Çarşamba, Ekim 21

siyah renkli şakacı gökkuşağı..

Hayatta herşey ışık hızı ile değişiyor..
Bir gün mutluluktan ucarken diğer gün ineceği yeri bilmeyen bir kuş yavrusu gibi yorgun kanatlarınla kalakalıyorsun ortada..Yukarıdan herşeyi görebiliyor herşeyi duyabiliyor hatta uzansan heryere dokunabilir hissediyorsun..Ama her şeyden önce sağlıklı bir inişe ihtiyacın var işte onu yapamıyorsun..
Bugün yalnız kaldım bir ara.Daha doğrusu sabah erken kalktım biraz yürüdüm yine.Ama bu defa koşmadım sadece hızlı hızlı yürüdüm..Sonrasında salacakta bir çay bahçesine oturdum..Sabah çok erkendi..Yavru kuşun kanatları altında kalan dünya yeni yeni günaydın demeye hazırlanıyordu..O kadar erken saatlerini sevmediğimi anladım bu şehrin,bundan sonra akşamları koşacağım..
Kendi telaşımdam kendi paranoyolarımdan kaynaklanıyor olması için çok dua ettim dün bütün gece..Kimseye çaktırmamaya çalışmak bazen çaktırmaktan daha kötü olabiliyor..Uyku denen güzel ülke dün gece çok uzaktı..Uyuyamadıkça sinir oldum..Sinir oldukça düşündüm...Uyuyup herşeye yukarıdan bakmak istedim her ne kadar inecek yumuşak bir zeminim olmasada..

Güneşin evime değen ilk ışıkları ile attım kendimi yataktan..Nelerimi düşündüm bütün gece?..Kimsenin düşünmek istemeyeceği şeyleri..Oysa Peri Padişahının kızı gibi beyaz atlı prenslerle ilgili hayallere dalmak yada eşi olmayan pembelikteki küçük ayaklı rüyaları görmeyi ne çok isterdim..Karşıdan bakıldığında küçük insanlar tarafından suretime benim olması gereken hayaller onlar çünkü ..
Oysa ben 15 gündür devam eden ani unutkanlıklarımı..Aniden giren ve bazen 3 gün bazen 2 dk süren şiddetli migren dalgalarımı..Algımdaki zayıflığı..Soruları tekrar tekrar sormalarımı..kaslarımdaki ani yorgunlukları düşündüm..Bir kere garip bir hastalıkla sınandıysanız hayatınızda herşeyden korkar olursunuz hele de benim gibi yaşamayı seviyorsanız..Bu yüzden herşeyi iptal edip doktorumda aldım soluğu bu öğlen..

Korkularım çıkmadı ama paranoyaklıkda değildi bendeki..tedavilerden tahlillerden bazı sinirlerim zarar görmüş..Bu gibi etkilerin olması normalmiş.Şiddetli migrende hücrelerimi yoruyormuş.Etkiler normal ama ben bu etkilerle nasıl baş edeceğimi pek bilmiyorum.Kendimi alık birşeyden anlamayan öyle herşeye mal mal bakan biri gibi hissediyorum.Kanatlarım yumuşak inişlere pek yabancı sert çakılmalara layık gibi huysuzca çırpınıyor..Aslında önce sevindim aldığım habere.Beynımde yada başka bir yerimde metastas yapmamıştı sevgili yabancı hücrelerim..Ama yoruluyorum böyle ara ara çıkan sadece siyah renkli şakacı gökkuşaklarından.Yan etkilerden yaşadıklarımdan..Ve etrafımdakılerı acaba nasıl bir yere sürüklüyorum diye düşünmekten kendimi alamıyorum.Acaba çok mu zor biri haline geldım..Acaba cokmu eğlencesiz mutsuz zevksiz biri olacağım..Acaba daha çok hasta olurmuyum..Acaba Daha cok hasta olursam insanlar bana acıkdıkları içinmi yanımda kalmaya devam ederler.Acaba benim etrafımdakılerın bana ait olan gemiyi ,gemi sağlamken terk etmeleri mi gerekir.Yada herşey çok mu güzel olacak acaba..Bugünleri yine etrafımdakıler ile hatırladıgımda çok mu güleceğim sevinçli bir hüzün mü duyacağım acaba..

böyle işte acabalar..acabalarrr..

Herşeyin güzel en güzel olması dileği ile..hayatı çok sevdiğim için bu kadar hüzünleniyorum aslında..Ama düşündümde hep akıllı olmakta yorucu bee azıcıkda salak olayım bakalım herşey daha güzeldir burdan belki..:)

saçmalıklarım şimdilik bu kadar..

sevgiler

cambaz

1 yorum:

Tuana dedi ki...

Unutkanlık bazen iyidir :) Bu durumun geçici olduğunu düşünüyorum niyeyse, hem kalıcı bile olsa kimse sana acıdığı için yanında kalmaz ki, yanında olanlar seni sevdikleri için yanında kalırlar, buna eminim :))