde dudaklarımız Çanakkale boğazının sularında bir kez daha morarıyordu.
kardeşim kucağında ben elinde eve döndük.hemen bıcıbıcıya..sıkı sıkı tembihledi ardından, bahçeye çıkın orda oynayın ama sakın kumsala gelmeyin..ardından ekledi salona doğru , hayatım çocuklar bahçede ben çıkıyorum..içerden bi ses geldi bize doğru; güzellikler hadi köye inelim..
peki dinledik mi? hayır..Sanki tam tersi söylenmiş gibi saniyeler içinde annem ön kapıdan biz arka bahçe kapısından çıktık..Sahile indik arkadaşlarımzın yanına ve içimizden birinin önce kim suya değecek bağırtısıyla koşmaya başladık..sanırım 5. adımım falandı..ömrümden ömür gitti..sağ ayağımı adım attığım yerden oynatamadım ama oynatamadığım her an canım dahada yanıyordu..anlamlandıramadığım bir yanma hissi.suyun kenarında neyle yanabilirdi ki ayağım? iki kocaman elin koltuk altlarımdan tutup beni suya soktuğunu hatırlıyorum ve deli gibi bağırdığımı..bir gece önce sahilde ateş yakanlar söndürmeyip kumla kapatmışlardı ve canlı canlı közler malesef benim ayağımı pusuda beklemişlerdi saatlerce..

sonrasında hatırladığım beyaz bi odada bi doktorun korkma ne olur hemen bitecek diye yalvarışıydı.ve benim beni suya sokan o iki ele sarılıp aslında canım yanmadığı halde deli gibi bağırıp ağlayışımdı..ağrı kesici iğneler yapmışlardı ayağımın heryerine ve ölü derileri temizlemeleri gerekiyordu ama ben korkumdan sesimin son desibelinde ağlayıp o kocaman iki ele deli gibi sarılıyordum küçücük ellerimle .kafamı kaldırdığımda o iki kocaman elin kocaman gövdesinin üzerindeki kocaman kafasındaki gözlerinde benimle birlikte ağladığını gördüm..bir an sustum ama o ağlıyorsa bende durmamalıydım..
sonraki iki ay o kocaman ellerin kocaman gövdesi beni heryere sırtında taşıdı..
hemde herşey benim suçum olmasına söz dinlemeyen yaramaz bi kız olmama rağmen tek kelime açmadı ağzını..

İşte girişte bahsettiğim bazı kelimelerin bana düşeni BABA..ben 12 senedir bu kelimeyi sadece kendikendime kullanıyorum.. yada ağladığımda..yada özlediğimde..yada çok dertlenip birine onu bilmem kaçıncı kez anlatmak istediğimde..biliyorum bazen sıkıyorum bile bazılarını..ama o kelime bana sadece 16 yıl izinliydi.sonrasında bir masal kahramanını anlatır gibi yada bir film karakterini hatırlar gibi kuru cılız cansız kaldı..

ben bu konuda çok kıskanç oluyorum bazen..biri baba kelimesini çok kullansın yanımda, hele de babası yanındaysa..dün dolmuşta babasına gününü anlatan 6-7 yaşlarındaki kız her cümlenin başında babişko dedikçe ben deli gibi yağan yağmura rağmen inip yürümek istedim..oluyor işte bazen..bazende ne yaparsak yapalım olmuyor..


PS:(biz kardeşimle arka kapıdan çıkarken sesimizi duyup arkamızdan gelmiş ama bir anda koşmaya başlayınca biz durup ne yapacağımıza bakmış..ve sonrasında yukarıdaki malum anımız yaşanmış oldu..)

cambaz

Pazar, Kasım 15

Salı, Kasım 10

sözcükler ne ki duyguların yanında..

böyle aşklar mazide kalmadı..
böyle aşklar aslında sabrın ,emeğin ve en önemliside saygının olduğu her yerde var..
dün gece benim yanımdaydı..
dün gece bir kez daha senin ne kadar şanslı benim ne kadar şanslı olduğumu hatırlattı..
dün gece aslında herşeydi hiçbirşey kadarda sıradan dı..

korkma dedin bana..sakın korkma..
mucize duyguları yaşarken ve yaşatırken , korkmak hissi ne ki bunların yanında diyemedim sana..


ne hızlı ruh halin var demeyin sakın..aslında hepsi aynı,hala aynıyım bir önceki yazım gibi..aşşağıdaki yazıda yüzde yüz gerçek düşüncelerim vardı..ve ikimiz kalacağız biliyorum derken de yanılmadığımı biliyordum..hala biliyorum...


cambaz
kendimden başka kimseyi gerçekten sevmiyorum belkide..belkide kendimi kandırıyorum..

Cumartesi, Kasım 7

nasıl sevdiğimi nasıl sevdiğini düşünüp susuyorum..

yandaki şarkıyı deli gibi dinliyorum ilk keşfettiğim günden beri..perşembe-cuma,ki bu aralar sadece Gürol Ağırbaş dinliyordum sadece..

''olmadı gitti..ben seni affettim..''

dinledikçe neler neler geçiyor aklımdan...bildiklerimi anlatırsam sanki canımıda ,sarfettiğim her kelimede verecekmişim gibi hissediyorum..aslında büyütülecek bu kadar da büyük bir şey yok..her zamanki bozuk yumurtalar..

''yok pişman değilim..asla kırgın değilim..ağlasam ne fark eder..''

uzun zamandır beni ilgilendirmeyen daha doğrusu beni üzeceğini düşündüğüm bir çok şey hakkında hiç bir şey bilmemek için çırpınıyorum.hatta özel bir çaba sarfediyorum diyebiliriz..ama olmuyor..aslında bir taraftan da dua ediyorum benim bilmediğim şeyler yoktur inşallah diye ama oluyor..insanız çünkü oluyor..tatmin olmasını beklediğimiz duygularımız var..ama diğer yandan da duygularımız var bazen nereye koyacağımızı nerde saklayacağımızı bazen bi kavonozda yıllarca bekletmeyi istediğimiz duygularımız..

''çok canım yandı''

lafı uzattım.işte bunlar yüzünden istemesemde herşeyi bilmeyi , bir bakıyorum karşımda duruyor tanıyamadığım harflerden oluşan anlamanını bilmediğim cümleler..anlamını bilmiyorum diyorum çünkü anlamaya başladığımda canım yanıyor..bütün bedenimin kokuştuğunu ,aldığım her nefesin iğrenç kokular yaydığını hissediyorum bilmemem gereken her yeni bir şey öğrendiğimde..ve bu defa anladımki artık tepkide veremiyorum..haykırmıyorum deli deli..sorular sormuyorum..anlamaya çalışıyorum..kabullenmiyorumda..ne zaman dolup taşacağımı , nerde boşalıp biteceğimi düşünmüyorum ..ve kabustan uyandırıyorum kendimi hemen..nasıl sevdiğimi nasıl sevdiğini hatırlayıp susuyorum..ve ardından hemen uyuyorum..


biliyorum bir gün herşey unutulup en güzel günlerimiz ve biz kalacağız..sadece ikimiz..işte bu yüzden sırf bu yüzden anlamaya çalışırken neyi anlamaya çalıştığımı unutuyor olmam..

cambaz

Perşembe, Kasım 5

bu sabah..pardon dün gece..

dün gece bir ara yandaki şarkıyla uyandım..dün gece gördüğüm kabus yüzünden her saat başı uyandım..ama onun kabus mu gerçek mi olduğunu hala bilmiyorum gerçekten bilmiyorum..yandaki şarkı sadece bu sabah beni uayndırdığı için yanda..ve bloga bi renk geldi sanki..sık sık değiştireceğim videoları..

Pazartesi, Ekim 26

gönderilen mektuplar..

saatlerce dipdibe olsak bile elimi hiç bırakmadığın için.
en çekilmez yanlarımı bile sevdiğin için..
şımarık çocuk halini hep koruduğun için..
arada beni benim silahlarımla vurmayı denediğin ve bunu gülerek bitirdiğin için..
kızdığımı anladığın andaki o ne yapacağını bilmez surat ifadene dayanamadığımı bildiğin için..
daha çoook inanılmaz anılar yaşatacağını bildiğim için..
kimsenin ilşkisine benzemediğimiz buna hiç izin vermediğin için..
tembellik yapmayı sevdirdiğin için..
hayatımın geri kalanında belki olamasanda, olduğun her an için şükür etmeme sebep olduğun için..
seni ilk tanıdığımda dünyadaki son erkek sen olsan dönüp bakmam lafımı yedirdiğin için:)
kimselere benzemediğin beni kimselere benzetmediğin için..
beni değiştirmeye çalışmadığın ama her değişken evremi saygıyla karşıladığın için..
arada ikimizinde ayrı ayrı büyümesine izin verdiğin zorlada olsa banada izin verdirdiğin için..
hasta olduğum gerçeğini hiç kabul etmediğin için..
2 hafta önce çok içip bütün gerçekleri bana tek tek anlattığın için:)..
bu blogu bana açtıracak kadar kendini sevdirdiğin için...
o bitmek bilmeyen egonun bile beni sevdiğini bildiğim için..
beni kendin gibi ukala bi çocuk yaptığın için..
ve biz kelimesi için sana çok çok çok teşekkür ederim..iyi ki benimsin..

sevgiler

cambaz..

Çarşamba, Ekim 21

siyah renkli şakacı gökkuşağı..

Hayatta herşey ışık hızı ile değişiyor..
Bir gün mutluluktan ucarken diğer gün ineceği yeri bilmeyen bir kuş yavrusu gibi yorgun kanatlarınla kalakalıyorsun ortada..Yukarıdan herşeyi görebiliyor herşeyi duyabiliyor hatta uzansan heryere dokunabilir hissediyorsun..Ama her şeyden önce sağlıklı bir inişe ihtiyacın var işte onu yapamıyorsun..
Bugün yalnız kaldım bir ara.Daha doğrusu sabah erken kalktım biraz yürüdüm yine.Ama bu defa koşmadım sadece hızlı hızlı yürüdüm..Sonrasında salacakta bir çay bahçesine oturdum..Sabah çok erkendi..Yavru kuşun kanatları altında kalan dünya yeni yeni günaydın demeye hazırlanıyordu..O kadar erken saatlerini sevmediğimi anladım bu şehrin,bundan sonra akşamları koşacağım..
Kendi telaşımdam kendi paranoyolarımdan kaynaklanıyor olması için çok dua ettim dün bütün gece..Kimseye çaktırmamaya çalışmak bazen çaktırmaktan daha kötü olabiliyor..Uyku denen güzel ülke dün gece çok uzaktı..Uyuyamadıkça sinir oldum..Sinir oldukça düşündüm...Uyuyup herşeye yukarıdan bakmak istedim her ne kadar inecek yumuşak bir zeminim olmasada..

Güneşin evime değen ilk ışıkları ile attım kendimi yataktan..Nelerimi düşündüm bütün gece?..Kimsenin düşünmek istemeyeceği şeyleri..Oysa Peri Padişahının kızı gibi beyaz atlı prenslerle ilgili hayallere dalmak yada eşi olmayan pembelikteki küçük ayaklı rüyaları görmeyi ne çok isterdim..Karşıdan bakıldığında küçük insanlar tarafından suretime benim olması gereken hayaller onlar çünkü ..
Oysa ben 15 gündür devam eden ani unutkanlıklarımı..Aniden giren ve bazen 3 gün bazen 2 dk süren şiddetli migren dalgalarımı..Algımdaki zayıflığı..Soruları tekrar tekrar sormalarımı..kaslarımdaki ani yorgunlukları düşündüm..Bir kere garip bir hastalıkla sınandıysanız hayatınızda herşeyden korkar olursunuz hele de benim gibi yaşamayı seviyorsanız..Bu yüzden herşeyi iptal edip doktorumda aldım soluğu bu öğlen..

Korkularım çıkmadı ama paranoyaklıkda değildi bendeki..tedavilerden tahlillerden bazı sinirlerim zarar görmüş..Bu gibi etkilerin olması normalmiş.Şiddetli migrende hücrelerimi yoruyormuş.Etkiler normal ama ben bu etkilerle nasıl baş edeceğimi pek bilmiyorum.Kendimi alık birşeyden anlamayan öyle herşeye mal mal bakan biri gibi hissediyorum.Kanatlarım yumuşak inişlere pek yabancı sert çakılmalara layık gibi huysuzca çırpınıyor..Aslında önce sevindim aldığım habere.Beynımde yada başka bir yerimde metastas yapmamıştı sevgili yabancı hücrelerim..Ama yoruluyorum böyle ara ara çıkan sadece siyah renkli şakacı gökkuşaklarından.Yan etkilerden yaşadıklarımdan..Ve etrafımdakılerı acaba nasıl bir yere sürüklüyorum diye düşünmekten kendimi alamıyorum.Acaba çok mu zor biri haline geldım..Acaba cokmu eğlencesiz mutsuz zevksiz biri olacağım..Acaba daha çok hasta olurmuyum..Acaba Daha cok hasta olursam insanlar bana acıkdıkları içinmi yanımda kalmaya devam ederler.Acaba benim etrafımdakılerın bana ait olan gemiyi ,gemi sağlamken terk etmeleri mi gerekir.Yada herşey çok mu güzel olacak acaba..Bugünleri yine etrafımdakıler ile hatırladıgımda çok mu güleceğim sevinçli bir hüzün mü duyacağım acaba..

böyle işte acabalar..acabalarrr..

Herşeyin güzel en güzel olması dileği ile..hayatı çok sevdiğim için bu kadar hüzünleniyorum aslında..Ama düşündümde hep akıllı olmakta yorucu bee azıcıkda salak olayım bakalım herşey daha güzeldir burdan belki..:)

saçmalıklarım şimdilik bu kadar..

sevgiler

cambaz

Salı, Ekim 20

huzur bundan öte olamaz..

şimdi efendim en son dün özürdileme turlarındaydım:)
sonra sevgilime güzel bir çilek buketi göndermeyi düşündüm ve düşüncemi hemen hayata geçiriverdim:) sevgilim beğendi sanırım o konuda haklı olarak pek öyle sevinç nidaları atmadı ama en azından arayı azıcık yumuşattım çileklerle:D

sonracımaaa özür olayını güzel bir yemekle bağlayalım dedim..Benim lazanya yiyesim vardı ama o balık istedi..Hemen ne demek dedim:) İsteğiniz emirdir..
Güzel bir alışveriş yaptım ..Palamut .karides.. bol yeşillik...

Palamutu ilk kez pişiriceğim için biraz tırssamda güzel oldu valla ne yalan söylıyeyım..Hatta ilk kez karides güveç yaptım ama itiraf ediyorum tereyağını unutmusum:( yinede lezzetliydi:) sonra maydonuzlu patates yaptım ve koca bir tabak salata tabiki...Bozcaada şaraplarımızdan birini açtık..Hafif ürkek ama güzel bir yemeğin ardından ben pat uyudum.Çünkü bir gece önce onu üzmüş olduğum gerçeği beni sabah 5'e kadar uyutmamıştı.Sevgilimin o huzur dolu koyuncuğunu bulunca pat uyku ülkesine dalışa geçtim tabii:)

sabah 05:30 da kalktı antremanı vardı..Aaa sonra bir baktım 7:30 civarı gelmiş elinde kahvaltılıklarla:) sen yat ben hazırlarım kahvaltıyı dedıysede kıyamadım yorgun kurbağama..Güzel bir kahvaltı ettik,sonrasında o uykuya daldı bende işe yollandım tabiki:( nasıl güzel başladım güne anlatamam.Sabahtan beri yaşadığım tüm terslikler umrumda bile değil valla:) güzel bir akşam yemeği süper bir kahvaltı....sevgilimin uyku koltuğu misali koynu ,hayattan daha ne isteyebilirimkii..İşe gelirken bir kez daha şükrettim Allaha verdiği iyi kötü herşey için..

sevgiler

cambaz
sizi seviyorum bu sabah cidden hepinizi seviyorum:)

Pazartesi, Ekim 19

en büyük özür

ben var ya ben dünyanın en aptal insanlarındayım biriyim hayır kadınlarından..
ben sevgilimi çok üzdümm çokk.hemde çok aptal anlamsız benim bile acıklayamadığım sebeplerden üzdüm..
sevgilim birtanem..hayatımmm..kurbişim...özürdilerim bir kez de burdan özürdilerim...ne desen haklısın:( ama ınan bana o soru işareti için hiçbir sebep yok..ben senden başka hiçbirşey hiç kimse istremıyorum ve hayal etmıyorum bile..ve senın istemenıde istemıyorum..
başka şeylerin kimselerin gereksiz bir sürü insanın acısı hırsı çıkıyor bazen ben hissetmeden ruhumdan..ama bende söylediklerimi bu kadar ciddiye aldığının farkında değildim:( yani cambaz söyler gecer diye düşündüğünü sanıyordum..özürdilerimm... ama ben bir gün bile tahamül edemiyorum seninle böyle olmaya ve tam 13 saat geçti üzerinden...13 milyon kez özürdilerimmmm:(
seni çok çok çok ama çok seviyorum...sevmeyelim soru işaretlerini:(
lütfeeeennnnnn

Cuma, Ekim 16

kısa bir es..

El yazısıyla yazılman gerek senin, özenle, çizginin dışına taşırmadan! Kısık sesle söylenmeli adın, isminin tek bir harfi kaçırılmadan. Tüy gibi inmeli insan tenine, ipeğe dokunur gibi dokunmalı, geçen saniyeleri umursamadan. Parmak uçlarıyla yürümeli sen uyurken, uyanırsan gideceğin korkusundan. Teninin kokusu yeni doğmuş bebeğin kokusu gibi çekilmeli içe, ve korkulmalı o kokudan yoksun bırakılmaktan! Her şeyini özenle katlamalı ve yerleştirmeliyim çekmecelere. Girince için ferahlasın diye kendi ellerimle temizlemeliyim evimizi. İçine ruhumu da kattığım yemekler yapmalıyım ve oturup karşına elim çenemde seyretmeliyim sen yerken iştahla! Konuştuğumuz gibi bahçeye hazırlamalıyım sofranı çiçekli masa örtüsünün üzerinde. Ağzımızın tadı olmalı, ağzımın tadı olmalısın boğazımdan içeriye tek bir lokma girmese de. Mangalda yanan parmağımı öpmelisin ve gözlerimiz birbirine değmeli, sinsi bir gülümseme konmalı dudaklarımıza sonraki öpmelerimizi tahmin edercesine. Bahçedeki hamakta sarılmalısın bana ve ‘eline sağlık’ kadınım olmalı tüm yorgunluğumu unutturan. Gözümden yaş gelmeli sevişirken seninle inanmalıyım senin tenin olduğuna , sen olduğuma ve ilk defa anlam kazanmalı sonlandırılan bir sevişme ‘seni seviyorum biliyor musun’ sözü duyulduğunda…

Perşembe, Ekim 15

ödüllll gerçek ödül

yaşasın yaşasın yaşaaaasınnn

ben bugün yaptığım bir proje ile ilgili ödül alıyorum..Artık Ödüllü ama alaylı bir reklamcıyım..:) ayrıntılarını anlatacağım.Bu akşam ödül töreninde olacağım..Ama ben hala çalışıyorum sadece saçlarım ve tırnaklarım hazır:)

cambaz sizi seviyor..ama bugün hepinizi seviyor..

Cumartesi, Ekim 10

karışık çok karışıkkk..

heyooo..
allahım cidden kıçımın üzerinde oturabilme yetimi kaybettim sanırım popom onu hiç kullanmadığım için isyanlarda:) geçtiğimiz cumadan beri yani 3 ekimden beri girip çıkmadığım delik kalmadı.üstüne üstlük birde birkaç farklı il kombinasyonu yaptım:)
perşembe sürekli cuma akaşamının hayalini kurdum ohhh dedim.yatıcammm mis gibi dizilerimi izleyeceğim..ama yok ben bazen böyle kurulmuş gibi oluyorum ayakta kalma konusunda..çok yakın bi arkadşımın ısrarlarına dayanamayarak birkaç gün öncesinden konser için söz vermişim ona..iyiki de gittim orası ayrı konu ama..resmen bitik haldeydım konserde.önce yıldız çatıda yemek yedık ben bi bira içtim uykum geldi.sonra konser alanına indik.Burhan Şeşenin kurduğu Yaşama Saygı vakfı yararına bir konserdi ve kımler yoktu ki..Bülent Ortaçgil,Zuhal Olcay,Yaşar Kurt,Ezginin Günlüğü,Gündoğarken ve Vokaliz ..Cidden uzun zamandır içmeden bu kadar eğlenmemiştim..süperdi.yogunluğumu falan unuttum.Ayrıcada gelirin burslara dağıtılacak olması ayrı bir keyifti..Cidden Güzeldi bee..
Bu sabah uyurum dedim ama yoook.Lise tayfasınada söz vermişim sabahın 9 unda aradılar..kalk kalamıştayızzz.hadiii bide oraya..

ben 15 gün önce bir falcıya gittim arada sevıyorum gidip eğlenmeyi:)ama kadın ilginç enterasan şeyler söylemedi değil yani..gittiğim öğlen konuştuğum aklımdakilerin hepsini pıııııırrr sıralıyıverdi.Güzeş şeyler söyledi..Umut verici heyecanlandırıcı..Aklım bazı konularda okadar karışık ve şüpheciydi ki o gün birilerinin boşuna kaygılandığımı söylemesine herşeyin güzel çok güzel olacağına duymaya ihtiyacım vardı sanırım..Garip bir rahatlama duymadım desem yalan olur.Uff manyağım tamam falcıyla insan sakinleşirmi demeyin..Ama oluyor işte:(Ama şunu söyliyim söylediği şeylerden birtanesinin başlangıç noktası çıktı..Bu sabahki kahvaltı olayından sonra bir arkadaşımı götürdüm ..Ve bomba onda da çıktı..off cambazz yeter ..Tamam haklısınız susuyorum.saçmaladım:)

geçtiğimiz yazılarda beklediğim ödüllendirilme olayında hala ciddiyim:)bekliyorum:)

sevgilim hala yokk:( bugün hava çok güzel tam sevgiliyle gezmelik ama o yine yok:( onunla gurur duyuyorum evet ama bazen bu kadar çok yalnız kalmaktan da sıkılmıyor değilim bu konuda yalan söyleyemeyeceğim:)ama bu da onun işi.Yapacak bir şey yok:)

bu arada beni adım -soyadımla blog dünyasında aratan gizli fareyi buldum:)istersem bulamayacağım ulaşamayacağım bilgi yok valla çok ukalayım bu konuda:).ama istersem..Aslında merak ettiğim birçok şeyin peşine düşmem..işime yaramayacak beni üzecek bilgileri bilmesemde olur dimi?

neyse şimdilik bash bash..

sevgiler
cambaz
sizi seviyorum en azından birçoğunuzu..

Perşembe, Ekim 8

okuma kötü bi yazı..

nerelerdeyimmm
ankara antalya..bırazdan da istanbul..
4 gündür ufaklığımla birlikteydim nasıl güzel geldi..harikaydı tek kelimeyle..
antalyadayım şimdi..çok sıcak..sabah erkenden kalktım..sahile inip hafif serin suya attım kendimi..yarım saat güneşden yedim..güzeldi,yorgunluğumu aldı bıraz..

yarın akşam zuhal olcay konserine gidiyorum..önce yıldız çatıda yemek yiyeceğiz sonrasında güzel şarkılar tınlayacak kulaklarımızda..grubun çoğunluğunu tanımıyorum ama umrumda değil aslında..

cumartesi akşamı birşeyler yapasım var..napsam acaba...uff..çok dışarlardayım bu aralar..hiç de eve giresim yok..

lunaparka gitmek istiyorum ben yaa..

bugün keyfim düşük aslında.neden bilmiyorum..sadece yıldızım düştü..fena halde ilgi arsızı boyutundayımm..birde sıkıldım sanırım düzensizliğin düzeninden..
ben haftasonu planları yaparken kendikendime herkeste benim için birşeyler yapıyor.biri diyor tüm gün benimle ol ne olurrr( kendisi yeni evlenıyorda,ve benim gelinlik ,ayakkabılar, kına gecesı merasımı alışverişi çekebilecek halım yok zaten geçen cumartesi peşinde köle olmuştum..)
biri diyor motorla ağvaya gidelim..biri diyor kızlar gecesi yapalım içelim sapıtalım sabaha hatırlamayalım...amannn.butun haftasonu evde oturmazsam şaşırmayacağım..

bugün aklım dağınık..bugün herşeyi tepetaklak düşünüyorum..bugün görmezden geldiklerim yine gözümün içine sokuluyor..bugün ilgilenmeyeceğim diye yemin ettiklerim hayatımın içine ediyor..bugün 8 ekim 2009..cambaz hemen şuan çok geleceğe yada çok gerilere gitmek istiyor...

neyse ben kaçar.uçmam lazım..kaçmam lazım..bence benim tepetaklak olmam lazım...

cambaz

sizi seviyorum en azından birçoğunuzu..

Cuma, Ekim 2

;)

bugün kendimi çok sexi hissediyorum...neden acabaa... ;)

oysa sabah koşuda bır gup köpeğin saldırısınada uğradım ama...hayırdır inşallahhh:)

Perşembe, Ekim 1

ne yazdım ne anladınız bi söyleyin yaaa..

yeni revizeler içindeyim bugünlerde ..
son 3 gündür böyleyim..
bu sabah yine kalkıp erkencikten kargalar kahvaltı etmeden yürüdüm biraz sonra biraz koştum..
sonra eve gelıp dar jeanimin hala dar olduğunu görüp aaa dedim ne kadar koşucam:D:D:D

üye olduğum bir site vardı.tek bir kişi için ordaydım..sildim kendimi ordan..dedim buyur senin burası, nasıl istiyorsan öyle kullan..zaten bir kaç zamandır huzursuz hissediyordum kendimi ben nasıl böyle bir yanılgıyla bir sitenin peşinden sevdiği adamı kovalayan olurum..kovalamıyorum artık..arkamdan birşeyler dönüp dönmediğini anlamak zorunda hissediyor olmam niyeki ? zaten öğrenmem gerekirse birşeylerin döndüğünü ,birgün mutlaka öğrenirim daha öncede böyle olmadımı ..ve inanırmısın huzurum var kendi huzurum ama..beni ilgilendirmeyen konuların hiçbiri ile muhatap olmayacağım artık...böyle daha iyi..bilmem gereken kadarını bilmem gereken zamanda bilmek en iyisi...hep daha fazlası beni üzmenin ötesine taşımadı hiç bir zaman..

önemli olan iki kişinin arsında olanlar değil mi aslında ?..aşk, tutku , saygı ,önem ...sevgi değil bakın söylediğim..dün gece düşündüm de herkes herkesi seviyor zaten biraz yada çok..o kelimeyi istediğin an kullan ne farkederki karşındaki nasıl anlasın sevdiğini söylerken sevmediğini yada sevmediğini söylerken sevdiğini..-seni seviyorumm , - bende... ee sonrası? dön kıçını uyu aynı yatakta..evet evet sevgiden ölüyorsunuz haberiniz yok.. oysa bir bakış, alıp koynuna uyutmaya çalışmak yada ısıtmaya...bunları yaşarken istersen sonsuza dek konuşma..işte bu asıl olan.. ozaman ne 3. şahısların ne başkalarının ve o yatağın sınırları dışındaki dünyanın önemi kalmıyor..zaten böyle bir yatakta başka sorunlara kişilerede yer kalmıyor o tutkudan..

benim için önemli şeyler için uğraşacağım artık.hayatıma etki edecek anlar için çaba sarfedeceğim..gerisi boş...

işte hayatımdaki değişim demeyelim de aslında uzun süredir tamamlanmayı bekleyen revize süreci bitti artık..2008-2009...ama daha iyi hissettiğim daha iyi kararlar aldığım kesin artık..en azından daha sakinim..

tabii dün akşamın eğlencesinden de bahsedeğim azıcık , aslıcan tüm '80 nesli arkadaşlarına yemek verdi..yarısı tanımadığım insanlardı.ama hepimiz 80-86 yılları arasında doğmuştuk..çok güzel enterasan ve eğlenceliydi..bence bir kaç tane yeni aşk çıkar ortamdan hadi bakalım ikinci yemekte göreceğiz:) önümüzdeki ayki buluşmada neler olacak bakalım:)

PS:sevgilimde hastaymışş patlak dudağı acıyan bademcikleri ile montenegroda benim ilgimden yoksun :( ama uzaklarda şimdi çok çok çok .....hatta coookkkk....


cambaz
sizi seviyorum en azından bir çoğunuzu

Çarşamba, Eylül 30

ve bir ilk...

sabah 6 da kalktım..
30 dk tempolu yürüdüm..bu bir ilk...
30 dk koştum...
süperdi..
sabah sahil...
hiç sevmediğim martı kuşu bile güzeldi:)
ardından güzel bir duş
bir tabak müsli..
radyoda sabah haberleri..

ardından iş iş iş...şimdi oturmuş önümüzdeki haftanın planını yapmaya çalışıyorum..epey yoğun olacağa benziyor çünkü..sanırım hiç istanbulda olmayacağım..

akşama en sevdiklerimden biri ile güzel bi kahve planını düşünüyorum bugün güzel geçsin istiyorum..

yazdığım hikayeyi bitirmeye çalışıyorum.dün gece epey uğraştım sanırım bitecek:)

birde bu aralar ödüllendirilmek istiyorum..evet artık bunu istiyorum..iyi bir çalışansam iyi bir sevgili iyi bir hayat sırdaşı iyi bir dost yada iyi bir destekçiysem birçok insanın hayallerine yaptıklarına ...bunların küçücük sürprizlerle bile olsa ödüllendirilmesini istiyorum..ee isteyenin bi yüzü vermeyenin iki yüzü kara demişler..ben istemeye başlıyımda gelir belki bi cevap ne dersiniz...

sevgiler

cambaz...

Salı, Eylül 29

kısa ve öz öz öz en öz

pazar gününü uçurtma bayramı ilan ettim caddebostanda oliciimmm ,isteyenler parmak kaldırsın bakiimmm ,valla yaa ciddiyim..

pazar sabahıda caddebostanda kahvaltı edeceğiz kim mi? bilmem :)

cumartesine asmalıda içerek girmek istiyorum sanırım..sanırım fazla oldu öyle olacak..

yarın sabah 6 da kalkıp koşmaya gidicem..hayır hayır kilo için değil..umrumda değil kilooo.fark ettimki selülitlerim korku salmaya başlamak üzere...en çok korktuğum şeydir len benim selülitttt

bugün acayip sağlıklı beslendim..kendime inanmadım hayran kaldım:) öğlen salata.akşamda haşlanmış havuç ve brokoli yanında da ayran.sabah zaten kepekli minik bir tost yedim..ayy harikayım bööööleee devam edeyim ben en iyisi..

alışveriş yapmam lazım..en acilinden cidden.cumartesi tüm gün alışverişmiş falan diğer kadınlara benzeyeceğim..(kızlara mı demeliydim yaa kadın kaba mı oldu)

bu haftasonunu heyecanla bekliyorum..çok heyecanla bissürü plan yaptım len blog:)

sevgilim yok yine yok...yine bana hüsran yine bana hasret var anlıycaannn.bu defa nereye gittiğini bilmiyorum demeyeceğim ama bi kaç yere gideceği kesin.11 ekimde dönecek.

kendimle ilgili bugün tam bugün bi karar aldım..sorunlarım benim dışında kimseyi ilgilendirmesin istiyorum..kimseyi üzmesin...bölee.

daha çok gülmek istiyorum artık..daha çok şımarmak...daha çok zıpırmak..

ve sevgilimle daha az uğraşmak..:)

sevgilllleeeerrrr

cambaz...

?

asla vazgeçmeyeceksin değil mi? ama birimizin vazgeçmesi gerekmiyormu ?

Pazartesi, Eylül 28

merak hep merakk:)

yaaa beni vancouver den kim takip ediooo aaaa.yada kimin IP si öleee.çok merak ediyom yaaa.beni çok okuyan yok çünkü biliyorum ben yazmaya ara verdiğimden beri:D

?

seni

çok

çok

çok

özleyeceğim...gitgide uzaklaştığını sanıp üzüleceğim..alınganlıklar yapacağım..soracağım merak edeceğim..ama hep seni seveceğim..
sevgilerini kıskanıp hep beni sev isteyeceğim..tek beni özle..
yanımdan gittiğin her an gelmeyeceksin diye korkacağım..
kapı tıkırtısını sen sanacağım..
ben seni kaybettiğim için önceleri , hep korkacağım ya gidersen birdaha diye..
beni kaybettiğini hiç hissetmediğin için anlamayacaksın ..
sana yazmak gitgide zorlaşıyor..
saçmaladığımı bile bile yazdığım sürede sevip sevdiğim sürede yazacağım...
ne zaman harflerde sen olmazsan o zaman git en uzağa ...dönülmeyen uzağa..

Cuma, Eylül 25

saçma sapan ..

vee evet yine bir kısa kısa cambaz turumuza başlıyoruz yada ne biliyim belki upuzun olur.
çok ihmal ettim seni yine geyiklerine başlamayacağım.vaktim yok çünkü..olan vaktimi de kendime arkadaşlarıma ayırıyorum bu aralar.yazmak pek hoşuma gıtmıyor çunku neden mii...sadece ve sadece özgür yazılar yazamıyorum çünkü....neyse uff agresifim bu aralar blogada bi güzel sıvadım..
bayramda son anda bulduğum bilet ile eve gidebildim yani baba ocağına..arefe günü babamı ziyaret falan derken geçti zaten..bayram namazından sonra yine babamla bayramlaştım ilk olarak.babamı kaybettiğimden beri ilk olarak hep babamla bayramlaştım bir ritüel halinde..
bayramın ilk günüde öyle böyle geçerken dayımla bir anda mangal olayına giriştik..süperdi cidden..ben ilaçlarım yüzünden alkol alamasamda uzun zamandır aile muhabbetinden mahrum kalmamın acısını çıkarttım.
arefe günü sevgilim sabah gazetesindeydi:) son gurur kaynağımız avrupa şampiyonluğu sebebi ile röp leri vardı:) bütün aile gazeteler ellerinde sevgilim ile ilgili yorumlar yaptılar.annem dışında hepsi bayıldı.amanda aman ne kadar başarılı kurbanda getirsene sen bunu bize falan filan..ama annem ahh o annem bu defa patlattı bombayı:( üzüldümm..çük üzüldüm...ama üzgünüm ben ilşkime annemde olsa şu saatten sonra laf ettirmem hıh..

diyeceksiiz ettirmiyorsunda sevgilin seni hala üzüyor..evet üzüyor ama napalım..bu konuda da son noktadayım..sabrım bitmiş bunu anladım..burdan gerekli mecralara seslenıyorum..tükendim tükendim tükendim artıııııııııııııııııııııkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk..

çok saçmaladım len yine...

işim iyi gidiyor yoğun falan ama seviyorum ben bu işi yapmayı..

sezaim geldi bayramda..bende birgün erken geldim evden.salı günü sevgilim ben melis sezai çok güzel bir tatil günü geçirdik:)

çok kötü bir haber aldım dün gece..ama yazmaya elim varmıyor.buraya yazdıgım tüm kötü haberler dahada kötüye gitti o yüzden susuyorum.zaten şuan aslında hiç yazma modumda değilmişim.resmen saçmaladığımı hissettim.ben gidiyorum byeee.

sevgiler

cambaz

Salı, Eylül 8

zehirli gazla gelen uyuşukluk pardon saçmalık

veee kısa kısa cambazın magazin gündemi..
evin inşaatı bitti sonunda..çoook güzel olmadı ama eskisine nazaran daha iyi olduğu kesin.televizyonum hala göstermiyor.şu meşhur havayolu müşterim hala havada asılı..sevgilim hala isviçrede..ama çok iyi gidiyorlar 4 maçta tek malubiyet ile ilerliyorlar bakalım.çok gurur duyuyorum sayın kaptan sevgilim ve takımı ile...peki ben ne haldeyim işte o uzun girdaplı dikenli bir yol....
kendimi nasıl hissediyorum biliyormusun blogcum? istanbul boğazı gibiyim..kaldırma kuvvetim süper ..en büyük demir oyuncakları kaldırıyorum..ama istanbulun bütün lağımı içime akıyor...

bugün bir arkadaşım yardım istesene çevrendekilerden dedi..yardım istemezsen kim bilebilir ki senin ihtiyacın olduğunu birilerine..ama bunu istemiyorum işte..bu aralar nedense biri beni düşünsün istiyorum..şımarıklıkmıdır nedir bilmiyorum..belkide çok fazla ayrıntıyla uğraşmak ,aynı dönemde sağlığımın gıcıklık yaratması, işimin zaten hep ayrıntılar üzerine kurulu olması boğdu beni..şimdiye kadar sevgililerim dahil hiç kimseden buna ailemide katabiliriz birşey istemedim.talep etmedim..ben yapabilirim..ben hallederim..ama yapıp hallederken bir bakıyorum ben kuyunun dibinde donmuşum , kalan temiz havayla soluyorum ama fark etmiyorum ki içime en zehirlisinden gazlar doluyor...birde o gazlar patlama yapmasın diye uğraş dur..puffff.

şu 3-4 günlük bayram tatilinde kafamı dinlemek istiyorum sakinlik sessizlik..ama yok onada izin müsade yok..çünkü anneciğimin gönlünü yapmam lazım.bizde hala hiyerarşik düzen şeklinde bayramlar aile ile geçirilir tatile gitmek yada eve gitmemek vatana ihanet etmekle eşdeğerdir.affedilmez..ufaklık kocasını bahane edip gelmeyecekmiş çünkü tatil çok kısa..ee haklı tabi kız..bende evlendim falan mı desem kocam izin vermiyor derim:D

bu haftasonu bu koca haftasonu evi temizlemek düzene sokmakla geçecek..inat ettim kadın tutmıycam..zaten kalan son paramıda kadına verirsem aysonunu getirmek için benim başka evlere temizliğe gitmem gerekecek:S

ama bu koca haftasonunda kendime bir kaçamak verebilirmiyim sence,bir arkadaşım motor gezisine çağırdı.gitsem mi acaba..sevgilim kızarmı onuda bilmiyorum gerçi..kızabilirde..aslında kızmalı bence..ama pek dikkate alacağını sanmıyorum..beni çok sevdiğini önemsediğini adım gibi biliyorum.ama adam beni kıskanmıyor..hemde hiç..neler neler oluyor yok tık yok..ben olsam yıkarım heryanı, ortalığı ateşe veririm , çektireceğim acıları gören İsa haline şükreder ama yok benim adam sesini çıkarmıyor.mesela 10 gündür ofise hergün aynı türden çiçek geliyor.hemde benim en sevdiğim çiçekten papatyalardan..kimden geldiği bilinmiyor sadece cambaz'a (adım yazıyor tabiki) şeklinde not koyuluyor.sonunda bugün buldum kimliğini..hiç umulmayacak birinden.Ama o umulmayacak biri şuan çok kötü durumda olduğu için sustum..zaten bu hafta başından beri kesildi gelmiyor çiçekçi çocuk.Ama benim adama olayı çözdüğümü söylemedim çünkü zaten ilgilenmıyor,birde zorla kıskandırmak ister gibi aa bak ne oldu diye onumu anlatacağım..acaba niye kıskanmıyor çok mu emin benden ki?..bu salak karı beni hayatta bırakmaz kimseciklerede bakmaz diyemi düşünüyor ?ben ne büyük bir güven abidesiyim o zaman yaaaa.yada ben nie güvenmiyoruuuuummmm..yaa böyleee azıcık kıskansa hah diycem tamam ama yok birşey diyorum tamam sevgilim diyor..yada ben aranıyorum sanırım belayı adam diyecek öyle olmaz böyle giyilmez onu yapma bunu yapma onla konuşma sonra görücem anyayı konyayı..gerçi kurbağam bu cümlenin kuruluş biçimini bile bilmez..mümkün değil yani onun bana şunu yapma kıskanıyorum demesi.

bir filmde çöyle bir replik vardı;
15 yaşında yeni anne olmuş kız ; ( en yakın ve yeni hamile olan kız arkadşına soruyor) sence bebeğimi yeteri kadar sevmiyormuyum.korkuyorum onu bir anne gibi sevmiyor düşünmüyor onunla ilgilenmiyor olmaktan diyor..
diğer kız; bazen birşeyi okadar severiz ki o sevginin bize zarar vermesinden korkarız..sevilen kişiye karşı uyuştururuz kendimizi.yani sevilen kişiye karşı tepkisiz yorumsuz kalıyor gibi hissederiz benliğimizi.ama biliriz ki düşünürsek o sevgiyi yoğunluğundan ölebiliriz..

belkide sevgilim beni çok seviyordur bu kızcağızın dediği gibi ve bu yüzden uyuşmuştur:D hahahaha..allahım ne güzel saçmaladım kendikendime yaaa..

neyse ben şimdilik kaçıyorum..mucuxxx

sevgiler
cambaz
hepinizi seviyorum desemde inanmayın ama en azından bir çoğunuzu seviyorum..

Cuma, Eylül 4

bu aralar böyleyim;meğer iki kişi birden olabiliyormuşum

sende benim kadar gerçekleri görüyorsun...
beraber olamayız benim gibi biliyorsun...



bunu dinliyorum şimdi.yoksa başka bir yazılma sebebi yok aslında:) sadece kulağımdaki ses sezen...

fenalardayım bu aralar.... yeni müşterim ile kafayı yemek üzereyim.bir hava yolu şirketi kendileri..cidden bütçe hazırlamaktan.anlamsız sonu gelmeyen toplantılar yapmaktan yoruldummm..ve ayın 14 unde portekize gidiyorummmm..herşey birbirine girmiş durumda anlayacağınız.evde bu sabah itibari ile küçük çapta bir inşaat başlamış durumda..iki-3 gün o sürecek.sevgilim dün sabaha karşı yine gitti.Avrupa B şampiyonası için İsviçrede olacak bir 10 gün kadar.o ayın 14 unde dönerken ben aynı gün belki aynı saatlerde gitmiş olacağım.ne zaman sonu gelecek bunun bilmiyorum.dün sabaha karşı uçağa binmeden konuştuğumuzda hayal gördük sanırım dedik..aslında birbirimizi görmedik biz:)
bugünde bir koşturmacayla gidiyorum bakalım.yazıya sabah başlamıştım araya binbir türlü bütçe girdi..
ama saat 2 gibi pilim bitince denizle kendimizi Nişantaşındaki Kantinin bahçesine attık..yüksek sosyete :P ile geçirilen bir 2 saat kendime getirdi..Tavsiye ederim çok güzel meyve küllemeleri ve buğday salatası var..
bu semtte çalışmayı seviyorum.istediğimde kendimi o kargaşanın içine bırakmayı hiç birşey düşünmemeyi..
tedavim son hızla devam ediyor..vitamin kürleri vs ler..ilaçlar vsler..önceleri işe yaradığını düşünmüyordum yada yaramayacağına emindim diyelim..hatta sevgilime bırak beni dedim..sende sürüklenme bu dipsizliğe..yapamıyorum görüyorsun düzelemiyorum...geçen bir yıldan sonra herşeye yeniden başlamak nasıl zor geliyordu..ilk öğrendiğimde kürlerin tekrar başlayacağını bütün bir gece ağladım sevgilimin karşısında..yapamıyorum dedim ne olur git..gitmedi..bütün gece dinledi ve ben seni seviyorum öyle yada böyle dedi..gidemem..
sonraları sustum..çok bahsetmedim ,hastanelere çağırmadım oysa nasıl yanımda olsun istiyorum oralarda..iğneler vücuduma her battığında ona şımarmayı nasıl istiyorum bekliyorum..ama yapamıyorum..beni öyle serumlarla,ilaç kokan odalarda,hastahane elbiseleri ile görsün istemiyorum..sanki görürse gerçek ben aklından giderim ordaki aciz başkalarına muhtaç cambaz aklına yer eder diye nasıl korkuyorum..içim titriyor..bazen istiyorum ki hastanede uyurken gözümü açtığımda sürpriz yapıp gelmiş olsun..ama sırf bu olmasın diye hastanelerin tam adlarını bile söylemiyorum bazen:( acıbadem diyorum susuyorum.. o da bunu anladığı için sanırım hiç üstelemiyor sormuyor..zaten son günlerde ne zaman küre girsem o yurt dışında oluyor.daha rahat oluyorum o zaman..beklentisiz hüzünsüz gidip yatıp kaanla kavga ede ede canım yana yana,her yandığında sinirimden ağlaya ağlaya bitiriyorum kürleri...geçen hafta heleee.sanırım delirdim dedim..sevgilime bırak beni diye yalvardım resmen mesajlarda..ve o an tamam dese gözümde yok..çünkü bana hasta olduğum için katlanıyor herkes hasta olduğum için benimle ilgileniyor seviyor diye tutturdum..ve sevgilimde bunların başında yer alıyordu...bütün günümü hastanede geçirmiştim ve durumdan ne kadar sıkıldığımı inanın anlatmam size..neyse bu haftaya gelelim..dün ilk raporlarım geldi..ve sonuçlar iyi..bugün trombositlerimle ilgili olanlar geldi, onlarda iyi:) bunlar ilk raporlar daha var ama..en azından erkanım kralımdan ''ben dedim seni gerçek cambaz yapacağım tekrar ''diye bir yorum aldım..işe yarayacak kızım canını yakacağım daha ama artık seni ağlatmayacağım dedi....gözlerim dolu dolu dinledim..sen benim cadı savaşçımsın bırakırmıyım hiç seni..izin verirmiyim daha bir sürü yasak dünya meyvesini tatmadan gitmene diye bitirdiğide cümlesini ben salya sümük ağlıyordum..hemde öyle ağladım ki oda ağladı..
kısacası canlar , cambaz bir kere daha yırttı..nasıl olduğunu sormayın.çünkü arada sigara içiyorum:( birtek alkol alamıyorum bu günlerde:( üzüyorum kendimi..yoruyorum hatta..ama nasıl oluyor bilmiyorum sonuçlar memnun edici..oysa sevgilimde yok yanımda ki destek olsun bana..aynı tayfa var yanımda hep geçen yazın aynısı kaan erkan aaa durun birde yeni biri var kaanın nişanlısı özge, çocuk doktoru özge:) ( nişanlandılar hatta moda'ya aynı eve taşındılar) çok güzel dimi:)

böyle işte bugünlerde bendeniz böyleyim.bir istiyorum bir istemıyorum..bir susuyorum bir konuşuyorum.bir duruyorum bir koşuyorum.bir sinirliyim bir mutlu..bir ÖLMEK ÜZEREYİM bir SAĞLIKLI.bir git diyorum bir gel ama hemen gel...

şimdilik bu kadar..buralardayım bu aralar..burdaki ahaliyi özlemişim..

cambaz
sizi seviyorum en azından bir çoğunuzu:)

Pazartesi, Ağustos 31

yaşasın yaşasınnn

bugun sevgilim gelıyorrrr yaşasın yaşasınnn..yazacak cok komık şeyler bıtıkrı aslında..haftasonu boya yaptım hemde yağlıboyaa yaaaa:D neyse şimdiki önemli konumuz sevgilimin bugun gelmesı:D gerci ona ait özel ve acılı planlarım var ama neyseeee..buarada bır dıkakt konusuda furby..burdan ilan ediyorum kendisi ile bir süre küsüm..konuşmuyorum...

sevgiler

cambazzzz

Pazartesi, Ağustos 24

7 cümlede ilginç ben..


önce 7 bloga mim göndermem gerekiyormuş ama bulamıyorum kine? herkesler yazmış bunu ama; iku-prenses-ballondon-hicazıaşk-fallen angel-piili cadı-böcek hadi yazın bakalım:) ve ayköpüğü sanada teşekkürler şeker.. :)

ve şimdi benimle ilgili 7 ilginç şeye..ama zor olacak bu pek normal yanım yok çünkü:S


-bütün kilitlediğim kapattığım şeyleri kapı-pencere vs. 3 kere kontrol etmeden içim rahat etmez

-telefonum genelde sessizde yani titreşimdedir duymadığım çok nadirdir.bangır bangır çalan tellere ifrit olurum.

-kurbağa ile ilgili herşeye taparım bayılırım..

-güneş gözlüğünü çok kullanırsam kendimi kötü hissederim gerçek renkleri göremiyorum diye.

-okadar kolay ağlarım ki bazen ben bile şaşırıyorum

-tatlı olan herşeyi yiyebilirim

-birşeyi hayal ederim sonra onu gerçek sanıp uzun bir süre etkisinden kurtulamam:)


ayyy zormuş yahuuu.neyse yazdım bitti:) hadi size kolay gelsin bakalım:D:D:

Pazar, Ağustos 23

yaşasın sonunda mimlendim:)

biri beni mimlemiş ama kim olduğunu söyleyemeyeceğim..sorry:( ama yazmaktan çok keyif aldım söyliyim..

1- Bloguna neden bu adı verdin?
sevgilime ilk tanıştığımız günden itibaren kurbağa derim(taa arkadaşken bile) kendisi sutopu oynuyor çünkü.bu blog ilk ona açılmıştı o yüzden adı böyle oldu.
2- Blog yazarken star tribiyle istediğin, olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?
yazıp yazıp silmem.yazarım kısa bir kontrol sonra direk yayınlarım.çok düşünmem bundan sonra şu kelimeyi kullanayım cümle amanda şöyle afilli olsun diye..birde mutlaka kahve içerim yazarken
3- En son satın aldığın garip şey?
kurbağalı küpeler ve broş ama öyle böyle garip değiller hani.
4- Şeker gibi olduğun anlar?
sevgilimin yanında uyandığımda.bunun dışında sabahları kendimle bile kavga ederim.
yaptığım bütçeler kar yapmışsa
alışveriş yapmışsam
birde artık bozcada da ki her an:)
5- "Arkadaşım artık sormayın şunları" dediğin şeyler?
''bu boyla o topuklularla nasıl yürüyorsun''
6- Seks'in sendeki rengi?
hep mordu ama bu aralar pembe
7- Aynaya bakınca gördüğün?
canım sıkkınsa görünen en çirkin kadın oluyorum.çillerime bayılıyorum yazın sırf çoğalsınlar diye yüzümü hep güneşe dönerim:)
8- "Kendini okutan blog" dediğin?
çok küfürlü blogları -kelimeleri bir enterasan kullanan (gız-kokosh vs..) blogları sevmiyorum
biyografi gibi olanları çok seviyorum.ve günlük olanları komik anlatanlar favorim..
9- Bu blog sahibi/sahibesiyle karşılaşabileceğin yerler?
roxy,asmalımescit,leb-i derya,nu teras,bağdat caddesi,caddebostan,yan gastro bar,kanaat lokantası,moda kırıntı,nişantaşı midpoint,touchdown,teşvikiye cafe,house cafe,bebek nero cafe ...
ve bozcaada:)


sevgiler

cambaz

Perşembe, Ağustos 20

aklımı koru yarebbimmm

dün akşam kendimden korktum..çok korktum..
önce asmalıda içtim sonra nu terasta devam ettim,hatta bir ara absint diye tutturdum.ama en son içtiğimde hafızamı kaybettiğim için nane likörü ile kandırdılar falan beni.aman yarabbi sanki tüm yakışıklı erkekler güzel kızlar bir olmuş ordaydılar..off allahım sağa bak sola bak..beynım dondu.zaten okadar komıktık ki 10 kadar kız nereye girsek önce bir uuuuuuuuu sesi duyduk.ama işin ilginci butun yanımdaki kızlarda avda olduğu için millet bize bakıyor bizim kızlar millete gül ve bende terasında yanında barmenle dalga geçiyoruz..çok eğlenceliydi yaaaa.ama ben neden bilmiyorum bir süre sonra eğlenmeyi bıraktım.daldım kaldımmm.neden diye sormayın canım acıyor çunku.işte o an cambaz dedim ne oluyor? ben ben değilim..aklım bir konuda paranoya seviyesinde..düşünüyorum düşünüyorum aynı yerdeyım..gram oynamıyor..ama bu hale tek başıma gelmedim.getirenler utansın,hatta durup vicdan azabı çeksin..hıh...sorun orda..ne yapıcam işin içinden nasıl çıkıcam bilmiyorum.
sanırım bir karar vermem lazım. aşk mı akıl sağlığım mı:D abarttım tamam ama cidden keyfim yok..haftasonu bodrum gümüşlüğe kaçsam diorumm.bir kızlar partiside orda yapsak diorum:)
sonraki haftasonuda kemere davetliyim,hihi.birde orayı parmaklasam dıorum..

birde evin şeklini şemalini değiştireyim diorum..saçlarımı kısacık kestirip kızıla boyatayım.o çok istediğim dövmeden yaptırıp ..izmire taşınayım..ne dersiniz?

(aman allahım şizofren oldum sanırım evin şeklini değiştirmekten şehir değiştirmeye geldim..sen aklıma mukayyet ol allammm allamm)

cambaz

sevgilersss
saygıalrssss

Çarşamba, Ağustos 19

saçma sapan cambaz 1

heyoo zıttırık pıttırık boktan sebepler ile yazmaya geri dönüyorum.belki böyle böyle eski yazan ruhumu geri getiririm...şimdi efendim acayip kıl durumdayım.bu adam beni öldürüyor..ne yapsam ne etsem acep:)
akşam nu terasa gitmeye karar verdim..eski kızlar tayfasını çağırdımda çağırdım..yehuu..başka türlü refah seviyesine ulaşamıycam..aklımda hep aynı senorya çünkü..

ofiste de işler bir enterasan oldu valla billa..eskilerden bir ben kaldım..herkesler ayrı biryere savruldu.bu memlekette reklamcı olmak zor yahu..başka birşey olmaya mı karar versem acaba:) ne dersiniz..ne olsam mesela.elektrik mühendisi bi reklamcı ne olabilir sizce?:)


ben kaçtımm,geri kesin gelirim yine çenemin saçmalık derecesinde düştüğünü hissediyorum:)
buarada ekteki fotoğraf ne güzel dimiiiii
cambaz

Çarşamba, Ağustos 5

kısa kısa saçma sapan yine yeniden

sevgilimmmm,canımmm.....İyiki doğdun...iyiki seni hayatımdan çıkarmadım hiç...iyiki seninle herşeye hazır nazır bekledim...ve sonunda bir doğumgününde birlikte pardon hep birlikteydik...:)

sana günlerce uğraşıp hazırladığım hediyeni aldığındaki yüz ifadelerini anlatamıyorum bile..önce kahkahalarla güldün sonra gözlerin doldu..ve sıkıca sarıldın...daha fazla anlatamıycam..ama o an benden daha mutlusu yoktu sanırım..ve senden daha mutlusu:)



herne kadar akşamki bütün sürprizi mambocuk mahvetsede,herşey umarım seni mutlu edecek kadar güzel gelmiştir sana...nice güzel senelere birtanem...



,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,





herşey ne zaman başladı bilmiyorum ..

herşey derken demek istediğim herşey aslında..sevgilim..hastalığım..istanbul hikayem..okulum..işim..arkadaşlarım ..gidenler..kalanlar..güneşimm..

ben küçük bir çocuktum bunların hepsinden önce..sakar-sersem ozamanda çok konuşan küçük bir kız çocuğu..herşey ne zaman değişti böyle..ben ne zaman kocaman bir kadın oldum..içimde hala yaşayan bir sürü 5 yaşında kız -erkek karışık çocuk varken ne zaman ruhum bana sığmaz oldu..

bugün ayın 5'i...yarın herşey değişebilirde...aynı kalıp şaşırtabilirde beni..yarın erkanım doktorum gelıyor ve tüm sonuclarımı inceliyor..

,,,,,,,,

yukarıdaki yazıları yazalı 15 gün olmuş nerdeyse..çok birşey değişmedi.ilaç kullanmaya başladım sonra bugün itibari ile bıraktım.ne olduğunu pek anlamış değilim..sirk hayvanları gibiyim.yat dön ilaç al ilaç bırak..ulen ne oluyoruz anlamıyorummm.
bugün sevgilim gitti bir 15 gün yok..sonra gelıyor 3 gun burda bir 15 gün daha yok..oda ayrı bır konu zaten..anlatmaya başlasam cesaretim gelır yapamadıklarımı yaparım diye korkuyorum..çok kouşasım yok geçen haftaki konularda....

uzun zaman yazmayıp böyle dağınık yazınca pek hoş olmuyormuş..idare edin bununla güzel konularla geri geleceğim..

bu gece nu teras yapalım bekar hayatımıza..:) azıcık dağıtasım var..azıcık kendımden geçesim..

Pazartesi, Temmuz 20

:(

sanırım keyfim yok..çünkü hasta olucam sanırım yine:( vitamin almam gerekiyormuş..

bana şimdi söylemiyorlar ama ben hissediyorum..kendı doktorum Erkan abi sakin diyor tahlil sonuçlarını bekle diyor ama içim cidden çok kötü şeyler hissediyorum...

ya birde dün love story i izledim ..öfff neler oluyor yine yaa:(

Perşembe, Temmuz 16

bozcaada da biz:)


vee geri döndüm...
burdayım iştee.yine 7 tepelimde..yine istanbulda..

gerçekten yeni yeni kendime geliyorum..çünkü bence son yıllardaki en güzel tatilimi geçirdim..

nazar değermiş değmezmiş diye korkumdan buraya birçok şeyi yazamıyordum ama bu defa tutamıycam kendimi galiba..
bozcaada..bence dünyanın en güzel yeri...vizontelede 1 de bir cümle vardı,bence dünyanın en güzel yeri eğer orayı sevmezseniz dünyanın en güzel yeri değildir..

işte öyle..sevmek değil resmen aşık olduk adaya..
aslında benim ilk gidişim değildi fakat sevgilimle birlikte gitmek sanki heryeri ilk kez görüyormuşum hissini yaşattı bana.
anlatılacak neler neler var ama ben parça pinçik aklıma geldikçe yazacağım..
kaldığımız poyraz bağ evi..çok şirindi..tavsiye ederim..sahiplerden anne olan hernekadar biraz itici olsada evin oğlu rıza herşeyi unutturdu diyebilirizazıcık fatih ürek kılıklıydıda,:)poyraz koyu mevkiinde bağların arasında çok güzel bir bahçenin içinde konumlanmış 8 odalı pansiyonumsu odalar son derece konfurluydu..
aslına bakarsanız biz birlikte olmaktan okadar mutluyduk ki hiçbirşeyden şikayet edecek durumda değildik..

poyraz limanındaki denizi beğenmedik çünkü okadar deniz kestanesi onların tabiri ile kirpi vardıki korktuk daha doğrusu korktum..
deniz ve güneş için hep ayazma koyundaydık...denize gir güneşlen,çık yukarı soğuk bira ve kalamar..zaten sabah dışında hep alkollüydük:)
son gün motor kiraladık(sevgilim motor ile gitmediğimize nasıl pişman oldu anlatamam,tamam itiraf ediyorum benımde içim gitti her motorlu birini gördüğümde).bütün adayı koyları motorla gezdik.beğendiğimiz koylarda denize girdik.fotoğraflar çektik..ve akşam üzeri rüzgar güllerinde güneşin batışını izledik..şaraplarımızı aldık gittik..nasıl romantik nasıl güzeldi..kalabalığın arasında o manzarada sanki sadece biz vardık..şaraplarımızı içtik..herkes gittiğinde biz ufukta kaybolan güneşte kalmıştık..

bir akşam talay mağzasının adada yeni açtıkları şarap tadım ve satış merkezi diye adlandırılan şarap evindeydik..diğer akşam rum mahallesindeki Güverte adlı balık lokantasında..
iskeleye yakın Ada cafenin yanında açılmış talay şarapçılıkaki servis yapan garsonun muhabeti cidden inanılmaz güzeldi..

Ama Güverte rest.nın mezeleri servisi havası gerçekten alatılmaz yaşanır dedikleri klişenin çıkış noktası bence..Kabak çiçeği boranisi dedikleri bir meze var ki yemeğe doyamıyorsunuz.Siz siz olun ada da sakın sahildeki balıkçılarda vakit kaybetmeyin..gidin rum mahhalesine Güvertede hayatınızın lezzetlerini keşfedin..ama rezervasyon yaptırmayı sakın unutmayın..

Bir sabah mutlaka yine rum mahallesindeki Lalezarda kahvaltı edip patlıcanlı börekten yiyip ev yapımı reçellerin tadına bakın ,pişman olmayacaksınız..

ve adadan ayrılmadan Çamlıbağ şarap tadım dükkanına uğrayın..henüz 2o li yaşlardaki yetkilinin her şarapı ayrı ayrı anlatarak tattırmasına hayran kalacaksınız..ve adadaki tüm şarapları tatmış biri olarak kesinlikle Çamlıbağı seçeceğinize eminim..biz taşıyamacağımızı bildiğimiz halde 8 şişe ile ayrıldık adadan.Fakat asıl güzellik burda başlıyor kargo ücretide ödemeden en az 6 şişe olmak üzere 12-18 lik kolilerde istediğiniz şaraptan online sipariş verebiliyorsunuz.Şaraplar 10 TL ve 50 TL arasında değişiyor fakat istanbulda 25 Tl ye alabileceğiniz şaraplar orda 10 TL.Ve Çamlıbağ şaraplarını hiçbir marketten alamıyorsunuz çünkü her sene er türden sınırlı sayıda üretiyorlar.Bu şaraplara http://www.yunatcilar.com.tr/ veya http://www.camlıbag.com.tr/ den ulaşabiliyorsunuz..

ve adanın tümündeki restaurantların hepsindeki kalamarların hepsi çok lezzetliydi bunuda söylemeden edemeyeceğim..
çok güzel fotoğraflar çektik özelliklede Bozcaada kalesinde.Fakat daha pc ye aktarmadım.sadece bir tanesini paylaşıyorum şimdilik sizlerle..yukarıdaki fotoyu rüzgar güllerinde çektik:)

ben bu adama 4 yıldır nasıl bu kadar aşığım onu anladım bir kez daha..eğlendik,duygulandık,daldık bazen gökyüzüne,uyuduk doya doya ..ve hep ikimizdik...istemediğimiz kimseyle konuşmadık telefonda..bütn yılın ,geçen yazınkötü olaylarının gereksiz insanların beni üzmelerinin acısını yorgunluğunu çok güzel temizledim..

neyse..çok konuştum sanırım bu gece, dönüş maceralarımızı ve benim gülme krizlerimi sonra anlatırım..kısaca ben biz kelimesini bozcaada da çok sevdim..biz kelimesine aşık oldum bir kez daha..

kurbim bir kez de burdan çok çok teşekkürler..iyiki varsın..iyiki tavlamışım seni taaaa 4 yıl önce Hilton otelinde 125 numaralı oda da:)

sevgiler
cambaz..

Salı, Temmuz 7

kısa kısa ......

yaşasınnnnnnnnnnnnnnnnn yıllık iznimdeyim suannnnn:D

sinemi evlendirdimm aman aman süperdi harikaydı hatta.düğün partisi bzzat tarafımdan hazırlanmıştı ...cidden kendim yaptım dıe soylemıyorum herkes eğlencenin dibine vurdu:) ve biz o haftasonu ekip olarak koloni halınde yaşayıp eski günlerimize geri döndük cok cok eğlendik:)

sevgilim geldiiiiii.15 günden sonra geldi şükür:) çok özlemişim yaaaa..

yine salagın biri benım sınırlerimi bozmaya calıştı amaaaaaa ben yine tüm pişmişliğimle geri püskürttüm.anladımki biz kurbağamla istanbulda mutlu olamayacağız:)

bugün melisler ile hayal kurduk..böle ikiz villalarımız oluyomuşşş ....ama izmirde yaşıyormusuzzzz..ayyy ne güzel olurrr yaaaaaa:Dahhh ahhh izmirde yaşayıp onlar ile ikiz gecekonduda bile yaşarım orası ayrıı...

veeeeeeeeee ben azsonra bozcaadaya gidiyorummmmmmmm sevgilimleeeee:D:D:D:D:D:Dçok heyecanlıyımmmmmmmm.4 gün ordayızzzz ..ve bu bizim ilk yaz tatılımız..diyeceksınız 4 senedir ne halt yedınızzz.biliyorsunuz biz son iki yıldır yazları bi haller halınde oluyordukkk....neyse işte bu yaz hayalimizi gerçek yapıyoruzzz:)

hepinizi öpüyorummm.nazar değmesin lütfen....bu beyaz peynir şeffaf tenceğizim yanıklara gark olmasın.eeşk yükü ile para verdiğim içime oturan bikinimi sevgilim cok sevsin ne oluuuuuuuurrrrrrrrrrr...

mucuxxx

cambaz

hepinizi seviyorum en azından bir çoğunuzu:)

Cuma, Haziran 26

sezennnnnnnnnn seviyorum ulennnnnnn

ve benı bır sezen konserı heyecanı daha sardı..
akşam yine zırıl zırıl ağlayacağımmmm...ama bu defa sevgilime kızgınlığımdan değil onu arayamamaktan değil...yanımda olmasını istediğimden beni ne kadar mutlu ettiğini düşündüğümden ve biz olmaktan ne kadar gurur duyduğumdan...o çooookkk uzaklardan duyamayacak göremeyecek beni..ama hissedecek biliyorum..ve onuuuuu çok seviyorummmm..

yaaa sizden nazar değmez biliyorum:)

tü tüüüütüüü maşallah...


ve tüm şarkılar burdan pescaraya gitsinnnnn

cambaz....

Salı, Haziran 23

sevgili babası

ben pazar günü bence hayatımda ilk kez olan birşeyi yaptım:)
o bunalımlı halimle yüzümü güldüren ilginç bir olay oldu(çünkü atv nin babalar günü fragmanı çok fenaydıııı,hadi ben 27 yaşındayım unuturum ama ya 10 yaşındakiler ..babalarının yokluğunu bile kabullenemeyenlere o fragman nedir yaaa.bu dramatize nedir..neyse susuyorum,aynı şeyi pınar ın anneler günü için yaptığı reklamlar içinde çok söyledim,50 yaşındaki annem bile çok içlendi kıyamam)

şimdi ben pazar günü açmış dijitürkün salak oyunları ile oynuyordum..elimdeki kitabı bitirmek istemediğim için ne kadar salak şey varsa yaptım..ama yok hala sıkılıyorum.sevgilimde malum babalar gunu olduğu için abisindeydı babası ile.sonra telefon çaldı hadi hayatım sende gel akşam yemeğine dedi.önce yok falan dedim ama evde bıraz daha yalnız kalırsam ağlamaktan delireceğimi düşünerek gittim.Aslında hiç istemiyordum çünkü babası ile hiç TANIŞMAMIŞTIM:) ama hem sevgılımı günlerdir kampta olduğu için çok özlemiştim hemde kendimi evde yalnızlığa hapsedemeyeceğim kadar kötüydüm.VE GİTTİM..

Aman allahım oda ne? dünyanın en sakin en gülen en mutlu insanı..sevgilim söylüyordu ama ben innamıyordum..yogi olan sevgili babası (bu uydurduğum yeni bi tamlamam) resmen bu dünyadan değildi..adam bir güldü dünya güldü desem yalan olmaz..suratım beş karış girdiğim evde yüzümde güller açarak dolaşmaya başladım..hemen yogaya başlayıp yogi olma yolunda ilerlemek istiyorum:)
eskiden inanılmaz sinirliymiş ama şimdi aman allahımmm melek melek..kendi bile anlattığı bir olayda eskiden olsa adamı 4 e çarpardım ama şimdi bakıp geçtim dedi:)

böyle işte, sevgili babası ile tanıştım :)heyecanlı ve güzeldi.bir tek babası kalmıştı oda bitti:)
sevgilimin 60 yaşındaki halini gördüm..dinç,kendine güvenen sağlam biri olacak belli:)

böyle işte, bir babalar gününde bir sevgili babasıyla tanıştm..:)

sevgiler,

bu arada nazar değmesin bize lüffennnn

cambaz...

Cumartesi, Haziran 20

şimdiye kadar beni en çok seven erkeğe..

okuyacakalarınızı şimdiye kadar kimselere okumadım.hepsi gerçek,her cümlesi yaşanılmış.kurguyla hayal yada özlemle yazılmış değil..okutamadımm.kendim bile yıllar var elime almadım.hala ilk karaladığım kağıtta..bugün içinde olduğumuz güne özel olarak ,beni hep bir yerlerden takip ettiğine inandığım hayatımda beni en çok seven erkeğe babama hediyem olsun....
aşağıdakiler 15 yaşındaki cambazın büyük vedasının ardından daha 1 yıl geçmeden hiçbir saniyeyi unutmadan karaladıkları..şimdiden affedin..


sarı dev'e son veda
mavi gözlerin ağır yavaş
son nefesini bekliyor göz kapakların
son bir kez daha bak bana babacım

kurumuş dudaklarından çıkacak son bir kelimeye
Belki son kez kızım diyişine hasret ben
Son bir kez daha gül bana babacım

Başındayım günlerdir ;
Elimde ellerin
Sıkıyorum var gücümle
Sıcaklığını hissedebilmek belki amacım
Mavi gözlerinden iki damla yaş akıyor o solmuş tenine
Siliyorum öpüyorum yanaklarından
Son bir kez öp beni babacım

Bir bayram sabahı daha
Bu seninle son bayramım
Mavi gözlerin son bayramı
Öpüyorum o eskiden güçlü ama şimdi savaşmaktan yorgun düşmüş ellerinden
Öpüyorum alacalı sakalından,sarı saçından,mavi gözlerinden
İçime çekiyorum seni
İstiyorum ki hiç gitme
Hissedeyim senin baba kokan sıcaklığını
Hissedeyim güçlü kollarının şefkatini,bir yavru kuş misali

O mavi gözler açılmayacak bir daha
Uçuramayacağız göklerde o mavi uçurtmayı
Baba diye bağıramayacağım yaz akşamları düşüp canım yandığında
Sığınamayacağım büyük fırtınalarda bir ulu çınar altına

Aç be babacım o mavi okyanusu
Son kez kızım de
Son kez baba diyebileyim sana

Hani son söz vermiştin gitmeyecektin erkenden..

20 ekim 1998


cambaz

Çarşamba, Haziran 17

eften püften

şimdi ben yazmaya tekrar başlamak istiyorum ama yazamıyorum..basit ve salak yazılarda yazmak istemıyorum.ama sanırım yenıden başlamak için bana katlanmanız lazım bır sure..

dün en yakın ve tek kız arkadaşım olan mimar hanımla birlikteydik.evlenıyor br 10 güne kadar.müstakbel kocasıda bizimleydi..ay hem üzüldüm hem güldüm..koca adayı bıraz hatta bıraz fazla pinti sanırım:( delirtti beni resmen ki arkadaşımıda delirtmiş düğün hazırlığı esnasında..

bu öğlen sevgilim yemeğe geldi..kendileri kampta olduğu için görüşemiyoruz pek fazla:( canım benim çok mutlu oldum:)
yıllık iznimi almam lazım,sevgilimle ve ailemle tatilimi ayarlamam lazım..aman çok şey yapmam lazım sanırım:(ama param yokkiiii

bu kadar:p

Pazartesi, Haziran 15

uzun uzun yazdım sıkılmayın:)

Öyle zamanlar vardır ki dünyaya ait olduğunuzu unutmak istersiniz.Başka gezegenden gelmiş gibi rol yapar,tanıdıklarınızı unutur hayata 3-5 bilindik şeyin dışında fazla bilinen unsur eklemeden yaşar gidersiniz.Bu yapılan iyi mi kötü mü bilmiyorum ama bende biraz işe yaradı..Hastalığımdan sonra , böyle herkes normal niye ben hala düzelemedim psikolojisi o kadar yoğun bir etki yarattı ki nie bilmiyorum kıskançlığımın doruklarındaydım.Hastalığım bulaşıcı falan olsa yayacaktım sanırım:) Şaka tabiî ki…

Hep dediler ki cambaz sen iyi atlattın süpersin kesseler acımaz.Ama işin iç yüzü öyle değildi..ben daha yeni yeni kendime geliyorum..ama o arada kaybolan iki tane dostum var.şimdi onlar için elimden bir şey gelmiyor.keşke …
Hele en son yediğim vitamin kürleri.delirdim resmen hala hasta insanların arasında.Ben iyiyim ne işim var benim burada diye o kadar çok söylendim ağladım ki dayanamayıp beni başka yere aldılar en sonuncusunda.Hayır şimdi böyle söyleniyorum ama yanıma kimseyi de istemiyorum.Sevgilim o kadar söyledi geliyim yanında olayım diye yok istemedim.Belki de beni o halde görmesini istemiyorum yada geçtiğimiz yıl ona daha çok ihtiyacım vardı ama ben tek başıma atlattım bunu mu atlatamayacağım die kendi kendime kapris yapıyorum.Eminimde onun ruhuda duymuyor:)

Doğum günüm geçti..ben çok severim doğum günlerini ama en çok benimkini…sevgilim eline yüzüne bulaştırdı gerçi orası ayrı konu:) ama olsun ben yinede her ayrıntıya bayıldım canım benim iyi ki varsın..nasıl şımarıktım o gün anlatamam..ofiste zaten ayrı bir olaydı.Öğlen zazie de kızlarla yemek yedik ohhh şaraplarımzıda içtik ben hafif kırmızı yanak olarak döndüm ofise.akşam ise panoda şarap ve en sevdiklerimle ve kestiğim sürpriz pastamla çok güzeldi yavvvv o gün:D ama büyüdümmm 27 oldummmmmmmm.neden yaa neden ben hala kendimi 21-22 sanıyorum.her muhabbette istanbula ilk geldiğim yılları anlatırken 4 sene önce diyorum.Ulen 9 yıl olmuş….offf offff.gördünmü 27 oldummmmmm…

Bu yazıya başlayalı 1 hafta oldu bu arada hala bitiremedim.. büyük bir gol yedim doktorumdan geçen hafta,Perşembe gece ben 00:00 sularında ayvalığa gülün yanına doğru yola çıkacaktım maksat kafa dağıtmak hafif eğlenmek..Ama saat 23:00 gibi bana bir haller oldu.Bir karikatürün repliği gibi ayy bende hoş kıpırdanmalar oldu demeyi çok isterdim.Bi anda başım dönmeye dizlerim beni taşımamaya başladı.Resmen filmlerdeki gibiydi..Korktum çok çok korktummm..Hemen gitmekten vazgeçtim..o saatte doktora gidemeyeceğim için hemen yattım.sabahı zor ettim diyebilirim.Ben sanırım yine hastalanmaktan ölesiye korkuyorum.Sabah hemen hastanenın yolunu tuttum…Meğer benim gerizekalı doktorum vitamin takvimini yanlış yapmış.Ben bu hafta sanırken benim geçtiğimiz hafta vitamin almam gerekıyormuş.Bünye tabii nerde benim mamalarım diyormuş perşembe gecesi .iyiki gitmemişsin yoksa bayılır kalırdın dedi bide aptal adam daha çok sinirlendim….bende ankaraya gitmeye karar verdim hastayım falan ama gittim haftasonu…sıkıldım bunaldım gerçektennnn istanbuldan.Geçtiğimiz koca bir yazı tek başıma atlatmaya çalışmak o arada salak ofis işleri ile uğraşmak beni gerçekten bunalttı.İstanbul dışında neresi olsa gitmeye ve bir süre orda kalmaya razıyım.lanet olsun yeni işlerin hepside masa başı ...Bu hafta yıllık izinlerimi alacağım.Artık neresi olursa kimle olursa hiç fark etmez cidden çok yoruldum çok sıkıldım.

Öyle bir yorgunluk ki günlerce yatsam geçmeyecek sanki.Uyuduğunuzda sabah uyanamayabileceğinizi düşünmek iğrenç bir duygu ve ben yine bu duygu selinin içinde salak kağıttan bir kayık gibi gidip geliyorum..neden bu durumdayım bilmiyorum :(kanserli hastaların yanında onlara nazaran iyileşmiş olduğum için kendimi suçlu hissediyorum.Sağlıklıların yanında kıskançlık krizlerim tutuyor nedir bu ikilem cambaz yaaa.Erkan abi endişelenmemem gerektiğini bunların her hastada olduğunu ama bende bütün tedavi sürecinde durup neden şimdi pörtlediğini anlamadığını söylüyor ısrarla.

Dün Ankara dan dönerken ufuk çizgisinin güneş batarkenki kızıllığını gördüğümde eskilerden bir zaman dilimini çok özlediğimi fark ettim.Anneannemin terasında her yaz akşamı yaptığımız güzelim yemek sefalarında dünyanın en güzel güneş batımını izlerdim her defasında.Çünkü o zaman çocuktum..kalabalık bir ailenin arasında mutlu olmanın ne demek olduğunu biliyor yaşıyor ve öğreniyordum..o günleri ne kadar çok özlediğimi hatırladım birden.gözlerim doldu hatta ağladım utanmadan.ne güzel günlerdi ..ne gürültülü kalabalık sıcak heyecanlı zamanlardı…mantıklı şeyler yaparsak mutlu olacağımızın öğretildiği zamanlardı..karpuzun tatlı oldu, biranın tadını yeni öğrendiğim babamın mangalın başından kalkmadan küçük çay bardaklarında içtiği rakının anneme söylenme konusu olduğu kendimi hiç yalnız hissetmediğim çok özel şimdi çok uzak ama çok güzel zamanlardı.şanslı hissettim sonra kendimi..ama babama kızdım .. kendimi yalnız hissediyorum çünkü kimse onun gibi bakmıyor bana..11. yıldayız..onsuz geçirdiğimiz 11 yıla rağmen dün kardeşime solaklara has bir şeyi sorduğumda bak babam olsaydı ona sorardık dedim. Sanki dünyadaki tek solak insan babamdı…

Sevgilimden pek bahsetmiyorum sanırım..daha doğrusu sizden gelen mesajlar o şekilde..neden bende bilmiyorum.nazar değmesinden mi korkuyorum acep..birde bu aralar kızıyorum ona sanırım..yok bu aralar bir orda bir burada ..
dün telefonda gül ile konuşuyordum.sevgilisiyle kavga etmişler nasıl affedebilirim bilmiyorum sen nasıl başardın dedi.Ben bir şey yapmadım dedim.ben kendi içimde çözdüğümde affetme olgusundan uzaklaştığımda oldu herşey..ben her şeyi çoktan unutmuştum …evet evet tam böyle oldu ben hastalığımı atlattım olanları unuttum o geldi..biraz zamanlama sanırım..Gül ‘üm biriciğim sende zamana bırak su akıyor yolunu buluyor hata o kadar zekice yapıyor ki o gürül gürül sudan ıslanmıyorsun bile..

Büyüdüm büyüyorum da.. içimdeki 5 yaşındaki çocuk yaşamaya devam etse de yaşını büyütmeden ,ben artık mantıksız şeyler yaparak mutlu olunduğunu biliyorum..ve hiç aaaa bu çok mantıklı bunu seçeyim demiyorum…

Kalabalık ailemle anneannemin portakal ağacının altındaki her anıyı çok özledim..ve size bir sır daha…geçtiğimiz yaz eğer bana bir şey olursa o anları babam ve anneannemle tekrar yaşayabileceğimi düşünüp kendimi iyi hissettiğimi bile hatırlıyorum…tamam kabul ediyorum ilaçlardan saçmalamışım:D iyi tamam yaaa ne bağırıyosunuz..aaa burası benim blogum istediğimi yazarım:D:D:D:D:D ohh yazdım yazdım daha rahatım şimdi..birdaha bu kadar uzak kalmayacağım..

şimdilik bu kadar ...
sevgiler
cambaz
hepinizi seviyorum en azından bir çoğunuzu...:)

Salı, Haziran 9

ama şey ben...

çok ihmal ettim biliyorum geleceğim :( yazacağım unutmayın benii..
nerden başlayacağımı bilemiyorum sadece:(

Salı, Mayıs 19

bazen..

yazma yetimi kaybetmek üzereyim demiştim size.inanmamıştınız bana..kaybettim işte.kanımdaki o illet giderken (ki hala tamamen gitmedi bence) bütün ilham kaynaklarımıda aldı.oysa hergün neler geçiriyorum içimden neler yazıyorum siliyorum kafamdan..ama en büyük yazıyı bu 3 gün içinde yazacağım yada pardon bundan sonra sayın 3. gün..kısa kısa ordan burdan yazacağım bu gece..



yurovizyon..bunun hakkında birkaç cümle yazacağım eleştirilere kızan arkadaşlardan şimdiden özürdiliyorum..Hadiseye gelene kadar canlı mı yoksa battan mı söylüyorlar acaba diye düşünüyordum,ne kadar cam gibi şeffaf sesler bunlar böyle diyordum ki... Oda ne öyle? Hadise değildi en azından bize dinlettirdikleri değildi.Vokaller berbattı ya Hadiseyi bastırdılar yada sesleri çıkmayacak şekilde tısladılar.Ve dans, hayır artık göbek dansı yada ona benzer hiçbirşey görmek istemiyorum.kısacası çok büyük hayal kırıklığıydı benim için..olmadı..Sertaptan sonra Athena çok iyiydi ama sonrası bence hayal kırıklığından başka birşey değildi:(neyse önümüzdeki maçlara bakalım..



bugünlerde tuhaf duygular içerisindeyim, arkadaşlarımın daha doğrusu kız arkadaşlarımın çoğu hatta hepsi evleniyor yaaa.gerçekten zorla kendimi evde kalmış hissettirdiler.ki benim evlilik kurumu ile ilgili bi planım düşüncem yoktur ama düğün -kına gecesi- nikah - nişan bolluğu cidden dengemi bozdu.hayır saçma sapan konuşmaya başladım milletve sevgilim beni evlilik delisi sanacak ondan korkuyorum:( hiç bir dış mihrak olmadan bu duyguları hissetseydim evet benim düğünüm gelmiş derdim ama bu normal değil...bu ben değilimmmm..sanıyorum bu ay sonu itibari ile geçecek -geçmeli ama böyle olmaz kii benim kendi düşüncelerim nereye kaçtı yaaa:(

geçtiğimiz sene mayıs ayından itibaren kanımda iğrenç şekilde var olan sevgili mikroplar.sizlere gerçek isimlerinizle hiç hitap etmedim.gerçek adınızdan herkes korkuyordu çünkü.herkes sizin beni öldürüceğinizi düşündü.bende dahil.ama ne olduysa hala burdayım hala hayat doluyum ve iyileştim ..en azından öyle olduğumu düşünüyorum.bu aralar bağışıklık sistemimde bıraktığınız hasarı çözmeye uğraşıyorum bunada şükür diyorum.ama sizden rica ediyorum peşimi bırakın artık..ben hayatıma geri dönmek istiyorum.bir gecede korkmadan uyumak istiyorum sabah aniden başka bir yerimden çıkacaksınız düşüncesi ile geceleri aniden uyanmak istemiyorum..gün içinde bayılıp kalıp evet cambaz korktuğumuz oldu bu mikroplar bilmem nerende bir cumhuriyet kurmuş cümlesini duyma düşüncesinden kurtulmak istiyorum.ben bir gün çok uzak bile olsa belkide çok çok uzak bir erkek doğurmak istiyorum..ne olur çıkın rüyalarımdan..bağışıklık sistemimi rahat bırakın..yoruldum gerçekten yoruldum:(

kitabımı bitiremıyorum.sonu gelmiyor.bende rafa kaldırdım kendisini..gelir elbet ilham kuzucuklarım bir şekilde..

bazen hiçbirşey yaşanmamış herşey ilk günkü gibi taze olsun yada eskimiş bir ayakkabının ilk günü geri gelsin istersiniz ya keşke olsa dimi bu düşünce...geri getiremezsiniz ..

anladım ki furby (ibo) benim kız arkadaşım gibi.herşeyi konuşabiliyorum onunla ve beni yargılamıyor..fikrini söylüyor ama asla beni yıkıp atmıyor..işte bu yüzden benim en yakın arkadşlarım hep erkek:)

kocaman oluyorum eşşek kadar...tamam zaten öyleydim de ben sanırım bunu bu yıl anlıyorum:(

birde; bitek annem olsun bana birşey olmaz...

şimdilik bashbash

cambaz
sizi seviyorum en azından bir çoğunuzu:)





Pazartesi, Mayıs 11

:d

ve bugün sevgilim geliyor....
ve benim doğum günüme 11 gün kaldııı yaşasınnnnnnnnnnnnn.

olan kötü şeyleri yazmak istemıyorum oysa neler neler oldu:(

Çarşamba, Mayıs 6

?????????

canım sıkkın..kendimi çok yalnız hissediyorum..

gerçekten yalnız ama..

anneme anlatamadığım cambaz..

kardeşime anlatamadığım (çünkü o küçük) cambaz..

en yakın arkadaşlarımın en güzel günlerinde huzursuzluk yaratmamak için susan cambaz..

iş yerınde zaten bilgisayarına bile güvenmeyen cambaz..

ve yine hastane ile uğraşan cambaz...



kendımı yalnız hissediyor olmam garip mi?





cambaz...

Pazartesi, Mayıs 4

ve ben doğdum az kaldıııı:D

vee mayıs ayına girmiş bulunuyoruzzzz:D
vee sevgilimde geldi:D
veee ben haftasonu annemin yanındaydımmm:)

ve mayıs ayı cambazın doğum günü ayı....
yaşasın yaşasın utanmadan geri sayım yapıcamm..şuan 18 deyiz:D

mucux

Çarşamba, Nisan 29

kısa kısa volume :xxxxx

bademciklerim 4 tane olmuşşşşş:(

sanırım dün film izlerken yediğim dondurmalar yaptı utanmadan bunu..

dün neye yada kime inat bilmiyorum kolumda kocaman serum aletiyle kırmızı oje sürdüm .ama böle cart kırmızı.

bu arada iki günlük serum vitamın takviyesi ile uğrasıyorum.
dün ilkini atlattık bugün ikincisi.ama kolumda kalan zımbırtıyı sevmıyorum.

Zara daki birçok elbiseyi yakışsada yakışmasada almak istiyorum.:)

bu kadar,,,,

Salı, Nisan 28

ve bu haftaaa

sevgilimmm macaristanda :(o ülkeyi sevmıyorum sevmeyeceğim hatta hep nefret edeceğim,ığğğğğğğğğ
ben istanbuldayım ama haftasonu umuyorumki izmir semalarında olacağım...
dün gece evde film izlerken her ayak sesinde sanki sevgilim gelıyormus gibi hissettim
projem başladıııı ve anladım kiiiii benım migrenım strese bağlı:(
ve migrenımın tek ilacı kurbağa yemek:D
çok fena mali krizdeyim allam allam izmire sanırım otostop çekerek gidicem:( böhüüüü kriz sonunda benide teğet geçti....
ayakkabı bulamıyorum.mevsimlik ayakkbı bulamamanın verdiği sinirle hala ugglarımı giyiyorum:(
sevgilimle bozcaada planımızı uygulamak için can atıyorum:(
pazar günü yaptığım yemek hala bitmedi ayyy hala onu yiyorum,bööğğ

lütfen lütfenn izmire gidebileyim...
1 mayısda dikkat dikkat....

cambaz..

Perşembe, Nisan 23

sanırım biraz uzun bir hikaye..


ne zamandır yazmıyorum değil mi?

kaç zamandır doğru düzgün yazılardan mahrum bırakıyorum kendimi..oysa nasıl yazardım kendi kendime 3 cümlede olsa her gün yazardım..bazen kendimi ağlatırdım bazende sizi ağlatırdım.Yorumlarınızı yazmaz böylece kendimi bu günlüğün efendisi sanırdım..Bugünlerde yazarsam neler döküleceğini biliyorum dilimden..


korkuyorum..bu yaşadığım şeyin büyülü bir rüya olmasından korkuyorum.Birinin beni uyandırmaması için dualar ediyorum..

neler anlattım size sevgilimle ilgili..

bazen bana salak dediniz hala olup bitenin karşılığında ondan sevgiyle aşkla bahsettiğimde..Bazen değmez dediniz kendine bunu yapma diye yorumlar yazdınız..bazen bak o senden başka bir tende seni aramaya bile cesaret ediyor kaldır başını gökyüzü hala mavi hala sen gülüyorsun diye teselliler ettiniz beni..

koca bir yaz hastalığımın beni hayattan tamamen kopardığını düşündüğüm her an yazdım ..ona ihtiyacım olduğu ama onun bunu anlamadığı yada anlasada ayaklarında tonlarca beton olduğu için gelmediği zamanlarda buraya yazdım..onsuz olan bütün satırlarımın hiç olmazsa 3 noktalı bitenleri onun içindi..satır araları oydu..

ilaçların yan etkilerinden ayağa kalkamayıp sesinin bana iyi geleceğini bildiğim zamanlarda onu aradığımda sinemadaydı..

sarayburnunda oturup daha 5 kür daha var dediklerini öğrendiğim gün nerde olduğunu bilmiyordum..

ama haklıydı biz ayrıydık..hayatlarımız nefeslerimiz zevklerimiz herşey ayrıydı artık,benim beklediklerim anlamsızdı..sadece gökyüzümüz aynıydı..

sonra ben silkindim,deri değiştirdim.iyileştim.kürlerimi bitirdim.gökyüzü yine mavi oldu.yine alkol alıp derin sulara atladım.ölüdenizde sabaha kadar içip bağıra bağıra şarkılar söyleyip kendimi ,bu iletten kurtulduğum için kutladım.

Onu unutmam gerektiğine karar vermişken bir gece bu kararımın doğruluğunu gözlerimle gördüm..o gecenin kalanını hala hatırlamıyorum..

Etrafımdaki erkekleri hep görmemezlikten geldiğimi fark edip kendime kızmaya başladım,hatta bu arada evlensen hayatın ne tuhaf olur diye kendi kendimle kavgalar bile ettim.Ama kimseyle gözgöze gelemedim..Kimsenin göz rengine bakmadım-bakamadım..

Sonra herkesi resetledim..kendimide..bitti dedim..9 ay oldu artık..ve ben bu 9 ayda kendi hayatımı kendime yenıden verdim..

sonra onu yine gördüm..gözlerini...kirli sakalını..kocaman gövdesini..ve herşeyi unuttum..onsuz nekadar acı çektiğimi..sevgisini aşkını bırakın, tüm onsuzluğumda yaşadığım herşeyi unuttum.beni yalnız bıraktığını-sevgisinden çok arkadaşlığına ne çok ihtiyacım varken olmadığını.bildiğim tek şey onu ne kadar çok sevdiğimdi..onunla ne kadar eğlendiğim..ne kadar güldüğüm ..

herkesi unuttum ..yalnız yaşadığım herşeyi..beni ne kadar üzdüğünü..

hatırladığım tek şey onunla mutlu olduğumdu.kimi nasıl karşıma alacağım umrumda bile değildi..onunla hiç keşke dememiştim hiç pişman olmamıştım..yine demezdim yine olmazdım biliyordum..


aradan 5 ay geçti..nasıl mutluyum..nasıl huzurluyum..onunla olduğum her an hiçbir kötü günü hiç bir kötü anıyı hatırlamıyorum..arada bensiz ama başkasıyla olduğu zamanları hatırlayıp üzülüyorum canım yanıyor hiç yanamayacağı kadar kabul etmekte zorlanıyorum ama hemen unutuyorum ona bakınca..yanağıma kondurdugu öpücük bu kadar mı değerli benım için sen diyorum cambaz nasıl sevmeyi başardın bir erkeği böyle..


hele bu son zamanlarda..aynı hayatı yaşıyoruz hiç yaşamadığımız kadar..yanyana iken farklı şeylerle uğraşabilecek kadar birlikte nefes alıyoruz.ve ben bundan hiç şikayetçi değilim.resetlendim-resetledim ve fark ettim ki en iyisi bu..

16 nisanda yazdım en son yazıyı..hayal etmiştim ki akşam eve döndüğümde bu güne özel birşeyler görürüm..ve onu evde bulurum diyordum antremana gitmez bugün..yanılmıştım,sevgilim evde yoktu..ve o güne özel bir şeyde..ama..tüm evi toparlamış ve evin her köşesine notlar bırakmıştı.

-yatağı topladım

-yok artık senin eşyalarını da ben toplamıyım istersen

-tv kablolarını kontrol et

-çok güzel uyuyordun uyandırmaya kıyamadım,bu sana değil okuma furbye yazdım:P

-ocağı silmedim,üşendim kusura bakma:)

-bulaşıklar için vaktim kalmadı ama ketıla suyu bile koydum

.......

ve bunun gibi birçok not..her birini okurken 16 nisanı unuttuğu için duyduğum kızgınlık geçti..eve geldi..en önemlisini bulamamışım meğer.Yatağın içindeymiş, VE EVET SENİ ÇOK SEVİYORUM..

sesimi çıkarmadım..yemek yedik.aldığım şarabı açtık ve ilk kadehte 16 nisana içelim dedim..yüzü allak bullak oldu..ama kızamadım..herhangi bir günde sırf bütün keyfim yerine gelsin diye bana yaptığı güzelliği harcayamadım 16 nisan yüzünden..

....


şimdi bunları niye yazdım dimi..ben çok korkuyorum..hiç olmadığımız kadar bizken..yine ben ve o olmaktan korkuyorum..bana kendini bu kadar alıştırmışken herşey yerle bir olacak diye korkuyorum..ben herşeyi son bir kez baştan başlatmışken birşeylerin gelip bunların hepsini elimden almasndan korkuyorum..evet ben yine aynı benım umursamaz boşvermiş laklak yapan..ama biz kelimesini boşveremıyorm...


bütün bu yazdıklarımı okuyunca çok güçlü olduğumu hatırlıyorum..ben güçlüyüm..yalnız bile olsam..ama güçlüyken mutlu değilim..ben onunla hayatı yaşıyorum..ve bundan başka hiç birşey istemıyorum..


biliyorum sıkıldınız..özürdilerim..çok duygusalım yada gerçekten korkuyorum..


sizi seviyorum en azından birçoğunuzu..


cambaz






Perşembe, Nisan 16

16 nisan 2005

sanırım ölüyorum..
bütün gün dışarıdaydım..
son toplantım için ki 18:00 daydı ofise koştum ve oda azonce bitti..
güneşten yanmış yanaklarım ve dahada belirgenleşen çillerimle çok çok yorgunum..
hemen bir duş almak istiyorum..

olanları anlatacağım ...çok güzel...

ve bugün 16 nisan..Hilton oteli..125 numaralı oda..

bu cümlenin yazısını bekleyin anacım:)

hepinizi seviyorum,en azından bir çoğunuzu

cambaz

Salı, Nisan 7

kısa kısa hep.. ne bu be?

uzun zamandır yazamıyorum ..
eski yazan beni özledim..
oto boka yorum yapan..
denize bakınca eve gidip 5 bin kelimelik ansiklopedi hazırlayan halimi..
ama bu düşünemiyorum demek değil..
ama bu hala eski ben değilmiyim demek değil..

bu blogu ne için açmıştım sahi ben..nerelere geldik değilmi..
blogumun açılışının 2. yılını kutluyorum kendi kendime..
ben bu günlerde sanırım biraz buruğum..
eskilerden bir zamanda 3-1-1=1 delilik olmuştum hani.beni okuyanlar hatırlar.sanırım ben o gidenlerden 1 tanesine üzülüyorum bu aralar.geçen yıl bu zamanlardı aşağı yukarı..küçücük..minicik bir veda yaşamıştık-tım..
bazen düşünüyorumda ben bundan yıllar sonra kalabalık olmak istiyorum..
bazende düşünüyorum ben beni yaşamak istiyorum o yüzden kalabalık olmayı istemıyorum..
minicik küçücük ellerin göğsümde olduğunu hayal ediyorum..
ama bu hayali benim gibi birinin yapamayacağını altından kalkamayacağımı düşünüyorum..
ben Ayşe olamam sanırım..Yada bilmiyorum..
geçtiğimiz sene gözümü karartsaydım ve biri elimden tutsaydı sıkıca belkide şimdi bu satırları başka başka yazacaktım..sanırım ben dönemsel bir iç burukluğu yaşıyorum.Biliyorumki bir kaç gün içinde yine iç huzuruma kavuşacağım..kadınsal içgüdülerden kadınsal duygulardan sezgilerden nefret ediyorum..erkekler gibi olmak istiyorum yüzeysel..anı yaşayıp üzülüp sıkılıp sevinip o an bitirenlerden..

özürdilerim garip triplere girdiğim için bu aralar:(sanırım ben üzgünüm aslında bugünlerde..
özürdilerim...

önümüzdeki haftasonu bir Atina yolu görülebilir bana bugün belli oldu.Erkanım doktorum oraya gelecekmiş ,İstanbula gelmeye vakti olmadığı için en kritik kontrollerimi yapması ancak bu şekilde mümkün olacak.Sesi hiç iyi gelmiyordu..Sana söylemek istediğim bazı şeyler var dedi..Ona uzun süredir çok zor ulaşmamı açıklayacağını ama bunu anlatmak için yüzyüze gelmemiz gerektiğini anlattı.Çok zorlamadım bir toplantıya girecektim kestirip attım..Ama şimdi içim yanıyor alev alev nedense..


Aslında geçtiğimiz haftasonundan bahsetmeliyim..ikea ve lider pide maceramızdan furby -ben ve kurbim çok komik çok güzel bir cumartesi geçirdik..sabah inanılmaz güzel başlayan kahvaltı faslı tüm güne -geceye yayıldı..Ve bunun sonucunda evim çok güzelleşti:) geceyarısı yapılan montajda harikaydı..burdan seni çok sevdiğimi söylemek istiyorum deli bozması kurbağam..kurduğun bir cümleyide burda yazmadan edemeyeceğim: ya ben arabada olmaktan nefret ediyorum ama siz ikinizle saatlerde yolculuk edebilirim:D
bende size bayılıyorum canım kurbağam benim..

saçmaladım biliyorum..affedin..

Salı, Mart 31

kısa kısa bilmem kaç oldu:)

kendimi kaybettim gerçekten essahtan..bulan geri getirsin..şimdi yine kısa kısa yazılarımıza geri dönelim..

çok yoğunum ulennnn..hiç hiçbirşey okuyamıyorum ,hiçbirşey yazamıyorum çünkü işlerden başka hiçbirşey düşünemiyorum:(:( kalan azıcık vakitlerde de zaten ankaraya gitgel ile uğrasşyorum..

ufaklığım ameliyat oldu malum..oraya gidip geldim..aman allahım benim kardeşim canavarmış ve ben bilmiyormuşum:S bu ne naz bu ne tafra bu ne asabiyet bu ne sinir.....imdat diye bağırarak kaçtım hastaneden..ama bu defa annemi fena kızdırdı iyileşir iyileşmez asıl eziyet nedir görecek o :D zavallı kardeşimin kocası ahh ahhh..:) neyse şimdi çok iyi çok şükür ki..

işler işler ayy ölücemmm yaaaa.saçlarımı boyatmam lazım kestirmem lazım..yok bi halt yapamıyorum.Avrupa yakası kahvaltısı yapmak..bu aralar görmediğim biryer görmek istiyorum ama yok.. ya üşeniyorum yada canım istediğinde vaktim olmuyor.

ve tabii sevgilimleyim kalan azıcık zamanlarımda...Ve hatta dün bana risotto yaptı:D nazar değecek diye korkuma anlatamıyorum hiçbirşeyi...bazen bu adamın benı gercekten sevdiğini düşünüyorum:D bol bol dizi seyredip evimizde misafirler ağırlıyoruz,hatta furbyide evlatlık almayı planlıyoruz. :P

affınıza sığınarak bugün saçmaladım ama güzel yazılarla döneceğim en kısa zamanda...ve yorum bırakamasamda hepinizi okumaya çalışıyorum yemek yerken bile..

PS:KAAN ÇATLASANDA PATLASANDA SANA YAZDıRMAYACAĞIM::HAHAHAH

cambaz
sizi seviyorum,en azından birçoğunuzu:)

Pazar, Mart 22

eskilerden

aşağıdaki yazı en sevdiğimiz zamanlardan evde 3 kız yaşarken yazılmış..ben şimdiki o anlaşılmaz sevgimin daha 1. yılını bile doldurmamışım..ama yazıyı okuyunca o kadar eskilere gittim ki şimdiki zamana dönemedim bir süre...aradan 3,5 yıl geçmiş...


''''''''''''''''Uzun zaman oldu yazmayalı..Oysa hayatımdaki değişiklikler hangi hızla akıp gidiyor inanın ben bile bilmiyorum..Güzellikler ,bulanıklıklar,kök salanlar,sürüden ayrılanlar,..Bir sürü tanımlanamayan konuşma..Hayat çok garip ,asla bir sonrasını göremediğin hamleler ile oyunu kazanmaya çalışıyorsun.Galiba ben bu konuda şanslıyım.Bu günlerde öyle eşe dosta dert anlatacak tavrımda kalmadı.Aslını istersen vaktimde yok..Ki en ilginç şeylerin yaşandığı bir dönem geçiriyorum.Büyüyorum,kendi kararlarımın arkasında durmayı öğreniyorum.Kaçmayı çocukluk sayıyorum ama çoğu zaman kendimden kaçıyorum...ben ne mi yapıyoum sanırım büyüklerin oyunlarına karışıyorum..

Babamı özlüyorum çoğu zaman bu aralarda..otobüsteki baba-kızlara yada yolda yaşı geçmiş amcalara,yaşlı çiftlere,bir çift mavi göze baktıkça hayıflanıyorum..Üzülüyorum..İçim acıyor ve eski yaralarımı özlüyorum..Hani garajın çatısından düşüpte babama yalan söylediğim ve bir hafta topalladığım günleri..Hani kumsaldaki köze bodozlama basıp hastanede hiç canım acımadığı halde baba-kız ağlaşmalarımızı..Bunları özlüyorum içim dahada çok yanıyor..

Denize dalıp gidiyorum mavilikte boğuluyorum ,bulabildiğim ölü zamanlarda bugünlerde..


Bir çok kez yolda saklambaç oynayan çocuklara karışıp hiç bulunmamak üzere saklanmak istiyorum.
ağlamalarımıda unuttu artık ev ahalisi.Gerçi ahali diye birşey varmı diye sorma bile bence..Okadar ince mevzulara girecek sabrımda kalmadı sanırım..

Yürek yangınları vardı eskiden bende..İçli şarkıları bırak kapı biraz naifce gıcırdasın yüreğim sızlardı.Başka yürekleri üzdüğüme üzülür oldum son günlerde.
Şarkıları üzdüklerimin dilinden söylerken tıpkı onlar gibi düşünmeye çalışırken buluyorum kendimi çoğu zaman.

Aşkım..Aşklarım vardı eskiden..Ben küçücük bir kızken..Şimdi mi? Şimdi ne oldu bende bilmiyorum o küçük kıza..kasıp kavrulan ,ağlayan,dövünen,duvarlarda hediyeler parçalayan ,içip içip deliren o deli küçük kız biliyorum ki çok uzaklardan baktıkça bu durgun suya kendini göremiyor..

Bir sevgim var..Çalıntı bir aşkım..Niye bilmiyorum istemiyorum bu günlerde onu..Oysa ben aşıktım aşkına ve hala aşığım sana..ve hala seviyorum sevgini ve hala..Niye bilmiyorum hüzünleniyorum aklıma sen geldikçe..Hiç ummadığım zamanlarda bırakıp gidiverecekmişim gibi geliyor seni.Yada en sevgili olduğumuz bir anda arkana dönüp bakmadan gidicekmişsin gibi hissediyorum beni.ve yine ben,sen olacağız diye korkumdan biz kelimesini istemiyorum.Ben seninle yarım kalmaktan korkuyorum!

İŞte bu sebeplerden ben nefret ediyorum galiba bugünlerde herşeyden.Seni hem deli gibi isteyip hemde deli gibi istememek nasıldır bir bilen varsa ben bütün yanıtlara açığım.Sebepsizmi seviyorum nedir bu aralar bilemiyorum.
Ama huzursuzum ama isteksizim ve ben nedense sessizim.Bol bol gevezelik yapıp çoğu kez unutuyorum seni bile bile ..Seni sevdiğimi ,çalıntı yüreğimi ve mutlu günlerimizi bile bile unutuyorum.

''ben seni isterken geri kalan azıcık zamanımda sadece seni..Sadece kendimle seni izliyor olacağım çok uzaklardan çok yakınında.''
İşte sırf bu yüzden bu 2 cümledeki hüzünlü yas'dan korkuma kalbimi unutuyorum.Seninle olan kalbimi benden saymıyorum bugünlerde.Ve ben bunları sırf seni benim bile anlayamadığım kadar çok sevdiğimden seni deli gibi kaybetmekten korktuğumdan yapıyorum.Aklımca kendimi koruyorum..'''''''''''

04.12.2005


korkularımın hepsi oldu..arkasına dönmeden bırakıp gitti-gittim.Geri geldik kopamadık..o küçük deli kız çok geçmeden geri geldi..yine hediyeler parçaladım,gömlekleri kestim biçtim:)
ve hala aynı aşkım aynı yerinde duruyor..istikrar abidesimiyim ne:)

Cuma, Mart 20

uzun bir aradan sonraki sex gibi bir yazı...

kendimi toparlayamıyorum..
dağıldım...
bahar ayları benim en sevdiğim..en çok iyi hissettiğim aylar aslında.ama bu yıl ters köşe döndüm..işler -annem beni delirtti..
allah tan artık kesin ve net olarak salı günü gidiyor..kendimi kötü hissediyorum bunu istediğim için ama yapacak birşey yok cidden sıkıldım-bunaldım.hayatımı geri istiyorum...
neyse benim nasıl olduğumu anladınız sanırım biraz.tabii birde ufaklığımın ameliyatı var.nekadar enterasan hastalık varsa bizde yaaa....çok ciddi değil bademcik ameliyatı gibi olacak ama sonuçta geriyor beni..en çokda annemi ve ordan beniii:/:/:/

ANA POST KONUSU:
merak ediyorum biz kadınlar için yalnız olmak neden erkeklere oranla daha kötü hissettiyor.3-4 yıldır hayatında düzgün ilşkisi olmayan hatta hiç ilşkisi olmayan erkekler tanıyorum herşey süt liman..herşey süper..ama aksini bilmiyorum.hiç 3-4 yıl sevgilisi olmayan bi kız arkadaşım yok..
bizim için güzel ve yalnız sıfatlarının bir arada kullanılması cehennemde şeytanla düello yapmaktan daha kötü..
şimdi bana yok be cambaz bu senin abartman demeyin,itiraf edin bu böyle..çok kolay tek gecelik ilişkilerde yaşasak hatta çok paralı çok güzel de olsak illa ilişkide ilişki die yırtıyoruz o güzel popolarımızı..

nedense hayatımızda bir erkek olmayınca çaresiz- yalnız - herşeyin en bedbahtı biz oluveriyoruz..yazık bizeeee diyoruz.ortamların- kızkıza buluşmaların bile en uzun konusu bizim nekadardır yalnız olduğumuz yada en son erkek arkadaşımız oluveriyor.

hiç unutmuyorum;bi gece taa üniversitedeyken bi arkadşımızın evindeyiz bi kış gecesi içiyoruz kızlı erkekli.(ama çok yakınız hepimiz hala kardeşim dediğim insanlar birde bunlar ahh ahhhh).ev sahibesi bana bir pijama gibi birşey verdi .bölee yanları çıtçıtlı olanları var ya onlardan.ve ben deli gibi üşüyorum tabi bu delikli şeyle..her grupta olduğu gibi bizim grupta da bi şebek var içti içti geldi yanıma pijamanın çıtçıtlarını açıyor daha çok üşümem için.ama bu arkaşımızın sevgiliside aynı ortamda yani bi sarkma durumu değil.neysee bu bileklerimdekileri açtı aa bi baktı benim ağda zamanım gelmiş(vee kış ayındayız) aaaaaa cambaz sen sevgilinden ayrılalı çok oluyo dimiiiii diye bir başladı olay bütün gece benim kaç zamandır yalnız olmama kadar geldi...ve hala biraraya geldiğimizde (ki haziranda evleniyorlar düğündede aynı konuyu açacak diye korkuyorum) cambazzz diye başlıyor geyiğe..

yalnız kadınların kaderi dimi bu ..ortamların sohbet konusu,eski sevgililerinin dedikodularını çekmek-ortamın geyik çeviricisi olmak...falan feşmekan..
bunları biz yapıyoruz ama..yalnız olunca aman yarabbi allam sana geliyorum tut beni şeklinde bir modda oluveriyoruz..sonrada kızıyoruz etrafta bizden güzel ve yalnız diye bahsediyorlar diye.

güzel ve yalnız kadınlar üzerlerine çok gelindiğinde ve uzun süre yalnız kaldıklarında sapıtırlar..en yakın arkadaşlarına-en yakın arkadşlarının sevgililerine(bu kısımda onlara kevaşelerde diyebilirsiniz izin verdim hadi hadi küfredin),bazıları sevgilileri olduğunu bildikleri sahipli erkeklere direk ve dolaylı yoldan saldıraya geçerler..yani durum vahimdir-fecidir ve son noktadadır..

ahh biz kadınlar ahhh yalnız olmanın dayanılmaz hafifliğini anlayamadan hayatımıza hep birilerini itip-kakmaya çalıştığımız zavallı hayatlarımız..

bunları böyle yazıyorum pişkin pişkin merak etmeyin bende böyle zamanlar geçirdim ama küçüktüm:)hepimiz yapıyoruz hepimizin başından geçiyor.kadınsak mutlaka ve mutlaka yalnız kaldımmm aaamanınnn diye feryad ettiğimiz bir döneme geliyoruz..önemli olan bu dönemlerde hatalar yapmamak..kendi hatalarımıza başkalarını kurban etmemek..(benimde en büyük vicdan muhasebem böyle bir konu ile ilgili laf aramızda,bahar gerçekten özürdilerim yaaaaa)

işin özü ve benim bunca zamandan sonra 26 yaşımda anladığım gerçek şu ki;

yalnız ve güzel olmakta emin olun aşık ve güzel olmak kadar zevkli ama yaşamayı bilene tabii..

PS: güzel kavramını öylesine kullandım..bu yazım yalnız ve çirkinler içinde geçerli:D şaka şaka..çirkin kadın yoktur biliyorum biliyorummm

Pazar, Mart 15

kısa kısa cambaz 2

bu aralar öyle uzun uzun yazamıyorum yine kısa kısa...

cumaretsi günü çok çok güzeldi...

umut ocakbaşında sevgilimle başbaşa çok güzel bi yemek yedik...

ardından taksımde bir aşağı doğru yürüyüp yeni mekanımıza gittik.laklak muhabbet...

ben bu adamı seviyorum sanırım...:) tamam sanırım fazla oldu:) seviyorum...

aslında uzun uzun anlatacaklarım var...

kardeşimde tükürük bezi taşı çıktı:( onunla uğrasıyoruz ...allahtan çözülmeyecek bir dert değil:)

annemin cüzdanı çalınmış cumartesi günü yine allahtan çalınırken fark etmemiş:)yoksa çok korkardı..

sevgilim sen bu satırları okurken ben seninle çok uzaklarda olmak istiyorum..çok uzaklarda ama...neresinin olduğu gerçekten önemli değil..sadece seninle İstanbul da olmak istemıyorum...

bugün çok yorgun hissediyorum kendimi sanırım psikolocik:(

çiçek beslemek istiyorum halaaaaaaaaaaa,
artık güzel yazılar yazacağım söz.çok yoğunum o yüzden vakit ayıramıyorum itiraf ediyorum..

ben burda birinin 1 kez yazmasını istiyorum..kim olduğunu o kendi anlar diorum...ve cevap bekliyorum..

cambaz...

Perşembe, Mart 12

kısa kısa cambaz..

hasta oldum :( naz yapasım ilgi göresim var,bütün kemiklerim dökülüyor:(



acayip bir yoğunluğun içerisindeyim bunaldım çok bunaldımmm:(



deli gibi makyaj malzemesi,bakım kremi alıyorum hayırdır:)



acilen 3 kilo vermem lazım...birkaç spor merkezi araştırdım evin oralarda ..bi tanesini beğendim bile hatta..



filtre kahve manyaklığım geri geldi..

hastayım naz yapasım var dedim yaaaa..


çiçek istiyorum..çiçek beslemek istiyorum..hadi bana öneri yapın..yada çiçek gönderin:D

Kaan yine yazmak istiyor,ben burayı ihmal etmişim o yazsaymış ya..

Son tahlillerim züper ötesi çıktı...:D ama tahlil sıklığım düştü:( bir süre her 15 güne bir yapmam gerekiyor:(

Yıllar sonra eski voleybol ant.üm aradı ..Bir dergi çıkarıyorlarmış LA da, yardımcı olmamı istedi Türkiye ayağı ile ilgili ,çok mutlu oldum:)

Bozcaadam geldi..O gitmeden bir kaçamak mı yapsek aceppppp..

seviyorum sizi ,en azından birçoğunuzu:)

cambaz