Cuma, Haziran 26

sezennnnnnnnnn seviyorum ulennnnnnn

ve benı bır sezen konserı heyecanı daha sardı..
akşam yine zırıl zırıl ağlayacağımmmm...ama bu defa sevgilime kızgınlığımdan değil onu arayamamaktan değil...yanımda olmasını istediğimden beni ne kadar mutlu ettiğini düşündüğümden ve biz olmaktan ne kadar gurur duyduğumdan...o çooookkk uzaklardan duyamayacak göremeyecek beni..ama hissedecek biliyorum..ve onuuuuu çok seviyorummmm..

yaaa sizden nazar değmez biliyorum:)

tü tüüüütüüü maşallah...


ve tüm şarkılar burdan pescaraya gitsinnnnn

cambaz....

Salı, Haziran 23

sevgili babası

ben pazar günü bence hayatımda ilk kez olan birşeyi yaptım:)
o bunalımlı halimle yüzümü güldüren ilginç bir olay oldu(çünkü atv nin babalar günü fragmanı çok fenaydıııı,hadi ben 27 yaşındayım unuturum ama ya 10 yaşındakiler ..babalarının yokluğunu bile kabullenemeyenlere o fragman nedir yaaa.bu dramatize nedir..neyse susuyorum,aynı şeyi pınar ın anneler günü için yaptığı reklamlar içinde çok söyledim,50 yaşındaki annem bile çok içlendi kıyamam)

şimdi ben pazar günü açmış dijitürkün salak oyunları ile oynuyordum..elimdeki kitabı bitirmek istemediğim için ne kadar salak şey varsa yaptım..ama yok hala sıkılıyorum.sevgilimde malum babalar gunu olduğu için abisindeydı babası ile.sonra telefon çaldı hadi hayatım sende gel akşam yemeğine dedi.önce yok falan dedim ama evde bıraz daha yalnız kalırsam ağlamaktan delireceğimi düşünerek gittim.Aslında hiç istemiyordum çünkü babası ile hiç TANIŞMAMIŞTIM:) ama hem sevgılımı günlerdir kampta olduğu için çok özlemiştim hemde kendimi evde yalnızlığa hapsedemeyeceğim kadar kötüydüm.VE GİTTİM..

Aman allahım oda ne? dünyanın en sakin en gülen en mutlu insanı..sevgilim söylüyordu ama ben innamıyordum..yogi olan sevgili babası (bu uydurduğum yeni bi tamlamam) resmen bu dünyadan değildi..adam bir güldü dünya güldü desem yalan olmaz..suratım beş karış girdiğim evde yüzümde güller açarak dolaşmaya başladım..hemen yogaya başlayıp yogi olma yolunda ilerlemek istiyorum:)
eskiden inanılmaz sinirliymiş ama şimdi aman allahımmm melek melek..kendi bile anlattığı bir olayda eskiden olsa adamı 4 e çarpardım ama şimdi bakıp geçtim dedi:)

böyle işte, sevgili babası ile tanıştım :)heyecanlı ve güzeldi.bir tek babası kalmıştı oda bitti:)
sevgilimin 60 yaşındaki halini gördüm..dinç,kendine güvenen sağlam biri olacak belli:)

böyle işte, bir babalar gününde bir sevgili babasıyla tanıştm..:)

sevgiler,

bu arada nazar değmesin bize lüffennnn

cambaz...

Cumartesi, Haziran 20

şimdiye kadar beni en çok seven erkeğe..

okuyacakalarınızı şimdiye kadar kimselere okumadım.hepsi gerçek,her cümlesi yaşanılmış.kurguyla hayal yada özlemle yazılmış değil..okutamadımm.kendim bile yıllar var elime almadım.hala ilk karaladığım kağıtta..bugün içinde olduğumuz güne özel olarak ,beni hep bir yerlerden takip ettiğine inandığım hayatımda beni en çok seven erkeğe babama hediyem olsun....
aşağıdakiler 15 yaşındaki cambazın büyük vedasının ardından daha 1 yıl geçmeden hiçbir saniyeyi unutmadan karaladıkları..şimdiden affedin..


sarı dev'e son veda
mavi gözlerin ağır yavaş
son nefesini bekliyor göz kapakların
son bir kez daha bak bana babacım

kurumuş dudaklarından çıkacak son bir kelimeye
Belki son kez kızım diyişine hasret ben
Son bir kez daha gül bana babacım

Başındayım günlerdir ;
Elimde ellerin
Sıkıyorum var gücümle
Sıcaklığını hissedebilmek belki amacım
Mavi gözlerinden iki damla yaş akıyor o solmuş tenine
Siliyorum öpüyorum yanaklarından
Son bir kez öp beni babacım

Bir bayram sabahı daha
Bu seninle son bayramım
Mavi gözlerin son bayramı
Öpüyorum o eskiden güçlü ama şimdi savaşmaktan yorgun düşmüş ellerinden
Öpüyorum alacalı sakalından,sarı saçından,mavi gözlerinden
İçime çekiyorum seni
İstiyorum ki hiç gitme
Hissedeyim senin baba kokan sıcaklığını
Hissedeyim güçlü kollarının şefkatini,bir yavru kuş misali

O mavi gözler açılmayacak bir daha
Uçuramayacağız göklerde o mavi uçurtmayı
Baba diye bağıramayacağım yaz akşamları düşüp canım yandığında
Sığınamayacağım büyük fırtınalarda bir ulu çınar altına

Aç be babacım o mavi okyanusu
Son kez kızım de
Son kez baba diyebileyim sana

Hani son söz vermiştin gitmeyecektin erkenden..

20 ekim 1998


cambaz

Çarşamba, Haziran 17

eften püften

şimdi ben yazmaya tekrar başlamak istiyorum ama yazamıyorum..basit ve salak yazılarda yazmak istemıyorum.ama sanırım yenıden başlamak için bana katlanmanız lazım bır sure..

dün en yakın ve tek kız arkadaşım olan mimar hanımla birlikteydik.evlenıyor br 10 güne kadar.müstakbel kocasıda bizimleydi..ay hem üzüldüm hem güldüm..koca adayı bıraz hatta bıraz fazla pinti sanırım:( delirtti beni resmen ki arkadaşımıda delirtmiş düğün hazırlığı esnasında..

bu öğlen sevgilim yemeğe geldi..kendileri kampta olduğu için görüşemiyoruz pek fazla:( canım benim çok mutlu oldum:)
yıllık iznimi almam lazım,sevgilimle ve ailemle tatilimi ayarlamam lazım..aman çok şey yapmam lazım sanırım:(ama param yokkiiii

bu kadar:p

Pazartesi, Haziran 15

uzun uzun yazdım sıkılmayın:)

Öyle zamanlar vardır ki dünyaya ait olduğunuzu unutmak istersiniz.Başka gezegenden gelmiş gibi rol yapar,tanıdıklarınızı unutur hayata 3-5 bilindik şeyin dışında fazla bilinen unsur eklemeden yaşar gidersiniz.Bu yapılan iyi mi kötü mü bilmiyorum ama bende biraz işe yaradı..Hastalığımdan sonra , böyle herkes normal niye ben hala düzelemedim psikolojisi o kadar yoğun bir etki yarattı ki nie bilmiyorum kıskançlığımın doruklarındaydım.Hastalığım bulaşıcı falan olsa yayacaktım sanırım:) Şaka tabiî ki…

Hep dediler ki cambaz sen iyi atlattın süpersin kesseler acımaz.Ama işin iç yüzü öyle değildi..ben daha yeni yeni kendime geliyorum..ama o arada kaybolan iki tane dostum var.şimdi onlar için elimden bir şey gelmiyor.keşke …
Hele en son yediğim vitamin kürleri.delirdim resmen hala hasta insanların arasında.Ben iyiyim ne işim var benim burada diye o kadar çok söylendim ağladım ki dayanamayıp beni başka yere aldılar en sonuncusunda.Hayır şimdi böyle söyleniyorum ama yanıma kimseyi de istemiyorum.Sevgilim o kadar söyledi geliyim yanında olayım diye yok istemedim.Belki de beni o halde görmesini istemiyorum yada geçtiğimiz yıl ona daha çok ihtiyacım vardı ama ben tek başıma atlattım bunu mu atlatamayacağım die kendi kendime kapris yapıyorum.Eminimde onun ruhuda duymuyor:)

Doğum günüm geçti..ben çok severim doğum günlerini ama en çok benimkini…sevgilim eline yüzüne bulaştırdı gerçi orası ayrı konu:) ama olsun ben yinede her ayrıntıya bayıldım canım benim iyi ki varsın..nasıl şımarıktım o gün anlatamam..ofiste zaten ayrı bir olaydı.Öğlen zazie de kızlarla yemek yedik ohhh şaraplarımzıda içtik ben hafif kırmızı yanak olarak döndüm ofise.akşam ise panoda şarap ve en sevdiklerimle ve kestiğim sürpriz pastamla çok güzeldi yavvvv o gün:D ama büyüdümmm 27 oldummmmmmmm.neden yaa neden ben hala kendimi 21-22 sanıyorum.her muhabbette istanbula ilk geldiğim yılları anlatırken 4 sene önce diyorum.Ulen 9 yıl olmuş….offf offff.gördünmü 27 oldummmmmm…

Bu yazıya başlayalı 1 hafta oldu bu arada hala bitiremedim.. büyük bir gol yedim doktorumdan geçen hafta,Perşembe gece ben 00:00 sularında ayvalığa gülün yanına doğru yola çıkacaktım maksat kafa dağıtmak hafif eğlenmek..Ama saat 23:00 gibi bana bir haller oldu.Bir karikatürün repliği gibi ayy bende hoş kıpırdanmalar oldu demeyi çok isterdim.Bi anda başım dönmeye dizlerim beni taşımamaya başladı.Resmen filmlerdeki gibiydi..Korktum çok çok korktummm..Hemen gitmekten vazgeçtim..o saatte doktora gidemeyeceğim için hemen yattım.sabahı zor ettim diyebilirim.Ben sanırım yine hastalanmaktan ölesiye korkuyorum.Sabah hemen hastanenın yolunu tuttum…Meğer benim gerizekalı doktorum vitamin takvimini yanlış yapmış.Ben bu hafta sanırken benim geçtiğimiz hafta vitamin almam gerekıyormuş.Bünye tabii nerde benim mamalarım diyormuş perşembe gecesi .iyiki gitmemişsin yoksa bayılır kalırdın dedi bide aptal adam daha çok sinirlendim….bende ankaraya gitmeye karar verdim hastayım falan ama gittim haftasonu…sıkıldım bunaldım gerçektennnn istanbuldan.Geçtiğimiz koca bir yazı tek başıma atlatmaya çalışmak o arada salak ofis işleri ile uğraşmak beni gerçekten bunalttı.İstanbul dışında neresi olsa gitmeye ve bir süre orda kalmaya razıyım.lanet olsun yeni işlerin hepside masa başı ...Bu hafta yıllık izinlerimi alacağım.Artık neresi olursa kimle olursa hiç fark etmez cidden çok yoruldum çok sıkıldım.

Öyle bir yorgunluk ki günlerce yatsam geçmeyecek sanki.Uyuduğunuzda sabah uyanamayabileceğinizi düşünmek iğrenç bir duygu ve ben yine bu duygu selinin içinde salak kağıttan bir kayık gibi gidip geliyorum..neden bu durumdayım bilmiyorum :(kanserli hastaların yanında onlara nazaran iyileşmiş olduğum için kendimi suçlu hissediyorum.Sağlıklıların yanında kıskançlık krizlerim tutuyor nedir bu ikilem cambaz yaaa.Erkan abi endişelenmemem gerektiğini bunların her hastada olduğunu ama bende bütün tedavi sürecinde durup neden şimdi pörtlediğini anlamadığını söylüyor ısrarla.

Dün Ankara dan dönerken ufuk çizgisinin güneş batarkenki kızıllığını gördüğümde eskilerden bir zaman dilimini çok özlediğimi fark ettim.Anneannemin terasında her yaz akşamı yaptığımız güzelim yemek sefalarında dünyanın en güzel güneş batımını izlerdim her defasında.Çünkü o zaman çocuktum..kalabalık bir ailenin arasında mutlu olmanın ne demek olduğunu biliyor yaşıyor ve öğreniyordum..o günleri ne kadar çok özlediğimi hatırladım birden.gözlerim doldu hatta ağladım utanmadan.ne güzel günlerdi ..ne gürültülü kalabalık sıcak heyecanlı zamanlardı…mantıklı şeyler yaparsak mutlu olacağımızın öğretildiği zamanlardı..karpuzun tatlı oldu, biranın tadını yeni öğrendiğim babamın mangalın başından kalkmadan küçük çay bardaklarında içtiği rakının anneme söylenme konusu olduğu kendimi hiç yalnız hissetmediğim çok özel şimdi çok uzak ama çok güzel zamanlardı.şanslı hissettim sonra kendimi..ama babama kızdım .. kendimi yalnız hissediyorum çünkü kimse onun gibi bakmıyor bana..11. yıldayız..onsuz geçirdiğimiz 11 yıla rağmen dün kardeşime solaklara has bir şeyi sorduğumda bak babam olsaydı ona sorardık dedim. Sanki dünyadaki tek solak insan babamdı…

Sevgilimden pek bahsetmiyorum sanırım..daha doğrusu sizden gelen mesajlar o şekilde..neden bende bilmiyorum.nazar değmesinden mi korkuyorum acep..birde bu aralar kızıyorum ona sanırım..yok bu aralar bir orda bir burada ..
dün telefonda gül ile konuşuyordum.sevgilisiyle kavga etmişler nasıl affedebilirim bilmiyorum sen nasıl başardın dedi.Ben bir şey yapmadım dedim.ben kendi içimde çözdüğümde affetme olgusundan uzaklaştığımda oldu herşey..ben her şeyi çoktan unutmuştum …evet evet tam böyle oldu ben hastalığımı atlattım olanları unuttum o geldi..biraz zamanlama sanırım..Gül ‘üm biriciğim sende zamana bırak su akıyor yolunu buluyor hata o kadar zekice yapıyor ki o gürül gürül sudan ıslanmıyorsun bile..

Büyüdüm büyüyorum da.. içimdeki 5 yaşındaki çocuk yaşamaya devam etse de yaşını büyütmeden ,ben artık mantıksız şeyler yaparak mutlu olunduğunu biliyorum..ve hiç aaaa bu çok mantıklı bunu seçeyim demiyorum…

Kalabalık ailemle anneannemin portakal ağacının altındaki her anıyı çok özledim..ve size bir sır daha…geçtiğimiz yaz eğer bana bir şey olursa o anları babam ve anneannemle tekrar yaşayabileceğimi düşünüp kendimi iyi hissettiğimi bile hatırlıyorum…tamam kabul ediyorum ilaçlardan saçmalamışım:D iyi tamam yaaa ne bağırıyosunuz..aaa burası benim blogum istediğimi yazarım:D:D:D:D:D ohh yazdım yazdım daha rahatım şimdi..birdaha bu kadar uzak kalmayacağım..

şimdilik bu kadar ...
sevgiler
cambaz
hepinizi seviyorum en azından bir çoğunuzu...:)

Salı, Haziran 9

ama şey ben...

çok ihmal ettim biliyorum geleceğim :( yazacağım unutmayın benii..
nerden başlayacağımı bilemiyorum sadece:(