Herşey nasıl buraya geldi inanın bir fikrim yok ama 28 yaşını kısa vadede devirecek bir Türk kızı olarak artık öldürseler evlenmem kısmına nasıl geldim bilmiyorum.
Zaten evlilik için ölüp bayılmıyordum sadece bana aile olma kavramı o imzadan sonra cereyan eden bir kurum gibi geldiği için evet ya olmalı diyordum.Yani olmadı boşanırsın ya ne var bundacılık bende epey yoğun olduğu için öyle öle bayıla düşünüleek birşey gibi gelmiyordu evet birgün aile olmak isteyecektim...Ama -cektim işte..Şimdilerde epey -dili geçmiş zamanda kaldı bu fikrim..
Bir gün benimle evlilik planı yapacak insanın vay haline diyorum ve bunu cidden çok canı gönülden söylüyorum blog valla bak hiç öyle aman yan cebıme yok yani!!Yani adam bana evlilik kurumunun nasıl birey olduğunu şekilli şemalarla anlatmak zorunda öyle söyliyim sana.
Buraya nasıl geldiğimse aslında Coca-cola sırrı değil sonuç itibari ile.Bende bir olgu peydah oldu bu aralar.Birşeyleri ortak yapmak paylaşmak ..Yani biz buna aynı evi paylaşmasanda hayata birlikte bakmak diyoruz kısaca.Hastalandığında..Canın sıkkın olduğunda..Kendini yalnız hissettiğinde.. falan filan diye uzar gider..Canın sıkkın olmuş yalnız hissetmişsin bunlar çok koymazda ( cunku ara arkadaşını gelsin falan fıstık) bu hastalık mevzuu bende epey bir koydu yaa blog.Hele de bu lanet olası sadece kadınların yaşadığı bir durumsa.ve ona gerçekten ihtiyacın varsa..ve sen bir süredir bitmek bilmeyen kabuslar ile boğusuyorsan..hadi olay anında yanımda olamadın hiç mi sorulmaz nasıl hissediyorsun diye parmağım kanamadı ki kabuk bağlayınca geçsin..
Oysa okadar şefkate ihtiyacım vardı ki..Kimsenin ki onunkiyle kıyas kabul etmeyecekti çünkü bu özel durumda..Ama bunu talep ettiğimde çok yanlış anlaşıldım.Ne zavallı bir durum değil mi sevgiliden şefkat dilenmek..
Her şeyi kolay atlatır bir havam vardır hep ben yaparım güçlüyüm oooo aman hayat devam ediyor havalarında dolanırım ama bu başka birşey.Kendi hastalığımda herkes kızdı bana küçümsediğin için hiç bir operasyonda kimseye haber vermeden ben kendim hallettiğim için durumunu kimse seninle gerektiği gibi ilgilenmiyor sevgilin bile dediklerinde, aldırmadım hiç.Ama anladım ki en doğrusunu yapıyormuşum.Kimseciklerin haberi olmadan kendi başıma yaşadığımda en azından beklentisiz oluyordum.Bu pek bir koydu ne yalan söyliyim..
Bunu yaşamadan anlamaz insan aslında belkide ben hatalıyım hiç ilgime şefkatime muhtaç bırakmadım takım arkadaşımı.En mutlu anında ,en başarılı anında,en mutsuz anında,en yalnız hissettiği anında,en sağlıklı en sağlıksız anında,Yine olsa yine yaparım hemde hiç düşünmeden ben yaptım aaa sende yapdacılık değil bu..Hani derler ya babası ölmeyen asla o klübe dahil olamaz bu öyle birşey işte..Yaşamadan demekki anlamıyor insan cidden suç bendede olabilir aslına bakarsanız.
İşte blog her ne kadar ne olduğunu tam anlatamasam da beni evlilik kurumundan soğutan olay ,zincir halinde bu şekilde.Ne alakası var deme..Herşeyi yalnız yapacaksam neden birinin sorumluluğunu alayım ki.? Neden aile olmak isteyeyim ki? En ortak konuda bu kadar yalnızsam kalan diğer şeylerde neden birinin dahil olmasını bekleyeyim ki? Hayat olabildiği kadar kısayken ve ben bu kadar güçlüyken neden sorumlulukmuş evlilikmiş bunlar ile uğraşayım ki..iyi işte böyle kız arkadaş *erkek arkadaş sığ sığ takılsın herkes.Zaten ben tektaştan da oldum olası nefret etmişimdir belliymiş zaten böyle olacağı.:)
Artık değil peri padişahının oğlu gelse ; ne evlilik mi oda ne yeniyormu ki diyeceğim.? Her koyun kendi bacağından asılır canım benim gel bi yanak alayım diyip evine göndereceğim.
Benim gibi birini de bu hale getiren sevgili olaylar Allah sizi bildiği gibi yapsın emi!!Oysa gelinlik de benim gibi birine epey yakışırdı valla !!
Bir de bugün anneler günü..ve ben yukarıda yaşadıklarımdan birgün sonra eski ev arkadaşımın bir kızı oldu..
ha birde bunlar yetmezmiş gibi birde fena bir araba kazası geçirdim yukarıdaki olaydan hemen sonra ve bilin bakalım ne oldu? Bileğim incinmişti ( şanslıyımdır da öle kolay ölmeyeceğim sanırım) kendikendine geçti onunla bu defa ben bile ilgilenmedim.
Sevgilisi evlenmek için deliren ama kendi istemeyen erkekler yukarıdaki bence 101 ders konusu olabilecek kadar önemli sizin için.iyi okuyun..
Olayı abarttın diyenler için en yakın zamanda evlenmekten soğumanızı sağlayan 10 kısa yol isimli yazımıda gözünüze sokacağım:)
Operim severim hepinizi..
Cambaz
anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazar, Mayıs 8
Cumartesi, Şubat 20
zamanın su olması sorunsalı
bazen zamanın su gibi geçmesini istersin.bazende dursun o anda kalsın yaşayabildiğin kadar onda nefes almayı dilersin.
zaman hızla geçsin dediğim zamanlarda içimi bir korku kaplıyor acaba şuanın tadını çıkarmayı atlıyormuyum kendimi bir sonraki bilmediğim bir günün içine mi hapsediyorum diye .. bu günlerde zaman geçsin bahar gelsin kasvetli kış karmaşık günler bitsin istiyorum.her sabaha gergin sinirli kalkıyorum sonrasındaki 2-3 saati normal deli halime dönebileyim diye uğraşarak geçiriyorum kendi kendime..sevmiyorum çünkü etrafımdaki kimseye asık suratlı anlamsız gözler ile bakmayı.Her söylenenden birşey anlamaya çalışır halime kendim bile katlanamıyorum.Ama bazen kaçırıverıyorum kantarın topuzunu:(
inandığım birşey var;insan sevdiklerinin değerini böyle gergin zamanlarında çabuk harcıyor.bazen annemizi bazen kardeşimizi bazen en yakın dostumuzu ve evet sevgililerimizi.sanıyoruz ki o gülen gözler o gülüşler o şen şakrak haller hep orada yanıbaşımızda kalıverecek..ve sanıyoruz ki başkalarıda onlardan farksız gönlümüzü huzura erdirecek. Sonra ya çabuk geliyor aklımız başımıza yada az bir zaman sonra gülen boş gözlerin karanlığında kayboluveriyoruz..O yüzden böyle sabahları gergin başlayan herşeyin sorun olduğu zamanlarda etrafımda kim varsa sıcaklığını bildiğim , korkuyorum onlarıda üzeceğim diye.Oysa bu gergin zamanlarda içini bilmediğim insanlara işlemiyor gerginliğim yapmacıkta olsa o yerinde duramayan cambaz oluyorum..İşte o zaman olmuyor ben ''ben değil'' oluyorum..
bu hepimiz için böyle aslına bakarsanız.yanımızda olmayı lüks saymayan, gülerken, ağlarken ,severken bize en doğal halleri ile görünen insanları yok saymayı onlardan sıkılmayı özgürlük sanıyoruz..ama öyle değil işte.ben bu aralar her iki tarafta görüyorum kendimi..belkide o yüzden hergün gerginliklerimi tersliklerimi töpürlemeye çalışırken yorulmaya razı olmam ..
kayıpları yaşamamak adına ben razıyım bu yorgunluklara.. ya siz sürekli huzurlar için kendinizi törpülemeyi göze alabilerdenmisiniz.yoksa hepimiz için Yalın ın söylediği şarkı mı gelsin; ''Bi bakmışın ben yokmuşum, üzülmeye doymuşum'' ..:)
sevgiler
cambaz
zaman hızla geçsin dediğim zamanlarda içimi bir korku kaplıyor acaba şuanın tadını çıkarmayı atlıyormuyum kendimi bir sonraki bilmediğim bir günün içine mi hapsediyorum diye .. bu günlerde zaman geçsin bahar gelsin kasvetli kış karmaşık günler bitsin istiyorum.her sabaha gergin sinirli kalkıyorum sonrasındaki 2-3 saati normal deli halime dönebileyim diye uğraşarak geçiriyorum kendi kendime..sevmiyorum çünkü etrafımdaki kimseye asık suratlı anlamsız gözler ile bakmayı.Her söylenenden birşey anlamaya çalışır halime kendim bile katlanamıyorum.Ama bazen kaçırıverıyorum kantarın topuzunu:(
inandığım birşey var;insan sevdiklerinin değerini böyle gergin zamanlarında çabuk harcıyor.bazen annemizi bazen kardeşimizi bazen en yakın dostumuzu ve evet sevgililerimizi.sanıyoruz ki o gülen gözler o gülüşler o şen şakrak haller hep orada yanıbaşımızda kalıverecek..ve sanıyoruz ki başkalarıda onlardan farksız gönlümüzü huzura erdirecek. Sonra ya çabuk geliyor aklımız başımıza yada az bir zaman sonra gülen boş gözlerin karanlığında kayboluveriyoruz..O yüzden böyle sabahları gergin başlayan herşeyin sorun olduğu zamanlarda etrafımda kim varsa sıcaklığını bildiğim , korkuyorum onlarıda üzeceğim diye.Oysa bu gergin zamanlarda içini bilmediğim insanlara işlemiyor gerginliğim yapmacıkta olsa o yerinde duramayan cambaz oluyorum..İşte o zaman olmuyor ben ''ben değil'' oluyorum..
bu hepimiz için böyle aslına bakarsanız.yanımızda olmayı lüks saymayan, gülerken, ağlarken ,severken bize en doğal halleri ile görünen insanları yok saymayı onlardan sıkılmayı özgürlük sanıyoruz..ama öyle değil işte.ben bu aralar her iki tarafta görüyorum kendimi..belkide o yüzden hergün gerginliklerimi tersliklerimi töpürlemeye çalışırken yorulmaya razı olmam ..
kayıpları yaşamamak adına ben razıyım bu yorgunluklara.. ya siz sürekli huzurlar için kendinizi törpülemeyi göze alabilerdenmisiniz.yoksa hepimiz için Yalın ın söylediği şarkı mı gelsin; ''Bi bakmışın ben yokmuşum, üzülmeye doymuşum'' ..:)
sevgiler
cambaz
Pazartesi, Kasım 16
yanık ayaklı küçük eller..
bazı kelimeler vardır..yıllarca kullanılmış ,çok sevilmiş..ekmek su gibi normalleşmiş dilimize yer etmiş..
hergün heran kullanıma hazır..
ama herkese değil tek bir kişiye kullanırsınız.
sabah, akşam..hele canınız yandığında..hepimiz için yerine ve zamanına göre değişkenlik gösterir bu kelime ama özünde 3-4 tane ile sınırlıdır aslında..
sanırım 8 yaşındaydım..yaz tatilinde..
kumsalda deliler gibi koştum oynadım diğer çocuklarla.
sonra annem geldi hadi dedi gidiyoruz.çünkü rüzgar deli gibi esiyordu ve biz her suya girdiğimizde dudaklarımız Çanakkale boğazının sularında bir kez daha morarıyordu.
kardeşim kucağında ben elinde eve döndük.hemen bıcıbıcıya..sıkı sıkı tembihledi ardından, bahçeye çıkın orda oynayın ama sakın kumsala gelmeyin..ardından ekledi salona doğru , hayatım çocuklar bahçede ben çıkıyorum..içerden bi ses geldi bize doğru; güzellikler hadi köye inelim..
peki dinledik mi? hayır..Sanki tam tersi söylenmiş gibi saniyeler içinde annem ön kapıdan biz arka bahçe kapısından çıktık..Sahile indik arkadaşlarımzın yanına ve içimizden birinin önce kim suya değecek bağırtısıyla koşmaya başladık..sanırım 5. adımım falandı..ömrümden ömür gitti..sağ ayağımı adım attığım yerden oynatamadım ama oynatamadığım her an canım dahada yanıyordu..anlamlandıramadığım bir yanma hissi.suyun kenarında neyle yanabilirdi ki ayağım? iki kocaman elin koltuk altlarımdan tutup beni suya soktuğunu hatırlıyorum ve deli gibi bağırdığımı..bir gece önce sahilde ateş yakanlar söndürmeyip kumla kapatmışlardı ve canlı canlı közler malesef benim ayağımı pusuda beklemişlerdi saatlerce..
sonrasında hatırladığım beyaz bi odada bi doktorun korkma ne olur hemen bitecek diye yalvarışıydı.ve benim beni suya sokan o iki ele sarılıp aslında canım yanmadığı halde deli gibi bağırıp ağlayışımdı..ağrı kesici iğneler yapmışlardı ayağımın heryerine ve ölü derileri temizlemeleri gerekiyordu ama ben korkumdan sesimin son desibelinde ağlayıp o kocaman iki ele deli gibi sarılıyordum küçücük ellerimle .kafamı kaldırdığımda o iki kocaman elin kocaman gövdesinin üzerindeki kocaman kafasındaki gözlerinde benimle birlikte ağladığını gördüm..bir an sustum ama o ağlıyorsa bende durmamalıydım..
sonraki iki ay o kocaman ellerin kocaman gövdesi beni heryere sırtında taşıdı..
hemde herşey benim suçum olmasına söz dinlemeyen yaramaz bi kız olmama rağmen tek kelime açmadı ağzını..
İşte girişte bahsettiğim bazı kelimelerin bana düşeni BABA..ben 12 senedir bu kelimeyi sadece kendikendime kullanıyorum.. yada ağladığımda..yada özlediğimde..yada çok dertlenip birine onu bilmem kaçıncı kez anlatmak istediğimde..biliyorum bazen sıkıyorum bile bazılarını..ama o kelime bana sadece 16 yıl izinliydi.sonrasında bir masal kahramanını anlatır gibi yada bir film karakterini hatırlar gibi kuru cılız cansız kaldı..
ben bu konuda çok kıskanç oluyorum bazen..biri baba kelimesini çok kullansın yanımda, hele de babası yanındaysa..dün dolmuşta babasına gününü anlatan 6-7 yaşlarındaki kız her cümlenin başında babişko dedikçe ben deli gibi yağan yağmura rağmen inip yürümek istedim..oluyor işte bazen..bazende ne yaparsak yapalım olmuyor..
PS:(biz kardeşimle arka kapıdan çıkarken sesimizi duyup arkamızdan gelmiş ama bir anda koşmaya başlayınca biz durup ne yapacağımıza bakmış..ve sonrasında yukarıdaki malum anımız yaşanmış oldu..)
cambaz
Pazartesi, Haziran 15
uzun uzun yazdım sıkılmayın:)
Öyle zamanlar vardır ki dünyaya ait olduğunuzu unutmak istersiniz.Başka gezegenden gelmiş gibi rol yapar,tanıdıklarınızı unutur hayata 3-5 bilindik şeyin dışında fazla bilinen unsur eklemeden yaşar gidersiniz.Bu yapılan iyi mi kötü mü bilmiyorum ama bende biraz işe yaradı..Hastalığımdan sonra , böyle herkes normal niye ben hala düzelemedim psikolojisi o kadar yoğun bir etki yarattı ki nie bilmiyorum kıskançlığımın doruklarındaydım.Hastalığım bulaşıcı falan olsa yayacaktım sanırım:) Şaka tabiî ki…
Hep dediler ki cambaz sen iyi atlattın süpersin kesseler acımaz.Ama işin iç yüzü öyle değildi..ben daha yeni yeni kendime geliyorum..ama o arada kaybolan iki tane dostum var.şimdi onlar için elimden bir şey gelmiyor.keşke …
Hele en son yediğim vitamin kürleri.delirdim resmen hala hasta insanların arasında.Ben iyiyim ne işim var benim burada diye o kadar çok söylendim ağladım ki dayanamayıp beni başka yere aldılar en sonuncusunda.Hayır şimdi böyle söyleniyorum ama yanıma kimseyi de istemiyorum.Sevgilim o kadar söyledi geliyim yanında olayım diye yok istemedim.Belki de beni o halde görmesini istemiyorum yada geçtiğimiz yıl ona daha çok ihtiyacım vardı ama ben tek başıma atlattım bunu mu atlatamayacağım die kendi kendime kapris yapıyorum.Eminimde onun ruhuda duymuyor:)
Doğum günüm geçti..ben çok severim doğum günlerini ama en çok benimkini…sevgilim eline yüzüne bulaştırdı gerçi orası ayrı konu:) ama olsun ben yinede her ayrıntıya bayıldım canım benim iyi ki varsın..nasıl şımarıktım o gün anlatamam..ofiste zaten ayrı bir olaydı.Öğlen zazie de kızlarla yemek yedik ohhh şaraplarımzıda içtik ben hafif kırmızı yanak olarak döndüm ofise.akşam ise panoda şarap ve en sevdiklerimle ve kestiğim sürpriz pastamla çok güzeldi yavvvv o gün:D ama büyüdümmm 27 oldummmmmmmm.neden yaa neden ben hala kendimi 21-22 sanıyorum.her muhabbette istanbula ilk geldiğim yılları anlatırken 4 sene önce diyorum.Ulen 9 yıl olmuş….offf offff.gördünmü 27 oldummmmmm…
Bu yazıya başlayalı 1 hafta oldu bu arada hala bitiremedim.. büyük bir gol yedim doktorumdan geçen hafta,Perşembe gece ben 00:00 sularında ayvalığa gülün yanına doğru yola çıkacaktım maksat kafa dağıtmak hafif eğlenmek..Ama saat 23:00 gibi bana bir haller oldu.Bir karikatürün repliği gibi ayy bende hoş kıpırdanmalar oldu demeyi çok isterdim.Bi anda başım dönmeye dizlerim beni taşımamaya başladı.Resmen filmlerdeki gibiydi..Korktum çok çok korktummm..Hemen gitmekten vazgeçtim..o saatte doktora gidemeyeceğim için hemen yattım.sabahı zor ettim diyebilirim.Ben sanırım yine hastalanmaktan ölesiye korkuyorum.Sabah hemen hastanenın yolunu tuttum…Meğer benim gerizekalı doktorum vitamin takvimini yanlış yapmış.Ben bu hafta sanırken benim geçtiğimiz hafta vitamin almam gerekıyormuş.Bünye tabii nerde benim mamalarım diyormuş perşembe gecesi .iyiki gitmemişsin yoksa bayılır kalırdın dedi bide aptal adam daha çok sinirlendim….bende ankaraya gitmeye karar verdim hastayım falan ama gittim haftasonu…sıkıldım bunaldım gerçektennnn istanbuldan.Geçtiğimiz koca bir yazı tek başıma atlatmaya çalışmak o arada salak ofis işleri ile uğraşmak beni gerçekten bunalttı.İstanbul dışında neresi olsa gitmeye ve bir süre orda kalmaya razıyım.lanet olsun yeni işlerin hepside masa başı ...Bu hafta yıllık izinlerimi alacağım.Artık neresi olursa kimle olursa hiç fark etmez cidden çok yoruldum çok sıkıldım.
Öyle bir yorgunluk ki günlerce yatsam geçmeyecek sanki.Uyuduğunuzda sabah uyanamayabileceğinizi düşünmek iğrenç bir duygu ve ben yine bu duygu selinin içinde salak kağıttan bir kayık gibi gidip geliyorum..neden bu durumdayım bilmiyorum :(kanserli hastaların yanında onlara nazaran iyileşmiş olduğum için kendimi suçlu hissediyorum.Sağlıklıların yanında kıskançlık krizlerim tutuyor nedir bu ikilem cambaz yaaa.Erkan abi endişelenmemem gerektiğini bunların her hastada olduğunu ama bende bütün tedavi sürecinde durup neden şimdi pörtlediğini anlamadığını söylüyor ısrarla.
Dün Ankara dan dönerken ufuk çizgisinin güneş batarkenki kızıllığını gördüğümde eskilerden bir zaman dilimini çok özlediğimi fark ettim.Anneannemin terasında her yaz akşamı yaptığımız güzelim yemek sefalarında dünyanın en güzel güneş batımını izlerdim her defasında.Çünkü o zaman çocuktum..kalabalık bir ailenin arasında mutlu olmanın ne demek olduğunu biliyor yaşıyor ve öğreniyordum..o günleri ne kadar çok özlediğimi hatırladım birden.gözlerim doldu hatta ağladım utanmadan.ne güzel günlerdi ..ne gürültülü kalabalık sıcak heyecanlı zamanlardı…mantıklı şeyler yaparsak mutlu olacağımızın öğretildiği zamanlardı..karpuzun tatlı oldu, biranın tadını yeni öğrendiğim babamın mangalın başından kalkmadan küçük çay bardaklarında içtiği rakının anneme söylenme konusu olduğu kendimi hiç yalnız hissetmediğim çok özel şimdi çok uzak ama çok güzel zamanlardı.şanslı hissettim sonra kendimi..ama babama kızdım .. kendimi yalnız hissediyorum çünkü kimse onun gibi bakmıyor bana..11. yıldayız..onsuz geçirdiğimiz 11 yıla rağmen dün kardeşime solaklara has bir şeyi sorduğumda bak babam olsaydı ona sorardık dedim. Sanki dünyadaki tek solak insan babamdı…
Sevgilimden pek bahsetmiyorum sanırım..daha doğrusu sizden gelen mesajlar o şekilde..neden bende bilmiyorum.nazar değmesinden mi korkuyorum acep..birde bu aralar kızıyorum ona sanırım..yok bu aralar bir orda bir burada ..
dün telefonda gül ile konuşuyordum.sevgilisiyle kavga etmişler nasıl affedebilirim bilmiyorum sen nasıl başardın dedi.Ben bir şey yapmadım dedim.ben kendi içimde çözdüğümde affetme olgusundan uzaklaştığımda oldu herşey..ben her şeyi çoktan unutmuştum …evet evet tam böyle oldu ben hastalığımı atlattım olanları unuttum o geldi..biraz zamanlama sanırım..Gül ‘üm biriciğim sende zamana bırak su akıyor yolunu buluyor hata o kadar zekice yapıyor ki o gürül gürül sudan ıslanmıyorsun bile..
Büyüdüm büyüyorum da.. içimdeki 5 yaşındaki çocuk yaşamaya devam etse de yaşını büyütmeden ,ben artık mantıksız şeyler yaparak mutlu olunduğunu biliyorum..ve hiç aaaa bu çok mantıklı bunu seçeyim demiyorum…
Kalabalık ailemle anneannemin portakal ağacının altındaki her anıyı çok özledim..ve size bir sır daha…geçtiğimiz yaz eğer bana bir şey olursa o anları babam ve anneannemle tekrar yaşayabileceğimi düşünüp kendimi iyi hissettiğimi bile hatırlıyorum…tamam kabul ediyorum ilaçlardan saçmalamışım:D iyi tamam yaaa ne bağırıyosunuz..aaa burası benim blogum istediğimi yazarım:D:D:D:D:D ohh yazdım yazdım daha rahatım şimdi..birdaha bu kadar uzak kalmayacağım..
şimdilik bu kadar ...
sevgiler
cambaz
hepinizi seviyorum en azından bir çoğunuzu...:)
Hep dediler ki cambaz sen iyi atlattın süpersin kesseler acımaz.Ama işin iç yüzü öyle değildi..ben daha yeni yeni kendime geliyorum..ama o arada kaybolan iki tane dostum var.şimdi onlar için elimden bir şey gelmiyor.keşke …
Hele en son yediğim vitamin kürleri.delirdim resmen hala hasta insanların arasında.Ben iyiyim ne işim var benim burada diye o kadar çok söylendim ağladım ki dayanamayıp beni başka yere aldılar en sonuncusunda.Hayır şimdi böyle söyleniyorum ama yanıma kimseyi de istemiyorum.Sevgilim o kadar söyledi geliyim yanında olayım diye yok istemedim.Belki de beni o halde görmesini istemiyorum yada geçtiğimiz yıl ona daha çok ihtiyacım vardı ama ben tek başıma atlattım bunu mu atlatamayacağım die kendi kendime kapris yapıyorum.Eminimde onun ruhuda duymuyor:)
Doğum günüm geçti..ben çok severim doğum günlerini ama en çok benimkini…sevgilim eline yüzüne bulaştırdı gerçi orası ayrı konu:) ama olsun ben yinede her ayrıntıya bayıldım canım benim iyi ki varsın..nasıl şımarıktım o gün anlatamam..ofiste zaten ayrı bir olaydı.Öğlen zazie de kızlarla yemek yedik ohhh şaraplarımzıda içtik ben hafif kırmızı yanak olarak döndüm ofise.akşam ise panoda şarap ve en sevdiklerimle ve kestiğim sürpriz pastamla çok güzeldi yavvvv o gün:D ama büyüdümmm 27 oldummmmmmmm.neden yaa neden ben hala kendimi 21-22 sanıyorum.her muhabbette istanbula ilk geldiğim yılları anlatırken 4 sene önce diyorum.Ulen 9 yıl olmuş….offf offff.gördünmü 27 oldummmmmm…
Bu yazıya başlayalı 1 hafta oldu bu arada hala bitiremedim.. büyük bir gol yedim doktorumdan geçen hafta,Perşembe gece ben 00:00 sularında ayvalığa gülün yanına doğru yola çıkacaktım maksat kafa dağıtmak hafif eğlenmek..Ama saat 23:00 gibi bana bir haller oldu.Bir karikatürün repliği gibi ayy bende hoş kıpırdanmalar oldu demeyi çok isterdim.Bi anda başım dönmeye dizlerim beni taşımamaya başladı.Resmen filmlerdeki gibiydi..Korktum çok çok korktummm..Hemen gitmekten vazgeçtim..o saatte doktora gidemeyeceğim için hemen yattım.sabahı zor ettim diyebilirim.Ben sanırım yine hastalanmaktan ölesiye korkuyorum.Sabah hemen hastanenın yolunu tuttum…Meğer benim gerizekalı doktorum vitamin takvimini yanlış yapmış.Ben bu hafta sanırken benim geçtiğimiz hafta vitamin almam gerekıyormuş.Bünye tabii nerde benim mamalarım diyormuş perşembe gecesi .iyiki gitmemişsin yoksa bayılır kalırdın dedi bide aptal adam daha çok sinirlendim….bende ankaraya gitmeye karar verdim hastayım falan ama gittim haftasonu…sıkıldım bunaldım gerçektennnn istanbuldan.Geçtiğimiz koca bir yazı tek başıma atlatmaya çalışmak o arada salak ofis işleri ile uğraşmak beni gerçekten bunalttı.İstanbul dışında neresi olsa gitmeye ve bir süre orda kalmaya razıyım.lanet olsun yeni işlerin hepside masa başı ...Bu hafta yıllık izinlerimi alacağım.Artık neresi olursa kimle olursa hiç fark etmez cidden çok yoruldum çok sıkıldım.
Öyle bir yorgunluk ki günlerce yatsam geçmeyecek sanki.Uyuduğunuzda sabah uyanamayabileceğinizi düşünmek iğrenç bir duygu ve ben yine bu duygu selinin içinde salak kağıttan bir kayık gibi gidip geliyorum..neden bu durumdayım bilmiyorum :(kanserli hastaların yanında onlara nazaran iyileşmiş olduğum için kendimi suçlu hissediyorum.Sağlıklıların yanında kıskançlık krizlerim tutuyor nedir bu ikilem cambaz yaaa.Erkan abi endişelenmemem gerektiğini bunların her hastada olduğunu ama bende bütün tedavi sürecinde durup neden şimdi pörtlediğini anlamadığını söylüyor ısrarla.
Dün Ankara dan dönerken ufuk çizgisinin güneş batarkenki kızıllığını gördüğümde eskilerden bir zaman dilimini çok özlediğimi fark ettim.Anneannemin terasında her yaz akşamı yaptığımız güzelim yemek sefalarında dünyanın en güzel güneş batımını izlerdim her defasında.Çünkü o zaman çocuktum..kalabalık bir ailenin arasında mutlu olmanın ne demek olduğunu biliyor yaşıyor ve öğreniyordum..o günleri ne kadar çok özlediğimi hatırladım birden.gözlerim doldu hatta ağladım utanmadan.ne güzel günlerdi ..ne gürültülü kalabalık sıcak heyecanlı zamanlardı…mantıklı şeyler yaparsak mutlu olacağımızın öğretildiği zamanlardı..karpuzun tatlı oldu, biranın tadını yeni öğrendiğim babamın mangalın başından kalkmadan küçük çay bardaklarında içtiği rakının anneme söylenme konusu olduğu kendimi hiç yalnız hissetmediğim çok özel şimdi çok uzak ama çok güzel zamanlardı.şanslı hissettim sonra kendimi..ama babama kızdım .. kendimi yalnız hissediyorum çünkü kimse onun gibi bakmıyor bana..11. yıldayız..onsuz geçirdiğimiz 11 yıla rağmen dün kardeşime solaklara has bir şeyi sorduğumda bak babam olsaydı ona sorardık dedim. Sanki dünyadaki tek solak insan babamdı…
Sevgilimden pek bahsetmiyorum sanırım..daha doğrusu sizden gelen mesajlar o şekilde..neden bende bilmiyorum.nazar değmesinden mi korkuyorum acep..birde bu aralar kızıyorum ona sanırım..yok bu aralar bir orda bir burada ..
dün telefonda gül ile konuşuyordum.sevgilisiyle kavga etmişler nasıl affedebilirim bilmiyorum sen nasıl başardın dedi.Ben bir şey yapmadım dedim.ben kendi içimde çözdüğümde affetme olgusundan uzaklaştığımda oldu herşey..ben her şeyi çoktan unutmuştum …evet evet tam böyle oldu ben hastalığımı atlattım olanları unuttum o geldi..biraz zamanlama sanırım..Gül ‘üm biriciğim sende zamana bırak su akıyor yolunu buluyor hata o kadar zekice yapıyor ki o gürül gürül sudan ıslanmıyorsun bile..
Büyüdüm büyüyorum da.. içimdeki 5 yaşındaki çocuk yaşamaya devam etse de yaşını büyütmeden ,ben artık mantıksız şeyler yaparak mutlu olunduğunu biliyorum..ve hiç aaaa bu çok mantıklı bunu seçeyim demiyorum…
Kalabalık ailemle anneannemin portakal ağacının altındaki her anıyı çok özledim..ve size bir sır daha…geçtiğimiz yaz eğer bana bir şey olursa o anları babam ve anneannemle tekrar yaşayabileceğimi düşünüp kendimi iyi hissettiğimi bile hatırlıyorum…tamam kabul ediyorum ilaçlardan saçmalamışım:D iyi tamam yaaa ne bağırıyosunuz..aaa burası benim blogum istediğimi yazarım:D:D:D:D:D ohh yazdım yazdım daha rahatım şimdi..birdaha bu kadar uzak kalmayacağım..
şimdilik bu kadar ...
sevgiler
cambaz
hepinizi seviyorum en azından bir çoğunuzu...:)
Çarşamba, Şubat 18
işte öyle önemli bir şey 1
bazen sessız olmak en iyisidir..
sakin olmak..
siz bulandırmadıkca suyu bilirsinizki berraktır ..o zaman bırakın berrak kalsın..
bulanık sular kimseyi mutlu etmez..
sizi ilgilendirmeyen konularda öğrendiğiniz her kelime canınızı bir gün mutlaka acıtır...
bırakın bilmeniz gerekenlerle sınırlı kalsın wikipedianız..
merak etmeyin..
öğrenmeyin...
mutluysanız huzurluysanız bırakın öyle kalın..
bir söz vardır,ölüyü bile dürttüğünde ses çıkarır..
o yüzden sevgilinizi,annenizi, arkadaşınızı ,kardeşinizi kısaca herkesi bırakın ...sadece sizin bildiğiniz kelimeler ile var olsunlar hayatınızda..ekstaralarına gerek yok inanın bana..
oldukları gibi sevin ,gördüğünüz kadarı ile mutlu olun..
daha fazlası ne sizi ne onları mutlu etmıyor..
hayat mutlu olmamayı tercih edecek kadar uzun değil..
hayat ufacık şeyler yüzüden kaybettiklerimizin ardından üzülecek kadar lüks değil....
cambaz..
sakin olmak..
siz bulandırmadıkca suyu bilirsinizki berraktır ..o zaman bırakın berrak kalsın..
bulanık sular kimseyi mutlu etmez..
sizi ilgilendirmeyen konularda öğrendiğiniz her kelime canınızı bir gün mutlaka acıtır...
bırakın bilmeniz gerekenlerle sınırlı kalsın wikipedianız..
merak etmeyin..
öğrenmeyin...
mutluysanız huzurluysanız bırakın öyle kalın..
bir söz vardır,ölüyü bile dürttüğünde ses çıkarır..
o yüzden sevgilinizi,annenizi, arkadaşınızı ,kardeşinizi kısaca herkesi bırakın ...sadece sizin bildiğiniz kelimeler ile var olsunlar hayatınızda..ekstaralarına gerek yok inanın bana..
oldukları gibi sevin ,gördüğünüz kadarı ile mutlu olun..
daha fazlası ne sizi ne onları mutlu etmıyor..
hayat mutlu olmamayı tercih edecek kadar uzun değil..
hayat ufacık şeyler yüzüden kaybettiklerimizin ardından üzülecek kadar lüks değil....
cambaz..
Salı, Ocak 27
karaladım.......
bugün musmutlu uyandım oysa uyurken hıcde oyle değildim....
acaba uykumda bırşey mı oldu...
bilmem olmuşmudur sizce:/
dün bütün gün süperdim..yani acayip neşeliydim..ne olduysa akşam üzeri teyzemle konusurken oldu...kendimi ifade edemediğimi anladığım anlarda artık kendımı tutamıyorum..bu gerek ağlamak olsun gerek bağırmak olsun kendini gösteriveriyor...
her ne kadar yaklaşık 8 yaş buyuk bır teyzem olsada olmuyor işte..çıtır teyze..
kimseye yaranamıyorum ailemden,,,
kimse amanda cambaz şuda iyi demiyor..
bunu çok takardım eskiden aman yarabbı annem beğendi mi hayatımı yok dayım aferın desin diye yırtınırdım herşeyin en iyisini ben yaşamalıydım..
ama bıraktım artık bir yıldır umrumda değil kimse..ben mutluysam olaaa olaaaaaa hayat harika....
bıraz gec anladım ama olsun :D hayatımı kımseyı mutlu etmek uzerıne kuramam kı..annem üzülür dayım bozulur ...nereye kadar..ben varım..ben mutluysam beni seven herkesde mutlu olmak zorunda artık..
ee tabı bızımkıler bunu yenı algılıyorlar..şimdi birde bu garip gelıyor tabı onlara..dun artık dedim teyzeme ;soyle ablanada ben hayatımdan o kadar mutluyumkı sizin anlayabileceğiniz bir konu değil bu...yanı resti çekmekten bahsedıyorum...ben hayatada size restı cektım dedim artık:D
ama bunu anlatabılmek zor oldu ,anlatırken herşeyden konuşmak benı yordu..hem sınır boşalması diyelım hemde benım sulugözlülüğümden anam bı baktım ben ağlıyorum..eve böle salya sumuk yurudum.. o arada kurbiyi aradım yavrum oda bu deliye ne oldu dıye anlamaya çalıştı ama sanmıyorum anladığını:)
eve girdim ..yok yetmedı..gülü aradım dedim çabuk gel benı al bırseyler yap daraldımmm...geldı hemen allahtan..bakkaldan bi şişe şarap aldık..ver elini Nakkaştepe:D bir saatte içtik ...o kadar güldüm ki bir ara sanırım altıma kaçırıyordum..ben bu deli kızı sevıyorum hakkaten,öfff evlenıp de bı işe yarayacak sankı:(
işin özü benım zamansız gelen delirme anımı gül ve bir şişe şarap eşliğinde yok ettik..o sevgilisine gidecekti hemen eve bıraktı benı ama k....k:D annem döndüğümde aman allahım melekti melek..ben iki hafta sonra gidiyorum annecim önce ankaraya sonra izmire sonra eve gideceğim dedi...önce üzüldüm sonra dedim olması gereken bu....
neyse iyiyim şimdi..musmutluyum yine..bi sebebide yok...olmaması dahada ıyı dimi:D
PS: Kaan seni rezil ediyorum burdan; sen benimle her düştüğümde dalga geçip rezil edermisin..al işte en azından ben düşüp biryerlerimi kırmıyorum....hahahah...birde benden saklıyormuş..ayol gül dünyanın bir numerolu dedikoducusudur nasıl öğrenemedir yıllardır:D Natalicim allah sana kolaylık versin...okuyormussun sende blogu umuyorum anlayabiliyorsundur,mucux
cambaz
seviyorum sizi...en azından birçoğunuzu..
acaba uykumda bırşey mı oldu...
bilmem olmuşmudur sizce:/
dün bütün gün süperdim..yani acayip neşeliydim..ne olduysa akşam üzeri teyzemle konusurken oldu...kendimi ifade edemediğimi anladığım anlarda artık kendımı tutamıyorum..bu gerek ağlamak olsun gerek bağırmak olsun kendini gösteriveriyor...
her ne kadar yaklaşık 8 yaş buyuk bır teyzem olsada olmuyor işte..çıtır teyze..
kimseye yaranamıyorum ailemden,,,
kimse amanda cambaz şuda iyi demiyor..
bunu çok takardım eskiden aman yarabbı annem beğendi mi hayatımı yok dayım aferın desin diye yırtınırdım herşeyin en iyisini ben yaşamalıydım..
ama bıraktım artık bir yıldır umrumda değil kimse..ben mutluysam olaaa olaaaaaa hayat harika....
bıraz gec anladım ama olsun :D hayatımı kımseyı mutlu etmek uzerıne kuramam kı..annem üzülür dayım bozulur ...nereye kadar..ben varım..ben mutluysam beni seven herkesde mutlu olmak zorunda artık..
ee tabı bızımkıler bunu yenı algılıyorlar..şimdi birde bu garip gelıyor tabı onlara..dun artık dedim teyzeme ;soyle ablanada ben hayatımdan o kadar mutluyumkı sizin anlayabileceğiniz bir konu değil bu...yanı resti çekmekten bahsedıyorum...ben hayatada size restı cektım dedim artık:D
ama bunu anlatabılmek zor oldu ,anlatırken herşeyden konuşmak benı yordu..hem sınır boşalması diyelım hemde benım sulugözlülüğümden anam bı baktım ben ağlıyorum..eve böle salya sumuk yurudum.. o arada kurbiyi aradım yavrum oda bu deliye ne oldu dıye anlamaya çalıştı ama sanmıyorum anladığını:)
eve girdim ..yok yetmedı..gülü aradım dedim çabuk gel benı al bırseyler yap daraldımmm...geldı hemen allahtan..bakkaldan bi şişe şarap aldık..ver elini Nakkaştepe:D bir saatte içtik ...o kadar güldüm ki bir ara sanırım altıma kaçırıyordum..ben bu deli kızı sevıyorum hakkaten,öfff evlenıp de bı işe yarayacak sankı:(
işin özü benım zamansız gelen delirme anımı gül ve bir şişe şarap eşliğinde yok ettik..o sevgilisine gidecekti hemen eve bıraktı benı ama k....k:D annem döndüğümde aman allahım melekti melek..ben iki hafta sonra gidiyorum annecim önce ankaraya sonra izmire sonra eve gideceğim dedi...önce üzüldüm sonra dedim olması gereken bu....
neyse iyiyim şimdi..musmutluyum yine..bi sebebide yok...olmaması dahada ıyı dimi:D
PS: Kaan seni rezil ediyorum burdan; sen benimle her düştüğümde dalga geçip rezil edermisin..al işte en azından ben düşüp biryerlerimi kırmıyorum....hahahah...birde benden saklıyormuş..ayol gül dünyanın bir numerolu dedikoducusudur nasıl öğrenemedir yıllardır:D Natalicim allah sana kolaylık versin...okuyormussun sende blogu umuyorum anlayabiliyorsundur,mucux
cambaz
seviyorum sizi...en azından birçoğunuzu..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)