Cuma, Ekim 31

gönderilmeyen mektuplar




son 1 saattir kendimi susturamıyorum.

son 10 yıldır yaşlı adamlara dayanamayarak hüzünle ve sevgiyle ve özenerek bakmaktan kendimi alamıyorum..babam yaşasaydı 59 yaşında olacaktı..59 yaşında huysuz belkide tüm gençliğinin aksine çok mutlu yaşlı bir adam olacaktı..

yukarıdaki link çok ünlü bir fotoğrafçı ve sanat yönetmeni olan bir adamın annesinin ölümünden sonra sürekli hafızasını kaybeden babasıyla ilgili günlüğünü anlatıyor..

uff hala ağlıyorum sanırım.bilgisayarın tuşları ıslanmaya başladı ben hala yazıyorum..

babamın son zamanlarını fotoğraflayacak az vaktim oldu..8 ay..ama onu şüphelendirmeden gideceğini ona hisettirmemek için az sayıda resmedebildim onu..

ve küçüktüm..

ve gideceğini bende kabul etmiyordum

ve daha iyi şeyler gelmedi aklıma...

şimdi olsaydı neler neler yapardım..ama gitmesini yine engelleyemezdim..

ama gittikten sonra...

o kadar çok mektup yazdım ki ona..

o kadar çok...

gönderilmemiş mektuplar...gönderilemeyenler...

babalara olan zayıflığım hiç bitmeyecek sanırım..

babayla küs olanları hiç dinlemeden hep yargılayacağım sanırım..

üzgünüm..

babaları tarafından benim kadar sevilmeyen çocuklar için..

aşkı babalarından öğrenmeyen kızlar için...

üzgünüm babişkom,bir gün bir başkasının babasına baba diyeceğim için...ve bunu istediğim için..

Perşembe, Ekim 30

eski sandıkları dökelim..

Öyle uzaklara dalıp gitme vakti günün,
Mevsim mevsim unutmalar
Gün gün ,saat saat
Sevişme sevişme unutma rengindeyiz ..
şimdi sarı zamandayız
Solmuş sarı
Ayrılık sarısı
Şimdi en acısı
En geçmeyeni zamanların
Vakit ölü şimdilerde
Gülen saatler yüzyıllar ötesi sanki
Koca bir mezartaşı gibi ,
Çökmüş yüreğime yüzün
Masal gibi;
Mışlı dili anlatmaya çalışıyorrum kendıkendıme,
hiç yaşamamış olmayı dilerken seni..
Onsuz geçen her anıya yana dursun bedenin
Geçen her saate ayrı tutuşur gözlerin
Şimdi siyah tüm renkler tüm maviler
Sen – ben- hele de biz ..,
kapkara bir siyah
Ölü gibi acı şimdi sensiz renkler
Ölüm gibi kimsesiz konuşmalar..
Ve sen hiç olmamış
Hiç yokmuş gibi..
hep bende kalan sen...

Çarşamba, Ekim 29

okumayın yaa çok sıkıcı

bu post çok düz... yazmış olmak için yazıyorum itiraf ediyorummm...
hafta içi tatiliydi..
dinlenecektim çünkü tahlillerimde olağan olabilecek ama benim canımı sıkan olmaması gereken o yüksek sonuç sinirlerimi bozmuştu..dikkat etmeliydim...ama çok keyifliydi..cidden eğlendim yaa..
salı günü erken çıktım piştim gelmişti onu görmeliydim..beşiktaşta buluştuk melisle geldiler..hemen 1 saat ayak üstü sıktırdım yanaklarını çünkü hem onalrın hem benim planlarımız vardı..bu sabah için kahvaltı planı yapıp ayrıldık.. o akşam taksim yan gastro -meyra ve son olarak taksim kiçinette karar kıldık bizim yavşi ile..yavşi kim mi benim eski big boss.ama kardeşim olsa bu kadar sevemezdim sanırım..janım yaaa...
4 saat yemek yiyip yavşinin tesadüfi seçtiği şarabı içtik..aynı saatlerde boğazın diğer yakasında en sevdiğim mekanda en sevdiğim yemekler yeniliyordu... ve benim aklım arada kayıyordu ..taakii şarap etkisini gösterene kadar..çünkü yoğun şarapla dahada içim ezildi..neyse boşver blogcummm...beni yargılamadan dinleyen , gerektiğinde beni susturan akıl veren yavşicimin çenesi pek bi düşüktü..güzin abla olan bendim dün akşam..ama gecenin sonuna doğru geldik benim hayat çizgime..aldı sazı eline..adam tutturmuş ; aynı sedefle cenk gibi prenses yaa..sadece sedef yada sadece cenk değil söylenirken anlasna yaaa diyip duruyooo..allam nie hep bana hep bana...gece saat 1 den sonra ben ikinci planıma geçtim..kıramayacağım ikinci kişi ie de şarap ve muhabbet eşliğinde sabah 5 i gördükk..
9 da kalktım koşa koşa hisara...çok özlemişim hisarda kahvaltıyı..anadolu yakasından sıkılmışım..pişticim...meliscimmm...eskisi gibi öküz gibi yedik yaaaa..ben kendımı durduramıyorum ulan blogg..pişticimle kapıştııkk anasını satayım yeme konusunda...çok özlemişim yine yaaa..sonrasında kendimi alışverişe verdimm veee sonunda rugan çizmelerimiii aldımmmm....soluğu ortaköyde aldım birde kendimi tutamayıp..canım ceyceyimle ve ikizi ile buluştuk...hala karnım acıyooo gülmekten...
eve yenı geldım..uykusuzluktan ve yorgunluktan cidden ölicimmm..ama burayada karalıyım istedim..uff yazma şevkim nerelere kaçtı acep..ne çok saçmaladım ben yaaa..

Salı, Ekim 28

pok

allahım sanki çıkıyorduk yaa bu ne hezeyan haniiii çok özgüvenlıydın haniii..
uleyn birde seninle çıkma gafletinde bulunsam ne olacaktı..ofise adamlar gönderip gönderdiğin çiçekleri geri gönderdiğim için dövdürecekmiydin..bu ne sinir beeee...evet gönderdiğin o bacağım kadar çiçekleri geri gönderdim..ben orkideleri sevmemmmm...lilyumdan nefret ederim..kırmızı gülün üzerine kusasım gelir....

nerden bileceksin papatyaları sevdiğimi....işte bilmediğin için yolun karşı tarafındasın..
nerden bileceksin ben beyaz güllere ömrümü veririm...işte bilmediğin için kafana yiyecektin az daha koca saksıyı...

ve eminim bilmekde istemıyorsun artık..isteme...hıh...isteme...ayy çok sinirliyim...tamam itiraf ediyorum çok kabayım ama sana dün gece bütün haftasonu düşündüm ve hayır istemıyorum dedim dimi...anlayana evladım anlayanaaa....
kuşum gel gidelim biz bu amca pok--kaka..


ya sizin aklınız karıştı bu evlilik teklifi eden hangisiydi die biliyorum..bundan daha hiç bahsetmedım..yani ilk bahsedişim evlenme teklifi ettiği gün:D..şimdi bunun adı ne olsunn hımmm ne olsa acabaaa.hehe buldum pok olsun:D hehehe ...beni bugün sinirlendirdiğin ve saçma sapan davrandığın için seni cezalandırıyorum..senin adın pok..allahım sen benim sevmediklerimi sinir olduklarımı beni gaza getirenleri benim gazabımdan koru zira ben kendimden korkuyorum...tek bir kişiyi koruma ama onada meleğim zaten...
bashbash

Pazartesi, Ekim 27

salak blog

kendimden sıkıldığım dizinin ikinici bölümü ekranlarda..

etrafımdaki eşşek arılarından da sıkıldım..şu en son evlilik teklifi eden beyefendi aman allhım nasıl özgüvenli nasıl ukala küçük okan bayülgen anasını satayım..
ama aşık öyle demeyin..aşık mağrur ve gururlu...
hay a..q... diyorum yeminlen..(ahanda bloglar benim küfürler yüzünden kapanıyor :D)
yaa etkilendim tamam..hatta çok etkilendim itiraf ediyorum,belki bidaha böyle bir evlilik teklifi alamayacağım,,amma velakin benim romantik üssü küççük teyzem bile yaa çok güzelllll diye diye salyalarını telefona akıtarak dinledi ama yok ben sevmedim tarzını hayır dedın dimi dedi...
daha ben ne diyim söylesene lan blogggg..düşündüm inanın bütün haftasonu düşündüm acaba yanlış mı yapıyorum diye...hatta ve hatta cumartesi akşamı sırf onu düşünüp uyuyayım diye gecenin bi vakti aradım alüüü napıyosun diye,kendimi hiç bu kadar zorladığımı hatırlamıyorum,fenayım feciyim vede iğrencim...amma velakin rüyamda kimi gördüm.???..sabaha kadar uyuyup uyanıp ağladığımda rüyamda kim teselli etti beni???....haa sana soruyorum allahın dilsiz bloguuuuu...siz bildiniz kim olduğunu yormayın beni...
yani orta yerımden yarılsamda adamı düşünüp uyumak için arasamda yok anam olmuyorr.
hayır sevgili ufaklığım başta olmak üzere sevgili dayıcım sevgili küççük ormantik teyzemde sanki bir olmuşlar gibi aman sevmedik biz bu adamı dediler..sanki gördünüzde koynunuza aldınız bre zındıklar..sorarım size kim böyle evlenme teklifi eder diyorum..etmeyiversin aman bırak cambazz diye dalga geçiyorlar..

tamam sen zaten hayır demiştin diyeceksınız ama düşünmeden de olmaz dı şimdi ayıp.elin adamı okadar düşünmüş etmiş planlamış benim gibi bir hıyara böyle bir evlenme teklifi etmiş..bende iki gün düşünsem çokmu..yalan söyluyorum sadece cumartesı düşündüm..pazar kalktığımda yüreciğimin üzerinde bir kuş vardı...öyle böyle bir kuş değil hemide..kuşunda kafasını koparıp atıcam az kaldıı da işte elim elvermiyor..

telefon çaldı azönce cambaz hadi dedi geliyorum ( evimi bilmiyor ya herhangi bir köşeden alıyor hehehe) sana sürprizim var..tamam dedimm..sonra teli kapattım içim cız etti.napıyorsun dedim napıyorsunnnnn dangalakkkk...hemen aradım yok dedim ben gelmeyeceğim ben hiç gelmeyeceğim..cambaz dur tamam gelme ama hiç deme tamam ne olur sakin dedi..arama dedim ne olur arama ,gelmem,gelemem ...keşke kollarımı açıp gelebilsem sana..keşke elini tutabilsem,,keşke seni ilk öpen ben olsam ve öpebilsem seni..keşke koynunda uyumaya heveslensem..sana yemekler yapmak gelse içimden..keşke seninle aynı evde yaşamak istesem evlenmesekde olur desem..keşke seni kimseye anlatmaya gerek duymasam..ama yapamıyorum..zorladım denedim kendimi ama elin elime değecek diye ödüm kopuyor..gürültülü bir yerde kulağıma birşey söyleyeceksın diye müziği duymuyorum diyemedim..hiç birini diyemedim..aptal salak karılar gibi ufff zorlama işte istemıyorum dedim..
kapattım teli hala ağlıyorum..bi elimde miller bi elimde pringles (sosyeteyım yaaa) hala zırlıyorumm..neden bunların hiç biri gelmıyor içimdennnn..salakmıyım bloggg salakmıyımmm..

çok fena gaz gelıyorum şu an..içtikçe gaza gelıyorum ben bilirim kendimi..kuşun kafasınımı koparsam..kendi kafamı mı ona karar vereceğim şimdi..

Pazar, Ekim 26

bildiri2

nasıl yaptığımı bilmemekle birlikte bir şekilde çalışıyor blog..off sıkıldım valla yaaa..
aslında yazmak ıstedığım şeyler var fena halde ama uff bu şekilde yazasım yok..çok canım sıkkın fenaaaaaaaaa..düzeltecek şeyi biliyorum ben aslında da neysaaaaa....mucuxxx..yorumlrınızıda yayınlayabiliyorum..

bildiri

canım okuyucularım yorumlarınızı malesef yayınlayamıyorum yaaaa:(
bu ktunnel midir nedir ondan olmuyor bir türlü...

macar şarapıııııı

efendıme söylıyım şimdi bu bloglar kapandı yaa..ben bu konu hakkında söyleyeceğim ne varsa döktüm içimi forumlara valla kalmadı söyleyecek birşey..o yüzden ben herkese inat ölee yine salak saçma yazıcam banane...yurdum yasda olabilir blogspot için fakat davamızı birşekilde sürdürmeliyiz:d

uleyn bu yağan yağmur ne be...valla kızdı birileri yukarıdan faldır foşur yıkıyor balkonları hepimzin tepesine..
dinmiyor dinmiyor..
dün kahvaltıya gittik böceğin babası ile..ayy çok güldüm salak salak..ki sinirlerim harbi laçkaydı..o masadan o masaya ahanda ıslanmayacağız diye domino taşı gibi taşındık..ve ben ilk defa bir fareyi bu kadar yakından gördüm,iskelenin üzerinde böle salak salak yürüyordu..anam ne güzel yaratık o öyle ..gerçi böceğin babası hemen kovaladı ben bide yaa ane kovuyosun bakıyodum ben ona die kzıdım bide çocuğa:D nankör cambaz diye boşuna konuşmuyorum ben..

4. kez bahane bulmaya utandım ve sevgili sılay ailesinin reisinin yemek teklıfıne sonunda evet dedim artık..ve cuma akşamı sılay ailesinde yemekteydik..ayyy ayy o ne güzel ev öyle..sanmayın ki saray yavrusu..hayır hayır..son derece minik ..ama nasıl huzurlu görünüyor....sılayların reisi ile öyle bir sarıldık ki sanki abim ve ben aylardır yurtdışındayımda yenı görüyorum:( her nekadar fikirleri ile örtüşmesemde seviyorum bu adamı..gönençcim çok güzel yemekler yapmış bize..ve harika bir macar şarapı vardı..ayy süperdi sılaylardan utanmasam sarhoş olana kadar iççektim valla..çok keyıfli bir muhabbetti sılayların reiside kraliçeside nasıl hamaratça hizmet ettiler ki sormayın,hem çok eğlendim hem çok irdeledim herşeyi..vee evden tam çıkıyordum kii sılayların reisi elinde bir macar şarapı ile çıkageldi..al cambazcım buda senin dedi..ayy şapur şupur öptüm valla adamı:)

ne cambazmışım beee kopamıyorlar valla benden:D çok megolamanım itiraf ediyorum...şaka şaka...herşeyin bir sebebi var...neyse efendim ben size film repliği gibi bir konuşma yazayım aklınızın karışsın azıcık....

Y:vazgeçmenin kelime anlamı bu sanırım
X:senin sayende ağlarken bu mesaj biraz saçma oldu
Y:benim sayemde niye ağlıyorsun ki babama yazdığım yazı için ağlıyorsan bildiğin bir hikayeyi okudun..ben sen daha mutlu ol diye kasıyorum zavallı ruhumu ağla diye değil..
..........

aslında daha devam edıyorda uf gerek yok..sıkıldım..buarada son zamanlarda duyduğum şeyler canımı yakıyor-midemi bulandırıyor...

bir replik daha; bak cambaz 3 ay dıyorum bugün 2 ay 27 günse 3 gün kaldı...hahaha cidden çok güldüm yaaa..

hadi bashbash.
ee bu yazdığım çıkçak mı bakalımm

Cuma, Ekim 24

başlık bulamadım yeminlen...


çok bulandı aklım anasını satayım valla beynımi böle gavur dağı salatası gibi parça pinçik hissediyorum....
cevap verdim vermesine ama bitmeyecek ki bu..
çatlamayın tamam anlatıyoum.

şarap içelim dedi yeri zamanı sen söyle..
öle paldır küldür soruncada aklıma birşey gelmıyorki..
sustum..ay dedim zaten zar zor ikna oldum kasma beni..migrenım zaten tavan yapmıştı bugün..
ki migrenimm ahh migrenim en sevgili en ateşli gecelerimin tek sahibi diyebilirim..
hayatımı zindan eden tek şeydir kısaca..
çok güzel girdi cümleye hayır diyemedim..
neyse nereye gittiğimizi söylemeyeceğim ama şu kadarını söyliyim özel hazırlanmış bir mekandı sadece bana özel..
şarapda zaten içemedim aldığım ağır ilaçlardan...ambiyansı bozdum itiraf ediyorum..
normal muhabbetle başladık,
ergenekondan ,dolardan borsadan doğudan herşeyden bahsettik..
gergin değildi aksine son derece rahat..oysa ben onun bu tuhaf ısrarının esrarını çözmeye çalışıyordum..
sonra masaya bi kutu çıkardı ..sindy bebek evi kutusu..
açtı sakın dokunma ben yapacağım dedi..
2 saatte hem muhabebt ettik hem evi bitirdi..
sonra bir sindy çıkardı birde neydi onun erkeğinin adı bak şimdi hatırlamıyorum işte ondan koydu evin içine..
bak dedi bu evde bu zavallı çocuk tek başına yaşıyormuşş çokda mutluymuş..
günün birinde bi kız görmüş ve aslında mutlu sandığı hayatının ne kadar boş olduğunu görmüş..
aradan günler günler geçmiş..korkmuş arkadaşlıklarından söyleyememiş..
ama bakmış ki kız anlamıyor(kıt galiba) mutlu mesut yaşıyor..
korkmuş biri gelip ondan önce davranacak diye, karar vermiş açılmaya..
ve bu akşam o akşammış dedi...
ben ağzım açık mal mal dinliyorum..ama o bu sırada hem anlatıp hemde evin eşyalarını teker teker döşüyor..

cambaz dedi..sana elimde tek taşla gelebilirdim ama kesin benimle dalga gecerdın....
seni en lüks yerlere götürüp ayaklarına da kapanabilirdim ama birdaha yüzüme bile bakmayacak hale gelirdin...
biliyorum ki oyuncaklara hayır diyemiyorsun...
belki banada hayır demezsin diye düşündüm..
bu evi şimdi senin için ben yaptım ,ama artık hayatımı evimi benliğimi sana bırakmak istiyorum..
bizim evimizi birlikte yapalım..evlen benimle dedi....dediii bana dediii.....

tek kelime edemeden öyle baktım baktımm..
nasıl yaaa...aklıma gelen son insan,çünkü çünkü ikimizde neleri anlattık birbirimize...ama ben senınle çok eğlenıyordum nerden cıktı bu yaaa diyemedim,itiraf edıyorumm çok çok etkilendim..

acele etme cevap verme..sana yalvarmayacağım..hayat senin hayatın..ama bilki ben seni hayatımda istiyorum..başka erkekler gibi sana köle olmayacağım..uğruna köpek de olmam ve bu ev gibi oyuncağında..ama eğer tek kelimelilk bile olumlu birşey varsa aklında inan çok çok eğleneceğiz birlikte dedi...sustum sustumm...

tek kelime cıkmadı ağzımdan tam yarım saat...
hayır dedim..hayır...ve bana zaman verme..olmaz diyebildim sessizce..diyemedimki cambaz aslında.........................neyse aslındası falanda yokki...
bu bir cevap değil,senin asiliğin..istediğin zamanda olmadığı senin kontrolünde gerçekleşmediği için hırslanıyorsun ama seni tanıyorum...zamanın var ve ben haddimi bilerek hep hayatında olucam dedi..

bana hiç birşey sormadan evi pakete yerleştirdi..taksi çağırdı ..( beni kimsenin evime bırakmasına izin vermediğimi bildiğini göstermenin daha iyi bir yolu olamazdı..)

taksiye bindim..elimde paketle eve geldim...

ve son iki saattir şokta oturuyorum...defol diyemeyeceğim bir konuşma..hırçınlaşamayacağım-kabuslaşmayacak bir yaklaşımla tüm yollarımı kapadı,taktiklerim tutmayacak ,dediği gibi benim planlarımın sınırlarımın dışında bir oyun sahası hazırlamış..neden ben yaaa ..bi insan neden benimle evlenmek isterki...

cidden belkide hayatımda alacağım en güzel en yaratıcı evlenme teklifini aldım..
ama hayır..
ve biliyorum ki pes etmeyecek ..beni bunaltmadan sıkmadan biryerlerden çıkacak karşıma..
ama hayır...
o pes etmedikce ben gizliden üzüleceğim..
kim olduğunun önemi yok..önemli olan tek şey nakout oldum,kabul ediyorum...

keşke onun dediği gibi tek kelimelik bir olumlu düşünce olsaydı kafamda...

Çarşamba, Ekim 22

saçmalıyorum haaaaanııııııımmmmm

gidiyorum gidiyorum..
amsterdam işini sevgili gülcüğüm halletti
biletler -otel herbişey hazır ohhhhh..
vize tarihide belli...anam bi alamazsak valla patladığımızın resmi..
zaten gülün sevgilisi pek bir sinirli pek bir asabi..
2 kız nereye gidiyormuşuz ?
ben zaten çatlakmışımm(sen kendi sevgiline bak diyeceğim olmayacak)
yaaa cidden acayip sinirlendim son cümlesine ama hadi gül seviyor diye birşey demedim..
neymiş efendim benim sorumlu olduğum biri olmadığı için tehlikeliymişimmm..
ulannn sen sorumlusunda neoluyor diyeceğim ..neyse cambaz sus anam sus sen ... amsterdamda ben yapacağımı biliyorummm.uslu uslu oturacaktım ama bittin olm sennn bittinnn...

geçen akşam furbyimle birlikteydik yine..ben konuştum yavrum oda dinledi..
seviyorum onu dinlemeyi bazen bakış açısını bile:D boş dolu muhabbeti yaptık..ve daha neler neler..ama üşeniyorum şuan yazmaya yaa..ufff bu akşam resmen zattirik zutturik yazdımmm..hade gittim ben...

cambazdan öneri; nefertiti ; muhteşem bir kitap ,mutlaka okuyun...
24 ekim testere V ,mutlaka gidin..ben gitmessem ölücem sanırım zira günlerdir beklıyorum...

gittim...

28 haziran 2005

yahoo mail adresımı temizliyordum 2400 mail...aman allhım bütün acountlarım oraya bağlı..yağdıkça yağmış..neyse sıkıntıdan onları temizledim..

sonra klasörlere baktım...tek bir klasör var...açtım,hatta açarken hangi kıytırık maili atmısım acaba bu klasöre dedim...

sulatanıma;
..............................28 haziran 2005...bel üzerine yapılmış bir esprinin km ler arasında atılan kahkahaları..çölün ortasından yazılmış bir mail...

nokta..

cambaz..

Salı, Ekim 21

mavim...

çok soğuktu hatta kar yağsa keşke de soğuk bitse dediğimiz günlerdendi..
okuldan eve koşarak geldiğim o 4-5 aydan sonuncusuna giriyormuşuz şimdi anlıyorum bunu.
her öğlen yemeğe geldiğimde büyük prensesim gelmiş diye seslenirdi içerden ,koşarak giderdim yanına..kapıdan girdiğimde yakın gözlükleri gözünde ya bulmaca çözerken bulurdum onu yada tv izlerken..gidip onun hep sevdiği gibi kocaman öperdim..
artık ayağa kalkamıyordu ama kalkamıyorum demedi hiçbir zaman ,yoruluyorum prensesim ya kalkmasamda oluyor bak sevgilim (annem) bakıyor bana diyip gülerdi..oysa nasıl içten içe kendini yediğini görmek için 30 yaşında olmaya gerek yoktu..
o öğlen yine gittim kocaman öptüm..sarıldı kocaman bana..koca cüsseli adam gitgide küçülüyordu ama bana hala kocaman geliyordu..
akşama çok güzel bir film var birlikte izleyelim yarın sınavın yoksa dedi..tamam babişkom dedim sen istersinde izlemezmiyiz hiç..yemeğimi onun yanında herzamanki gibi galatsasaray hakkındaki yorumlarımızla yedik..evden hiç çıkmak istemedim o gün hiççç..sanki çıktığımda birdaha göremeyecek kadar uzaklaşacaktı benden..
okula gittim-geldim-yemek yedik..film saati gelmişti ama babam müzeyyen senarın olduğu bir kanal bulmuş belki başka diyarlarda onu dinliyordu.annem usulca cıktı odandan morali hiç iyi değil dedi,dinledikçe ağlıyor ağladıkça dinliyor.girmeyin içeri size böyle görünmek istemeyebilir..

dinlemedim girdim..benim mavi gözlü koca devim küçük bir çocuk gibiçkırıklara boğulmuş ağlıyordu..gel buaraya dedi,usulca yatağının yanına oturdum..elimi sıkıca tuttu,küt ,cüssesine göre uzun olmayan parmakları hala o kadar güçlüydü ki sıktıkça sanki hala güçlü olduğunu hissetiriyordu bana..
seni çok seviyorum dedi,bizden hiç esirgemediği cümlelerle senide kardeşinide çok seviyorum..uzak değil ayrılığımız hissediyorum korkmuyorum ama sadece sizi çok özleyeceğim sanırım dedi..ben sulugöz çoktançkırıklarla ağlayıp konuşma neolur diyordum..çocukkende böyleydin yalama şu gözyaşalarını tuz mu eksik senin vucudunda acaba diye dalga geçti benimle..hala ikimizde ağlıyorduk..babam ellerimden gidiyordu..küçüktüm daha 16 yaşında..ve söylediklerinin hepsinin doğru olduğunu ikimizde biliyorduk..gidiyordu..o gece hiçbirşey konuşmadan okadar çok ağladıkki..iki küçük çocuk gibi..kimse girmedi odaya..ne annem ne ufaklık...
arka fonda açmam açamam derdimi hiç kimseye çalıyordu....

sabah annemin odaya apartopar girmesi ile uyandım,ufaklık çoktan okula gitmişti..o gün karneleri alıyorduk..28 ocaktı...baban dedi baban nefes alamıyor...tek hatırladığım bu ogüne dair..babamdan da kocaman tüpler geldi odaya...gözgöze geldik..sana demiştim gibi bakıyordu..
nefes almasını sağladığımızda ufaklıka beni çağırdı..ellerimizi sıkı sıkı tuttu yine,ağlamayı kesin de bana bi sigara verin artık dedi..verdik..içemedi..ama çaktırmadı..tamam üzülmeyin içmem olur biter dedi..geçecek ayağa kalkacağım ve yine balık tutmaya gideceğiz ne olur ağlamayın dedi..daha çok ağladımmm..nasıl bir korkudur o gideceğini bile bile..ve acı çektiğini bile bile o şekildellarca yaşamasını ,size bakarken kendinden bile çekinen mavi gözlerin gitmemesini istemek nasıl bir bencil sevgidir bilmiyorum..
aradan benim 1 gün gibi hissettiğim 13 gün geçti..bütün bir 9 şubat pazarı yanında oturdum ellerini tuttum artık ben sıkıyordum o küt parmaklarını,parmakların dedi benimkilerden bile daha uzun olacak..gözgöze her geldiğimizde gülümsüyordu..kocaman ılan mavi gözleri ,balığa gittiğimiz denizler gibiydi..derin-mavi-kocaman...ve mavi devim bizi terk edip gitti...
o günden beri hiç balığa gitmedim..denizden korkar oldum...maviliğinden..
o günden beri küt parmaklı güçlü elleri hep çok sevdim..
babam..küçük yaşımın büyük adamı...büyük yaşlarımın büyük özlemi..
ağladığını gördüğüm ilk erkek..mavim-hasretim-devim..

kim bu şiirlerin sahibi...

boyutsuz bi sevda bu
zamanı yok
mekanı yok
sonu ne olur dıye
hesabı yok
boyutsuz bi sevda bu
korkusu yok
türküsü yok
sen severmısın diye
sorgusu yok
boyutsuz bi sevda bu
zinciri yok
silahı yok
böyle olmalı dıye kitabı yok
boyutsuz bir sevda bu..

erkek kedi oldum sanırım %100


o kadar sıkıldım ki...

amsterdam çalışmalarından..

ani planlardan..

italya krizinden..

annemin anlayış abidesi olmasından..

bütün ailenin bana garip düşkünlüğünden,ne desem yapılmasından..

kendimden sıkıldım yaaa..neden bilmiyorum ..

halbuki ters giden bir şey yok..

haa benim için düz gitmesi herşeyin zaten en büyük terslik...

.....


dün gece birşeyi fark ettim ben kedileştim sanırım..

allahım kendimi mart ayında erkek bir kedi sanıyorum aslında sanmıyorum zorla inandırıldım buna..

efendime söyliyim ne kadar hatırlamadığım adam varsa,ne kadar tanıyorum ama bir kez gördüğüm dediğim adam varsa, sevgilim varken kanka takılan ne kadar kanı bozuk varsa deli gibi arıyor,arattırıyor vede bıktırıyor..

hayatımın hiç bir evresinde bu kadar talep edildiğimi hatırlamıyorum..haa bundan memnun falanda değilim..çünkü egom hiç bir zaman düşük olmadı ki iltifatlarda etse sevmediğim bir adamsa cidden ruhum duymaz..aksine sinir olurum..


ben ölee iltifatlar edilsin egomu fezaya cıkarsın die birilerini hiç tutmadım etrafımda..ama vallahi kendimden şüphelenıyorum..mart erkek kedileri gibi koku falanmı bırakıyorum yahu...yalnızım aloooo ben yalnızımmm,şii duydunumuz mu cambazın sevgilisi yok falan die bölee yankı mı yapılıyor evrende acaba...

en son bombadan sonra yuh dedim zaten,o kadar hatırlamıyorum ki adını söylediği halde yaa pardon tanımıyorum dedim meğerse tanımam gerekıyormus hatta bırde kahve içmeliymişim ki aradaki kaybettığımızzamanı telafi edebilelimmiş..yuh leynnn....


işte bunlardan da sıkıldım...

he kanı bozuk olup kankayken aşık ayağı yapanları hiç yazmıyorum onlar sinir bozmanın yanında üzüyorlar birde..


yani işin kısası ben bu talep meselesini anlamadım,kış gelıyor amanda bir sevgilim olsun peşindemi acaba herkes...nedir yahu bu talep ..valla ben cadının ,dırdırcının,çirkinin çok konuşanın ve çekilmezin biriyim..bi gidin yahuuuu etrafta taş gibi boylu poslu-çıtı çıkmayan hatunlar var....


sıkıldım sıkıldım uçmak istiyorum....haftasonu bir kaçamak yapacağım sanırsam..keyfim yerine gelir mi dersiniz?




Pazartesi, Ekim 20

hıh

müstehaknış benım gibilere,ohh olsunmuşş...lanet pazar yazıma böyle bir yorum geldi....uleyn yoldurmayın bana kendinizi yiyorsa bir yerleriniz kim olduğunuzu da söyleyin...o kurtçuklar yesin en kıymetli yerlerinizi inşallahhhhhhh.............

parça pinçik...

bugün en aktif bloglar arasındayım ,sanırım güzel birşey bu...

sabah kalktım akşamki yemeği iptal ettim..neden heyecanlıydın ?diye sormayın öyle işte yeni bir şey yaşamak istemediğime karar verdim gece yarısı uyurken sanırım..

sonra hemen annemi aradım,ince bağırsaklarındaki rahatsızlığın kanser olup olmadığına dair yapılan test sonuçlanacaktı bugün ve ben bunu hiç çaktırmadan kimseye ,sessizce bekledim herzamanki gibi.vee mutlu son hiçbirşeyi yoktu kraliçemin...

maillerimi açtım asistanıma mail yağdırdım ki bu hafta başıda benden nefret etsin diye..

iptal etiğim yemeğin cevapları gelmeye başladı fena halde sinirlenmişler:(

kıpkırmızı oje sürdüm ofise gitmeden,çok güzel oldular..

en yüksek topuklularımı giydim..( etilere değil nişantaşına gidiyorum:S

bu haftaki işlerin planını çıkardım..

çiçeklerimi suladım..

dün gece bahçeye nerden geldiğini anlamadığım köpek yavrusuna süt verdim...

mutfaktı kurtçuklarıma baktım,gitmişler allahtan..

ev ilanlarına baktım ,güzel bi tane beğendim ama izmirde...

bileğimin sargısını yeniledim kremledim ,ama hala fena..

bu akşam sadece sıcak bi yatak istiyorum..sıcak bi alkol de olabilir..

sanırım bu evre böyle birşey,sıcak bir yatak-sıcak bir kucak-sıcak bir ev-sıcak bir içki..

bilgisayarım çok çalışınca sıcak oluyor ama sıcak bilgisayar istemıyorum..

bugün kaanlarda gitti,çok fena kavga edip gitti hemde:(

bugün yani bu sabah herşey bitiğinden beri ilk defa tahlilim için hastaneye gittim..

okadar çok bugün dedim ki aklıma ;

' bugün pamuk kalbinden taşınıyorum ' geldi...

oysa hiç sevmem bu şarkıyı,bayık şey...

anladığınız üzere bu sabah çok erken kalktım,yada dün gece hiç uyumadım ,bilmiyorum...

ipten düşen cambaz

Pazar, Ekim 19

lanet pazar

uleynnn kim beddua etti bana kim ? çıksın yemin ediyorum sadece kafasını keseceğim...
bu ne pazar böyle yaa
zaten camış gibi uyudum 12'ye kadar ,gece 4 de yatarsan salak salak lost izleyeceğim diye olacağı budur tabiii..
ayy kalktım temizlik yapacağım sözde ee akşama yemeğe misafirlerim var..allahtan mis gibi yemeklerimi yapmıştım..
elektrikler yok,hönk cambaz...
ee dedim napalım böle yaparız...
mutfağa gittim kağıt havlu alıcam elimi kurulamak için ,ana minik bir meyva kurdu?
ben salak kurtçukla konuşuyorum yaa sen nerden geldin bakiimmm amanda aman die böle nerden geldiğini anlamaya çalışırken kafamı bir kaldırdım tavan silme bunun sülalesiiiiiii
anaaaaaaaammmmmmmmm nerden geldiniz laynnnnn ?
çığlık atsam hepsi tepeme düşecekler okadar minikler yaniii....elektirkler yok tabiiiii hala o arada..
neyse ben böleee zıplarken elektirkler geldi hemen süpürgeyi kaptığım gibi mutfakta tek tek kurtçukları ayıklıyorum..böle tak tuk diye sesler gelmeye başladı ana süpürgeye bi baktım dumanlar cıkıo hafiftennn....imdattt leynnn .....
ben tabii bildiğim bütün küfürleri sıralamaya başladım..
ve bi hışımla giyinip çantamı alıp çıktım...nereye mii?
elektirikli süpürge almaya:D peki aldım mı aldım...bu arada 1 aydır beni oyalayan bir türlü istediğim çift kişilik yatağı getirmeyen doğtaşı bir gün önce arayıp iptal etmiştim küfrederek...
girdim dükkana dedim süpürge istiyorum en kuvvetlisinden bir yılan sülalesi var evimde...ardından gözüm yataklara ilişti..yatak dedim yatak istiyorum..10 dk da
süpürge-baza -yatak almıştım:D:D yehuuuuuuuuuu kendımı sevıyorummm..
eve geldimm ohh bitirdim temizliği....misafirciklerimide aradım hadi dedim erken gelin..
sigaramı yaktım,bide size saçmalıyım dedim...
lanet pazar fena başladı ama şimdilik iyi bakalım...ee bunun daha yemek eleştirileri var tabeee,bütün bir gece onları dinleyeceğim:D umarım beğenirler yaaaaa..
hee birde şu kurçuk sülalesi nerden geldi hala bilmiyorum ve arada gidip kalanları temizliyorum,ilaçlayacağım bu gece evide kendimide:D

yaaa birde yarın bi yemeğe gidiyorum...ve nie heyecanlıyım bilmiyorum..oysa el ense şaplak bir yemek olacak ama..sanırım bir haber alacağım,hihihihi...

sevgilersss

cambaz

Cumartesi, Ekim 18

?

AŞK

bir süredir düşünüyorum ?
acaba benim bildiğimden değil mi bu kelimeciğin anlamı?
ve bugünlerde sanırım bulacağım..
az kaldı..
çok az..
bulduğumda birçokları için geç kalınmış şeyler olacak..
geç kalınmış zaman dilimleri
ve tabiki benim içinde kaybedilmiş zaman dilimleri netleşecek..
beyın kıvrımlarım
kalp damarlarım
bedenimdeki izler
hepsi değişecek
resetlenecek
temizlenecek belki kirlenecek..
az kaldı
fena halde hissediyorum
bir yanım istemezken bu değişimi
diğer yanım kır dizini otur diyor..
geriye gelmeyecek zaman dilimleri..
skorlar...
pişman olunan anı olacağım...
filmin bitmesine az kaldı..
90 dk lık kısa metrajlı film diye başladığımız hikaye
6 sezondur yayınlanan dizilere döndü...
the end yazısını nereye yazsam
beynıme?
kalbıme?
elime?,ki baktıkça hatırlarım
AŞK?

bedenımden çık git....gözlerim hala herşeyi görürken- görmüşken ..
sende kabul et...gerçek değilsin....
ne benim hücrelerimde
ne sahibinin bedeninde...

saçmalıkların en güzeliiiiiiiii

aman allahım dün ne geceydi yaa..
hala düşündükçe rüyamıydı falan diye söylenıyorum.hatta melis de oyle düşünüyorki sabah bana cambaz lan sen dün bir şey söyledin rüyamıydı gerçek mi diye sordu:)
zaten niye bilmiyorum bütün hafta dün gece için heyecanlıydım tamam kabul ediyorum saçmalık olabilir insan bi kız arkadaşı ile yaptığı plandan nie heyecanlansın helede 3 gün önce birliktelerse diyebilirsiniz:) ama ne biliyim işte...
geçmiş zaman olurki mekanlarında ama yepyeni zihinlerle başladık geceye...
ben anlatmaya vapurda başladım,hatta bi an o yol bitmedi melisin beni taytenike falan bindirdiğini düşündüm:D
yürüyerek murattan sezinden konuşarak moda kırıntıda aldık soluğu.zaten plan belliydi günler öncesinden uzun zamandır ihmal ettiğimiz sevgili kırıntı ailesini görecektik ve kuzu füme ve yengeç stoğu yapacaktık:D
resmen kapıda karşıladılar ,eminim utanmasalar boynumuzada atlarlardı...bugün dedi ikiside bugün ikinizi sorduk ismi lazım değile,resmen çağırmışız gibi oldu dediler.serhatla alinin bizi gördüklerinde gözlerindekı pırıltıyı fark ettiğimde öyle mutlu oldumki evvet dedim bu gece süper geçecek.önce girişteki yere oturduk yer yoktu ama o kalabalıkta birden hepsi bizim masaya geldi,diğer müşteriler tuhaf tuhaf bakıyor iki tane kikir kikir konuşan karı ve mekanın bütün ekibi onların masada:D hemen bizi başka masaya aldılar biz zaten sanki evin mutfağındayız.ne yiyeceğimizi bile sormadı chizburger ve füme dimi dedi serhat efendı...
aman allhım sonra yapılan dedikoyu ne siz sorun ne ben söyliyim..yani burda çok açık yazmak istemıyorum..ama resmen dolmuş adamlar dedikoduya açlar...serhat hep dedıkoduyu severdi ama Ali abiden aynı şeyi görmek ağzımızı acık bıraktı..onlar konuştukça güldüm ama gözlerimin dolmasına engel olamadım söylediklerine..
bu kadar mı benimsemişlerdi beni-bizi..bu kadar mı alışkanlık yapmıştık...serhat ısrarla elma ağacından armut cıkarmı ?cıkmaz diyip durdu..ayy bırde bır benzetmesı var beni benden aldı...
''şimdi cambaz bu nasıl birşey biliomusun hagi fenerde oynar ya öyle birşey,hagi GS nin dır yakışmaz FB ye yanı orta yerınden çatlasa yakışmaz aynı onun gibi işte dedi'''

neyse beni çok ilglendiren bir mevzu değil..uzun uzun konustuk..pişticim aradı o arada sevgilisini havuzdan yenı cıkmış..sonra benımle konustu ama sesi nasıl kotu dedi orda olmak istiyorum ikinizle dedıkodu yapıp cocukları görmek istiyorum....az kaldı dedim azıcıkkk...
bırden kalktık ordan ne yapalım dıye sordum
şarap içelim dedi...ben bastım kahkayı,victor levi bahçe dedim ....ardından bana monopoly oynamaya gidersek tam olacak melis dedim....ve tabiki soluğu victor levide aldık...dedim tanısmamızı kutlayalım tam 3 yıl oldu:D şarapında etkısıyle ve son günlerde olan ölümler- benim buaralar babamı deli gibi özlememle gecenin sonu kahkaha atarken yarı ağlak karılara dönmemize sebep oldu.3 dü masadan kalktığımızda ...
allhım ıkı salak o saatte yürüyelim açılalım dedikkk..hay demez olaydık benim kıçım korkudan 3,5 ata ata yürüdü valla:D

sonrsında bindiğimiz taksici emınım konustugumuz o ciddi konulardan bizi ayık falan sanmıstır...:D
evdekı attığımız kahkahalar ve küfürler zaten anlatılacak gibi değil...sabah aklıma geldi yürürken düşüyordum...
ama şunu söylıyım dün furby ile konuşmamız -kırıntıdakılerın davranısları düşünceleri ve iyi dilekleri ile yemın ederım kıcım marsında ötesine çıktı.Yani Melisin dediği gibi E-G-O şeklinde 4 kişi geziyorum ortalıklarda..(yanı E-G-O okadar büyükki birer kişilikler ,hahahaha)
bu kadar düz yazı yeter ,nokta...

yaaaa bileğim ağrıdan ölecek..atelimi kaybettim yaaa....uffffffff

Cuma, Ekim 17

su sporları bıdı bıdısı:D

bir müşterime spor kanalı açmak için gelmişlerdir ve benden müşterimi ikna etmemi istiyorlardır ama önce beni ikna etmeleri gerekıyordur ,, konuşmanın en orta kısmını yayınlıyorum:D

d smart pazarlama müdürü(adam diyeceğim birazdan): cambaz hanım bakın o kadar yenilikçiyiz ki bu yıl türkiyede hiç yayınlanmayan maçları yayınlayacağız.
Cambaz:mesela?
adam:mesela türkiyede üniversite gençliğinin hiç bilmediği bir spor var ki dünyada çok biliniyor
cambaz:eee nedir o?
adam: su......
cambaz: aaa nasıl oluyor o spor ,ben hiç duymadım da..(kıskıskıskıs)
adam: bıdbıdıbdı anlatır.
cambaz :hadi ya suda mı yürüyorlar,(gülmemek için zor tutuyorum burda kendimi)
adam:yok hayır işte şöylede böylede anlatır.bu yılki turnuva maçlarını yayınlayarak türkiyeye yeni bir soluk getireceğiz,gençlere yeni şeyler tanıtacağız.yani seyirci kitlemizi genişletiyoruz.sizin müşterinizde emın olun mutlu olacak gelın ıkna edın bizde kazanalım sizde kazanın..bakın ben bu su ....... maçlarına çok güvenıyorum yenı bır kıtle oluşturacağız.
cambaz: bilmiyorum içime sınmıyor,ıhhhh mıhhhh aman bilmemki..

şeklindeadamı gönderdim..ama gülmemek için zor tutuyotum kendımı hala..allahım kabus mu bu yaaa ne lan bu istemıyorum maç muç havuz su görmek.birde bunun üzerine akşam kel kafa aradı kızım bizim maçları d smartt yayınlıyor artık ünüm türkiyeye yayılacak diye dalga geçiyor ben yerlerde yatıyorum gülmekten..dedım biliyorum anam biliyorum hatta havuza bayrak sallamaya gelıcem:d gelmeyen en adi olsun dedi :D (ben ezelden adiyimmmm)

ayy tesadüfleri sevmıyorum artık yaaa..banane sudan banane maçtan kanaldan....ayy bı laf vardı neydı ayakları gol başları pınar olsunmuydu ayyy hakkaten neydı ooo...

ps:müşterimide ikna ettim açacak valla kanalı ,,ohh gelsin paralarrrr terfiler...

kararlı kararsızlık

yine yeniden sözleri ne kadar da güzel..yine bir bıkkınlık ifadesidir ama yeniden dediğinizde tazelik gelır böyle bir değişiklik bir ferahlık...zıtların birleşmesini hep sevmişimdir.zıt çiftler-zıt renkler-zıt bıdı bıdıdlar falan filan...işte dünde yine yeniden şeklinde bir geceydi

dün uzun bir aradan sonra biri ile çamlıca et lokantasındaydım evet evet çamlıca et lokantası:D yazın başlarında beni o buhranlı anlarımda yakalamış inanılmaz ve yeni arkadaşlığı ile bana yeni dünyaları göstermişti..eski yazılarıma bakarsanız 'başka başka insanlarlada eğlencenin muhabbetin dibine vuruluyormuş' cümlesini görürsünüz.neyse efendim dün birden aradı cuma için lütfen bana zaman ayır dedi..hayatta olmaz dedim bir haftadır yaptığım planımı bozamam,mümkün değil.ısrar ısrar ....yemek bitince ara dedi yok dedim..neyse üzgün süzgün kapattı teli.1 saat sonraa ee bu akşam görüşelim dedi gülerek.ona hayır demek zor herkes için..iyi dedim tamam ama sen seç yeri ..seni bayılacağın bir yere götürücem sana anlatacaklarım var dedi.ben zaten dedikoduya dünden meraklı:D vee çamlıca et lokantasına gittik.yaa gerçekten çok güzel yaaaa,o eskilik o temizlik o böyle farklı bi tat.veee bennnn sonundaaaaaa rakı içtiiiimmm.böğüre böğüre içtim ama içtim.4 yıldan sonra içtim ayyy ama nasıl güzel geldi yarım kadehte dünyalar benimdi...uff yine çok keyifliyfi çok eğlendim ama bu defa farklı bir tını vardı sesinde böyle zamanla ortaya cıkacak ama şimdilerde sessiz kalmayı tercih eden bir ses.korktum aslında yazın başında da böyle birşey sezmiştim hatta konuşmuştuk da ama o konuyu kapatmamışmıydık yahuuu...

Perşembe, Ekim 16

yorumsuz..

Olurum ne olmamı istersen o olurum
Bırak yaşamayı içmeyi sevmeyi
Senin için ölürüm
Yeter ki bırakma beni...

bu dörtlüğü kimin yazdığını söyleceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz.maillerimi temizlerken buldum..tarih çok eski değil 1 yıl olmamış bana geleli..ama ne çok su akmış üzerinden..dörtlüğün yazılanı değişmiş bir kere,ölünecek insan ben değilim artık..ama yinede güzel,hoşuma gitti.sizde okuyun istedim..yazandan izin almadım ,alamam da zaten ama kızmaz diye umuyorum..zaman ne garip bir kelıme herşeyi nasılda silip yeniliyor..

hihihi

sola bakın sola cok güzel birşey yaptım artık şarkılı türkülü olduk yaaa ...frankim sinatram çalıyor olacak benı okurken.istediğiniz birşey varsa söyleyin deliciklerimmmm hemen eklıyımm...

Çarşamba, Ekim 15

saçmalık bilmem kaç oldu...

zırttırı pıttırı yazıyorum farkındayım ama sanırım deliriyorum..bu hafta iş konusunda güzel bitsin söz veriyorum yenı aldıgım herşeyi hibe edeceğim...mesela çok sevdiğim o topuklu ayakkabılarımı,kocaman çantamı,bu aralar kullanmayacağım gün gibi ortada olan ama dayanamadığım aldığım süper hatta harika adı lazım olmayan şeylerin hepsini söz veriyorum birine vereceğim ama haftam güzel bitsinn yaaaa..tamam amsterdam fikrinden de cayabilirim.ayy bu aralar güzel giden herşeyden vazgecebilirim okadar işkolik durumdayım ve sıkıntıdayım yaaa...yeter yaa böle bi fırınım olsun pasta börek yapayım istiyorum..
böhüüü böhüüü aaaaa iimdat help help help..SOS SOS SOS SOS......yaa bu fani şeylerler çok mu ilgilenip kendımı yoruyorum acaba..

ee birde hayatımda birşey var kiii..cumartesi akşamını bekleyın canlarım...yepisyeni taptaze haberlerle burda olacağım....

mujuxxx,ben yine delirip dökerim size içimi..

off puff aman yeter

yaa ne bu yaa ..bugunu kabus ılan edıyorum cidden kabuss..bir kere kesın kovulucam artık ona kanaat getirdimm yanıı..iş aramaya başlasam fena olmayacak...
yaa birde ne bu ölen ölene yaaaa..
önce 15 şehit
sonra Murat cığımın haberi
sonra edin ailesi
sonra ofisteki sevcanın dayısı
sonra ofisteki mertin eniştesi

yaa ve bunlar hep cok genç insanlar..ne bu yaaa.uff sıkıldım bu hayattan..cidden taaa ............................ yanııı.gidiyorum ya ben oynamıyorum küstüm bananeeeeee......

Salı, Ekim 14

:S

kabul ediyorum beceriksizim,ilgisizim prosedürlere.. ayy allh rızası için biri benim vize işlemlerimle uğraşsın yaaa..sıkıldım valla ilk günden..ne saçma şeyler bunlar böleee..birde ne ilginçlikse sorun üzerine sorun çıkarıyorlar..allahım sizin olsun amsterdamınız diyiciiiimmm olmayacak..yaa Gül 'e benım yerıme sen uğras desem uğraşmassan bak gelmem diye tehdit etsem ...okunu çıkarmış olumuyum acep:d çok gitmek istiyorum yaa....yada ben mi yanlış yapıyorum herşeyi, aslında çok mu basit bu prosedürler...:S:S:S:S:

gördünmü ? 26 olmuşum...

ufff yaa hiç bu kadar garip ötesi hissetmemiştim kendimi böyle hem kıçım tavan yapmış hemde egom yerlerde bı halde hiç olmamıştım.zaten bu aralar fark ettiyseniz böyle yeni saçımdan mıdır,kendımı 4 kat esnek hıssetmemdenmıdır yoksam ....ok yere 2 kilo vermemdenmıdır nedır pek bı güzel hissediyorum kendıceğizimi.neyse ben böyle aman cambaz mükemmelsin edalarında dolanayım bakalım daha kaç kere kıçım yere toslayacak.
uff saçmalayarak başladım itiraf edıyorum tamam.şimdi efendim ben 21 yaşındayken falan yani küçük bi kızken yaaa şimdide küçüğüm diosun ne zaman büyüktün demeyın ozaman ıyıcene küçüktüm..işte ben ozaman aşık oldugumu zannettiğim sevgilimden böle yenı ayrılmısım ama cok iyiyim yani benim erkek sinekleri bile falakaya yatırdıgım zamanlardan bahsedıyoruz.işte benım bır arkadaşım dediki cambaz akşam ben abimlerin mezuniyet toplantısına gidiyorum sende gel bak çok eğlenceliler.neyse gittim tabiki ben süslenip püslenip.yanıma biri oturdu ama allhım öldürücem ilk 10 dakıkada.nasıl ukala nasıl kendını beğenmış.birşey soyluyorum hooppp dalga geciyor.birşey istiyorum tak önüme koyup buyrun matmazel diyor.dedim ben bu gece bu çocuğu öldürürüm.etinden de yahni yaparım.ayyy kendını beğenmiş sığırcık diyordum ki arkadşıma duydu ufff ki ne ufff.ben bütün gece sus pus oturdum sonra utancımdan,hala ahtırlıyorsam demekkı fena utanmısım:D bu arada bu yemek yedıgımız ekıp bızden 8 yaş büyük ve hepsi de bize bebe muamelesi yapıyor,böle kızlar falan ay canımmm şeklinde(ki emınım vaaaayy çıtırlar bizim kileri kapmaya gelmiş diye düşünmüşlerdir ama allahtan arkadaşımın abisi hepsinin ağzının payını verdi daha ilk baştan)ayy tamam yaa sadete gelıyorum sabır sabır..
bu adam gecenin sonuna doğru bana bir şirin gelmeye başladı sormayın gitsin..o zaman boğaziçinden sonra ikinci üniversitesini bitirmiş americanyaya mastera gitmiş gelmiş falan abi cidden yıkılıyor.ama fotoğrafçılık yapıcam diye tutturmuş durumdaydı.neyse bende miniğim ya bana nasıl çekici gelmişti bende daha bi okula zar zor girmişim onun heyecanını yaşıyorum.o gece yemekte telefonum dibinde tabii,telimi falan aldı bölee zorla ve ukalaca.biz bununla o geceki yemekten sonra o sinema senin bu tiyatro benım bilmem ne operası gelmiş ay bu sergi gelmiş şeklinde 1 yıl gezdik ama sadece bu..özel tek birşey konuşmuyoruz-yapmıyoruz.sadece gülüyoruz yemek yiyip eğlenıyoruz.uleyn ben ne manyakmışım yaaa valla..neyse sonra ben buna resmen aşık olmaya başladım ama olmadım yanı sadece diyorum yaa ne eğlenceli bi adam falan filan bölee hayalller kuruyorum kızlarla gece yarısı o zaman teraslı olan evımızın terasında:) (ayy ne güzel günlerdi yahuuuu) bu bigün aldı beni karşısına dedi çok küçüksün ben aştan hiçbir zaman nasibimi alamayacağım..sen bana aşık oluyorsun ama ben seni sadece çok seviyorum...ayyy ben böle kaldım adama diyemıyorum kii yaa sen zaten yaşlısın die.hayır adam zaten 7 dalda lisanlı sporcu okadar yogun ki,benım dısında arkadası kalmamıştı butun vaktını bana ayırmaktan.bana bu kadarıda yeter amcaaaa diyemıyorum:D(ayy cok eğlendim şimdi bak anlatırkene)

neyse işte biz bununla çat diye görüşmeyi kestik çünkü bana bana aşık olmayan bi adamı ne ediyim neremde tutayım değilmi?..zaten yıl sonu gelmişti ben uzun bir tatile gittim sanırım en son uzun tatilim oydu.bölee bi iki ay yazlıkta sıkıntıdan mermerlerin renk ayrımını bile yapar hale geldim falan derken benim hayatım başka bir yöne gitti.
aradan 5 yıl geçmiş o bahsettiğim arkadaşımla(adına tırtıl diyelim bari) tekrar görüşüyoruz son 1 yıldır ,şu beni ilk yemeğe götüren arkadaşımla.ama bu arada ben bu gizemli beyle hiç görüşmedim msnlerimizi silmedik telini silmedim ama ne yapar ne eder hiç bilmiyordum.sonuçta gizemli abiden bir süre sonra (ki epey sonra aslında hayatıma biri girdi falan fıstık derken doğru olanı yapıp görüşmedim) hayatıma biride girince kestik biz irtibatı iyicene.
işte bu tırtıl beni pazar günü arayıp yarın abimlerin mezuniyet yemeği yine var hadi ne olur gel tüm ekip benim sevgilimle tanışmak istiyor eee sende çok yabancı sayılmazsın ortamı şenlendirirsin dedi.sanki ben padişah soytarısıyım,tövbe tövbe...ee tabe gelırım dedim ama aklımın ucuna gelmıyor bu gizemli bey.efendim yemek caddedeki mirordaydı (uleyn böle mı yazılıyorduki)
ben bir gittimmmm aman yarebbiiii...gizemli beyimiz masanın başında oturuyor ,beni görürgörmez koşarak geldi yanıma ,elimden tutup döndürdü vaaayyy küçük hanım siz koca bir kraliçe olmuşsunuz dedi..bende dedim sizde bay göbek olmuşsunuz,hehehehe..hentbolda sakatlanmış falan fıstık ondan göbek yapmış ,hee bende yedımm...yine oturttu beni yamacına.bu defa karşısında ufflayan puslayan sinir olan küçük kız değil sürekli ona karşılık veren ondan daha ukala ve hatta onu bile bastıran bir deli vardı.nasıl hoşuna gitti ben ona laf sokup delirttikçe tarif edemıyorum,her onu kızdırdığımda kahkahalara boğuldu..hala çok neşeli hala çok eğlenceli çok dolu çok keyifliydi.ve hala hiç aşık olmamıştı.miniçiktin yaa seni bıraktığımda ne kadar hazırcevap bi ukala olmuşsun ama bak pişman oldum şimdi dedi:D bende bütün gece o gazla vınnnnnnn vıınnnn şeklinde eğlendim.en yakın zamanda görüşelim dedi oke dedim en yakın zamanda..eve bırakayım dedi ,yok dedim gidebilirim,tabii bu arada masada bir o bir ben birde bizim tırtılın tayfası kalmıştı..(evımı biri öğrenecek diye aklım gidiyor ne tırsak bırsey oldum ben yaaaa).taksiye bindim el sallıyordu arkamdan...hemde ooo, arkamdan el sallıyordu...dedim artık çooookkk geç be canım herşey için çoookkk geç,senin koca bir göbeğin var benimse sürü ile anım..

Pazartesi, Ekim 13

uleynnnn

uleynnn hangi kendını bılmez benım playlistimle oynadı yaaa..arka arkaya babam ve oğlum,ikili delilik çalınırmı yaaa,ben o şarkıları duyunca milli migren hastası oluyorum..okadar yabancı çatlak çutlak şarkı varken nıye onlar yaaa..ofiste ava cıkıyorum valla bıttınız ,yiyicem sizi çiğ çiğ suşi gibi....dönmezsem bilinki nişantaşı karakolundayım,cinayetten....

ters dönene kadar yiyen cambaz ipten düştü

sabah yıne bı hışım uyandım verdıgım kahvaltı sozunu unutmuş olmanın verdiği kötü hisle..ama bır baktım saat daha 06:00.koşar adım ne giydiğimi bilmeden attım kendımı dışarı..sevgili kahvaltı arkidişimin arabasını görünce ben sanki yenı uyanmamışım gibi hoplayıp zıplamaya başladım.bizimki daha yenı uyanmıs bana verdiği söze sanırım lanet okuyordu.cambaz hayırdır uyumadın mı yoksa sabah ilk gördüğün erkeğe aşık oluyorsun ve bu talihli benmıyım bu kadar sevındın benı gördüğüne dedi...evet dedim ilk kimi görürsem ona aşık oluyorum tövbe tövbeeee.ozaman benım her sabah en azından bır süredir üst kat komşumuz yahya amcaya sırılsıklam aşık olmam lazım,zira kendısı kurulu bebek gibi onların katından gecerken çat açıyor kapıyı:D
neyse efendımm taaa emek kahvesine gittik..ben yıne ters dönene kadar yedım..ama bugun bu kahvaltıya rağmen mutlumuyum dersenız değilimm..20 dk ıcınde bı haber beklıyorum,,lütfen lütfen bırsey cıkmasın.....ben yıne kamuflajlıyım bugun:(

Pazar, Ekim 12

saçmalığın en büyüğü

"Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil
Çünkü ayrılanlar hala sevgili
Hiçbir anı tek başına yaşayamazlar
Her an ötekisiyle birlikte
Her şey onunla ilgili"

sevmeden birlikte olmanın dayanılmaz hafifliği nedir acep? doğru olanı bumudur? yoksa bildiğin yoldan şaşmamak mı lazımdır? hocanın dediğini yapıp yaptığını yapmamak mıdır hayat? aşk erkekle kadının gözleri kesiştiğinde ne yapacaklarını bilememek değilmidir? yada aşk şıpsevdi kağıtlarının içindeki gibi sadece ve sadece 'aşk onsuz yapılamayacağını görmek ve herşeyi silip atmakmıdır?''

istediğiniz sorudan başlayabilirsiniz...

en popüler bloglardanmışımmm

ayy söylemeyi unuttum,blograzzide en popüler bloglar arasında ilk 10 daydım bugün,hehehe..günün bloğuda olmak istiyorum yaaaaa.banane banane...

amsterdam 1-2

evde kaldığım günler böle bır yazasım gelıyor sormayın.saçmalasamda yazma istiyorum.blogumun yenı yüzünüde sevdim hani ondan diyeceğim ama..bugün için yataktan kalkarken planlarım vardı yarısını yaptım yarısı kaldı demeyi çok isterdim ama bugün farklı bir şey yapıyoum.uzun zamandır yapmak istediğim hatta temelini attığım planlarımdan birini yaptım.festival filmlerini almıştım.yani bu yılınkılerı onları izlemeye başladım..bir ara onlarıda yazacağım size.bir tanesini izledim zaten kalktığımdan beri biraz evımle ılgılendım falan derken saat yıne akşama 1 kalayı gösteriyor.
azönce bır şarkı dınledım asudem yollamış ..
sıla olduk birbirimize
şimdi herkes perişan...
ayy çok güzelmiş yahu..kırık vals adı..
neyse romantik olmaya hüzünbaz kuşlarını oynamaya niyetim yok:(

aslında süper bir teklif aldım bugün.Gül aradı ve bayramda yanı kurban bayramında amsterdama ne dersın dedi..evet arada geyiğini yapıyorduk ama bu defa bana planlı programlı bilet tarihlerinin bile netleştiği bir teklif getirdi.önce ya kızım ben aile saadeti yaşamak istiyorum gelmem dedim sonra tarihlere bir baktım,süper.benım daha bir hafta yıllık iznim var nasılsa...bayramdan oncekı hafta ortasında gidiyoruz bayramın ıkıncı gunu falan gerı gelıyoruz bende boylece aile saadetimide yapmıs oluyorum..pekı dedim kabul edıyorum , gül uctu havalara.sefkılınde gelıyor dımı dedım hayır dedıı o iş için afrıkaya gıdıyor.ammmaaann dedım tadından yenmez ayollll bu program bakalım bu hafta vızeler falan hemen hızlısından ugrasmamız lazım...eğer bır aksılık cıkmazsa valla bu defa günah benden gitti.şeytan boynuzlarım kuyruğum çıkacak ,hehehe..
ya ne saçma sapan bir yazı oldu bu boyle yaaa.sıkıntıdan abartmısım..ee olur arada canım boleee.bu kadar sacmalık kadı kızında da vardır dımıııı...ayy ben gittim birkaç bölümde lost 4. sezon izliyim.tellerimi kapatmak nasıl huzur verıcı bırseymıs yaa...ev telefonunu da kesecektım ama allhtan kesmemişim gülcüm -canım kekim benim -nasıl arayıp benı heyecanlara gark edecektı o vakit...
hade bashbash..hıı birde döpiyes değil öpiyes,hahahahaha

yepisyenilendik

yepisyenılendık blogçana..çok hoşuma gitti bu hali..biraz melankolık lık var ama blogun kendı o kelımenın anlamını bılmedığı için sorun değil..bugün evdeyım..bölee ıkı seksen yatıp,xbox oynayıp,yemek yapıp keyiflerin en alasını yapıcamm..ohhh cok sevıyorum böleee pazarları yaaa..rutin olucam rutinnnn....hatta birşey söyliyim mi yatağın içinden yapıyorum şuana kadar herşeyi...hehehe..dün gece bir karışık rüyalar gördüm anlatamam..neydı onlar öyle yahu..bu arada canım sıkkın uyandım azıcık çünküm kaancım gıdıyor bu hafta.ufffff gitme be bok böceğiiiii....

Cumartesi, Ekim 11

again roxy


efendime söyliyim dün gece sonunda beklenen geceyi yaşadık..bir haftadır ha bugün kutlayacağız ha yarın kutlayacağız dedik durduk ve sonunda dün gece kutlamamızı gerçekleştirdik..ama ne kutlamaydı:)ben zaten öğlen saatlerinde başladım kutlamaya aldığım çok güzel bir haberle...bu haberi şimdilik paylaşmayacağım sizinle nazar değecek diye çok korkuyorum çünküm..
neyse efendim konuyu dağıtmıyım..ben böleee işten çıktım koşar adım eve gittim. zaten dün toplantılar yüzünden topuklu ayakkabı ve prenses edalı halımle fenaydım..hemen üzerimi değiştirdim bi kadeh şarap eşliğinde:) (bazen yalnız yaşıyor olmanın ne muhteşem bir şey olduğunu düşünmeden edemıyorum..böle gelıyor gidiyorsunuz ve herşey sizin kontrolünüzde cidden süpermiş yaa bak birkez daha anladım,bana böle geç basıyr işte 40 kere soyleyeceksın birşeyi....)


uzun zamandır batı yı görmüyordum ve beni arayıp yaa lütfen görüşelim bu akşam diye tutturdu ki ben ona küsmüştüm oysa çoktan,hıh.koşar adım cıktım yine nişantaşına doooruuu koridora.canım yaaa adamı aylarca görmesemde bölee görünce yanaklarını sıktırasım gelıyor nie seviyorsam danacığı bilmiyorum.neyse 1 saat takıldım onlarla iki laklak edip önumuzdekı haftasonuna cok güzzel bir plan yaptık ayaküstü..ben cıktım ordan koşa koşa taksıme,allhım dun gecede hep koşmuşum yaaa..çünkü herkese söz verip herkese yetişmeye çalışan cambaz modelıydım yıne.

neyse efendım geldık yan gastroya,en sevdiğim ayak üzeri mekanlardan biri oldu..sıksık gittiğimden midir yoksa çenemim düşüklüğünden mıdır nedir barmenle resmen yarışıyoruz konuşurken:) dün gece içtiğim satsuma bıdıbıdısı cidden inanılmazdııı,ellerine sağlık düşük çeneli barmenin.mandalin tadıyla karışık dehşet olmuşşş mutlaka deneyınnnn...tabii ben yine sevgili en sevdiğim müşterimi gördüm orda ..adını vermek istemıyorum burdan ama bu adama hakkında cidden hain ve kötü planalrım var:D çok zor şeytanlaşırım ama bilenler bilir şeytanlaştığım anda yapamayacağım hiç birşey aşamayacağım hiçbirsınır yoktur..(burda bir şeytan figürü hayal ediverin size zahmet)

sonra gectik roxye..cidden özlemişim yaaa..o sefil rezil eğlence tarzını sevıyorum.butun yaz ancelik-sortie-çeşme paparazzzi falan bu kadar eğlendirmedi beni..içerde buluştuk başka bir ekiple..cambaz o arada elma-vodka ile devam ediyor tabı tam gaz..aman allhım dün gece bende bitmeyen enerji neydı bilmiyorum .-zıpzıp halim bir ara garip bir karşılaşmayla sekteye uğrasada benı o gece yenı tanıyanların gecenın sonunda senınle ınsan yaşlanmaz yahu demeleri pek bir hoşuma gitti valla .ee birde saclarıma gelen yoğun iltifat zinciri kıcımın roxynın tavanından cıkıp böle fezaya erişmesini sağladı...gerçi gecenin tam sonunu inanın hatırlamıyorum bu yorumlar sanırım benım zihnimin acık oldugu zamanlardaydı:).saat kaçta geldim..nasıl geldim..muammanın alası yanee bütün bunlar.sabah kalktığımda evin içindeki bangır bangır çalan latin müziklerine önce anlam veremedım ama sonra o halde gelıp onları dınlemek isteğimi anladım cunku cdlerim dağılmış halde yerdeydı...ben dün gece ne içmişim yaa şimdi yazarken kendımı alkolik sandım valla..ama hak ettim dimi:) o kadar uğrastım bu hastalığı atlatabilmek için,hak etmişim hak etmişim...


sabah kalktım başım çatlıyor....sonra uzunnn bir telefon görüşmesi yaptım,ohhh...karşıya geçtim apar topar giyinip..ve yarım saatın içinde kendımı güzel bir kahvaltı ekibinin içinde buldum..yedim çatlayıp ters dönene kadar.ve bütün bir gün bebekte laklak ettik dedıkodu yaptık ,tabii arada yakışıklılarıda ihmal etmedik,hehehe.azönce geldim eve, yorgunluktan bayılıcam ama kutlama gecesini yazmassam çatlardım.telefonlarıda kapattım kimse ile konuşacak halim bile kalmadı yahu...

sabahki uzun telefon görüşmesi için who? kelımesıne yanıtı vermemek üzere kelebek olup çıkıyorum sahneden efendim..

bu arada size yeni bir kelime 'can'?

Perşembe, Ekim 9

saçmalık 3

ofise girdim.günaydınnn die bağıra bağıra odama doğru giderken (ki bu aralar yeni saçlarımdan ötürü ayy kıçım tavan yapmış durumda böleee havalı havalı salınıyorum) ofis yardımcımız masanda yine garip bir kutu var az önce geldi dedi..cidden garip bir kutu,üçgen şeklinde ayy yok piramitti dimi onun 3 boyutlu olanının adı..açtım baktım içinde bir kolye..ama benı eriten bir kolye..
deriye takılmış bir melek,onun üzerine takılmış ikinci bir bebek melek.bebek meleğin tam ortasında bir nazar boncuğu..aman allhım yaa..çok basit malzemeler ile yapılmış yani ne yakut taşlı ne diamond of istanbul ürünü..ama beni benden aldı kolye..melekleri severim evet ama bebeğini koynunda taşıyan anne meleğe bayıldımmm...kim olduğunu bilmiyorum üzerinde pc yazısı ile adım soyadım yazıyordu..normalde hiç sevmem böyle gizemli hediyeleri çiçekleri sinir olurum aksine direk çöpü boylar ne gelirse gelsin..ama bunu kim gönderdiyse amacını bilmiyorum ama(ki önemli olan amaç değil şuan) çok teşekkürler ,boynumda şuan meleklerim..

Çarşamba, Ekim 8

saçmalık 2

ilk defa uzun süreden sonra erkenden evimdeydım yanı saat 20:00 gibi:) bölee yalnız kalıp sakin sakin duş alıp kendime bakmayı özlemişim.haftalardır sürtüyorum geziyorum içiyorum koşturuyorum..ayyy evde kalabilirim bir hafta falan....yazmaya halim yok:) bir ara biriken yazıları eklıycem ,öptümmm sizi..buarada bloguma hoşgeldin yabani kuzu..

esneklik=güzel ?


size artık sırrımı açıklayabilirim.şimdi ben bir süredir ciddi anlamda bir hastalığın tedavisi ile boğuşuyorum ya ve beni çok seven bu olayı bilen insanlarda doğal olarak üzerime titriyorlar yaa o sebepten açıklayamamıştım.gerçi şimdi burdan okurlarsa falan halim duman orasıda ayrı konu ama ..neyse herşey bitip gittiğine hayatım eski düzenine sağlığım eski haline(en azından ilk kontrollerime kadar öyle:) kavuştuguna göre açıklayabilirim..
dans etmeye tekrar başladımm..evet evet 4 yıl aradan sonra tekrar.önce bel zincirimdeki disk kaymasını kontrol ettirdim.büyük ölçüde iyileşmiş yanıtını alınca,kendimi yine sahnelere attım ayıptır söylemesi.unutmuş olduğumu ve hantallaşmış olduğumu düşünüyordum.evet biraz kalasgillerden olmuşum orası doğru zaten hemen esnetme dersleri ile başladık.ben pişkin pişkin benim partnerimi ben seçeceğim diye tafralanıyordumki sevgili hocam azarı yapıştırdı.(zira kendileri ben ilk dansa başlayıp eğitmenliğe kadar cıktıgım devrede hocalığımı yapan aynı muhretem kişi.) önce şu kalas vucudunu eritelim cambaz ne dersın dedi.valla onca insanın araında yerın dıbıne girdim..hayır fazla kilom falan yok tabikiii..sadece esnekliğimi kaybettim okadar..ama kaybetmiştimmm:) 3. haftayı bıtırdım dun..artık bacaklarımın yerle paralel olmasına az birşey kaldı,deli gibi esneme çalışıyorum çünkü..ama en önmeliside ritimler ayy o ritimler.içim yine kıpır kıpır oldu dans ayakkabılarımı giyerken..adımları herşeyi unuttuğumu düşündüm ama bisiklet binmek gibiymiş aslında..sadece sayı kaçırıyordum ama ayaklarım doğru yerde doğru şeyleri yapıyordu..azarı yemiştim ama müzik çalmaya başlayınca evet evet hiç fena değilsin dedi mirim hocam bir ohh çektim çünkü kendisi ile çalışmak oldukça zordur..
neyse efendim bu konuyuda soyledım rahatladım..tekrar dans ediyorum.şimdilik partnerim yok daha doğrusu ben iki tanesi ile kavga edınce (ama ne yapayım yaa bırı manyaktı bırıde cok kabılıyetsız)mirim hocam çok sınırlendı ve benımle devam edeceksın dedı..bu defada hiç tekrar edemıyorum apar topar gecıyoruz herşeyı,öffff pöffffff....neyse neyse hayatımın dıger rıtmı gerı geldı..esneklık= güzel........ bu bizim esnetme hocasının cümlesi nokta noktaları biz dolduruyoruz her derste..bakalım sizden nasıl kelımeler gelecek...evet esneklik=güzel ..............?

sevgilerssssss ,1-2,1-2,1-2-3.........

Salı, Ekim 7

saçmalık 1

çok bezgin yazılar yazdım değilmi bir iki gündür..içimde büyüyen ve dinmeyen bir gözyaşı seli var aslında..sabahlara dek ağlasam geçmeyecek..
çok mutluyum cumartesiden beri.hayatımda belki yaşayabileceğim en büyük mucizeyi yaşadım.ama içim acıyor yüreğim sıkışıyor sezini düşündükçe.
uzun zamandır sevdiğin insanın kendim dışımda mutlu hayatı olması gerçeğini kabul etmezdim ama öyle değilmiş aslında sevmek onun yaşadığını nefes aldığını güdüğünü iyi olduğunu bilerek dahada mutlu olmakmış.sezini düşündükçe eskiden olan fikirlerim için kınıyorum kendimi.
yıllar önceydi sanırım üniversite 1. sınıftaydım.sabah kaldığım yurttan cıktım soğuk bir kış günüydü.dolmuşa bindim 20 dk da daha biz haliçe gelemeden kar tüm yolları kapadı oysa yurttan cıkarken kuru bir ayaz vardı yerler ıslak bile değildi.neyse biz başladık beklemeye.ozamanlar aşık olduğumu sandığım bir sevgilim vardı.aman yarabbi ne aşk yaşıyoruz ne aşk yanı en azından ben öyle sanıyormuşum ozaman.gayette mutluyuz o dönem hayretlik birşekilde..böyle salak salak düşünürken onun öldüğü geldi aklıma ,aman yarabbi ben aniden bir başladım ağlamaya ama kalabalık falan dinlemıyorum sanki gerçekten öldü ve ben o an öğrendim.yanımda oturan teyze korktu öyle hıçkırarak ağlıyorum yani.hemen aradım.adam diyor iyiyim şirketteyim ben sürekli iyimisin diye soruyorum..neyse sonra sakınleştim o karda okula gidemedim yurda gittim bir güzel uyudum.
hiç düşünmedim nie böyle davrandığımı sonralarında düşündükçe anladım ki ben mutlu oldugum zamanlarda korkuyorum.ve korku babamdan kaldı bana.en mutlu olduğumuz en iyi olduğumuz zamanda çıkmıştı hastalığı..ve sonralarında hep korktum çok mutlu olmaktan,taa kii son yıllara kadar.sonra gördüm ki en mutlu olmak en kolayıymış hayatın içindekilerden..ama en sevdiğimi kaybetmekten hep çok kortum halada çok korkuyorum.ve artık diyorum ki annemde olsa sevgilimde olsa benden uzak olmaları sorun değil yeterki iyi mutlu ve sağlıklı olsunlar.bencil olmamayı öğrendim sanırım.
hala şımarık bir kız çocuğuyum hala büyümedim hala deliyim.büyümeye akıllanmaya da hiç niyetim yok.kendim gibi bir deli ve büyümeyen bir çocukla geçireceğim sanırım ömrümü..ee tabee önce çocuğu bulucaz:)tamam ben kreşlere bakayım siz anaokullarına:)

...

deli gibi yazıyorum günlerdir.dikkatinizi çektimi bilmiyorum ama yazdıkca yazasım gelıyor bırgun içinde 3-4 kez günlükde yazılmazki canım dediğinizi duyuyorum..ki buraya yazmadığım okadar cok yazı birikti ki son günlerde..bu aralar çok ağrıtacağım başınızı..
Kaan cok kızmıs bana karalar bağladığıma..üzgünüm inan çok üzgünüm..

Pazartesi, Ekim 6

kulaklarım uğulduyor. oysa hiç rüzgar yok ne içimde, ne dışımda.iç açıları yüz seksen derece edemeyen yandan yemiş bir üçgen gibiyim. köşelerim batıyor kendime , biri yakınlaşırsa.günde iki kere bile doğruyu gösteremeyen bozuk bir saatim şimdilerde.
öldürülmüşlerin ruhuna fatiha okurken, ben kendimi gömüyorum onların yerine. gece bitmiyor,ay gitmiyor lanet olası evine..
yazıyorum deli gibi içimdeki kin dolu kirli kan nereye ne zamana kadar akar bilmiyorum
ben ölülerime ağlıyorum
ilk ölüme babama ağlıyorum
10 yılın her sanıyesı onu deli gibi özlemenin verdiği acıyla yaşadığım her ölümde önce ona
sonra ölüme ağlıyorum
ilk gün olsun istiyorum,onu ilk kaybettiğim gün..
özlemimin daha büyümediği küçük bir kız çozuğu olduğum gün geri gelsin istiyorum.
onsuz geçen her güne her duyduğum yenı genç ölümle lanet okuyarak
küçük erkek çocuklarında-seviştiğim adamda- yaşlı dedelerde-minik meleğimde hep onu görüyorum..
Yıllanmış orospuların ağızlarındaki sakız gibi ağzımdan düşürmediğim namem oluyor sonralarda..
20 lik delikanlıların daha sevişmediği kızlara ağlıyorum..
çekmedikleri sigaranın son nefesıne ..
kan ağlıyorum bugünlerde bencilce kendime hayatıma sevinmeyip ölülerime ölülerimize ağlıyorum..

kara günler

herşeyin yaşamın kıyısında olduğu konusuna geri döndüm azönce gördüğüm sahnelerden sonra.ofisin camından bakıp 3 küçük çocuğun babaları ile birlikte çıktıkları yolculuğun son perdesini izledim..Edin lerden bahsediyorum.Anneleri öldüğünde evdeki o hallerini görmüştüm ve neyseki babaları var demiştim.Hep gidene oluyor olan derdim arkada kalan bir şekilde hayatına devam edıyor bir şekilde günler geçiyor derdim ama bu defa gidenlere üzülmüyorum sanki bir aile birleşmiş gibi geliyor çünkü bana.Ama ya arkada kalan 14 yaşındaki minik.nasıl teselli edilir nasıl ayakta kalması için birşeyler söylenirki.İsyan etmemesi nasıl istenir.Cenazede ayakta zor duruşu uzun zaman gitmeyecek gözümün önünden.Annesi-babası kardeşleri gitti,bu nasıl bir adalet dememeyecek mi ?
çok yazık..Allah kimseye böyle acı yaşatmasın..Hep iyilere birşey olur diye klişe bir laf var çok doğru sanırım.Direktörüm yakınen tanıdığı aile için böyle bir aile daha tanımıyorum dedi bugün cenazede,böyle aşık bir çift böyle çocuklarına düşkün bir anne-baba..Tipik Adnan Kahveci trajedisi gibi..
Çalıştığım ofisi sırf bulunduğu yer yüzünden sevmıyorum aslında.Teşvikiye Camiisine en manzaralı yerden bakıyor..
ufff neyse..Bu bayram sonu iyi gelmedi hiç..Şahsi olarak aldığım iyi haber dışında hangi ölüm haberine ağlayacağımı şaşırmakla birlikte hayatın ne ucuz ne basit olduğuna üzülüyorum.Bir yerde ne sebeple öldüleri bilinmeyen 15 evlat..Bir yerde Murat ..Bir de daha dün sabah duyduğum Edinler..Böyle ucuz böyle basit bir dünyaya çocuk yapmaktan bahsediyorum ben gaza geldiğim de birde..Ama yok bir kez daha anladım ki gerek yok..Doğmuş olanlara normal bir hayat sağlayamazken yenılerının hayatları ile oynamaya hiç luzum yok aslında..Sizede iç karartıcı bir yazı yazdığım için üzgünüm ,biz bunları zaten biliyorduk cambaz diyorsunuz ...
dikkat edin kendinize,,
sevgiler
cambaz..