Dün gece hayatımın en zor gecelerinden biriydi.Bu kadar korktuğumu hatırlamıyorum.Babamı daha iyi anladım sanırım..Ama bundan bahsetmeyeceğim size şimdi.Trajedilere göre yaşamıyorum artık..
Dün sabah uyandım tam evden spora çıkıyorum( doktorum duyduğu anda vuracak beni) liseden yakın bir arkadaşım aradı.Bugün bana zaman ayır azıcık kızım yaa dedi.Ee peki dedim kahvaltıyla başlayalım .Rumeli Hisarda Lokmada bulduk kendimizi.Ama oda ne bu arkadaşıma daha iki gün önce ayarlamaya çalıştıkları kız yan masamızda çıkmasın mı? Kız bana selam bile vermedi.Tabii bizimki kıza gevşek gevşek konuşmalar falan ama kız bi asabi bi sinirli.
Bu akıllı telefonlar çıkalı valla herşey daha da zorlaştı.Oturduk iki dakika sonra arabulucu kızdan dıd dıd whats up.!! Yanındaki kim? Neyse açıkladı durumu.Bizde kahvaltımıza devam ettik.Ama bu gün öğreniyorum ki asabi kızımız diyormuş ki neden başbaşa kahvaltı ediyorlardı madem arkadaşlar? Neden sürekli gülüyorlardı? Neden kız sürekli birşeyler anlatıp gülüyordu ve hasta iken böyle ise bu kız normalde nasıl kimbilir demiş.Evet canım normalken oramı buramı açıp striptiz yapıyorum pazar kahvaltılarında. Tövbeee tövbeee..
En boktan olayları anlatırken bile gülmekten ölüyoruz sanırız hep bu arkadaşımla.Ben yaşadığım ayrılık sürecini vs vs anlatıyorum (o arkadaşımda 9 yıllık sevgilisi tarafından babasının öldüğü gün terk edildi buarada )bir taraftan kaymak yemekten yağ tulumuna dönüyorum ama kızın gözü hep üstümüzde.Ama nasıl eğlenmiyorlar nasıl donuklar oysa 4 kız gelmişler hemde pazar günü! O mekanın kahkahalar ile yıkılıyor olması gerekırken ben bedevinin başından geçen olaylara gülmesini dinliyor herkes.
Neyse ki kalktılar bir süre sonra giderkende insan bir bye bye falan der bildiğiniz domuz.Sanki sevgilsiyle evlendim de biz balayındayız da onunla karşılaştık tövbe tövbe..Bunu böyle atlattık derken.Biri aradı arkadaşımı .AAA baktım açıklamalar vs vs.Bu ne dedim..Amerikada flört ettiği kıza ( bu arada playboy olmuş bizim inek haberimizyok) bi arkadaşımla kahvaltı yapıyorum demiş aa kız bir trip bir trip..Bizimkide açıklamaya çalışıyor ..Ulan dedim ne oluyoruz yahu? Sevgilin değil birşey değil ..Ordan kalktık Santraldeki Coca-Cola sergisine gittik.Orda da eski sevgilisi ile karşılaştık anam orda da bir cinayet rüzgarı esti.
Bu arada benim üzerimde pijama diyeceğiniz eşorfmanlar var.Yani eziklikten ölüyorum.Ama itiraf ediyorum deli gibi gülüyorum sürekli sinir sistemi diye birşey kalmadığı için sanırım buna uyuz oluyorlar..:/
Eski sevgilimlede ne kadar kız varsa sinir olurlardı bana.Hep huzursuz etmek için uğraşırlardı.Ve dün anladım ki bu benimle ilgili birşey.Yani sonuçta yanımdaki kaç yıllık arkadaşım ulan bir kaç saat içinde az kalsın 3. sayfa haberi şeklinde kadınlar tarafından parçalanacaktım.Sanırım bende kadınları gıcık eden bir koku var!!
Sonra sinemaya girdikte kurtuldum:)
Bütün bir pazar hamileler gibi elimde kusma poşeti ile gezdim ayrıca.İğrenç bir şekilde sürekli öğürüyorum.Aslında yatıp dinlenmem gerekirken ben daha da inat dahada fazla yoruyorum kendimi..İyileşeceksem böyle iyileşeyim..
Güzel bir pazarın gecesi olabildiğince berbat geçti..Bana tedavi olmam için yalvaran taklalar atan iki insan ise o esnada kıçlarındaki pireleri kovmakla meşguldu.Yaşadığım süreçten haberleri bile yoktu..
Bu süreçte yaşanacak herşeye hazırım diyordum ama dün geceki biraz ağırdı..
cambaz,,
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazartesi, Aralık 19
Salı, Eylül 8
zehirli gazla gelen uyuşukluk pardon saçmalık
veee kısa kısa cambazın magazin gündemi..
evin inşaatı bitti sonunda..çoook güzel olmadı ama eskisine nazaran daha iyi olduğu kesin.televizyonum hala göstermiyor.şu meşhur havayolu müşterim hala havada asılı..sevgilim hala isviçrede..ama çok iyi gidiyorlar 4 maçta tek malubiyet ile ilerliyorlar bakalım.çok gurur duyuyorum sayın kaptan sevgilim ve takımı ile...peki ben ne haldeyim işte o uzun girdaplı dikenli bir yol....
kendimi nasıl hissediyorum biliyormusun blogcum? istanbul boğazı gibiyim..kaldırma kuvvetim süper ..en büyük demir oyuncakları kaldırıyorum..ama istanbulun bütün lağımı içime akıyor...
bugün bir arkadaşım yardım istesene çevrendekilerden dedi..yardım istemezsen kim bilebilir ki senin ihtiyacın olduğunu birilerine..ama bunu istemiyorum işte..bu aralar nedense biri beni düşünsün istiyorum..şımarıklıkmıdır nedir bilmiyorum..belkide çok fazla ayrıntıyla uğraşmak ,aynı dönemde sağlığımın gıcıklık yaratması, işimin zaten hep ayrıntılar üzerine kurulu olması boğdu beni..şimdiye kadar sevgililerim dahil hiç kimseden buna ailemide katabiliriz birşey istemedim.talep etmedim..ben yapabilirim..ben hallederim..ama yapıp hallederken bir bakıyorum ben kuyunun dibinde donmuşum , kalan temiz havayla soluyorum ama fark etmiyorum ki içime en zehirlisinden gazlar doluyor...birde o gazlar patlama yapmasın diye uğraş dur..puffff.
şu 3-4 günlük bayram tatilinde kafamı dinlemek istiyorum sakinlik sessizlik..ama yok onada izin müsade yok..çünkü anneciğimin gönlünü yapmam lazım.bizde hala hiyerarşik düzen şeklinde bayramlar aile ile geçirilir tatile gitmek yada eve gitmemek vatana ihanet etmekle eşdeğerdir.affedilmez..ufaklık kocasını bahane edip gelmeyecekmiş çünkü tatil çok kısa..ee haklı tabi kız..bende evlendim falan mı desem kocam izin vermiyor derim:D
bu haftasonu bu koca haftasonu evi temizlemek düzene sokmakla geçecek..inat ettim kadın tutmıycam..zaten kalan son paramıda kadına verirsem aysonunu getirmek için benim başka evlere temizliğe gitmem gerekecek:S
ama bu koca haftasonunda kendime bir kaçamak verebilirmiyim sence,bir arkadaşım motor gezisine çağırdı.gitsem mi acaba..sevgilim kızarmı onuda bilmiyorum gerçi..kızabilirde..aslında kızmalı bence..ama pek dikkate alacağını sanmıyorum..beni çok sevdiğini önemsediğini adım gibi biliyorum.ama adam beni kıskanmıyor..hemde hiç..neler neler oluyor yok tık yok..ben olsam yıkarım heryanı, ortalığı ateşe veririm , çektireceğim acıları gören İsa haline şükreder ama yok benim adam sesini çıkarmıyor.mesela 10 gündür ofise hergün aynı türden çiçek geliyor.hemde benim en sevdiğim çiçekten papatyalardan..kimden geldiği bilinmiyor sadece cambaz'a (adım yazıyor tabiki) şeklinde not koyuluyor.sonunda bugün buldum kimliğini..hiç umulmayacak birinden.Ama o umulmayacak biri şuan çok kötü durumda olduğu için sustum..zaten bu hafta başından beri kesildi gelmiyor çiçekçi çocuk.Ama benim adama olayı çözdüğümü söylemedim çünkü zaten ilgilenmıyor,birde zorla kıskandırmak ister gibi aa bak ne oldu diye onumu anlatacağım..acaba niye kıskanmıyor çok mu emin benden ki?..bu salak karı beni hayatta bırakmaz kimseciklerede bakmaz diyemi düşünüyor ?ben ne büyük bir güven abidesiyim o zaman yaaaa.yada ben nie güvenmiyoruuuuummmm..yaa böyleee azıcık kıskansa hah diycem tamam ama yok birşey diyorum tamam sevgilim diyor..yada ben aranıyorum sanırım belayı adam diyecek öyle olmaz böyle giyilmez onu yapma bunu yapma onla konuşma sonra görücem anyayı konyayı..gerçi kurbağam bu cümlenin kuruluş biçimini bile bilmez..mümkün değil yani onun bana şunu yapma kıskanıyorum demesi.
bir filmde çöyle bir replik vardı;
15 yaşında yeni anne olmuş kız ; ( en yakın ve yeni hamile olan kız arkadşına soruyor) sence bebeğimi yeteri kadar sevmiyormuyum.korkuyorum onu bir anne gibi sevmiyor düşünmüyor onunla ilgilenmiyor olmaktan diyor..
diğer kız; bazen birşeyi okadar severiz ki o sevginin bize zarar vermesinden korkarız..sevilen kişiye karşı uyuştururuz kendimizi.yani sevilen kişiye karşı tepkisiz yorumsuz kalıyor gibi hissederiz benliğimizi.ama biliriz ki düşünürsek o sevgiyi yoğunluğundan ölebiliriz..
belkide sevgilim beni çok seviyordur bu kızcağızın dediği gibi ve bu yüzden uyuşmuştur:D hahahaha..allahım ne güzel saçmaladım kendikendime yaaa..
neyse ben şimdilik kaçıyorum..mucuxxx
sevgiler
cambaz
hepinizi seviyorum desemde inanmayın ama en azından bir çoğunuzu seviyorum..
evin inşaatı bitti sonunda..çoook güzel olmadı ama eskisine nazaran daha iyi olduğu kesin.televizyonum hala göstermiyor.şu meşhur havayolu müşterim hala havada asılı..sevgilim hala isviçrede..ama çok iyi gidiyorlar 4 maçta tek malubiyet ile ilerliyorlar bakalım.çok gurur duyuyorum sayın kaptan sevgilim ve takımı ile...peki ben ne haldeyim işte o uzun girdaplı dikenli bir yol....
kendimi nasıl hissediyorum biliyormusun blogcum? istanbul boğazı gibiyim..kaldırma kuvvetim süper ..en büyük demir oyuncakları kaldırıyorum..ama istanbulun bütün lağımı içime akıyor...
bugün bir arkadaşım yardım istesene çevrendekilerden dedi..yardım istemezsen kim bilebilir ki senin ihtiyacın olduğunu birilerine..ama bunu istemiyorum işte..bu aralar nedense biri beni düşünsün istiyorum..şımarıklıkmıdır nedir bilmiyorum..belkide çok fazla ayrıntıyla uğraşmak ,aynı dönemde sağlığımın gıcıklık yaratması, işimin zaten hep ayrıntılar üzerine kurulu olması boğdu beni..şimdiye kadar sevgililerim dahil hiç kimseden buna ailemide katabiliriz birşey istemedim.talep etmedim..ben yapabilirim..ben hallederim..ama yapıp hallederken bir bakıyorum ben kuyunun dibinde donmuşum , kalan temiz havayla soluyorum ama fark etmiyorum ki içime en zehirlisinden gazlar doluyor...birde o gazlar patlama yapmasın diye uğraş dur..puffff.
şu 3-4 günlük bayram tatilinde kafamı dinlemek istiyorum sakinlik sessizlik..ama yok onada izin müsade yok..çünkü anneciğimin gönlünü yapmam lazım.bizde hala hiyerarşik düzen şeklinde bayramlar aile ile geçirilir tatile gitmek yada eve gitmemek vatana ihanet etmekle eşdeğerdir.affedilmez..ufaklık kocasını bahane edip gelmeyecekmiş çünkü tatil çok kısa..ee haklı tabi kız..bende evlendim falan mı desem kocam izin vermiyor derim:D
bu haftasonu bu koca haftasonu evi temizlemek düzene sokmakla geçecek..inat ettim kadın tutmıycam..zaten kalan son paramıda kadına verirsem aysonunu getirmek için benim başka evlere temizliğe gitmem gerekecek:S
ama bu koca haftasonunda kendime bir kaçamak verebilirmiyim sence,bir arkadaşım motor gezisine çağırdı.gitsem mi acaba..sevgilim kızarmı onuda bilmiyorum gerçi..kızabilirde..aslında kızmalı bence..ama pek dikkate alacağını sanmıyorum..beni çok sevdiğini önemsediğini adım gibi biliyorum.ama adam beni kıskanmıyor..hemde hiç..neler neler oluyor yok tık yok..ben olsam yıkarım heryanı, ortalığı ateşe veririm , çektireceğim acıları gören İsa haline şükreder ama yok benim adam sesini çıkarmıyor.mesela 10 gündür ofise hergün aynı türden çiçek geliyor.hemde benim en sevdiğim çiçekten papatyalardan..kimden geldiği bilinmiyor sadece cambaz'a (adım yazıyor tabiki) şeklinde not koyuluyor.sonunda bugün buldum kimliğini..hiç umulmayacak birinden.Ama o umulmayacak biri şuan çok kötü durumda olduğu için sustum..zaten bu hafta başından beri kesildi gelmiyor çiçekçi çocuk.Ama benim adama olayı çözdüğümü söylemedim çünkü zaten ilgilenmıyor,birde zorla kıskandırmak ister gibi aa bak ne oldu diye onumu anlatacağım..acaba niye kıskanmıyor çok mu emin benden ki?..bu salak karı beni hayatta bırakmaz kimseciklerede bakmaz diyemi düşünüyor ?ben ne büyük bir güven abidesiyim o zaman yaaaa.yada ben nie güvenmiyoruuuuummmm..yaa böyleee azıcık kıskansa hah diycem tamam ama yok birşey diyorum tamam sevgilim diyor..yada ben aranıyorum sanırım belayı adam diyecek öyle olmaz böyle giyilmez onu yapma bunu yapma onla konuşma sonra görücem anyayı konyayı..gerçi kurbağam bu cümlenin kuruluş biçimini bile bilmez..mümkün değil yani onun bana şunu yapma kıskanıyorum demesi.
bir filmde çöyle bir replik vardı;
15 yaşında yeni anne olmuş kız ; ( en yakın ve yeni hamile olan kız arkadşına soruyor) sence bebeğimi yeteri kadar sevmiyormuyum.korkuyorum onu bir anne gibi sevmiyor düşünmüyor onunla ilgilenmiyor olmaktan diyor..
diğer kız; bazen birşeyi okadar severiz ki o sevginin bize zarar vermesinden korkarız..sevilen kişiye karşı uyuştururuz kendimizi.yani sevilen kişiye karşı tepkisiz yorumsuz kalıyor gibi hissederiz benliğimizi.ama biliriz ki düşünürsek o sevgiyi yoğunluğundan ölebiliriz..
belkide sevgilim beni çok seviyordur bu kızcağızın dediği gibi ve bu yüzden uyuşmuştur:D hahahaha..allahım ne güzel saçmaladım kendikendime yaaa..
neyse ben şimdilik kaçıyorum..mucuxxx
sevgiler
cambaz
hepinizi seviyorum desemde inanmayın ama en azından bir çoğunuzu seviyorum..
Etiketler:
büyük kurbağam,
film,
hava yolu,
sehirli gaz,
sevgili,
uyuşukluk,
yorulmak
Pazar, Kasım 23
bash bash...

haftasonumdan önce size anlatmam gereken bir şeyler var..biraz uzun olacak yazı,,ama bittiğinde anlayacaksınız..
uzun bir süredir 3 gün üstüste yazmamazlık etmedim hiç.burası bir günlük oysa..yıllardır tuttuğum bütün günlükleri hergün yazdım..hergün birşeylere kızdım, sinirlendim ,sevdim,terkedildim terkettim,taşındım..olağan günlerimin olduğu zamanlarda ise günlüğü elime almadım mesela 9 ay öncesine kadar bu sayfalara duygusal yoğunluklarımda yazdım hep, ayda bir kez belki ve anladım ki normal şeyler yaşadığımda başka şeyler yazıyorum yazma kabiliyetim ki olduğuna hep inandım :) başka yerlere kanalize oluyorum..neyse bu defa ara vermemin belki bir daha bu bloga hiç yazmayacak olmamın (ki ben duramam biraz dinleneyim yine geleceğim) sebebi başka..hayatımda tüm hareketlilik bitmiş değil..ama ben bitmiş olmasını dilerdim...
anladığınız üzere bloğa bir süre ben yazmayacağım.kim sorusunu tahmin etmenizi istesem bulursunuz,tabii ki Kaan:)
Kaan cım bak yine senin oldu benim sanal sevgilim..Biraz doktor defteri biraz seyahat günlüğü ve çokçada benim dedikodu duvarım haline getirecek burayı biliyorum.evlenmek üzere olan bir erkek diyeceğim ama aldığım duyumlara göre ertelenmiş düğün tarihi hiç sebepsiz..ayrıntıları paylaşmanızı diliyoruz Kaan bey...
neyse efendim ara veriyorum çünkü çok yoruldum bu bloga gelen birkaç yazıdan sonra.. üzmemem gereken insanları üzdüm onlara sitem ettim bu yazılar yüzünden ve dedim ki ben burda yazmaya devam ettiğim sürece bu böyle olacak..sanal cambaza son veriyorum yada ara veriyorum aslında..artık ne yaptığımı neler olduğunu kimseler bilmeyecek.Kaana anlattığım kadarını kesın bilirsiniz ,nasıl dedikoducu olduğunu gördük geçtiğimiz aylarda..:/
Bana kızmayın sitem etmeyin ne olur..bir süre gerçekten ihtiyacım var buna..çünkü ...çünkü yoruldum..ve aslında hiç yorulsun istemediklerimi yordum..gerekte yok aslında..öyle işte ne yaptım kimleydim ne oldu nasıl oldu ,bitti gitti artık..özelliklede artık ne hissediyorum birşey bilmeyecek kimse..hiç yazmayacağım diyemiyorum ama uzun bir süre buralarda olmayacağım, ama okumayacağım yorumlar bırakmayacağım demiyorum:) Kaan şu an Arizona da onkoloji seminerlerinin bilmem kaçıncısında .yarın itibari ile size bi zafer yazısı yazar..
öyle işte sanırım biraz hüzünlü biraz dalgınım yazının arasına kuzguncuğa kahvaltıya bile gittim..okadar yazıp yazıp siliyorum yani..
şimdi günlerdir yarım kalan konumuzu sonladıralım;
sürprizimi açıklıyorum; vespa alıyorum:) nisanda geliyor.İzmirden birinden alıyorum,ikinci el yani..zaten o zamana kadar ehliyetti falan filan gibi şeylerle uğraşırım.yeşil yemyeşil bir vespa..çok heyecanlıyım..sadece 1 kişi doğru bildi bu arada :) herkes köpek alacağımı düşünmüş..vespacım beni biraz zorluyor maddi konuda ama olsun o heyecana değer sanırım..ona bi isim bulmak lazım :)
bu haftasonu çok güzeldi aslında cuma günü ve cumartesi sabahı çok keyifliydi..sonrasında kafamdaki karmaşık tilkilerle uğraştım durdum ve sonunda bloga yazmaya ara vermeye karar verdim.ama cidden çok zor benim için,çok alışmıştım oysa buralara:( cuma sabahtan izmirdeydim..iş için gittim.zaten günler öncesinden sezai ile balık-rakı planını yapmıştık.İzmir yine çok güzeldi..ben yine burada yaşamak istiyorum cümleleri ile geçirdim tüm günümü..kordonda sezai yi beklerken bira-midye keyfi yaptım..uff uff.hava acayip güzeldi..ılık ama serin nasıl oluyorsa işte öyleydi..sahilde çimlerin üzerinde kucak kucağa sarmaş dolaş sevgililer..liseliler...falan filan..anlattıkça izmir ile ilgili sayfalar yazmak istiyorum..
sezai geldi kordon balık pişiricisine gittik..yedikçe yedik.ben yine rakı içemedim:( uzun süredir yalnız kalıp muhabbet edememiştik..dertleştik..anlattıkça anlattı..sezinden yaşadıkları dönemden konuştuk..tam benim ufaklıktan konusuyorduk ki o aradı.teli sezai açtı,düğününüzde sizi sarhoş eden yakışıklı ile konuşuyorsunuz dedi..:) hayatımın sonuna kadar aileminde benimde seveceğimiz hatta benim onsuz güzel günlerin geçmesini istemeyeceğim bir dost bu adam ya...
sezin geldi sonrasında birlikte benim eventimin olduğu yere geçtik..sonrasında da onlara gittik.gece 3 dü biz daha sezai-ben-annesi-sezin-ege muhabbet edip gülüyorduk..sezine neyin iyi geldiğini buldum..sezai.. abisi ona ilaç gibi..kanatlarının altında muratı buluyor sanki..onu sürekli güldürüyor..seviyor..canım miniğim onu güldürebilmek için o akşam yaşadığım tüm gerginliği beynimde silip ne kadar salak aptal dedikodu varsa anlattım..
sabah melis izmire geliyordu tam bi komedi anlayacağınız,izmirde bile bırakmıyorum peşlerini:)..sabah 7 de geldi sezai yattığım odaya,oo sezo senınle uzun zamandır aynı evde uyanmamıştık dedim ve bana ne dedi ...ben bu oda da kız göremiyorum:D bu benim repliğimdi hemde en iyi bel altı esprim:) sabahın 7 sınde daha uyanmamışken gülme krizine tutulduk..gittik melisi aldık..onu eve bırakmadan öncebi çay içtik sonrasında melisi eve bırakana kadar bana izmirin nekadar güzel olduğunu söyledi durdu iki sevgili..ben durdum ve yaa burası sayfiye yeri gibi yaaa dedim..yine bir gülme krizi..
en son beni alsancağa bıraktı sezai,hava yine serin ama güneşliydi..orospu izmir havası..perşembe günü görüşmek üzere ayrıldık..bizim araç gelene kadar yalnız, denize karşı bi kahve içtim..
düşündüm düşündüm...ve sanal cambazı sonlandırırsam huzura ereceğimi ve böylece haksızca üzerine gittiğim herkesin huzura ereceğini düşündüm..facebookumu iptal ettim.en azından bir süre..aylardır değişen cambaza bir değişiklik daha ekledim daha sakin olmak..düşünmeden hareket etmemek..çok değiştiğimi söylüyor herkes dahada gülüyorsun dahada anlayış abidesi oldun dahada rahatsın ve bunlar seni malesef daha umursamaz yapıyor diyip somurtuyorlar...kötü birşey sanırım umursamaz olmaz..ama umursayınca üzülüyorum böylesi daha iyi..
cumartesi akşamı istanbuldaydım..kuzgunda..viski içtim geçen gün biri okadar ballandırarak anlattı ki artık viski sevdiğini canım istedi..neyse...
bir sır vereyim mi hani şu bitmek üzere olan enerjim var ya..hala biraz varmış içimde biryerlerde masal gecesi açığa çıktı..birazcık daha dayanabilir sanırım..ama bi sabah uyandığımda pat diye bitmiş olmasından okadar çok korkuyorum ki..
bu arada sizden uzak kaldığım günlerde amsterdam yolculuğumuda yapmış olacağım.tarihleri değişti biraz..ama bana iyi gelmesini umuyorum ve bu konuda güle güvenmekten başka çarem kalmıyor..italya seyehatmin zaten kaan anlatır ki ona daha çok var..belki herşey eskiye döner ..belki şehre bir film gelir ve ben sayfalarıma geri dönerim ne dersiniz?yada herşey eskiye döner -özelimin bana ait olduğu günlere ve bu blogu kaana bırakır ,yarım kalan yazmaya ara verdiğim hikaye kitabımı tamamlarım..(bu kitapı da ilk kez size söylüyorum:)
ıssız adamın müzik cd si çıktı..ama yok ...yok hiçbiryerde yok..onu ararken dün istinye parkdaki d&r dan 100 best film classics diye bir set aldım.böyle arşivler yapmaya başlamak hoşuma gitti bu aralar..body shop da yine ömrümü yiyen body musklar vardı yine durduramadım kendimi..çok etkileyici hepsi ,ben kendi kokumdan sarhoş olabilirim şuan:)
böyle işte...hayatım yine bilinmez erişilmez ve sizden uzakta olacak..bol bol dans edeceğim-yeni cdler alacağım-kitaplar okuyacağım-motor ehliyet kursuna gideceğim ve belki belkide tekrar..neyse..şimdilik bu kadar sanırım..yazmak istediğim bir sürü konu vardı..biraz daha bekleyecekler artık ..özleyeceğim burda saçmalamayı...sizde beni özleyin..
PS:yorumlarınızı hala görebiliyor olacağım bana yazmak istediğiniz herşeyi yazabilirsiniz..aslında bir mail adresim var ama..şimdilik boşverelim
bashbash
cambaz..
Cumartesi, Kasım 8
bu sonu istemiyorum..
ıssız adam...sanki çağan ırmak son 4 yılımın dibinde oturmuş..sonrada orasından burasından çekiştirmiş çekmiş filmi..bana bu yapılırmıydı yahu..nerden gittim ben o filme..
içim cız etti her sahnesinde..her saniyesınde..ben senden ayrılmak istiyorum dediğinde adam aslında o mutfak benim oturma odamdı..
-sen dizime yattın ben bir hikaye anlattım ve sen büyüdün...
canım öyle acıyorki şimdi..ben bunu yaşamak istemiyorum..o filmin finalini tatmak dokunmak öyle sızılar içinde olmak istemiyorum..
-kimse yok sevgilim biliyorum ki kimsede olmayacak sadece sen ve ben olacağız..
adam öyle ıssız ki..öyle kalabalık ama öyle yalnızki..
filmin müzikleri ayrı olay zaten..blogumda şu an çalan fransızca şarkıyı anlamıyorum bilmiyorum ne diyor ama beni burdan alıp çok uzaklara götürdüğü gerçeğini saklayamıyorum..
hiç bir film beni böyle etkilemedi diyemeyeceğim...babam ve oğlum var birde..
ama hiç bir filmi bu kadar yaşadığımı hissetmedim..bu kadar kanımı akıtmadı..
gözümden akan yaşlara bu kadar değmedi..
korkum üzüntüm yaşadıklarıma değil yaşayacaklarıma oldu aslında..
finali yaşayacak olma ihitimalim tüylerimi diken diken etti..finaldeki atlas pasajının mermer zeminine akan gözyaşı benim olsun istemedim..istemıyorumda..
salonda izlerken filmi orda değildim sanki..3 yılı yeniden yaşadım bitirdim tükettim filmin bir noktasına kadar ve sonra geleceğimi görmeye başladım sanki..işte orda döküldü yaşlar gözümden..istediğim son bu değildi..hep aklımda olan yaşamamayı ümid ettiğim ama yaşayacağımı deli gibi hissettiğim sona geldi hikaye birden bire..ben ADA olmak istemıyorum..arkamda bir ALPER olmamalı...
hayattan herşeyi isterken ,hepsi bizim olsun diye beklerken belkide en değerlileri arkamızda bırakıp gitmek ne acıdır..pişman olmak..geriye dönüp elini uzattığında karanlığı tutmak..başkalarının çocuklarını-sevgililerini-aşklarını-hayatlarını ödünç almak ve geri vermek zorunda olmak...kendine ait koca bir hiçliğin olması...
-karda donmak üzeresin uyku tatlı geliyor,ama sen ölmüşsün bilmiyorsun...
Etiketler:
ada,
alper,
atlas pasajı,
çağan ırmak,
film,
ıssız adam
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)