Çok yorulduğumu hissetim dün tanımadığım bir ülkenin havalimanında beklerken.
Bu yorgunluğumun sebebi son 5 aydır yaşadığım herşey miydi yoksa kendi yarattığım belirsizlik miydi onu düşündüm.
Defalarca kendime ne yaptığımı sordum cevabı biliyor olmama rağmen.
O kadar basitti ki aslında herşey.Ben onu istiyordum o ne istediğini bilmiyordu.
Hastalıklar, yeni değiştirilmiş iş hiç bir şey beni yorgun edecek şeyler değildi.Hep güçlüydüm her konuda hep de öyle olacağım.
Ama onunla ilgili gücümü kullanmayı hiç istemedim.
Onun yanında uyandığımda zaten güçlüydüm..
Ve sonra ayrıldık..
Beni sevmediği için pardon pardon yeteri kadar sevmediği için ayrıldık..
ve 4. gün başladı mesajlar..Kuyruğumu kıstırıp gelmem uzak değiller başladı önce.
Sonra benim kadar kimseyi sevmediğini söyleyerek körkütük ağladı karşımda..
Sonra zaman geçti biz görüşmeyi hiç kesmedik..Benim hastalığımda hiç olmadığı kadar ilgiliydi.Üzüntüsü halinden tavırlarından öyle belliydi ki karşımdaki küçük çocuğu alıp sonsuza kadar ona sarılmış olarak kalmak istedim..
Olmadı..
Tenlerimiz öyle özledi ki birbirini..
Sonra ona da dayanamadık..
Gecenin bir yarısı 9 saatlik saat farkını hiç sayıp kalkıp maçlarını izleyecek kadar benim aslında O..Gece 3 -sabah 5..
Peki bizi birbirimizden iyi kimse anlamıyorsa..Biz birbirimizden başka bu kadar kimseye gülmüyorsak ..Birbirimizin yanında uyuduğumuzda sabah gülen o iki salak oluyorsak neden öldürüyoruz birbirimizi.?
Artık yoruldum sevgili,
Senin olamamaktan..
Benim olamamandan..
Biz olduğumuzu bildiğin halde bunu inkar etmenden..
Korkularından..
Korkaklığından..
Kendine ve bana haksızlık etmenden..
Hayatı bu kadar zorlaştırmandan..
Sürekli kendine dönmenden..
Yaşadığımız bu mükemmel şeyi görememenden..
Yoruldum sevgili..
Korkar oldum,
Gitmekten..
Bir sabah bitti diyip uyanmaktan..
Bir sabah başkasının yanında uyanmaktan sırf sana inat..
Herşeyi silmekten..
Cambaz..
sevgili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevgili etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Perşembe, Nisan 5
Pazar, Mayıs 8
o masaya en yakın halim şahitliğin ötesine gitmez artık!!
Herşey nasıl buraya geldi inanın bir fikrim yok ama 28 yaşını kısa vadede devirecek bir Türk kızı olarak artık öldürseler evlenmem kısmına nasıl geldim bilmiyorum.
Zaten evlilik için ölüp bayılmıyordum sadece bana aile olma kavramı o imzadan sonra cereyan eden bir kurum gibi geldiği için evet ya olmalı diyordum.Yani olmadı boşanırsın ya ne var bundacılık bende epey yoğun olduğu için öyle öle bayıla düşünüleek birşey gibi gelmiyordu evet birgün aile olmak isteyecektim...Ama -cektim işte..Şimdilerde epey -dili geçmiş zamanda kaldı bu fikrim..
Bir gün benimle evlilik planı yapacak insanın vay haline diyorum ve bunu cidden çok canı gönülden söylüyorum blog valla bak hiç öyle aman yan cebıme yok yani!!Yani adam bana evlilik kurumunun nasıl birey olduğunu şekilli şemalarla anlatmak zorunda öyle söyliyim sana.
Buraya nasıl geldiğimse aslında Coca-cola sırrı değil sonuç itibari ile.Bende bir olgu peydah oldu bu aralar.Birşeyleri ortak yapmak paylaşmak ..Yani biz buna aynı evi paylaşmasanda hayata birlikte bakmak diyoruz kısaca.Hastalandığında..Canın sıkkın olduğunda..Kendini yalnız hissettiğinde.. falan filan diye uzar gider..Canın sıkkın olmuş yalnız hissetmişsin bunlar çok koymazda ( cunku ara arkadaşını gelsin falan fıstık) bu hastalık mevzuu bende epey bir koydu yaa blog.Hele de bu lanet olası sadece kadınların yaşadığı bir durumsa.ve ona gerçekten ihtiyacın varsa..ve sen bir süredir bitmek bilmeyen kabuslar ile boğusuyorsan..hadi olay anında yanımda olamadın hiç mi sorulmaz nasıl hissediyorsun diye parmağım kanamadı ki kabuk bağlayınca geçsin..
Oysa okadar şefkate ihtiyacım vardı ki..Kimsenin ki onunkiyle kıyas kabul etmeyecekti çünkü bu özel durumda..Ama bunu talep ettiğimde çok yanlış anlaşıldım.Ne zavallı bir durum değil mi sevgiliden şefkat dilenmek..
Her şeyi kolay atlatır bir havam vardır hep ben yaparım güçlüyüm oooo aman hayat devam ediyor havalarında dolanırım ama bu başka birşey.Kendi hastalığımda herkes kızdı bana küçümsediğin için hiç bir operasyonda kimseye haber vermeden ben kendim hallettiğim için durumunu kimse seninle gerektiği gibi ilgilenmiyor sevgilin bile dediklerinde, aldırmadım hiç.Ama anladım ki en doğrusunu yapıyormuşum.Kimseciklerin haberi olmadan kendi başıma yaşadığımda en azından beklentisiz oluyordum.Bu pek bir koydu ne yalan söyliyim..
Bunu yaşamadan anlamaz insan aslında belkide ben hatalıyım hiç ilgime şefkatime muhtaç bırakmadım takım arkadaşımı.En mutlu anında ,en başarılı anında,en mutsuz anında,en yalnız hissettiği anında,en sağlıklı en sağlıksız anında,Yine olsa yine yaparım hemde hiç düşünmeden ben yaptım aaa sende yapdacılık değil bu..Hani derler ya babası ölmeyen asla o klübe dahil olamaz bu öyle birşey işte..Yaşamadan demekki anlamıyor insan cidden suç bendede olabilir aslına bakarsanız.
İşte blog her ne kadar ne olduğunu tam anlatamasam da beni evlilik kurumundan soğutan olay ,zincir halinde bu şekilde.Ne alakası var deme..Herşeyi yalnız yapacaksam neden birinin sorumluluğunu alayım ki.? Neden aile olmak isteyeyim ki? En ortak konuda bu kadar yalnızsam kalan diğer şeylerde neden birinin dahil olmasını bekleyeyim ki? Hayat olabildiği kadar kısayken ve ben bu kadar güçlüyken neden sorumlulukmuş evlilikmiş bunlar ile uğraşayım ki..iyi işte böyle kız arkadaş *erkek arkadaş sığ sığ takılsın herkes.Zaten ben tektaştan da oldum olası nefret etmişimdir belliymiş zaten böyle olacağı.:)
Artık değil peri padişahının oğlu gelse ; ne evlilik mi oda ne yeniyormu ki diyeceğim.? Her koyun kendi bacağından asılır canım benim gel bi yanak alayım diyip evine göndereceğim.
Benim gibi birini de bu hale getiren sevgili olaylar Allah sizi bildiği gibi yapsın emi!!Oysa gelinlik de benim gibi birine epey yakışırdı valla !!
Bir de bugün anneler günü..ve ben yukarıda yaşadıklarımdan birgün sonra eski ev arkadaşımın bir kızı oldu..
ha birde bunlar yetmezmiş gibi birde fena bir araba kazası geçirdim yukarıdaki olaydan hemen sonra ve bilin bakalım ne oldu? Bileğim incinmişti ( şanslıyımdır da öle kolay ölmeyeceğim sanırım) kendikendine geçti onunla bu defa ben bile ilgilenmedim.
Sevgilisi evlenmek için deliren ama kendi istemeyen erkekler yukarıdaki bence 101 ders konusu olabilecek kadar önemli sizin için.iyi okuyun..
Olayı abarttın diyenler için en yakın zamanda evlenmekten soğumanızı sağlayan 10 kısa yol isimli yazımıda gözünüze sokacağım:)
Operim severim hepinizi..
Cambaz
Zaten evlilik için ölüp bayılmıyordum sadece bana aile olma kavramı o imzadan sonra cereyan eden bir kurum gibi geldiği için evet ya olmalı diyordum.Yani olmadı boşanırsın ya ne var bundacılık bende epey yoğun olduğu için öyle öle bayıla düşünüleek birşey gibi gelmiyordu evet birgün aile olmak isteyecektim...Ama -cektim işte..Şimdilerde epey -dili geçmiş zamanda kaldı bu fikrim..
Bir gün benimle evlilik planı yapacak insanın vay haline diyorum ve bunu cidden çok canı gönülden söylüyorum blog valla bak hiç öyle aman yan cebıme yok yani!!Yani adam bana evlilik kurumunun nasıl birey olduğunu şekilli şemalarla anlatmak zorunda öyle söyliyim sana.
Buraya nasıl geldiğimse aslında Coca-cola sırrı değil sonuç itibari ile.Bende bir olgu peydah oldu bu aralar.Birşeyleri ortak yapmak paylaşmak ..Yani biz buna aynı evi paylaşmasanda hayata birlikte bakmak diyoruz kısaca.Hastalandığında..Canın sıkkın olduğunda..Kendini yalnız hissettiğinde.. falan filan diye uzar gider..Canın sıkkın olmuş yalnız hissetmişsin bunlar çok koymazda ( cunku ara arkadaşını gelsin falan fıstık) bu hastalık mevzuu bende epey bir koydu yaa blog.Hele de bu lanet olası sadece kadınların yaşadığı bir durumsa.ve ona gerçekten ihtiyacın varsa..ve sen bir süredir bitmek bilmeyen kabuslar ile boğusuyorsan..hadi olay anında yanımda olamadın hiç mi sorulmaz nasıl hissediyorsun diye parmağım kanamadı ki kabuk bağlayınca geçsin..
Oysa okadar şefkate ihtiyacım vardı ki..Kimsenin ki onunkiyle kıyas kabul etmeyecekti çünkü bu özel durumda..Ama bunu talep ettiğimde çok yanlış anlaşıldım.Ne zavallı bir durum değil mi sevgiliden şefkat dilenmek..
Her şeyi kolay atlatır bir havam vardır hep ben yaparım güçlüyüm oooo aman hayat devam ediyor havalarında dolanırım ama bu başka birşey.Kendi hastalığımda herkes kızdı bana küçümsediğin için hiç bir operasyonda kimseye haber vermeden ben kendim hallettiğim için durumunu kimse seninle gerektiği gibi ilgilenmiyor sevgilin bile dediklerinde, aldırmadım hiç.Ama anladım ki en doğrusunu yapıyormuşum.Kimseciklerin haberi olmadan kendi başıma yaşadığımda en azından beklentisiz oluyordum.Bu pek bir koydu ne yalan söyliyim..
Bunu yaşamadan anlamaz insan aslında belkide ben hatalıyım hiç ilgime şefkatime muhtaç bırakmadım takım arkadaşımı.En mutlu anında ,en başarılı anında,en mutsuz anında,en yalnız hissettiği anında,en sağlıklı en sağlıksız anında,Yine olsa yine yaparım hemde hiç düşünmeden ben yaptım aaa sende yapdacılık değil bu..Hani derler ya babası ölmeyen asla o klübe dahil olamaz bu öyle birşey işte..Yaşamadan demekki anlamıyor insan cidden suç bendede olabilir aslına bakarsanız.
İşte blog her ne kadar ne olduğunu tam anlatamasam da beni evlilik kurumundan soğutan olay ,zincir halinde bu şekilde.Ne alakası var deme..Herşeyi yalnız yapacaksam neden birinin sorumluluğunu alayım ki.? Neden aile olmak isteyeyim ki? En ortak konuda bu kadar yalnızsam kalan diğer şeylerde neden birinin dahil olmasını bekleyeyim ki? Hayat olabildiği kadar kısayken ve ben bu kadar güçlüyken neden sorumlulukmuş evlilikmiş bunlar ile uğraşayım ki..iyi işte böyle kız arkadaş *erkek arkadaş sığ sığ takılsın herkes.Zaten ben tektaştan da oldum olası nefret etmişimdir belliymiş zaten böyle olacağı.:)
Artık değil peri padişahının oğlu gelse ; ne evlilik mi oda ne yeniyormu ki diyeceğim.? Her koyun kendi bacağından asılır canım benim gel bi yanak alayım diyip evine göndereceğim.
Benim gibi birini de bu hale getiren sevgili olaylar Allah sizi bildiği gibi yapsın emi!!Oysa gelinlik de benim gibi birine epey yakışırdı valla !!
Bir de bugün anneler günü..ve ben yukarıda yaşadıklarımdan birgün sonra eski ev arkadaşımın bir kızı oldu..
ha birde bunlar yetmezmiş gibi birde fena bir araba kazası geçirdim yukarıdaki olaydan hemen sonra ve bilin bakalım ne oldu? Bileğim incinmişti ( şanslıyımdır da öle kolay ölmeyeceğim sanırım) kendikendine geçti onunla bu defa ben bile ilgilenmedim.
Sevgilisi evlenmek için deliren ama kendi istemeyen erkekler yukarıdaki bence 101 ders konusu olabilecek kadar önemli sizin için.iyi okuyun..
Olayı abarttın diyenler için en yakın zamanda evlenmekten soğumanızı sağlayan 10 kısa yol isimli yazımıda gözünüze sokacağım:)
Operim severim hepinizi..
Cambaz
Cuma, Mart 19
bu bahar bambaşkaaaa
özgürlüğe 5 kala.
hain planlarım var..
ne önemliymiş bu özgürlük..
neler neler ..
neler yapacağım bu gelen bahar ile birlikte...
içim pırpır ..bu bahar bana çok iyi gelecek biliyorum görüyorum ve hissediyorum.
bu bahar çok güzel şeyler olacak ..
kelebekler gibiyim ama ömrüm 3 günlük değil:)
yaşasın yaşasın...herşey için şükürler olsun binlerce kez...bu bahar apayrı olacak ve ömrüm boyunca ben bu baharı hatırlayacağım hepsinden daha çok....
ve ilk defa hepinizi seviyorummmmmmmmmmmm
cambazz.
mucuxxxxx
hain planlarım var..
ne önemliymiş bu özgürlük..
neler neler ..
neler yapacağım bu gelen bahar ile birlikte...
içim pırpır ..bu bahar bana çok iyi gelecek biliyorum görüyorum ve hissediyorum.
bu bahar çok güzel şeyler olacak ..
kelebekler gibiyim ama ömrüm 3 günlük değil:)
yaşasın yaşasın...herşey için şükürler olsun binlerce kez...bu bahar apayrı olacak ve ömrüm boyunca ben bu baharı hatırlayacağım hepsinden daha çok....
ve ilk defa hepinizi seviyorummmmmmmmmmmm
cambazz.
mucuxxxxx
Etiketler:
aşk,
bahar,
özgürlük...,
sevgili
Cumartesi, Şubat 20
zamanın su olması sorunsalı
bazen zamanın su gibi geçmesini istersin.bazende dursun o anda kalsın yaşayabildiğin kadar onda nefes almayı dilersin.
zaman hızla geçsin dediğim zamanlarda içimi bir korku kaplıyor acaba şuanın tadını çıkarmayı atlıyormuyum kendimi bir sonraki bilmediğim bir günün içine mi hapsediyorum diye .. bu günlerde zaman geçsin bahar gelsin kasvetli kış karmaşık günler bitsin istiyorum.her sabaha gergin sinirli kalkıyorum sonrasındaki 2-3 saati normal deli halime dönebileyim diye uğraşarak geçiriyorum kendi kendime..sevmiyorum çünkü etrafımdaki kimseye asık suratlı anlamsız gözler ile bakmayı.Her söylenenden birşey anlamaya çalışır halime kendim bile katlanamıyorum.Ama bazen kaçırıverıyorum kantarın topuzunu:(
inandığım birşey var;insan sevdiklerinin değerini böyle gergin zamanlarında çabuk harcıyor.bazen annemizi bazen kardeşimizi bazen en yakın dostumuzu ve evet sevgililerimizi.sanıyoruz ki o gülen gözler o gülüşler o şen şakrak haller hep orada yanıbaşımızda kalıverecek..ve sanıyoruz ki başkalarıda onlardan farksız gönlümüzü huzura erdirecek. Sonra ya çabuk geliyor aklımız başımıza yada az bir zaman sonra gülen boş gözlerin karanlığında kayboluveriyoruz..O yüzden böyle sabahları gergin başlayan herşeyin sorun olduğu zamanlarda etrafımda kim varsa sıcaklığını bildiğim , korkuyorum onlarıda üzeceğim diye.Oysa bu gergin zamanlarda içini bilmediğim insanlara işlemiyor gerginliğim yapmacıkta olsa o yerinde duramayan cambaz oluyorum..İşte o zaman olmuyor ben ''ben değil'' oluyorum..
bu hepimiz için böyle aslına bakarsanız.yanımızda olmayı lüks saymayan, gülerken, ağlarken ,severken bize en doğal halleri ile görünen insanları yok saymayı onlardan sıkılmayı özgürlük sanıyoruz..ama öyle değil işte.ben bu aralar her iki tarafta görüyorum kendimi..belkide o yüzden hergün gerginliklerimi tersliklerimi töpürlemeye çalışırken yorulmaya razı olmam ..
kayıpları yaşamamak adına ben razıyım bu yorgunluklara.. ya siz sürekli huzurlar için kendinizi törpülemeyi göze alabilerdenmisiniz.yoksa hepimiz için Yalın ın söylediği şarkı mı gelsin; ''Bi bakmışın ben yokmuşum, üzülmeye doymuşum'' ..:)
sevgiler
cambaz
zaman hızla geçsin dediğim zamanlarda içimi bir korku kaplıyor acaba şuanın tadını çıkarmayı atlıyormuyum kendimi bir sonraki bilmediğim bir günün içine mi hapsediyorum diye .. bu günlerde zaman geçsin bahar gelsin kasvetli kış karmaşık günler bitsin istiyorum.her sabaha gergin sinirli kalkıyorum sonrasındaki 2-3 saati normal deli halime dönebileyim diye uğraşarak geçiriyorum kendi kendime..sevmiyorum çünkü etrafımdaki kimseye asık suratlı anlamsız gözler ile bakmayı.Her söylenenden birşey anlamaya çalışır halime kendim bile katlanamıyorum.Ama bazen kaçırıverıyorum kantarın topuzunu:(
inandığım birşey var;insan sevdiklerinin değerini böyle gergin zamanlarında çabuk harcıyor.bazen annemizi bazen kardeşimizi bazen en yakın dostumuzu ve evet sevgililerimizi.sanıyoruz ki o gülen gözler o gülüşler o şen şakrak haller hep orada yanıbaşımızda kalıverecek..ve sanıyoruz ki başkalarıda onlardan farksız gönlümüzü huzura erdirecek. Sonra ya çabuk geliyor aklımız başımıza yada az bir zaman sonra gülen boş gözlerin karanlığında kayboluveriyoruz..O yüzden böyle sabahları gergin başlayan herşeyin sorun olduğu zamanlarda etrafımda kim varsa sıcaklığını bildiğim , korkuyorum onlarıda üzeceğim diye.Oysa bu gergin zamanlarda içini bilmediğim insanlara işlemiyor gerginliğim yapmacıkta olsa o yerinde duramayan cambaz oluyorum..İşte o zaman olmuyor ben ''ben değil'' oluyorum..
bu hepimiz için böyle aslına bakarsanız.yanımızda olmayı lüks saymayan, gülerken, ağlarken ,severken bize en doğal halleri ile görünen insanları yok saymayı onlardan sıkılmayı özgürlük sanıyoruz..ama öyle değil işte.ben bu aralar her iki tarafta görüyorum kendimi..belkide o yüzden hergün gerginliklerimi tersliklerimi töpürlemeye çalışırken yorulmaya razı olmam ..
kayıpları yaşamamak adına ben razıyım bu yorgunluklara.. ya siz sürekli huzurlar için kendinizi törpülemeyi göze alabilerdenmisiniz.yoksa hepimiz için Yalın ın söylediği şarkı mı gelsin; ''Bi bakmışın ben yokmuşum, üzülmeye doymuşum'' ..:)
sevgiler
cambaz
Çarşamba, Aralık 30
düzenin düzensizliği
günlerdir direniyorum ; yazsam hayır yazmasam..
canım nasıl çekiyor sana yazmayı ama bir o kadarda yazasım yok.
ne diyeceğim ki..
ne anlatacağım..
çok şey..
hiç bir şey.. geçenlerde yazdığım yazıyı yayınlamıyorum belki başka zaman..
şimdi kısa kısa aklımdakileri döküveresim var..
dün babamı ne kadar özlediğimi fark ettim yine..
28 yaşıma gireceğim nerdeyse hatta 12 yıl bitmiş olacak çok yakında ben hala mızık mızık halindeyim..
hala kıskanıyorum baba kelimesini..
belkide inatla rakıdan zehirlendikten sonraki içemeyişim onun yüzündendir rakıyı..rakı+tütün baba kokusu bende..
beni hiç çıkarsız hiç sebepsiz hiç azalmadan belkide artarak seven ilk belkide tek erkek..
o sevgiyi özledim sanırım..uçsuz bucaksız..hesapsız ..bitceğinden korkmadan ..bir gün uyandığında gitmiş mi korkusu duymadan..bencillikse evet..ben babamı özledim..
sabah bir düğün resmi gördüm bozcaada da yapılmış..hayatımda ilk defa ama ilk defa evet bende burda evlenmek istiyorum dedim cidden ilk defa bir düğün içinde hayal edebildim kendimi..bu adanın üzerimdeki manyetik gücü nedir? neden adı bile anıldığında gözlerim maviye bulanıyor..bozcaada feribotunda 5 yaşında terliklerimizi sürüyerek oynadığımız saklambaçların mı etkisi var acaba hala..yoksaferibotta babamın sarhoş kafayla satın aldığı bir tepsi içiboşun kokusu mu var hala burnumda.neden bilinmez 28 yaşıma kadar yapmadığım bir şeyi yaptım ve orda evlenmenin nasıl mükemmel olabileceğini düşündüm...ama sadece düşündüm:)
bu arada yeni yıl yazısını yarın yazacağım geçen sene yaptığım gibi..
düzen bunalımı yaşayacağım 3-4 ay kadar.annem yaklaşık 4 aylığına yanıma geliyor.Kendisi kış aylarını yalnız geçirmeyi pek sevmiyor..bu konu bu kadar.hem zevkli hem sıkıntılı günler beni beklıyor.
çok bunaldım fasulye ruhlu insanlardan..yoruldum da..artık sabrım tükenmeye yüz tuttu.belkide bu yüzden yazasım yok aslında.yazarsam dilimin olmayan kemiği gibi parmaklarımda beynimden habersiz cümleler kuruveriyor ben bu kadar üzgün , yorgun ve hırçınken..huzurumu ruhumu ve neşemi kaçırmak için ellerinden geleni ardına koymayan bir grup insan var.yada birileri bilmiyorum.sürekli mailler-mesajlar geliyor..sevgilime,ilişkime kısaca tüm hayatıma müdahale eden,nutuklar çeken ,hodri meydan diyen mailler..ilk önce sinir oluyordum..sonraları önemsememeye görmemeye başladım.ama son gelenler hodri meydan diyenler asabımı bozmaklada kalmayıp sabrımı zorluyorlar...kimin canını bu kadar yaktım kime ne yaptım bilmiyorum..ben basit bir hayat isterken bunun için elimden geleni yaparken ne kadar karmaşıklaşabilirse o kadar bulanıyor durgun mavi sularım..
işin enterasan tarafı mutluyum..ve hiç olmadığım kadar huzurlu.birşeyler bir yerde ters bağlantı yapıyor ama nerde onu bulamıyorum.
şimdilik bu kadar mı...?
birşeyi sakın unutmayın..herşey emek istiyor.herşey sabır ve herşey güç istiyor en mükemmeli için bunu sakın unutmayın..ve beni dinleyin,inandığınız sesin peşinden gitmekten hiç vazgeçmeyin sesi duyamayana kadar..her karar ikiye ayrılacak önümüzde..bizim doğrumuz hep bağırıyor aslında karşımızda , sadece biz biraz geç duyuyoruz..2010 un ilk dileği bu olsun..doğru sesi zamanında duyalım..
cambaz
sevgiler
canım nasıl çekiyor sana yazmayı ama bir o kadarda yazasım yok.
ne diyeceğim ki..
ne anlatacağım..
çok şey..
hiç bir şey.. geçenlerde yazdığım yazıyı yayınlamıyorum belki başka zaman..
şimdi kısa kısa aklımdakileri döküveresim var..
dün babamı ne kadar özlediğimi fark ettim yine..
28 yaşıma gireceğim nerdeyse hatta 12 yıl bitmiş olacak çok yakında ben hala mızık mızık halindeyim..
hala kıskanıyorum baba kelimesini..
belkide inatla rakıdan zehirlendikten sonraki içemeyişim onun yüzündendir rakıyı..rakı+tütün baba kokusu bende..
beni hiç çıkarsız hiç sebepsiz hiç azalmadan belkide artarak seven ilk belkide tek erkek..
o sevgiyi özledim sanırım..uçsuz bucaksız..hesapsız ..bitceğinden korkmadan ..bir gün uyandığında gitmiş mi korkusu duymadan..bencillikse evet..ben babamı özledim..
sabah bir düğün resmi gördüm bozcaada da yapılmış..hayatımda ilk defa ama ilk defa evet bende burda evlenmek istiyorum dedim cidden ilk defa bir düğün içinde hayal edebildim kendimi..bu adanın üzerimdeki manyetik gücü nedir? neden adı bile anıldığında gözlerim maviye bulanıyor..bozcaada feribotunda 5 yaşında terliklerimizi sürüyerek oynadığımız saklambaçların mı etkisi var acaba hala..yoksaferibotta babamın sarhoş kafayla satın aldığı bir tepsi içiboşun kokusu mu var hala burnumda.neden bilinmez 28 yaşıma kadar yapmadığım bir şeyi yaptım ve orda evlenmenin nasıl mükemmel olabileceğini düşündüm...ama sadece düşündüm:)
bu arada yeni yıl yazısını yarın yazacağım geçen sene yaptığım gibi..
düzen bunalımı yaşayacağım 3-4 ay kadar.annem yaklaşık 4 aylığına yanıma geliyor.Kendisi kış aylarını yalnız geçirmeyi pek sevmiyor..bu konu bu kadar.hem zevkli hem sıkıntılı günler beni beklıyor.
çok bunaldım fasulye ruhlu insanlardan..yoruldum da..artık sabrım tükenmeye yüz tuttu.belkide bu yüzden yazasım yok aslında.yazarsam dilimin olmayan kemiği gibi parmaklarımda beynimden habersiz cümleler kuruveriyor ben bu kadar üzgün , yorgun ve hırçınken..huzurumu ruhumu ve neşemi kaçırmak için ellerinden geleni ardına koymayan bir grup insan var.yada birileri bilmiyorum.sürekli mailler-mesajlar geliyor..sevgilime,ilişkime kısaca tüm hayatıma müdahale eden,nutuklar çeken ,hodri meydan diyen mailler..ilk önce sinir oluyordum..sonraları önemsememeye görmemeye başladım.ama son gelenler hodri meydan diyenler asabımı bozmaklada kalmayıp sabrımı zorluyorlar...kimin canını bu kadar yaktım kime ne yaptım bilmiyorum..ben basit bir hayat isterken bunun için elimden geleni yaparken ne kadar karmaşıklaşabilirse o kadar bulanıyor durgun mavi sularım..
işin enterasan tarafı mutluyum..ve hiç olmadığım kadar huzurlu.birşeyler bir yerde ters bağlantı yapıyor ama nerde onu bulamıyorum.
şimdilik bu kadar mı...?
birşeyi sakın unutmayın..herşey emek istiyor.herşey sabır ve herşey güç istiyor en mükemmeli için bunu sakın unutmayın..ve beni dinleyin,inandığınız sesin peşinden gitmekten hiç vazgeçmeyin sesi duyamayana kadar..her karar ikiye ayrılacak önümüzde..bizim doğrumuz hep bağırıyor aslında karşımızda , sadece biz biraz geç duyuyoruz..2010 un ilk dileği bu olsun..doğru sesi zamanında duyalım..
cambaz
sevgiler
Cumartesi, Ekim 10
karışık çok karışıkkk..
heyooo..
allahım cidden kıçımın üzerinde oturabilme yetimi kaybettim sanırım popom onu hiç kullanmadığım için isyanlarda:) geçtiğimiz cumadan beri yani 3 ekimden beri girip çıkmadığım delik kalmadı.üstüne üstlük birde birkaç farklı il kombinasyonu yaptım:)
perşembe sürekli cuma akaşamının hayalini kurdum ohhh dedim.yatıcammm mis gibi dizilerimi izleyeceğim..ama yok ben bazen böyle kurulmuş gibi oluyorum ayakta kalma konusunda..çok yakın bi arkadşımın ısrarlarına dayanamayarak birkaç gün öncesinden konser için söz vermişim ona..iyiki de gittim orası ayrı konu ama..resmen bitik haldeydım konserde.önce yıldız çatıda yemek yedık ben bi bira içtim uykum geldi.sonra konser alanına indik.Burhan Şeşenin kurduğu Yaşama Saygı vakfı yararına bir konserdi ve kımler yoktu ki..Bülent Ortaçgil,Zuhal Olcay,Yaşar Kurt,Ezginin Günlüğü,Gündoğarken ve Vokaliz ..Cidden uzun zamandır içmeden bu kadar eğlenmemiştim..süperdi.yogunluğumu falan unuttum.Ayrıcada gelirin burslara dağıtılacak olması ayrı bir keyifti..Cidden Güzeldi bee..
Bu sabah uyurum dedim ama yoook.Lise tayfasınada söz vermişim sabahın 9 unda aradılar..kalk kalamıştayızzz.hadiii bide oraya..
ben 15 gün önce bir falcıya gittim arada sevıyorum gidip eğlenmeyi:)ama kadın ilginç enterasan şeyler söylemedi değil yani..gittiğim öğlen konuştuğum aklımdakilerin hepsini pıııııırrr sıralıyıverdi.Güzeş şeyler söyledi..Umut verici heyecanlandırıcı..Aklım bazı konularda okadar karışık ve şüpheciydi ki o gün birilerinin boşuna kaygılandığımı söylemesine herşeyin güzel çok güzel olacağına duymaya ihtiyacım vardı sanırım..Garip bir rahatlama duymadım desem yalan olur.Uff manyağım tamam falcıyla insan sakinleşirmi demeyin..Ama oluyor işte:(Ama şunu söyliyim söylediği şeylerden birtanesinin başlangıç noktası çıktı..Bu sabahki kahvaltı olayından sonra bir arkadaşımı götürdüm ..Ve bomba onda da çıktı..off cambazz yeter ..Tamam haklısınız susuyorum.saçmaladım:)
geçtiğimiz yazılarda beklediğim ödüllendirilme olayında hala ciddiyim:)bekliyorum:)
sevgilim hala yokk:( bugün hava çok güzel tam sevgiliyle gezmelik ama o yine yok:( onunla gurur duyuyorum evet ama bazen bu kadar çok yalnız kalmaktan da sıkılmıyor değilim bu konuda yalan söyleyemeyeceğim:)ama bu da onun işi.Yapacak bir şey yok:)
bu arada beni adım -soyadımla blog dünyasında aratan gizli fareyi buldum:)istersem bulamayacağım ulaşamayacağım bilgi yok valla çok ukalayım bu konuda:).ama istersem..Aslında merak ettiğim birçok şeyin peşine düşmem..işime yaramayacak beni üzecek bilgileri bilmesemde olur dimi?
neyse şimdilik bash bash..
sevgiler
cambaz
sizi seviyorum en azından birçoğunuzu..
allahım cidden kıçımın üzerinde oturabilme yetimi kaybettim sanırım popom onu hiç kullanmadığım için isyanlarda:) geçtiğimiz cumadan beri yani 3 ekimden beri girip çıkmadığım delik kalmadı.üstüne üstlük birde birkaç farklı il kombinasyonu yaptım:)
perşembe sürekli cuma akaşamının hayalini kurdum ohhh dedim.yatıcammm mis gibi dizilerimi izleyeceğim..ama yok ben bazen böyle kurulmuş gibi oluyorum ayakta kalma konusunda..çok yakın bi arkadşımın ısrarlarına dayanamayarak birkaç gün öncesinden konser için söz vermişim ona..iyiki de gittim orası ayrı konu ama..resmen bitik haldeydım konserde.önce yıldız çatıda yemek yedık ben bi bira içtim uykum geldi.sonra konser alanına indik.Burhan Şeşenin kurduğu Yaşama Saygı vakfı yararına bir konserdi ve kımler yoktu ki..Bülent Ortaçgil,Zuhal Olcay,Yaşar Kurt,Ezginin Günlüğü,Gündoğarken ve Vokaliz ..Cidden uzun zamandır içmeden bu kadar eğlenmemiştim..süperdi.yogunluğumu falan unuttum.Ayrıcada gelirin burslara dağıtılacak olması ayrı bir keyifti..Cidden Güzeldi bee..
Bu sabah uyurum dedim ama yoook.Lise tayfasınada söz vermişim sabahın 9 unda aradılar..kalk kalamıştayızzz.hadiii bide oraya..
ben 15 gün önce bir falcıya gittim arada sevıyorum gidip eğlenmeyi:)ama kadın ilginç enterasan şeyler söylemedi değil yani..gittiğim öğlen konuştuğum aklımdakilerin hepsini pıııııırrr sıralıyıverdi.Güzeş şeyler söyledi..Umut verici heyecanlandırıcı..Aklım bazı konularda okadar karışık ve şüpheciydi ki o gün birilerinin boşuna kaygılandığımı söylemesine herşeyin güzel çok güzel olacağına duymaya ihtiyacım vardı sanırım..Garip bir rahatlama duymadım desem yalan olur.Uff manyağım tamam falcıyla insan sakinleşirmi demeyin..Ama oluyor işte:(Ama şunu söyliyim söylediği şeylerden birtanesinin başlangıç noktası çıktı..Bu sabahki kahvaltı olayından sonra bir arkadaşımı götürdüm ..Ve bomba onda da çıktı..off cambazz yeter ..Tamam haklısınız susuyorum.saçmaladım:)
geçtiğimiz yazılarda beklediğim ödüllendirilme olayında hala ciddiyim:)bekliyorum:)
sevgilim hala yokk:( bugün hava çok güzel tam sevgiliyle gezmelik ama o yine yok:( onunla gurur duyuyorum evet ama bazen bu kadar çok yalnız kalmaktan da sıkılmıyor değilim bu konuda yalan söyleyemeyeceğim:)ama bu da onun işi.Yapacak bir şey yok:)
bu arada beni adım -soyadımla blog dünyasında aratan gizli fareyi buldum:)istersem bulamayacağım ulaşamayacağım bilgi yok valla çok ukalayım bu konuda:).ama istersem..Aslında merak ettiğim birçok şeyin peşine düşmem..işime yaramayacak beni üzecek bilgileri bilmesemde olur dimi?
neyse şimdilik bash bash..
sevgiler
cambaz
sizi seviyorum en azından birçoğunuzu..
Salı, Eylül 8
zehirli gazla gelen uyuşukluk pardon saçmalık
veee kısa kısa cambazın magazin gündemi..
evin inşaatı bitti sonunda..çoook güzel olmadı ama eskisine nazaran daha iyi olduğu kesin.televizyonum hala göstermiyor.şu meşhur havayolu müşterim hala havada asılı..sevgilim hala isviçrede..ama çok iyi gidiyorlar 4 maçta tek malubiyet ile ilerliyorlar bakalım.çok gurur duyuyorum sayın kaptan sevgilim ve takımı ile...peki ben ne haldeyim işte o uzun girdaplı dikenli bir yol....
kendimi nasıl hissediyorum biliyormusun blogcum? istanbul boğazı gibiyim..kaldırma kuvvetim süper ..en büyük demir oyuncakları kaldırıyorum..ama istanbulun bütün lağımı içime akıyor...
bugün bir arkadaşım yardım istesene çevrendekilerden dedi..yardım istemezsen kim bilebilir ki senin ihtiyacın olduğunu birilerine..ama bunu istemiyorum işte..bu aralar nedense biri beni düşünsün istiyorum..şımarıklıkmıdır nedir bilmiyorum..belkide çok fazla ayrıntıyla uğraşmak ,aynı dönemde sağlığımın gıcıklık yaratması, işimin zaten hep ayrıntılar üzerine kurulu olması boğdu beni..şimdiye kadar sevgililerim dahil hiç kimseden buna ailemide katabiliriz birşey istemedim.talep etmedim..ben yapabilirim..ben hallederim..ama yapıp hallederken bir bakıyorum ben kuyunun dibinde donmuşum , kalan temiz havayla soluyorum ama fark etmiyorum ki içime en zehirlisinden gazlar doluyor...birde o gazlar patlama yapmasın diye uğraş dur..puffff.
şu 3-4 günlük bayram tatilinde kafamı dinlemek istiyorum sakinlik sessizlik..ama yok onada izin müsade yok..çünkü anneciğimin gönlünü yapmam lazım.bizde hala hiyerarşik düzen şeklinde bayramlar aile ile geçirilir tatile gitmek yada eve gitmemek vatana ihanet etmekle eşdeğerdir.affedilmez..ufaklık kocasını bahane edip gelmeyecekmiş çünkü tatil çok kısa..ee haklı tabi kız..bende evlendim falan mı desem kocam izin vermiyor derim:D
bu haftasonu bu koca haftasonu evi temizlemek düzene sokmakla geçecek..inat ettim kadın tutmıycam..zaten kalan son paramıda kadına verirsem aysonunu getirmek için benim başka evlere temizliğe gitmem gerekecek:S
ama bu koca haftasonunda kendime bir kaçamak verebilirmiyim sence,bir arkadaşım motor gezisine çağırdı.gitsem mi acaba..sevgilim kızarmı onuda bilmiyorum gerçi..kızabilirde..aslında kızmalı bence..ama pek dikkate alacağını sanmıyorum..beni çok sevdiğini önemsediğini adım gibi biliyorum.ama adam beni kıskanmıyor..hemde hiç..neler neler oluyor yok tık yok..ben olsam yıkarım heryanı, ortalığı ateşe veririm , çektireceğim acıları gören İsa haline şükreder ama yok benim adam sesini çıkarmıyor.mesela 10 gündür ofise hergün aynı türden çiçek geliyor.hemde benim en sevdiğim çiçekten papatyalardan..kimden geldiği bilinmiyor sadece cambaz'a (adım yazıyor tabiki) şeklinde not koyuluyor.sonunda bugün buldum kimliğini..hiç umulmayacak birinden.Ama o umulmayacak biri şuan çok kötü durumda olduğu için sustum..zaten bu hafta başından beri kesildi gelmiyor çiçekçi çocuk.Ama benim adama olayı çözdüğümü söylemedim çünkü zaten ilgilenmıyor,birde zorla kıskandırmak ister gibi aa bak ne oldu diye onumu anlatacağım..acaba niye kıskanmıyor çok mu emin benden ki?..bu salak karı beni hayatta bırakmaz kimseciklerede bakmaz diyemi düşünüyor ?ben ne büyük bir güven abidesiyim o zaman yaaaa.yada ben nie güvenmiyoruuuuummmm..yaa böyleee azıcık kıskansa hah diycem tamam ama yok birşey diyorum tamam sevgilim diyor..yada ben aranıyorum sanırım belayı adam diyecek öyle olmaz böyle giyilmez onu yapma bunu yapma onla konuşma sonra görücem anyayı konyayı..gerçi kurbağam bu cümlenin kuruluş biçimini bile bilmez..mümkün değil yani onun bana şunu yapma kıskanıyorum demesi.
bir filmde çöyle bir replik vardı;
15 yaşında yeni anne olmuş kız ; ( en yakın ve yeni hamile olan kız arkadşına soruyor) sence bebeğimi yeteri kadar sevmiyormuyum.korkuyorum onu bir anne gibi sevmiyor düşünmüyor onunla ilgilenmiyor olmaktan diyor..
diğer kız; bazen birşeyi okadar severiz ki o sevginin bize zarar vermesinden korkarız..sevilen kişiye karşı uyuştururuz kendimizi.yani sevilen kişiye karşı tepkisiz yorumsuz kalıyor gibi hissederiz benliğimizi.ama biliriz ki düşünürsek o sevgiyi yoğunluğundan ölebiliriz..
belkide sevgilim beni çok seviyordur bu kızcağızın dediği gibi ve bu yüzden uyuşmuştur:D hahahaha..allahım ne güzel saçmaladım kendikendime yaaa..
neyse ben şimdilik kaçıyorum..mucuxxx
sevgiler
cambaz
hepinizi seviyorum desemde inanmayın ama en azından bir çoğunuzu seviyorum..
evin inşaatı bitti sonunda..çoook güzel olmadı ama eskisine nazaran daha iyi olduğu kesin.televizyonum hala göstermiyor.şu meşhur havayolu müşterim hala havada asılı..sevgilim hala isviçrede..ama çok iyi gidiyorlar 4 maçta tek malubiyet ile ilerliyorlar bakalım.çok gurur duyuyorum sayın kaptan sevgilim ve takımı ile...peki ben ne haldeyim işte o uzun girdaplı dikenli bir yol....
kendimi nasıl hissediyorum biliyormusun blogcum? istanbul boğazı gibiyim..kaldırma kuvvetim süper ..en büyük demir oyuncakları kaldırıyorum..ama istanbulun bütün lağımı içime akıyor...
bugün bir arkadaşım yardım istesene çevrendekilerden dedi..yardım istemezsen kim bilebilir ki senin ihtiyacın olduğunu birilerine..ama bunu istemiyorum işte..bu aralar nedense biri beni düşünsün istiyorum..şımarıklıkmıdır nedir bilmiyorum..belkide çok fazla ayrıntıyla uğraşmak ,aynı dönemde sağlığımın gıcıklık yaratması, işimin zaten hep ayrıntılar üzerine kurulu olması boğdu beni..şimdiye kadar sevgililerim dahil hiç kimseden buna ailemide katabiliriz birşey istemedim.talep etmedim..ben yapabilirim..ben hallederim..ama yapıp hallederken bir bakıyorum ben kuyunun dibinde donmuşum , kalan temiz havayla soluyorum ama fark etmiyorum ki içime en zehirlisinden gazlar doluyor...birde o gazlar patlama yapmasın diye uğraş dur..puffff.
şu 3-4 günlük bayram tatilinde kafamı dinlemek istiyorum sakinlik sessizlik..ama yok onada izin müsade yok..çünkü anneciğimin gönlünü yapmam lazım.bizde hala hiyerarşik düzen şeklinde bayramlar aile ile geçirilir tatile gitmek yada eve gitmemek vatana ihanet etmekle eşdeğerdir.affedilmez..ufaklık kocasını bahane edip gelmeyecekmiş çünkü tatil çok kısa..ee haklı tabi kız..bende evlendim falan mı desem kocam izin vermiyor derim:D
bu haftasonu bu koca haftasonu evi temizlemek düzene sokmakla geçecek..inat ettim kadın tutmıycam..zaten kalan son paramıda kadına verirsem aysonunu getirmek için benim başka evlere temizliğe gitmem gerekecek:S
ama bu koca haftasonunda kendime bir kaçamak verebilirmiyim sence,bir arkadaşım motor gezisine çağırdı.gitsem mi acaba..sevgilim kızarmı onuda bilmiyorum gerçi..kızabilirde..aslında kızmalı bence..ama pek dikkate alacağını sanmıyorum..beni çok sevdiğini önemsediğini adım gibi biliyorum.ama adam beni kıskanmıyor..hemde hiç..neler neler oluyor yok tık yok..ben olsam yıkarım heryanı, ortalığı ateşe veririm , çektireceğim acıları gören İsa haline şükreder ama yok benim adam sesini çıkarmıyor.mesela 10 gündür ofise hergün aynı türden çiçek geliyor.hemde benim en sevdiğim çiçekten papatyalardan..kimden geldiği bilinmiyor sadece cambaz'a (adım yazıyor tabiki) şeklinde not koyuluyor.sonunda bugün buldum kimliğini..hiç umulmayacak birinden.Ama o umulmayacak biri şuan çok kötü durumda olduğu için sustum..zaten bu hafta başından beri kesildi gelmiyor çiçekçi çocuk.Ama benim adama olayı çözdüğümü söylemedim çünkü zaten ilgilenmıyor,birde zorla kıskandırmak ister gibi aa bak ne oldu diye onumu anlatacağım..acaba niye kıskanmıyor çok mu emin benden ki?..bu salak karı beni hayatta bırakmaz kimseciklerede bakmaz diyemi düşünüyor ?ben ne büyük bir güven abidesiyim o zaman yaaaa.yada ben nie güvenmiyoruuuuummmm..yaa böyleee azıcık kıskansa hah diycem tamam ama yok birşey diyorum tamam sevgilim diyor..yada ben aranıyorum sanırım belayı adam diyecek öyle olmaz böyle giyilmez onu yapma bunu yapma onla konuşma sonra görücem anyayı konyayı..gerçi kurbağam bu cümlenin kuruluş biçimini bile bilmez..mümkün değil yani onun bana şunu yapma kıskanıyorum demesi.
bir filmde çöyle bir replik vardı;
15 yaşında yeni anne olmuş kız ; ( en yakın ve yeni hamile olan kız arkadşına soruyor) sence bebeğimi yeteri kadar sevmiyormuyum.korkuyorum onu bir anne gibi sevmiyor düşünmüyor onunla ilgilenmiyor olmaktan diyor..
diğer kız; bazen birşeyi okadar severiz ki o sevginin bize zarar vermesinden korkarız..sevilen kişiye karşı uyuştururuz kendimizi.yani sevilen kişiye karşı tepkisiz yorumsuz kalıyor gibi hissederiz benliğimizi.ama biliriz ki düşünürsek o sevgiyi yoğunluğundan ölebiliriz..
belkide sevgilim beni çok seviyordur bu kızcağızın dediği gibi ve bu yüzden uyuşmuştur:D hahahaha..allahım ne güzel saçmaladım kendikendime yaaa..
neyse ben şimdilik kaçıyorum..mucuxxx
sevgiler
cambaz
hepinizi seviyorum desemde inanmayın ama en azından bir çoğunuzu seviyorum..
Etiketler:
büyük kurbağam,
film,
hava yolu,
sehirli gaz,
sevgili,
uyuşukluk,
yorulmak
Cuma, Eylül 4
bu aralar böyleyim;meğer iki kişi birden olabiliyormuşum
sende benim kadar gerçekleri görüyorsun...
beraber olamayız benim gibi biliyorsun...
bunu dinliyorum şimdi.yoksa başka bir yazılma sebebi yok aslında:) sadece kulağımdaki ses sezen...
fenalardayım bu aralar.... yeni müşterim ile kafayı yemek üzereyim.bir hava yolu şirketi kendileri..cidden bütçe hazırlamaktan.anlamsız sonu gelmeyen toplantılar yapmaktan yoruldummm..ve ayın 14 unde portekize gidiyorummmm..herşey birbirine girmiş durumda anlayacağınız.evde bu sabah itibari ile küçük çapta bir inşaat başlamış durumda..iki-3 gün o sürecek.sevgilim dün sabaha karşı yine gitti.Avrupa B şampiyonası için İsviçrede olacak bir 10 gün kadar.o ayın 14 unde dönerken ben aynı gün belki aynı saatlerde gitmiş olacağım.ne zaman sonu gelecek bunun bilmiyorum.dün sabaha karşı uçağa binmeden konuştuğumuzda hayal gördük sanırım dedik..aslında birbirimizi görmedik biz:)
bugünde bir koşturmacayla gidiyorum bakalım.yazıya sabah başlamıştım araya binbir türlü bütçe girdi..
ama saat 2 gibi pilim bitince denizle kendimizi Nişantaşındaki Kantinin bahçesine attık..yüksek sosyete :P ile geçirilen bir 2 saat kendime getirdi..Tavsiye ederim çok güzel meyve küllemeleri ve buğday salatası var..
bu semtte çalışmayı seviyorum.istediğimde kendimi o kargaşanın içine bırakmayı hiç birşey düşünmemeyi..
tedavim son hızla devam ediyor..vitamin kürleri vs ler..ilaçlar vsler..önceleri işe yaradığını düşünmüyordum yada yaramayacağına emindim diyelim..hatta sevgilime bırak beni dedim..sende sürüklenme bu dipsizliğe..yapamıyorum görüyorsun düzelemiyorum...geçen bir yıldan sonra herşeye yeniden başlamak nasıl zor geliyordu..ilk öğrendiğimde kürlerin tekrar başlayacağını bütün bir gece ağladım sevgilimin karşısında..yapamıyorum dedim ne olur git..gitmedi..bütün gece dinledi ve ben seni seviyorum öyle yada böyle dedi..gidemem..
sonraları sustum..çok bahsetmedim ,hastanelere çağırmadım oysa nasıl yanımda olsun istiyorum oralarda..iğneler vücuduma her battığında ona şımarmayı nasıl istiyorum bekliyorum..ama yapamıyorum..beni öyle serumlarla,ilaç kokan odalarda,hastahane elbiseleri ile görsün istemiyorum..sanki görürse gerçek ben aklından giderim ordaki aciz başkalarına muhtaç cambaz aklına yer eder diye nasıl korkuyorum..içim titriyor..bazen istiyorum ki hastanede uyurken gözümü açtığımda sürpriz yapıp gelmiş olsun..ama sırf bu olmasın diye hastanelerin tam adlarını bile söylemiyorum bazen:( acıbadem diyorum susuyorum.. o da bunu anladığı için sanırım hiç üstelemiyor sormuyor..zaten son günlerde ne zaman küre girsem o yurt dışında oluyor.daha rahat oluyorum o zaman..beklentisiz hüzünsüz gidip yatıp kaanla kavga ede ede canım yana yana,her yandığında sinirimden ağlaya ağlaya bitiriyorum kürleri...geçen hafta heleee.sanırım delirdim dedim..sevgilime bırak beni diye yalvardım resmen mesajlarda..ve o an tamam dese gözümde yok..çünkü bana hasta olduğum için katlanıyor herkes hasta olduğum için benimle ilgileniyor seviyor diye tutturdum..ve sevgilimde bunların başında yer alıyordu...bütün günümü hastanede geçirmiştim ve durumdan ne kadar sıkıldığımı inanın anlatmam size..neyse bu haftaya gelelim..dün ilk raporlarım geldi..ve sonuçlar iyi..bugün trombositlerimle ilgili olanlar geldi, onlarda iyi:) bunlar ilk raporlar daha var ama..en azından erkanım kralımdan ''ben dedim seni gerçek cambaz yapacağım tekrar ''diye bir yorum aldım..işe yarayacak kızım canını yakacağım daha ama artık seni ağlatmayacağım dedi....gözlerim dolu dolu dinledim..sen benim cadı savaşçımsın bırakırmıyım hiç seni..izin verirmiyim daha bir sürü yasak dünya meyvesini tatmadan gitmene diye bitirdiğide cümlesini ben salya sümük ağlıyordum..hemde öyle ağladım ki oda ağladı..
kısacası canlar , cambaz bir kere daha yırttı..nasıl olduğunu sormayın.çünkü arada sigara içiyorum:( birtek alkol alamıyorum bu günlerde:( üzüyorum kendimi..yoruyorum hatta..ama nasıl oluyor bilmiyorum sonuçlar memnun edici..oysa sevgilimde yok yanımda ki destek olsun bana..aynı tayfa var yanımda hep geçen yazın aynısı kaan erkan aaa durun birde yeni biri var kaanın nişanlısı özge, çocuk doktoru özge:) ( nişanlandılar hatta moda'ya aynı eve taşındılar) çok güzel dimi:)
böyle işte bugünlerde bendeniz böyleyim.bir istiyorum bir istemıyorum..bir susuyorum bir konuşuyorum.bir duruyorum bir koşuyorum.bir sinirliyim bir mutlu..bir ÖLMEK ÜZEREYİM bir SAĞLIKLI.bir git diyorum bir gel ama hemen gel...
şimdilik bu kadar..buralardayım bu aralar..burdaki ahaliyi özlemişim..
cambaz
sizi seviyorum en azından bir çoğunuzu:)
beraber olamayız benim gibi biliyorsun...
bunu dinliyorum şimdi.yoksa başka bir yazılma sebebi yok aslında:) sadece kulağımdaki ses sezen...
fenalardayım bu aralar.... yeni müşterim ile kafayı yemek üzereyim.bir hava yolu şirketi kendileri..cidden bütçe hazırlamaktan.anlamsız sonu gelmeyen toplantılar yapmaktan yoruldummm..ve ayın 14 unde portekize gidiyorummmm..herşey birbirine girmiş durumda anlayacağınız.evde bu sabah itibari ile küçük çapta bir inşaat başlamış durumda..iki-3 gün o sürecek.sevgilim dün sabaha karşı yine gitti.Avrupa B şampiyonası için İsviçrede olacak bir 10 gün kadar.o ayın 14 unde dönerken ben aynı gün belki aynı saatlerde gitmiş olacağım.ne zaman sonu gelecek bunun bilmiyorum.dün sabaha karşı uçağa binmeden konuştuğumuzda hayal gördük sanırım dedik..aslında birbirimizi görmedik biz:)
bugünde bir koşturmacayla gidiyorum bakalım.yazıya sabah başlamıştım araya binbir türlü bütçe girdi..
ama saat 2 gibi pilim bitince denizle kendimizi Nişantaşındaki Kantinin bahçesine attık..yüksek sosyete :P ile geçirilen bir 2 saat kendime getirdi..Tavsiye ederim çok güzel meyve küllemeleri ve buğday salatası var..
bu semtte çalışmayı seviyorum.istediğimde kendimi o kargaşanın içine bırakmayı hiç birşey düşünmemeyi..
tedavim son hızla devam ediyor..vitamin kürleri vs ler..ilaçlar vsler..önceleri işe yaradığını düşünmüyordum yada yaramayacağına emindim diyelim..hatta sevgilime bırak beni dedim..sende sürüklenme bu dipsizliğe..yapamıyorum görüyorsun düzelemiyorum...geçen bir yıldan sonra herşeye yeniden başlamak nasıl zor geliyordu..ilk öğrendiğimde kürlerin tekrar başlayacağını bütün bir gece ağladım sevgilimin karşısında..yapamıyorum dedim ne olur git..gitmedi..bütün gece dinledi ve ben seni seviyorum öyle yada böyle dedi..gidemem..
sonraları sustum..çok bahsetmedim ,hastanelere çağırmadım oysa nasıl yanımda olsun istiyorum oralarda..iğneler vücuduma her battığında ona şımarmayı nasıl istiyorum bekliyorum..ama yapamıyorum..beni öyle serumlarla,ilaç kokan odalarda,hastahane elbiseleri ile görsün istemiyorum..sanki görürse gerçek ben aklından giderim ordaki aciz başkalarına muhtaç cambaz aklına yer eder diye nasıl korkuyorum..içim titriyor..bazen istiyorum ki hastanede uyurken gözümü açtığımda sürpriz yapıp gelmiş olsun..ama sırf bu olmasın diye hastanelerin tam adlarını bile söylemiyorum bazen:( acıbadem diyorum susuyorum.. o da bunu anladığı için sanırım hiç üstelemiyor sormuyor..zaten son günlerde ne zaman küre girsem o yurt dışında oluyor.daha rahat oluyorum o zaman..beklentisiz hüzünsüz gidip yatıp kaanla kavga ede ede canım yana yana,her yandığında sinirimden ağlaya ağlaya bitiriyorum kürleri...geçen hafta heleee.sanırım delirdim dedim..sevgilime bırak beni diye yalvardım resmen mesajlarda..ve o an tamam dese gözümde yok..çünkü bana hasta olduğum için katlanıyor herkes hasta olduğum için benimle ilgileniyor seviyor diye tutturdum..ve sevgilimde bunların başında yer alıyordu...bütün günümü hastanede geçirmiştim ve durumdan ne kadar sıkıldığımı inanın anlatmam size..neyse bu haftaya gelelim..dün ilk raporlarım geldi..ve sonuçlar iyi..bugün trombositlerimle ilgili olanlar geldi, onlarda iyi:) bunlar ilk raporlar daha var ama..en azından erkanım kralımdan ''ben dedim seni gerçek cambaz yapacağım tekrar ''diye bir yorum aldım..işe yarayacak kızım canını yakacağım daha ama artık seni ağlatmayacağım dedi....gözlerim dolu dolu dinledim..sen benim cadı savaşçımsın bırakırmıyım hiç seni..izin verirmiyim daha bir sürü yasak dünya meyvesini tatmadan gitmene diye bitirdiğide cümlesini ben salya sümük ağlıyordum..hemde öyle ağladım ki oda ağladı..
kısacası canlar , cambaz bir kere daha yırttı..nasıl olduğunu sormayın.çünkü arada sigara içiyorum:( birtek alkol alamıyorum bu günlerde:( üzüyorum kendimi..yoruyorum hatta..ama nasıl oluyor bilmiyorum sonuçlar memnun edici..oysa sevgilimde yok yanımda ki destek olsun bana..aynı tayfa var yanımda hep geçen yazın aynısı kaan erkan aaa durun birde yeni biri var kaanın nişanlısı özge, çocuk doktoru özge:) ( nişanlandılar hatta moda'ya aynı eve taşındılar) çok güzel dimi:)
böyle işte bugünlerde bendeniz böyleyim.bir istiyorum bir istemıyorum..bir susuyorum bir konuşuyorum.bir duruyorum bir koşuyorum.bir sinirliyim bir mutlu..bir ÖLMEK ÜZEREYİM bir SAĞLIKLI.bir git diyorum bir gel ama hemen gel...
şimdilik bu kadar..buralardayım bu aralar..burdaki ahaliyi özlemişim..
cambaz
sizi seviyorum en azından bir çoğunuzu:)
Pazartesi, Ağustos 31
yaşasın yaşasınnn
bugun sevgilim gelıyorrrr yaşasın yaşasınnn..yazacak cok komık şeyler bıtıkrı aslında..haftasonu boya yaptım hemde yağlıboyaa yaaaa:D neyse şimdiki önemli konumuz sevgilimin bugun gelmesı:D gerci ona ait özel ve acılı planlarım var ama neyseeee..buarada bır dıkakt konusuda furby..burdan ilan ediyorum kendisi ile bir süre küsüm..konuşmuyorum...
sevgiler
cambazzzz
sevgiler
cambazzzz
Çarşamba, Ağustos 5
kısa kısa saçma sapan yine yeniden
sevgilimmmm,canımmm.....İyiki doğdun...iyiki seni hayatımdan çıkarmadım hiç...iyiki seninle herşeye hazır nazır bekledim...ve sonunda bir doğumgününde birlikte pardon hep birlikteydik...:)
sana günlerce uğraşıp hazırladığım hediyeni aldığındaki yüz ifadelerini anlatamıyorum bile..önce kahkahalarla güldün sonra gözlerin doldu..ve sıkıca sarıldın...daha fazla anlatamıycam..ama o an benden daha mutlusu yoktu sanırım..ve senden daha mutlusu:)
herne kadar akşamki bütün sürprizi mambocuk mahvetsede,herşey umarım seni mutlu edecek kadar güzel gelmiştir sana...nice güzel senelere birtanem...
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
herşey ne zaman başladı bilmiyorum ..
herşey derken demek istediğim herşey aslında..sevgilim..hastalığım..istanbul hikayem..okulum..işim..arkadaşlarım ..gidenler..kalanlar..güneşimm..
ben küçük bir çocuktum bunların hepsinden önce..sakar-sersem ozamanda çok konuşan küçük bir kız çocuğu..herşey ne zaman değişti böyle..ben ne zaman kocaman bir kadın oldum..içimde hala yaşayan bir sürü 5 yaşında kız -erkek karışık çocuk varken ne zaman ruhum bana sığmaz oldu..
bugün ayın 5'i...yarın herşey değişebilirde...aynı kalıp şaşırtabilirde beni..yarın erkanım doktorum gelıyor ve tüm sonuclarımı inceliyor..
,,,,,,,,
yukarıdaki yazıları yazalı 15 gün olmuş nerdeyse..çok birşey değişmedi.ilaç kullanmaya başladım sonra bugün itibari ile bıraktım.ne olduğunu pek anlamış değilim..sirk hayvanları gibiyim.yat dön ilaç al ilaç bırak..ulen ne oluyoruz anlamıyorummm.
bugün sevgilim gitti bir 15 gün yok..sonra gelıyor 3 gun burda bir 15 gün daha yok..oda ayrı bır konu zaten..anlatmaya başlasam cesaretim gelır yapamadıklarımı yaparım diye korkuyorum..çok kouşasım yok geçen haftaki konularda....
uzun zaman yazmayıp böyle dağınık yazınca pek hoş olmuyormuş..idare edin bununla güzel konularla geri geleceğim..
bu gece nu teras yapalım bekar hayatımıza..:) azıcık dağıtasım var..azıcık kendımden geçesim..
sana günlerce uğraşıp hazırladığım hediyeni aldığındaki yüz ifadelerini anlatamıyorum bile..önce kahkahalarla güldün sonra gözlerin doldu..ve sıkıca sarıldın...daha fazla anlatamıycam..ama o an benden daha mutlusu yoktu sanırım..ve senden daha mutlusu:)
herne kadar akşamki bütün sürprizi mambocuk mahvetsede,herşey umarım seni mutlu edecek kadar güzel gelmiştir sana...nice güzel senelere birtanem...
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
herşey ne zaman başladı bilmiyorum ..
herşey derken demek istediğim herşey aslında..sevgilim..hastalığım..istanbul hikayem..okulum..işim..arkadaşlarım ..gidenler..kalanlar..güneşimm..
ben küçük bir çocuktum bunların hepsinden önce..sakar-sersem ozamanda çok konuşan küçük bir kız çocuğu..herşey ne zaman değişti böyle..ben ne zaman kocaman bir kadın oldum..içimde hala yaşayan bir sürü 5 yaşında kız -erkek karışık çocuk varken ne zaman ruhum bana sığmaz oldu..
bugün ayın 5'i...yarın herşey değişebilirde...aynı kalıp şaşırtabilirde beni..yarın erkanım doktorum gelıyor ve tüm sonuclarımı inceliyor..
,,,,,,,,
yukarıdaki yazıları yazalı 15 gün olmuş nerdeyse..çok birşey değişmedi.ilaç kullanmaya başladım sonra bugün itibari ile bıraktım.ne olduğunu pek anlamış değilim..sirk hayvanları gibiyim.yat dön ilaç al ilaç bırak..ulen ne oluyoruz anlamıyorummm.
bugün sevgilim gitti bir 15 gün yok..sonra gelıyor 3 gun burda bir 15 gün daha yok..oda ayrı bır konu zaten..anlatmaya başlasam cesaretim gelır yapamadıklarımı yaparım diye korkuyorum..çok kouşasım yok geçen haftaki konularda....
uzun zaman yazmayıp böyle dağınık yazınca pek hoş olmuyormuş..idare edin bununla güzel konularla geri geleceğim..
bu gece nu teras yapalım bekar hayatımıza..:) azıcık dağıtasım var..azıcık kendımden geçesim..
Salı, Temmuz 7
kısa kısa ......
yaşasınnnnnnnnnnnnnnnnn yıllık iznimdeyim suannnnn:D
sinemi evlendirdimm aman aman süperdi harikaydı hatta.düğün partisi bzzat tarafımdan hazırlanmıştı ...cidden kendim yaptım dıe soylemıyorum herkes eğlencenin dibine vurdu:) ve biz o haftasonu ekip olarak koloni halınde yaşayıp eski günlerimize geri döndük cok cok eğlendik:)
sevgilim geldiiiiii.15 günden sonra geldi şükür:) çok özlemişim yaaaa..
yine salagın biri benım sınırlerimi bozmaya calıştı amaaaaaa ben yine tüm pişmişliğimle geri püskürttüm.anladımki biz kurbağamla istanbulda mutlu olamayacağız:)
bugün melisler ile hayal kurduk..böle ikiz villalarımız oluyomuşşş ....ama izmirde yaşıyormusuzzzz..ayyy ne güzel olurrr yaaaaaa:Dahhh ahhh izmirde yaşayıp onlar ile ikiz gecekonduda bile yaşarım orası ayrıı...
veeeeeeeeee ben azsonra bozcaadaya gidiyorummmmmmmm sevgilimleeeee:D:D:D:D:D:Dçok heyecanlıyımmmmmmmm.4 gün ordayızzzz ..ve bu bizim ilk yaz tatılımız..diyeceksınız 4 senedir ne halt yedınızzz.biliyorsunuz biz son iki yıldır yazları bi haller halınde oluyordukkk....neyse işte bu yaz hayalimizi gerçek yapıyoruzzz:)
hepinizi öpüyorummm.nazar değmesin lütfen....bu beyaz peynir şeffaf tenceğizim yanıklara gark olmasın.eeşk yükü ile para verdiğim içime oturan bikinimi sevgilim cok sevsin ne oluuuuuuuurrrrrrrrrrr...
mucuxxx
cambaz
hepinizi seviyorum en azından bir çoğunuzu:)
sinemi evlendirdimm aman aman süperdi harikaydı hatta.düğün partisi bzzat tarafımdan hazırlanmıştı ...cidden kendim yaptım dıe soylemıyorum herkes eğlencenin dibine vurdu:) ve biz o haftasonu ekip olarak koloni halınde yaşayıp eski günlerimize geri döndük cok cok eğlendik:)
sevgilim geldiiiiii.15 günden sonra geldi şükür:) çok özlemişim yaaaa..
yine salagın biri benım sınırlerimi bozmaya calıştı amaaaaaa ben yine tüm pişmişliğimle geri püskürttüm.anladımki biz kurbağamla istanbulda mutlu olamayacağız:)
bugün melisler ile hayal kurduk..böle ikiz villalarımız oluyomuşşş ....ama izmirde yaşıyormusuzzzz..ayyy ne güzel olurrr yaaaaaa:Dahhh ahhh izmirde yaşayıp onlar ile ikiz gecekonduda bile yaşarım orası ayrıı...
veeeeeeeeee ben azsonra bozcaadaya gidiyorummmmmmmm sevgilimleeeee:D:D:D:D:D:Dçok heyecanlıyımmmmmmmm.4 gün ordayızzzz ..ve bu bizim ilk yaz tatılımız..diyeceksınız 4 senedir ne halt yedınızzz.biliyorsunuz biz son iki yıldır yazları bi haller halınde oluyordukkk....neyse işte bu yaz hayalimizi gerçek yapıyoruzzz:)
hepinizi öpüyorummm.nazar değmesin lütfen....bu beyaz peynir şeffaf tenceğizim yanıklara gark olmasın.eeşk yükü ile para verdiğim içime oturan bikinimi sevgilim cok sevsin ne oluuuuuuuurrrrrrrrrrr...
mucuxxx
cambaz
hepinizi seviyorum en azından bir çoğunuzu:)
Cuma, Haziran 26
sezennnnnnnnnn seviyorum ulennnnnnn
ve benı bır sezen konserı heyecanı daha sardı..
akşam yine zırıl zırıl ağlayacağımmmm...ama bu defa sevgilime kızgınlığımdan değil onu arayamamaktan değil...yanımda olmasını istediğimden beni ne kadar mutlu ettiğini düşündüğümden ve biz olmaktan ne kadar gurur duyduğumdan...o çooookkk uzaklardan duyamayacak göremeyecek beni..ama hissedecek biliyorum..ve onuuuuu çok seviyorummmm..
yaaa sizden nazar değmez biliyorum:)
tü tüüüütüüü maşallah...
ve tüm şarkılar burdan pescaraya gitsinnnnn
cambaz....
akşam yine zırıl zırıl ağlayacağımmmm...ama bu defa sevgilime kızgınlığımdan değil onu arayamamaktan değil...yanımda olmasını istediğimden beni ne kadar mutlu ettiğini düşündüğümden ve biz olmaktan ne kadar gurur duyduğumdan...o çooookkk uzaklardan duyamayacak göremeyecek beni..ama hissedecek biliyorum..ve onuuuuu çok seviyorummmm..
yaaa sizden nazar değmez biliyorum:)
tü tüüüütüüü maşallah...
ve tüm şarkılar burdan pescaraya gitsinnnnn
cambaz....
Pazartesi, Haziran 15
uzun uzun yazdım sıkılmayın:)
Öyle zamanlar vardır ki dünyaya ait olduğunuzu unutmak istersiniz.Başka gezegenden gelmiş gibi rol yapar,tanıdıklarınızı unutur hayata 3-5 bilindik şeyin dışında fazla bilinen unsur eklemeden yaşar gidersiniz.Bu yapılan iyi mi kötü mü bilmiyorum ama bende biraz işe yaradı..Hastalığımdan sonra , böyle herkes normal niye ben hala düzelemedim psikolojisi o kadar yoğun bir etki yarattı ki nie bilmiyorum kıskançlığımın doruklarındaydım.Hastalığım bulaşıcı falan olsa yayacaktım sanırım:) Şaka tabiî ki…
Hep dediler ki cambaz sen iyi atlattın süpersin kesseler acımaz.Ama işin iç yüzü öyle değildi..ben daha yeni yeni kendime geliyorum..ama o arada kaybolan iki tane dostum var.şimdi onlar için elimden bir şey gelmiyor.keşke …
Hele en son yediğim vitamin kürleri.delirdim resmen hala hasta insanların arasında.Ben iyiyim ne işim var benim burada diye o kadar çok söylendim ağladım ki dayanamayıp beni başka yere aldılar en sonuncusunda.Hayır şimdi böyle söyleniyorum ama yanıma kimseyi de istemiyorum.Sevgilim o kadar söyledi geliyim yanında olayım diye yok istemedim.Belki de beni o halde görmesini istemiyorum yada geçtiğimiz yıl ona daha çok ihtiyacım vardı ama ben tek başıma atlattım bunu mu atlatamayacağım die kendi kendime kapris yapıyorum.Eminimde onun ruhuda duymuyor:)
Doğum günüm geçti..ben çok severim doğum günlerini ama en çok benimkini…sevgilim eline yüzüne bulaştırdı gerçi orası ayrı konu:) ama olsun ben yinede her ayrıntıya bayıldım canım benim iyi ki varsın..nasıl şımarıktım o gün anlatamam..ofiste zaten ayrı bir olaydı.Öğlen zazie de kızlarla yemek yedik ohhh şaraplarımzıda içtik ben hafif kırmızı yanak olarak döndüm ofise.akşam ise panoda şarap ve en sevdiklerimle ve kestiğim sürpriz pastamla çok güzeldi yavvvv o gün:D ama büyüdümmm 27 oldummmmmmmm.neden yaa neden ben hala kendimi 21-22 sanıyorum.her muhabbette istanbula ilk geldiğim yılları anlatırken 4 sene önce diyorum.Ulen 9 yıl olmuş….offf offff.gördünmü 27 oldummmmmm…
Bu yazıya başlayalı 1 hafta oldu bu arada hala bitiremedim.. büyük bir gol yedim doktorumdan geçen hafta,Perşembe gece ben 00:00 sularında ayvalığa gülün yanına doğru yola çıkacaktım maksat kafa dağıtmak hafif eğlenmek..Ama saat 23:00 gibi bana bir haller oldu.Bir karikatürün repliği gibi ayy bende hoş kıpırdanmalar oldu demeyi çok isterdim.Bi anda başım dönmeye dizlerim beni taşımamaya başladı.Resmen filmlerdeki gibiydi..Korktum çok çok korktummm..Hemen gitmekten vazgeçtim..o saatte doktora gidemeyeceğim için hemen yattım.sabahı zor ettim diyebilirim.Ben sanırım yine hastalanmaktan ölesiye korkuyorum.Sabah hemen hastanenın yolunu tuttum…Meğer benim gerizekalı doktorum vitamin takvimini yanlış yapmış.Ben bu hafta sanırken benim geçtiğimiz hafta vitamin almam gerekıyormuş.Bünye tabii nerde benim mamalarım diyormuş perşembe gecesi .iyiki gitmemişsin yoksa bayılır kalırdın dedi bide aptal adam daha çok sinirlendim….bende ankaraya gitmeye karar verdim hastayım falan ama gittim haftasonu…sıkıldım bunaldım gerçektennnn istanbuldan.Geçtiğimiz koca bir yazı tek başıma atlatmaya çalışmak o arada salak ofis işleri ile uğraşmak beni gerçekten bunalttı.İstanbul dışında neresi olsa gitmeye ve bir süre orda kalmaya razıyım.lanet olsun yeni işlerin hepside masa başı ...Bu hafta yıllık izinlerimi alacağım.Artık neresi olursa kimle olursa hiç fark etmez cidden çok yoruldum çok sıkıldım.
Öyle bir yorgunluk ki günlerce yatsam geçmeyecek sanki.Uyuduğunuzda sabah uyanamayabileceğinizi düşünmek iğrenç bir duygu ve ben yine bu duygu selinin içinde salak kağıttan bir kayık gibi gidip geliyorum..neden bu durumdayım bilmiyorum :(kanserli hastaların yanında onlara nazaran iyileşmiş olduğum için kendimi suçlu hissediyorum.Sağlıklıların yanında kıskançlık krizlerim tutuyor nedir bu ikilem cambaz yaaa.Erkan abi endişelenmemem gerektiğini bunların her hastada olduğunu ama bende bütün tedavi sürecinde durup neden şimdi pörtlediğini anlamadığını söylüyor ısrarla.
Dün Ankara dan dönerken ufuk çizgisinin güneş batarkenki kızıllığını gördüğümde eskilerden bir zaman dilimini çok özlediğimi fark ettim.Anneannemin terasında her yaz akşamı yaptığımız güzelim yemek sefalarında dünyanın en güzel güneş batımını izlerdim her defasında.Çünkü o zaman çocuktum..kalabalık bir ailenin arasında mutlu olmanın ne demek olduğunu biliyor yaşıyor ve öğreniyordum..o günleri ne kadar çok özlediğimi hatırladım birden.gözlerim doldu hatta ağladım utanmadan.ne güzel günlerdi ..ne gürültülü kalabalık sıcak heyecanlı zamanlardı…mantıklı şeyler yaparsak mutlu olacağımızın öğretildiği zamanlardı..karpuzun tatlı oldu, biranın tadını yeni öğrendiğim babamın mangalın başından kalkmadan küçük çay bardaklarında içtiği rakının anneme söylenme konusu olduğu kendimi hiç yalnız hissetmediğim çok özel şimdi çok uzak ama çok güzel zamanlardı.şanslı hissettim sonra kendimi..ama babama kızdım .. kendimi yalnız hissediyorum çünkü kimse onun gibi bakmıyor bana..11. yıldayız..onsuz geçirdiğimiz 11 yıla rağmen dün kardeşime solaklara has bir şeyi sorduğumda bak babam olsaydı ona sorardık dedim. Sanki dünyadaki tek solak insan babamdı…
Sevgilimden pek bahsetmiyorum sanırım..daha doğrusu sizden gelen mesajlar o şekilde..neden bende bilmiyorum.nazar değmesinden mi korkuyorum acep..birde bu aralar kızıyorum ona sanırım..yok bu aralar bir orda bir burada ..
dün telefonda gül ile konuşuyordum.sevgilisiyle kavga etmişler nasıl affedebilirim bilmiyorum sen nasıl başardın dedi.Ben bir şey yapmadım dedim.ben kendi içimde çözdüğümde affetme olgusundan uzaklaştığımda oldu herşey..ben her şeyi çoktan unutmuştum …evet evet tam böyle oldu ben hastalığımı atlattım olanları unuttum o geldi..biraz zamanlama sanırım..Gül ‘üm biriciğim sende zamana bırak su akıyor yolunu buluyor hata o kadar zekice yapıyor ki o gürül gürül sudan ıslanmıyorsun bile..
Büyüdüm büyüyorum da.. içimdeki 5 yaşındaki çocuk yaşamaya devam etse de yaşını büyütmeden ,ben artık mantıksız şeyler yaparak mutlu olunduğunu biliyorum..ve hiç aaaa bu çok mantıklı bunu seçeyim demiyorum…
Kalabalık ailemle anneannemin portakal ağacının altındaki her anıyı çok özledim..ve size bir sır daha…geçtiğimiz yaz eğer bana bir şey olursa o anları babam ve anneannemle tekrar yaşayabileceğimi düşünüp kendimi iyi hissettiğimi bile hatırlıyorum…tamam kabul ediyorum ilaçlardan saçmalamışım:D iyi tamam yaaa ne bağırıyosunuz..aaa burası benim blogum istediğimi yazarım:D:D:D:D:D ohh yazdım yazdım daha rahatım şimdi..birdaha bu kadar uzak kalmayacağım..
şimdilik bu kadar ...
sevgiler
cambaz
hepinizi seviyorum en azından bir çoğunuzu...:)
Hep dediler ki cambaz sen iyi atlattın süpersin kesseler acımaz.Ama işin iç yüzü öyle değildi..ben daha yeni yeni kendime geliyorum..ama o arada kaybolan iki tane dostum var.şimdi onlar için elimden bir şey gelmiyor.keşke …
Hele en son yediğim vitamin kürleri.delirdim resmen hala hasta insanların arasında.Ben iyiyim ne işim var benim burada diye o kadar çok söylendim ağladım ki dayanamayıp beni başka yere aldılar en sonuncusunda.Hayır şimdi böyle söyleniyorum ama yanıma kimseyi de istemiyorum.Sevgilim o kadar söyledi geliyim yanında olayım diye yok istemedim.Belki de beni o halde görmesini istemiyorum yada geçtiğimiz yıl ona daha çok ihtiyacım vardı ama ben tek başıma atlattım bunu mu atlatamayacağım die kendi kendime kapris yapıyorum.Eminimde onun ruhuda duymuyor:)
Doğum günüm geçti..ben çok severim doğum günlerini ama en çok benimkini…sevgilim eline yüzüne bulaştırdı gerçi orası ayrı konu:) ama olsun ben yinede her ayrıntıya bayıldım canım benim iyi ki varsın..nasıl şımarıktım o gün anlatamam..ofiste zaten ayrı bir olaydı.Öğlen zazie de kızlarla yemek yedik ohhh şaraplarımzıda içtik ben hafif kırmızı yanak olarak döndüm ofise.akşam ise panoda şarap ve en sevdiklerimle ve kestiğim sürpriz pastamla çok güzeldi yavvvv o gün:D ama büyüdümmm 27 oldummmmmmmm.neden yaa neden ben hala kendimi 21-22 sanıyorum.her muhabbette istanbula ilk geldiğim yılları anlatırken 4 sene önce diyorum.Ulen 9 yıl olmuş….offf offff.gördünmü 27 oldummmmmm…
Bu yazıya başlayalı 1 hafta oldu bu arada hala bitiremedim.. büyük bir gol yedim doktorumdan geçen hafta,Perşembe gece ben 00:00 sularında ayvalığa gülün yanına doğru yola çıkacaktım maksat kafa dağıtmak hafif eğlenmek..Ama saat 23:00 gibi bana bir haller oldu.Bir karikatürün repliği gibi ayy bende hoş kıpırdanmalar oldu demeyi çok isterdim.Bi anda başım dönmeye dizlerim beni taşımamaya başladı.Resmen filmlerdeki gibiydi..Korktum çok çok korktummm..Hemen gitmekten vazgeçtim..o saatte doktora gidemeyeceğim için hemen yattım.sabahı zor ettim diyebilirim.Ben sanırım yine hastalanmaktan ölesiye korkuyorum.Sabah hemen hastanenın yolunu tuttum…Meğer benim gerizekalı doktorum vitamin takvimini yanlış yapmış.Ben bu hafta sanırken benim geçtiğimiz hafta vitamin almam gerekıyormuş.Bünye tabii nerde benim mamalarım diyormuş perşembe gecesi .iyiki gitmemişsin yoksa bayılır kalırdın dedi bide aptal adam daha çok sinirlendim….bende ankaraya gitmeye karar verdim hastayım falan ama gittim haftasonu…sıkıldım bunaldım gerçektennnn istanbuldan.Geçtiğimiz koca bir yazı tek başıma atlatmaya çalışmak o arada salak ofis işleri ile uğraşmak beni gerçekten bunalttı.İstanbul dışında neresi olsa gitmeye ve bir süre orda kalmaya razıyım.lanet olsun yeni işlerin hepside masa başı ...Bu hafta yıllık izinlerimi alacağım.Artık neresi olursa kimle olursa hiç fark etmez cidden çok yoruldum çok sıkıldım.
Öyle bir yorgunluk ki günlerce yatsam geçmeyecek sanki.Uyuduğunuzda sabah uyanamayabileceğinizi düşünmek iğrenç bir duygu ve ben yine bu duygu selinin içinde salak kağıttan bir kayık gibi gidip geliyorum..neden bu durumdayım bilmiyorum :(kanserli hastaların yanında onlara nazaran iyileşmiş olduğum için kendimi suçlu hissediyorum.Sağlıklıların yanında kıskançlık krizlerim tutuyor nedir bu ikilem cambaz yaaa.Erkan abi endişelenmemem gerektiğini bunların her hastada olduğunu ama bende bütün tedavi sürecinde durup neden şimdi pörtlediğini anlamadığını söylüyor ısrarla.
Dün Ankara dan dönerken ufuk çizgisinin güneş batarkenki kızıllığını gördüğümde eskilerden bir zaman dilimini çok özlediğimi fark ettim.Anneannemin terasında her yaz akşamı yaptığımız güzelim yemek sefalarında dünyanın en güzel güneş batımını izlerdim her defasında.Çünkü o zaman çocuktum..kalabalık bir ailenin arasında mutlu olmanın ne demek olduğunu biliyor yaşıyor ve öğreniyordum..o günleri ne kadar çok özlediğimi hatırladım birden.gözlerim doldu hatta ağladım utanmadan.ne güzel günlerdi ..ne gürültülü kalabalık sıcak heyecanlı zamanlardı…mantıklı şeyler yaparsak mutlu olacağımızın öğretildiği zamanlardı..karpuzun tatlı oldu, biranın tadını yeni öğrendiğim babamın mangalın başından kalkmadan küçük çay bardaklarında içtiği rakının anneme söylenme konusu olduğu kendimi hiç yalnız hissetmediğim çok özel şimdi çok uzak ama çok güzel zamanlardı.şanslı hissettim sonra kendimi..ama babama kızdım .. kendimi yalnız hissediyorum çünkü kimse onun gibi bakmıyor bana..11. yıldayız..onsuz geçirdiğimiz 11 yıla rağmen dün kardeşime solaklara has bir şeyi sorduğumda bak babam olsaydı ona sorardık dedim. Sanki dünyadaki tek solak insan babamdı…
Sevgilimden pek bahsetmiyorum sanırım..daha doğrusu sizden gelen mesajlar o şekilde..neden bende bilmiyorum.nazar değmesinden mi korkuyorum acep..birde bu aralar kızıyorum ona sanırım..yok bu aralar bir orda bir burada ..
dün telefonda gül ile konuşuyordum.sevgilisiyle kavga etmişler nasıl affedebilirim bilmiyorum sen nasıl başardın dedi.Ben bir şey yapmadım dedim.ben kendi içimde çözdüğümde affetme olgusundan uzaklaştığımda oldu herşey..ben her şeyi çoktan unutmuştum …evet evet tam böyle oldu ben hastalığımı atlattım olanları unuttum o geldi..biraz zamanlama sanırım..Gül ‘üm biriciğim sende zamana bırak su akıyor yolunu buluyor hata o kadar zekice yapıyor ki o gürül gürül sudan ıslanmıyorsun bile..
Büyüdüm büyüyorum da.. içimdeki 5 yaşındaki çocuk yaşamaya devam etse de yaşını büyütmeden ,ben artık mantıksız şeyler yaparak mutlu olunduğunu biliyorum..ve hiç aaaa bu çok mantıklı bunu seçeyim demiyorum…
Kalabalık ailemle anneannemin portakal ağacının altındaki her anıyı çok özledim..ve size bir sır daha…geçtiğimiz yaz eğer bana bir şey olursa o anları babam ve anneannemle tekrar yaşayabileceğimi düşünüp kendimi iyi hissettiğimi bile hatırlıyorum…tamam kabul ediyorum ilaçlardan saçmalamışım:D iyi tamam yaaa ne bağırıyosunuz..aaa burası benim blogum istediğimi yazarım:D:D:D:D:D ohh yazdım yazdım daha rahatım şimdi..birdaha bu kadar uzak kalmayacağım..
şimdilik bu kadar ...
sevgiler
cambaz
hepinizi seviyorum en azından bir çoğunuzu...:)
Salı, Mart 31
kısa kısa bilmem kaç oldu:)
kendimi kaybettim gerçekten essahtan..bulan geri getirsin..şimdi yine kısa kısa yazılarımıza geri dönelim..
çok yoğunum ulennnn..hiç hiçbirşey okuyamıyorum ,hiçbirşey yazamıyorum çünkü işlerden başka hiçbirşey düşünemiyorum:(:( kalan azıcık vakitlerde de zaten ankaraya gitgel ile uğrasşyorum..
ufaklığım ameliyat oldu malum..oraya gidip geldim..aman allahım benim kardeşim canavarmış ve ben bilmiyormuşum:S bu ne naz bu ne tafra bu ne asabiyet bu ne sinir.....imdat diye bağırarak kaçtım hastaneden..ama bu defa annemi fena kızdırdı iyileşir iyileşmez asıl eziyet nedir görecek o :D zavallı kardeşimin kocası ahh ahhh..:) neyse şimdi çok iyi çok şükür ki..
işler işler ayy ölücemmm yaaaa.saçlarımı boyatmam lazım kestirmem lazım..yok bi halt yapamıyorum.Avrupa yakası kahvaltısı yapmak..bu aralar görmediğim biryer görmek istiyorum ama yok.. ya üşeniyorum yada canım istediğinde vaktim olmuyor.
ve tabii sevgilimleyim kalan azıcık zamanlarımda...Ve hatta dün bana risotto yaptı:D nazar değecek diye korkuma anlatamıyorum hiçbirşeyi...bazen bu adamın benı gercekten sevdiğini düşünüyorum:D bol bol dizi seyredip evimizde misafirler ağırlıyoruz,hatta furbyide evlatlık almayı planlıyoruz. :P
affınıza sığınarak bugün saçmaladım ama güzel yazılarla döneceğim en kısa zamanda...ve yorum bırakamasamda hepinizi okumaya çalışıyorum yemek yerken bile..
PS:KAAN ÇATLASANDA PATLASANDA SANA YAZDıRMAYACAĞIM::HAHAHAH
cambaz
sizi seviyorum,en azından birçoğunuzu:)
çok yoğunum ulennnn..hiç hiçbirşey okuyamıyorum ,hiçbirşey yazamıyorum çünkü işlerden başka hiçbirşey düşünemiyorum:(:( kalan azıcık vakitlerde de zaten ankaraya gitgel ile uğrasşyorum..
ufaklığım ameliyat oldu malum..oraya gidip geldim..aman allahım benim kardeşim canavarmış ve ben bilmiyormuşum:S bu ne naz bu ne tafra bu ne asabiyet bu ne sinir.....imdat diye bağırarak kaçtım hastaneden..ama bu defa annemi fena kızdırdı iyileşir iyileşmez asıl eziyet nedir görecek o :D zavallı kardeşimin kocası ahh ahhh..:) neyse şimdi çok iyi çok şükür ki..
işler işler ayy ölücemmm yaaaa.saçlarımı boyatmam lazım kestirmem lazım..yok bi halt yapamıyorum.Avrupa yakası kahvaltısı yapmak..bu aralar görmediğim biryer görmek istiyorum ama yok.. ya üşeniyorum yada canım istediğinde vaktim olmuyor.
ve tabii sevgilimleyim kalan azıcık zamanlarımda...Ve hatta dün bana risotto yaptı:D nazar değecek diye korkuma anlatamıyorum hiçbirşeyi...bazen bu adamın benı gercekten sevdiğini düşünüyorum:D bol bol dizi seyredip evimizde misafirler ağırlıyoruz,hatta furbyide evlatlık almayı planlıyoruz. :P
affınıza sığınarak bugün saçmaladım ama güzel yazılarla döneceğim en kısa zamanda...ve yorum bırakamasamda hepinizi okumaya çalışıyorum yemek yerken bile..
PS:KAAN ÇATLASANDA PATLASANDA SANA YAZDıRMAYACAĞIM::HAHAHAH
cambaz
sizi seviyorum,en azından birçoğunuzu:)
Etiketler:
beyaz şarap,
furby,
risotto,
sevgili
Pazar, Mart 22
eskilerden
aşağıdaki yazı en sevdiğimiz zamanlardan evde 3 kız yaşarken yazılmış..ben şimdiki o anlaşılmaz sevgimin daha 1. yılını bile doldurmamışım..ama yazıyı okuyunca o kadar eskilere gittim ki şimdiki zamana dönemedim bir süre...aradan 3,5 yıl geçmiş...
''''''''''''''''Uzun zaman oldu yazmayalı..Oysa hayatımdaki değişiklikler hangi hızla akıp gidiyor inanın ben bile bilmiyorum..Güzellikler ,bulanıklıklar,kök salanlar,sürüden ayrılanlar,..Bir sürü tanımlanamayan konuşma..Hayat çok garip ,asla bir sonrasını göremediğin hamleler ile oyunu kazanmaya çalışıyorsun.Galiba ben bu konuda şanslıyım.Bu günlerde öyle eşe dosta dert anlatacak tavrımda kalmadı.Aslını istersen vaktimde yok..Ki en ilginç şeylerin yaşandığı bir dönem geçiriyorum.Büyüyorum,kendi kararlarımın arkasında durmayı öğreniyorum.Kaçmayı çocukluk sayıyorum ama çoğu zaman kendimden kaçıyorum...ben ne mi yapıyoum sanırım büyüklerin oyunlarına karışıyorum..
Babamı özlüyorum çoğu zaman bu aralarda..otobüsteki baba-kızlara yada yolda yaşı geçmiş amcalara,yaşlı çiftlere,bir çift mavi göze baktıkça hayıflanıyorum..Üzülüyorum..İçim acıyor ve eski yaralarımı özlüyorum..Hani garajın çatısından düşüpte babama yalan söylediğim ve bir hafta topalladığım günleri..Hani kumsaldaki köze bodozlama basıp hastanede hiç canım acımadığı halde baba-kız ağlaşmalarımızı..Bunları özlüyorum içim dahada çok yanıyor..
Denize dalıp gidiyorum mavilikte boğuluyorum ,bulabildiğim ölü zamanlarda bugünlerde..
Bir çok kez yolda saklambaç oynayan çocuklara karışıp hiç bulunmamak üzere saklanmak istiyorum.
ağlamalarımıda unuttu artık ev ahalisi.Gerçi ahali diye birşey varmı diye sorma bile bence..Okadar ince mevzulara girecek sabrımda kalmadı sanırım..
Yürek yangınları vardı eskiden bende..İçli şarkıları bırak kapı biraz naifce gıcırdasın yüreğim sızlardı.Başka yürekleri üzdüğüme üzülür oldum son günlerde.
Şarkıları üzdüklerimin dilinden söylerken tıpkı onlar gibi düşünmeye çalışırken buluyorum kendimi çoğu zaman.
Aşkım..Aşklarım vardı eskiden..Ben küçücük bir kızken..Şimdi mi? Şimdi ne oldu bende bilmiyorum o küçük kıza..kasıp kavrulan ,ağlayan,dövünen,duvarlarda hediyeler parçalayan ,içip içip deliren o deli küçük kız biliyorum ki çok uzaklardan baktıkça bu durgun suya kendini göremiyor..
Bir sevgim var..Çalıntı bir aşkım..Niye bilmiyorum istemiyorum bu günlerde onu..Oysa ben aşıktım aşkına ve hala aşığım sana..ve hala seviyorum sevgini ve hala..Niye bilmiyorum hüzünleniyorum aklıma sen geldikçe..Hiç ummadığım zamanlarda bırakıp gidiverecekmişim gibi geliyor seni.Yada en sevgili olduğumuz bir anda arkana dönüp bakmadan gidicekmişsin gibi hissediyorum beni.ve yine ben,sen olacağız diye korkumdan biz kelimesini istemiyorum.Ben seninle yarım kalmaktan korkuyorum!
İŞte bu sebeplerden ben nefret ediyorum galiba bugünlerde herşeyden.Seni hem deli gibi isteyip hemde deli gibi istememek nasıldır bir bilen varsa ben bütün yanıtlara açığım.Sebepsizmi seviyorum nedir bu aralar bilemiyorum.
Ama huzursuzum ama isteksizim ve ben nedense sessizim.Bol bol gevezelik yapıp çoğu kez unutuyorum seni bile bile ..Seni sevdiğimi ,çalıntı yüreğimi ve mutlu günlerimizi bile bile unutuyorum.
''ben seni isterken geri kalan azıcık zamanımda sadece seni..Sadece kendimle seni izliyor olacağım çok uzaklardan çok yakınında.''
İşte sırf bu yüzden bu 2 cümledeki hüzünlü yas'dan korkuma kalbimi unutuyorum.Seninle olan kalbimi benden saymıyorum bugünlerde.Ve ben bunları sırf seni benim bile anlayamadığım kadar çok sevdiğimden seni deli gibi kaybetmekten korktuğumdan yapıyorum.Aklımca kendimi koruyorum..'''''''''''
04.12.2005
korkularımın hepsi oldu..arkasına dönmeden bırakıp gitti-gittim.Geri geldik kopamadık..o küçük deli kız çok geçmeden geri geldi..yine hediyeler parçaladım,gömlekleri kestim biçtim:)
ve hala aynı aşkım aynı yerinde duruyor..istikrar abidesimiyim ne:)
''''''''''''''''Uzun zaman oldu yazmayalı..Oysa hayatımdaki değişiklikler hangi hızla akıp gidiyor inanın ben bile bilmiyorum..Güzellikler ,bulanıklıklar,kök salanlar,sürüden ayrılanlar,..Bir sürü tanımlanamayan konuşma..Hayat çok garip ,asla bir sonrasını göremediğin hamleler ile oyunu kazanmaya çalışıyorsun.Galiba ben bu konuda şanslıyım.Bu günlerde öyle eşe dosta dert anlatacak tavrımda kalmadı.Aslını istersen vaktimde yok..Ki en ilginç şeylerin yaşandığı bir dönem geçiriyorum.Büyüyorum,kendi kararlarımın arkasında durmayı öğreniyorum.Kaçmayı çocukluk sayıyorum ama çoğu zaman kendimden kaçıyorum...ben ne mi yapıyoum sanırım büyüklerin oyunlarına karışıyorum..
Babamı özlüyorum çoğu zaman bu aralarda..otobüsteki baba-kızlara yada yolda yaşı geçmiş amcalara,yaşlı çiftlere,bir çift mavi göze baktıkça hayıflanıyorum..Üzülüyorum..İçim acıyor ve eski yaralarımı özlüyorum..Hani garajın çatısından düşüpte babama yalan söylediğim ve bir hafta topalladığım günleri..Hani kumsaldaki köze bodozlama basıp hastanede hiç canım acımadığı halde baba-kız ağlaşmalarımızı..Bunları özlüyorum içim dahada çok yanıyor..
Denize dalıp gidiyorum mavilikte boğuluyorum ,bulabildiğim ölü zamanlarda bugünlerde..
Bir çok kez yolda saklambaç oynayan çocuklara karışıp hiç bulunmamak üzere saklanmak istiyorum.
ağlamalarımıda unuttu artık ev ahalisi.Gerçi ahali diye birşey varmı diye sorma bile bence..Okadar ince mevzulara girecek sabrımda kalmadı sanırım..
Yürek yangınları vardı eskiden bende..İçli şarkıları bırak kapı biraz naifce gıcırdasın yüreğim sızlardı.Başka yürekleri üzdüğüme üzülür oldum son günlerde.
Şarkıları üzdüklerimin dilinden söylerken tıpkı onlar gibi düşünmeye çalışırken buluyorum kendimi çoğu zaman.
Aşkım..Aşklarım vardı eskiden..Ben küçücük bir kızken..Şimdi mi? Şimdi ne oldu bende bilmiyorum o küçük kıza..kasıp kavrulan ,ağlayan,dövünen,duvarlarda hediyeler parçalayan ,içip içip deliren o deli küçük kız biliyorum ki çok uzaklardan baktıkça bu durgun suya kendini göremiyor..
Bir sevgim var..Çalıntı bir aşkım..Niye bilmiyorum istemiyorum bu günlerde onu..Oysa ben aşıktım aşkına ve hala aşığım sana..ve hala seviyorum sevgini ve hala..Niye bilmiyorum hüzünleniyorum aklıma sen geldikçe..Hiç ummadığım zamanlarda bırakıp gidiverecekmişim gibi geliyor seni.Yada en sevgili olduğumuz bir anda arkana dönüp bakmadan gidicekmişsin gibi hissediyorum beni.ve yine ben,sen olacağız diye korkumdan biz kelimesini istemiyorum.Ben seninle yarım kalmaktan korkuyorum!
İŞte bu sebeplerden ben nefret ediyorum galiba bugünlerde herşeyden.Seni hem deli gibi isteyip hemde deli gibi istememek nasıldır bir bilen varsa ben bütün yanıtlara açığım.Sebepsizmi seviyorum nedir bu aralar bilemiyorum.
Ama huzursuzum ama isteksizim ve ben nedense sessizim.Bol bol gevezelik yapıp çoğu kez unutuyorum seni bile bile ..Seni sevdiğimi ,çalıntı yüreğimi ve mutlu günlerimizi bile bile unutuyorum.
''ben seni isterken geri kalan azıcık zamanımda sadece seni..Sadece kendimle seni izliyor olacağım çok uzaklardan çok yakınında.''
İşte sırf bu yüzden bu 2 cümledeki hüzünlü yas'dan korkuma kalbimi unutuyorum.Seninle olan kalbimi benden saymıyorum bugünlerde.Ve ben bunları sırf seni benim bile anlayamadığım kadar çok sevdiğimden seni deli gibi kaybetmekten korktuğumdan yapıyorum.Aklımca kendimi koruyorum..'''''''''''
04.12.2005
korkularımın hepsi oldu..arkasına dönmeden bırakıp gitti-gittim.Geri geldik kopamadık..o küçük deli kız çok geçmeden geri geldi..yine hediyeler parçaladım,gömlekleri kestim biçtim:)
ve hala aynı aşkım aynı yerinde duruyor..istikrar abidesimiyim ne:)
Salı, Mart 3
...
ne çok zaman geçti..
neler geçti..
neler kaldı..
yıllar..ve yıllar..aylar ve aylar...
hala aynı ..aynıyım..aynısın..BAZI ŞEYLER DIŞINDA,mesela mutfak;
dün ilk defa mutfakta ben yamaktım sen aşçı..
dün ilk defa börek yaptın bana..bol ıspanaklı:) bol acılı :)
dün ilk defa tutmaç çorbası yaptın bana..Ama hazır olanından:)
dün ilk defa püre yaptın bana bol sütlü:)
dün ilk defa pasta yaptık seninle ,en sevdiklerimizin en furby olanına,,
dün ben gece 00:00 olmasını beklemeden getiriverdim pastayı ,iyi ki doğdun İBOOOOO:)
arada how ı met your mother izledik,bütün haftasonu olduğu gibi,bayıldık,bittik.acayip güzel bir dizi..dün bir sahnesini 10 defa falan ardı ardına izledik sanırım..ben barney ede ted ede aşık oldum:D sevgilim ikisinin harmanı ama onu anladım:)
dün biz mutfakta harikalar yarattık..ben yine hep konuştum,çok konuştum..hatta dün midem ve bağırsaklarımda çok konuştu:)
dün ;ben ve sen' in biz olmadan da birlikte süper ikili olduğunu gördüm..biz olup bir bütün olduğunuda..
sevdiğimiz misafirleri ağırlamakta çok ustayız iyiki bunuda fark ettim..
dün yemekteyiz programı kıvamında sürekli temizleyen bi yamak ve sürekli planlayan bir aşçı modelindeydik:) sadece yemek tabaklarımız kaldı ardımızda..
ve sevgilim dün bir kez daha midenin sonsuz olduğunu gördüm-gördük:)
PS:çok yoğun bir döneme giriyorum,yazamayabilirim,okuyamayabilirim:( affola...
cambaz..
neler geçti..
neler kaldı..
yıllar..ve yıllar..aylar ve aylar...
hala aynı ..aynıyım..aynısın..BAZI ŞEYLER DIŞINDA,mesela mutfak;
dün ilk defa mutfakta ben yamaktım sen aşçı..
dün ilk defa börek yaptın bana..bol ıspanaklı:) bol acılı :)
dün ilk defa tutmaç çorbası yaptın bana..Ama hazır olanından:)
dün ilk defa püre yaptın bana bol sütlü:)
dün ilk defa pasta yaptık seninle ,en sevdiklerimizin en furby olanına,,
dün ben gece 00:00 olmasını beklemeden getiriverdim pastayı ,iyi ki doğdun İBOOOOO:)
arada how ı met your mother izledik,bütün haftasonu olduğu gibi,bayıldık,bittik.acayip güzel bir dizi..dün bir sahnesini 10 defa falan ardı ardına izledik sanırım..ben barney ede ted ede aşık oldum:D sevgilim ikisinin harmanı ama onu anladım:)
dün biz mutfakta harikalar yarattık..ben yine hep konuştum,çok konuştum..hatta dün midem ve bağırsaklarımda çok konuştu:)
dün ;ben ve sen' in biz olmadan da birlikte süper ikili olduğunu gördüm..biz olup bir bütün olduğunuda..
sevdiğimiz misafirleri ağırlamakta çok ustayız iyiki bunuda fark ettim..
dün yemekteyiz programı kıvamında sürekli temizleyen bi yamak ve sürekli planlayan bir aşçı modelindeydik:) sadece yemek tabaklarımız kaldı ardımızda..
ve sevgilim dün bir kez daha midenin sonsuz olduğunu gördüm-gördük:)
PS:çok yoğun bir döneme giriyorum,yazamayabilirim,okuyamayabilirim:( affola...
cambaz..
Çarşamba, Şubat 18
işte öyle önemli bir şey 1
bazen sessız olmak en iyisidir..
sakin olmak..
siz bulandırmadıkca suyu bilirsinizki berraktır ..o zaman bırakın berrak kalsın..
bulanık sular kimseyi mutlu etmez..
sizi ilgilendirmeyen konularda öğrendiğiniz her kelime canınızı bir gün mutlaka acıtır...
bırakın bilmeniz gerekenlerle sınırlı kalsın wikipedianız..
merak etmeyin..
öğrenmeyin...
mutluysanız huzurluysanız bırakın öyle kalın..
bir söz vardır,ölüyü bile dürttüğünde ses çıkarır..
o yüzden sevgilinizi,annenizi, arkadaşınızı ,kardeşinizi kısaca herkesi bırakın ...sadece sizin bildiğiniz kelimeler ile var olsunlar hayatınızda..ekstaralarına gerek yok inanın bana..
oldukları gibi sevin ,gördüğünüz kadarı ile mutlu olun..
daha fazlası ne sizi ne onları mutlu etmıyor..
hayat mutlu olmamayı tercih edecek kadar uzun değil..
hayat ufacık şeyler yüzüden kaybettiklerimizin ardından üzülecek kadar lüks değil....
cambaz..
sakin olmak..
siz bulandırmadıkca suyu bilirsinizki berraktır ..o zaman bırakın berrak kalsın..
bulanık sular kimseyi mutlu etmez..
sizi ilgilendirmeyen konularda öğrendiğiniz her kelime canınızı bir gün mutlaka acıtır...
bırakın bilmeniz gerekenlerle sınırlı kalsın wikipedianız..
merak etmeyin..
öğrenmeyin...
mutluysanız huzurluysanız bırakın öyle kalın..
bir söz vardır,ölüyü bile dürttüğünde ses çıkarır..
o yüzden sevgilinizi,annenizi, arkadaşınızı ,kardeşinizi kısaca herkesi bırakın ...sadece sizin bildiğiniz kelimeler ile var olsunlar hayatınızda..ekstaralarına gerek yok inanın bana..
oldukları gibi sevin ,gördüğünüz kadarı ile mutlu olun..
daha fazlası ne sizi ne onları mutlu etmıyor..
hayat mutlu olmamayı tercih edecek kadar uzun değil..
hayat ufacık şeyler yüzüden kaybettiklerimizin ardından üzülecek kadar lüks değil....
cambaz..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)