çok fena dedikodularım var..ama vaktim yok oturup düzenleyip yazmaya..cambaz gibi yapayım biraz,arkası yarın :) ama cidden cambaza özel çok çok özel haberler ile burda olacağım.Akşama yazarım diye düşünüyorum.Roma ya döndüm.Yarın Atina ya geçmeden kızımıza verdiğimiz sözü tutalım ilgilenelim onun bebeği ile..Dün arayıp ciyakladı o kart sesi ile:) ama tek birşey biliyorum,blogdan uzaklaşmak iyi gelmiş kızımıza neşeden ölecek..
şimdilik sevgiler
doctor K.
Çarşamba, Kasım 26
Pazar, Kasım 23
selam,mecburi hizmete başlıyoruz:)
Cambazın yazdığı o iç karartan yazıdan sonra hoşgeldim değil mi?Çok uzatmayacağım..
Kızımızı kıramadım,ne yazmaya hevesi kaldı ne de bu blogu kapatmaya cesareti var..
Umuyorum çabuk döner.Eskisi kadar hevesli değilim burda olmaya..
İlk başlarda çok hevesliydim çünkü ona yakın olmak her anlamda önemliydi benim için itiraf ediyorum..Ama sizinde bildiğiniz üzere cambaz bana öyle bir rest çekti ki o sayfaları kapattık..
Onunda dediği gibi Arizonadayım.Onkoloji üzerine yapılan bir seminerdeyim..İç karartıcı konulardan söz bahsetmeyeceğim.
Cambazın bilmediğiniz bir aktivitesini yazacağım bir ara.Kendileri lösevin aktif bir gönüllüsüdür.Bir sürü çocuğu var kendisinin.Ona hayran hayran bakan bir sürü göz var..
Ve onu onların arasında görseniz emin olun sizde hayran olursunuz..
Bunu kimseye söylemiyor,ben ve asıl doktoru Erkan Hocam dışında kimse bilmiyor bunu yaptığını.Sanallıktan çıkmasının bir sebebide bu aslında biliyor musunuz?Onlara beyin olarak daha çok kanalize olmak istiyor.
Az önce aradı bi bardak kırmış ama hüngür hüngür ağlıyordu..Ben o bardağı günlerdir arıyordum dedi.Anlamadım yemin ederim..
Neyse aşağıdaki yazıdan da anlayacağınız gibi bir süre benimle idare edeceksiniz..
Ama sormak istediğiniz herşeyi sorun,o yanıtlayacaktır bana.
sevgiler
doktor K.
Kızımızı kıramadım,ne yazmaya hevesi kaldı ne de bu blogu kapatmaya cesareti var..
Umuyorum çabuk döner.Eskisi kadar hevesli değilim burda olmaya..
İlk başlarda çok hevesliydim çünkü ona yakın olmak her anlamda önemliydi benim için itiraf ediyorum..Ama sizinde bildiğiniz üzere cambaz bana öyle bir rest çekti ki o sayfaları kapattık..
Onunda dediği gibi Arizonadayım.Onkoloji üzerine yapılan bir seminerdeyim..İç karartıcı konulardan söz bahsetmeyeceğim.
Cambazın bilmediğiniz bir aktivitesini yazacağım bir ara.Kendileri lösevin aktif bir gönüllüsüdür.Bir sürü çocuğu var kendisinin.Ona hayran hayran bakan bir sürü göz var..
Ve onu onların arasında görseniz emin olun sizde hayran olursunuz..
Bunu kimseye söylemiyor,ben ve asıl doktoru Erkan Hocam dışında kimse bilmiyor bunu yaptığını.Sanallıktan çıkmasının bir sebebide bu aslında biliyor musunuz?Onlara beyin olarak daha çok kanalize olmak istiyor.
Az önce aradı bi bardak kırmış ama hüngür hüngür ağlıyordu..Ben o bardağı günlerdir arıyordum dedi.Anlamadım yemin ederim..
Neyse aşağıdaki yazıdan da anlayacağınız gibi bir süre benimle idare edeceksiniz..
Ama sormak istediğiniz herşeyi sorun,o yanıtlayacaktır bana.
sevgiler
doktor K.
bash bash...

haftasonumdan önce size anlatmam gereken bir şeyler var..biraz uzun olacak yazı,,ama bittiğinde anlayacaksınız..
uzun bir süredir 3 gün üstüste yazmamazlık etmedim hiç.burası bir günlük oysa..yıllardır tuttuğum bütün günlükleri hergün yazdım..hergün birşeylere kızdım, sinirlendim ,sevdim,terkedildim terkettim,taşındım..olağan günlerimin olduğu zamanlarda ise günlüğü elime almadım mesela 9 ay öncesine kadar bu sayfalara duygusal yoğunluklarımda yazdım hep, ayda bir kez belki ve anladım ki normal şeyler yaşadığımda başka şeyler yazıyorum yazma kabiliyetim ki olduğuna hep inandım :) başka yerlere kanalize oluyorum..neyse bu defa ara vermemin belki bir daha bu bloga hiç yazmayacak olmamın (ki ben duramam biraz dinleneyim yine geleceğim) sebebi başka..hayatımda tüm hareketlilik bitmiş değil..ama ben bitmiş olmasını dilerdim...
anladığınız üzere bloğa bir süre ben yazmayacağım.kim sorusunu tahmin etmenizi istesem bulursunuz,tabii ki Kaan:)
Kaan cım bak yine senin oldu benim sanal sevgilim..Biraz doktor defteri biraz seyahat günlüğü ve çokçada benim dedikodu duvarım haline getirecek burayı biliyorum.evlenmek üzere olan bir erkek diyeceğim ama aldığım duyumlara göre ertelenmiş düğün tarihi hiç sebepsiz..ayrıntıları paylaşmanızı diliyoruz Kaan bey...
neyse efendim ara veriyorum çünkü çok yoruldum bu bloga gelen birkaç yazıdan sonra.. üzmemem gereken insanları üzdüm onlara sitem ettim bu yazılar yüzünden ve dedim ki ben burda yazmaya devam ettiğim sürece bu böyle olacak..sanal cambaza son veriyorum yada ara veriyorum aslında..artık ne yaptığımı neler olduğunu kimseler bilmeyecek.Kaana anlattığım kadarını kesın bilirsiniz ,nasıl dedikoducu olduğunu gördük geçtiğimiz aylarda..:/
Bana kızmayın sitem etmeyin ne olur..bir süre gerçekten ihtiyacım var buna..çünkü ...çünkü yoruldum..ve aslında hiç yorulsun istemediklerimi yordum..gerekte yok aslında..öyle işte ne yaptım kimleydim ne oldu nasıl oldu ,bitti gitti artık..özelliklede artık ne hissediyorum birşey bilmeyecek kimse..hiç yazmayacağım diyemiyorum ama uzun bir süre buralarda olmayacağım, ama okumayacağım yorumlar bırakmayacağım demiyorum:) Kaan şu an Arizona da onkoloji seminerlerinin bilmem kaçıncısında .yarın itibari ile size bi zafer yazısı yazar..
öyle işte sanırım biraz hüzünlü biraz dalgınım yazının arasına kuzguncuğa kahvaltıya bile gittim..okadar yazıp yazıp siliyorum yani..
şimdi günlerdir yarım kalan konumuzu sonladıralım;
sürprizimi açıklıyorum; vespa alıyorum:) nisanda geliyor.İzmirden birinden alıyorum,ikinci el yani..zaten o zamana kadar ehliyetti falan filan gibi şeylerle uğraşırım.yeşil yemyeşil bir vespa..çok heyecanlıyım..sadece 1 kişi doğru bildi bu arada :) herkes köpek alacağımı düşünmüş..vespacım beni biraz zorluyor maddi konuda ama olsun o heyecana değer sanırım..ona bi isim bulmak lazım :)
bu haftasonu çok güzeldi aslında cuma günü ve cumartesi sabahı çok keyifliydi..sonrasında kafamdaki karmaşık tilkilerle uğraştım durdum ve sonunda bloga yazmaya ara vermeye karar verdim.ama cidden çok zor benim için,çok alışmıştım oysa buralara:( cuma sabahtan izmirdeydim..iş için gittim.zaten günler öncesinden sezai ile balık-rakı planını yapmıştık.İzmir yine çok güzeldi..ben yine burada yaşamak istiyorum cümleleri ile geçirdim tüm günümü..kordonda sezai yi beklerken bira-midye keyfi yaptım..uff uff.hava acayip güzeldi..ılık ama serin nasıl oluyorsa işte öyleydi..sahilde çimlerin üzerinde kucak kucağa sarmaş dolaş sevgililer..liseliler...falan filan..anlattıkça izmir ile ilgili sayfalar yazmak istiyorum..
sezai geldi kordon balık pişiricisine gittik..yedikçe yedik.ben yine rakı içemedim:( uzun süredir yalnız kalıp muhabbet edememiştik..dertleştik..anlattıkça anlattı..sezinden yaşadıkları dönemden konuştuk..tam benim ufaklıktan konusuyorduk ki o aradı.teli sezai açtı,düğününüzde sizi sarhoş eden yakışıklı ile konuşuyorsunuz dedi..:) hayatımın sonuna kadar aileminde benimde seveceğimiz hatta benim onsuz güzel günlerin geçmesini istemeyeceğim bir dost bu adam ya...
sezin geldi sonrasında birlikte benim eventimin olduğu yere geçtik..sonrasında da onlara gittik.gece 3 dü biz daha sezai-ben-annesi-sezin-ege muhabbet edip gülüyorduk..sezine neyin iyi geldiğini buldum..sezai.. abisi ona ilaç gibi..kanatlarının altında muratı buluyor sanki..onu sürekli güldürüyor..seviyor..canım miniğim onu güldürebilmek için o akşam yaşadığım tüm gerginliği beynimde silip ne kadar salak aptal dedikodu varsa anlattım..
sabah melis izmire geliyordu tam bi komedi anlayacağınız,izmirde bile bırakmıyorum peşlerini:)..sabah 7 de geldi sezai yattığım odaya,oo sezo senınle uzun zamandır aynı evde uyanmamıştık dedim ve bana ne dedi ...ben bu oda da kız göremiyorum:D bu benim repliğimdi hemde en iyi bel altı esprim:) sabahın 7 sınde daha uyanmamışken gülme krizine tutulduk..gittik melisi aldık..onu eve bırakmadan öncebi çay içtik sonrasında melisi eve bırakana kadar bana izmirin nekadar güzel olduğunu söyledi durdu iki sevgili..ben durdum ve yaa burası sayfiye yeri gibi yaaa dedim..yine bir gülme krizi..
en son beni alsancağa bıraktı sezai,hava yine serin ama güneşliydi..orospu izmir havası..perşembe günü görüşmek üzere ayrıldık..bizim araç gelene kadar yalnız, denize karşı bi kahve içtim..
düşündüm düşündüm...ve sanal cambazı sonlandırırsam huzura ereceğimi ve böylece haksızca üzerine gittiğim herkesin huzura ereceğini düşündüm..facebookumu iptal ettim.en azından bir süre..aylardır değişen cambaza bir değişiklik daha ekledim daha sakin olmak..düşünmeden hareket etmemek..çok değiştiğimi söylüyor herkes dahada gülüyorsun dahada anlayış abidesi oldun dahada rahatsın ve bunlar seni malesef daha umursamaz yapıyor diyip somurtuyorlar...kötü birşey sanırım umursamaz olmaz..ama umursayınca üzülüyorum böylesi daha iyi..
cumartesi akşamı istanbuldaydım..kuzgunda..viski içtim geçen gün biri okadar ballandırarak anlattı ki artık viski sevdiğini canım istedi..neyse...
bir sır vereyim mi hani şu bitmek üzere olan enerjim var ya..hala biraz varmış içimde biryerlerde masal gecesi açığa çıktı..birazcık daha dayanabilir sanırım..ama bi sabah uyandığımda pat diye bitmiş olmasından okadar çok korkuyorum ki..
bu arada sizden uzak kaldığım günlerde amsterdam yolculuğumuda yapmış olacağım.tarihleri değişti biraz..ama bana iyi gelmesini umuyorum ve bu konuda güle güvenmekten başka çarem kalmıyor..italya seyehatmin zaten kaan anlatır ki ona daha çok var..belki herşey eskiye döner ..belki şehre bir film gelir ve ben sayfalarıma geri dönerim ne dersiniz?yada herşey eskiye döner -özelimin bana ait olduğu günlere ve bu blogu kaana bırakır ,yarım kalan yazmaya ara verdiğim hikaye kitabımı tamamlarım..(bu kitapı da ilk kez size söylüyorum:)
ıssız adamın müzik cd si çıktı..ama yok ...yok hiçbiryerde yok..onu ararken dün istinye parkdaki d&r dan 100 best film classics diye bir set aldım.böyle arşivler yapmaya başlamak hoşuma gitti bu aralar..body shop da yine ömrümü yiyen body musklar vardı yine durduramadım kendimi..çok etkileyici hepsi ,ben kendi kokumdan sarhoş olabilirim şuan:)
böyle işte...hayatım yine bilinmez erişilmez ve sizden uzakta olacak..bol bol dans edeceğim-yeni cdler alacağım-kitaplar okuyacağım-motor ehliyet kursuna gideceğim ve belki belkide tekrar..neyse..şimdilik bu kadar sanırım..yazmak istediğim bir sürü konu vardı..biraz daha bekleyecekler artık ..özleyeceğim burda saçmalamayı...sizde beni özleyin..
PS:yorumlarınızı hala görebiliyor olacağım bana yazmak istediğiniz herşeyi yazabilirsiniz..aslında bir mail adresim var ama..şimdilik boşverelim
bashbash
cambaz..
Perşembe, Kasım 20
masal...
Rüya gibi
İnanılası zor olan masal gibi..
Hani kırmızı başlıklı kız , sindrella vs vs gibi..
Ormandaki Şirinler gibi..
Gerçek olmadıklarını bilmek istersiniz ama var olduklarına inanmak istersiniz..
Dün gece işte bu anlattıklarım gibiydi, tarif edilemez..
Özel bir misafirim vardı dün gece..
Hem çok özel hem çok genel hem her şey hem hiçbir şey ..Hepsiydi..
Önce sitemlendim geçikeceğine..
Sonra..
Kapı çaldı..ne yapacağımı nasıl bakacağımı şaşırdım..Elimde küçük bir tost ile açtım kapıyı sersem gibi..
Hem çok kızıyordum..hem çok seviyordum ..hem çok özlüyordum..
Ne diyecektim ki..
Bir şey demedim zaten..
Mutfağa geçtim direk,açtı çünkü en dayanamadığım şeydi onun aç olması..
Hazır çorba… daha iyisi olamazdı..Her şeye hazırlıklıyım mı demek istyordum..
Gelişine , gidişine …
Koridorda karşılaştık tekrar..sarıldı..sarıldım..içine çekti ..nefes alamadım..
Aldığı nefesi veremedi..
-Nasılsın?
-İyiyim,sen nasılsın?
-Şimdi daha iyiyim..
Ben çorbayı hazırladım ,o şarapı açtı..
Salona geçtik
Uzun zamanın acısını çıkarırcasına o kadar çok konuştuk ki..bazen sustuk..güldük..anlattık..
Mumları yaktım..ışıkları söndürdü..
-Neye içiyoruz?
-Bize..
Şarapın rengi daha da kırmızı oldu..
Gözlerimizin içinden geçenler mum ışığından kırmızıya aktı..
Gerçek o ,gerçek ben..Hiç kayıp olmamışız..Kızgınlıklar..Üzüntüler..Ondaki başka yüzler..
Hiçbiri birbirimize baktığımızdaki ateşi,anıları,hüznü,gülüşmeleri yok etmemiş..
…
-Çok özledim seni..tahmininden de çok..
-Ne kadar özlediğin hakkında hiçbir fikrim yok..
-Düşünüyorum bu kızın her cm karesini neden bu kadar çok özlüyorum diye, bulamıyorum
Yukarıda yazan her şey gerçek mi değil mi bilmiyorum..Hangi zamanda yaşandı kim yaşadı onu da bilmiyorum..
Ay gidip güneş çıkınca ,dünya ışığa kavuşunca çıkacak ortaya her şey …şimdilik masalın sonunu bekleyelim bakalım..bu sayfalarda hep olduğu gibi..yazanda yönetende benim..belki de biziz..BİZ…
İnanılası zor olan masal gibi..
Hani kırmızı başlıklı kız , sindrella vs vs gibi..
Ormandaki Şirinler gibi..
Gerçek olmadıklarını bilmek istersiniz ama var olduklarına inanmak istersiniz..
Dün gece işte bu anlattıklarım gibiydi, tarif edilemez..
Özel bir misafirim vardı dün gece..
Hem çok özel hem çok genel hem her şey hem hiçbir şey ..Hepsiydi..
Önce sitemlendim geçikeceğine..
Sonra..
Kapı çaldı..ne yapacağımı nasıl bakacağımı şaşırdım..Elimde küçük bir tost ile açtım kapıyı sersem gibi..
Hem çok kızıyordum..hem çok seviyordum ..hem çok özlüyordum..
Ne diyecektim ki..
Bir şey demedim zaten..
Mutfağa geçtim direk,açtı çünkü en dayanamadığım şeydi onun aç olması..
Hazır çorba… daha iyisi olamazdı..Her şeye hazırlıklıyım mı demek istyordum..
Gelişine , gidişine …
Koridorda karşılaştık tekrar..sarıldı..sarıldım..içine çekti ..nefes alamadım..
Aldığı nefesi veremedi..
-Nasılsın?
-İyiyim,sen nasılsın?
-Şimdi daha iyiyim..
Ben çorbayı hazırladım ,o şarapı açtı..
Salona geçtik
Uzun zamanın acısını çıkarırcasına o kadar çok konuştuk ki..bazen sustuk..güldük..anlattık..
Mumları yaktım..ışıkları söndürdü..
-Neye içiyoruz?
-Bize..
Şarapın rengi daha da kırmızı oldu..
Gözlerimizin içinden geçenler mum ışığından kırmızıya aktı..
Gerçek o ,gerçek ben..Hiç kayıp olmamışız..Kızgınlıklar..Üzüntüler..Ondaki başka yüzler..
Hiçbiri birbirimize baktığımızdaki ateşi,anıları,hüznü,gülüşmeleri yok etmemiş..
…
-Çok özledim seni..tahmininden de çok..
-Ne kadar özlediğin hakkında hiçbir fikrim yok..
-Düşünüyorum bu kızın her cm karesini neden bu kadar çok özlüyorum diye, bulamıyorum
Yukarıda yazan her şey gerçek mi değil mi bilmiyorum..Hangi zamanda yaşandı kim yaşadı onu da bilmiyorum..
Ay gidip güneş çıkınca ,dünya ışığa kavuşunca çıkacak ortaya her şey …şimdilik masalın sonunu bekleyelim bakalım..bu sayfalarda hep olduğu gibi..yazanda yönetende benim..belki de biziz..BİZ…
Pazartesi, Kasım 17
no me ames
blogada aynı şarkıyı yükledim...fena bir şarkı..söyleyenlerin aşklarının seslerinde isyan edip fezaya karıştığını hissediyorsunuz...ben pek bi duygusal oldum yahu....
neden ağlıyorsun
çünki mutluyum
neden engelliyorsun
yalnızlıktan
neden ellerimi sıkıca tutuyorsun
ve neden aklın karışmış görünüyor
seni çok seviyorum
neden
dik kafalı olma
benden şüphe duymayı kes
geleceğin ne getireceği umurumda değil
korkmuyorum,sadece seni sevmek istiyorum
beni sevme çünkü farklı olduğumu düşünüyorsun
bizim için doğru olanların bu olduğunu düşünmüyorsun
birlikte geçirdiğimiz bu zamanları
beni sevme çünkü biliyorum
ne büyük bir yalan olurdu
aşkını hak etmediğimi düşünüyorsan
o zaman beni sevme
kalacağım
beni sevme çünkü biliyorum
dünyayı değiştiririm
bu kader
bu imkansız
biz bir ayna gibiyiz birbirimizi görüntüleyen
biz biriz
beni sevme
ölüyor olmak
pişmanlıktan bir savaşın içinde
beni sevme
tekrar tut beni
gökyüzüne yükselmek istiyorum
bu aşk bulutların arasında yükselmeyi hak ediyor
ne söyleyeceğimi bilmiyorum
gerçek bu
insanlar yapmak istedikleri zaman
gerçekten incitebilirler seni
şayet sen ve ben bir parçaysak şimdi
başka biri önem taşımayacak
bu büyük dünyada
beni yapayalnız bırakma
beni terk etme,beni terk etme
seni sevmediğimi söylediğim zaman beni dinleme
beni terk etme
kalbimi kırmayı bırak
beni sevme
beni sevme,beni bırakman için sana rica ediyorum
yapamayacağımı çok iyi biliyorsun
bir işe yaramıyorum
ilelebet seveceğim seni
beni sevme
ben sadece sana acı veririm
kalbim tamamen buna yöneldi
beni sevme
kederinden kaçmak için
beni sevmeni istiyorum çünkü beni seviyorsun
beni sevme
bir gün çok yükseklere uçacağız birlikte
ve her zaman birlikte olacağız
bu aşk güneş gibi
sıkıntı veren bir fırtınadan sonra gelen
iki kuyrukluyıldız gibi
aynı galakside
beni sevme
neden ağlıyorsun
çünki mutluyum
neden engelliyorsun
yalnızlıktan
neden ellerimi sıkıca tutuyorsun
ve neden aklın karışmış görünüyor
seni çok seviyorum
neden
dik kafalı olma
benden şüphe duymayı kes
geleceğin ne getireceği umurumda değil
korkmuyorum,sadece seni sevmek istiyorum
beni sevme çünkü farklı olduğumu düşünüyorsun
bizim için doğru olanların bu olduğunu düşünmüyorsun
birlikte geçirdiğimiz bu zamanları
beni sevme çünkü biliyorum
ne büyük bir yalan olurdu
aşkını hak etmediğimi düşünüyorsan
o zaman beni sevme
kalacağım
beni sevme çünkü biliyorum
dünyayı değiştiririm
bu kader
bu imkansız
biz bir ayna gibiyiz birbirimizi görüntüleyen
biz biriz
beni sevme
ölüyor olmak
pişmanlıktan bir savaşın içinde
beni sevme
tekrar tut beni
gökyüzüne yükselmek istiyorum
bu aşk bulutların arasında yükselmeyi hak ediyor
ne söyleyeceğimi bilmiyorum
gerçek bu
insanlar yapmak istedikleri zaman
gerçekten incitebilirler seni
şayet sen ve ben bir parçaysak şimdi
başka biri önem taşımayacak
bu büyük dünyada
beni yapayalnız bırakma
beni terk etme,beni terk etme
seni sevmediğimi söylediğim zaman beni dinleme
beni terk etme
kalbimi kırmayı bırak
beni sevme
beni sevme,beni bırakman için sana rica ediyorum
yapamayacağımı çok iyi biliyorsun
bir işe yaramıyorum
ilelebet seveceğim seni
beni sevme
ben sadece sana acı veririm
kalbim tamamen buna yöneldi
beni sevme
kederinden kaçmak için
beni sevmeni istiyorum çünkü beni seviyorsun
beni sevme
bir gün çok yükseklere uçacağız birlikte
ve her zaman birlikte olacağız
bu aşk güneş gibi
sıkıntı veren bir fırtınadan sonra gelen
iki kuyrukluyıldız gibi
aynı galakside
beni sevme
Etiketler:
aşk,
cenifer,
güneş,
mark,
no me ames,
sevme beni
Pazar, Kasım 16
ve bu şarkı...
şevval sam ,sek
o kadar uzun zamandır dinlemiyordum ki bu albümü..sanırım en son 16 nisanda dinledim..
aslında rakı albümü olmasına rağmen ben çok güzel bir terra kırmızı şarap ile eşlik ettim şevvale o akşam..
aradan tam 7 ay geçmiş..bu gece hatta gece yarısından sonra sabaha az bir zaman kalan şu saatlerde elim gitti bu albüme..
çok çok hüzünlü ama bir o kadar çok güzel bir akşamdı,geceydi,sabahtı herşeydi,16 nisan..
(çok alakasız bir konu ile bağlayacağım şimdi yazıyı burdan sonra)
yalnız yaşayanlara soracağım bunu daha çok aslında.evinizin anahtarı kaç kişide var yada şöyle sorayım anahtarınızın birinde olmasının sebebi var mı? kimsede yoksa da neden?
benim anahtarlarımın bır kopyası şu an kimsede yok..ama bu eve taşındığım günden itibaren bundan bir süre öncesine kadar bir kişide vardı.bu ev onundu da aslında ,biraz ondan..birazda tamamen benim bencilliğimden..
e
ve her gelişimde acaba bir sürpriz olurmu olursa bu ne olabilir diye bekliyeyim kendikendime die..
kendi anahtarı ile açsın bende o hazzı yaşayayım die..
ben yokkende bu evi onun gibi hissetsin die..
bunların hepsi bir neden olabilir evet..ama benım tek bır nedenım vardı..ansızın gelsin bana sürpriz yapsın..yada benden önce gelsin yine bana sürpriz yapsın..yada benden sonra çıkmış olsun evden ,yine bana bir sürpriz bıraksın..tek önemli kelime sürprizdi yani benim için..
buydu işte tek sebebi..diğerleri alt başlıktı hep..
ansızında geldiği de oldu , ödüm koptu:)
çıkarken evi toplayıpda çıktığı da oldu ,geldiğimde mis gibi bir ev buldum...
geldiğimde evde de gördüm ,musmutlu oldum..(musmutluyu yeni buldum:)
ama 16 nisanda eve geldiğimde hep istediğim şey vardı odanın ortasında..çok ayrıntıya inmeyeceğim bu noktadan sonra bazı bazı sebeplerden..
ama hayatımda hiç o kadar şaşırdığımı-sevindiğimi-kızgınlığımı o kadar hızlı unuttuğumu-kelımelerı seçemediğimi-karmakarışık olduğumu hatırlamıyorum..uzun bir sürede o hislerlebuluşacağımı sanmıyorum..ne anlattığım evlılık teklıflerı ,ne gelen çiçekler beni bu kadar duygulandırmadı..uzun bır sürede hiçbirşeyin bana aynı duyguları yaşatabileceğini düşünmüyorum..umuyorum aksi olur ama hissetmek diyelim biz buna..
o gece söylenilen hiç bir kelime kadar anlamlı,inandırıcı olmadı hiç bir itiraf,iç döküş..
neyse...
ahh be şevval neleri hatırlattın bana bak..neler yazdırdın yine..
ne diyor şevval;
"bir fırtına tuttu bizi,deryaya kardı..''
o kadar uzun zamandır dinlemiyordum ki bu albümü..sanırım en son 16 nisanda dinledim..
aslında rakı albümü olmasına rağmen ben çok güzel bir terra kırmızı şarap ile eşlik ettim şevvale o akşam..
aradan tam 7 ay geçmiş..bu gece hatta gece yarısından sonra sabaha az bir zaman kalan şu saatlerde elim gitti bu albüme..
çok çok hüzünlü ama bir o kadar çok güzel bir akşamdı,geceydi,sabahtı herşeydi,16 nisan..
(çok alakasız bir konu ile bağlayacağım şimdi yazıyı burdan sonra)
yalnız yaşayanlara soracağım bunu daha çok aslında.evinizin anahtarı kaç kişide var yada şöyle sorayım anahtarınızın birinde olmasının sebebi var mı? kimsede yoksa da neden?
benim anahtarlarımın bır kopyası şu an kimsede yok..ama bu eve taşındığım günden itibaren bundan bir süre öncesine kadar bir kişide vardı.bu ev onundu da aslında ,biraz ondan..birazda tamamen benim bencilliğimden..
e
ve her gelişimde acaba bir sürpriz olurmu olursa bu ne olabilir diye bekliyeyim kendikendime die..
kendi anahtarı ile açsın bende o hazzı yaşayayım die..
ben yokkende bu evi onun gibi hissetsin die..
bunların hepsi bir neden olabilir evet..ama benım tek bır nedenım vardı..ansızın gelsin bana sürpriz yapsın..yada benden önce gelsin yine bana sürpriz yapsın..yada benden sonra çıkmış olsun evden ,yine bana bir sürpriz bıraksın..tek önemli kelime sürprizdi yani benim için..
buydu işte tek sebebi..diğerleri alt başlıktı hep..
ansızında geldiği de oldu , ödüm koptu:)
çıkarken evi toplayıpda çıktığı da oldu ,geldiğimde mis gibi bir ev buldum...
geldiğimde evde de gördüm ,musmutlu oldum..(musmutluyu yeni buldum:)
ama 16 nisanda eve geldiğimde hep istediğim şey vardı odanın ortasında..çok ayrıntıya inmeyeceğim bu noktadan sonra bazı bazı sebeplerden..
ama hayatımda hiç o kadar şaşırdığımı-sevindiğimi-kızgınlığımı o kadar hızlı unuttuğumu-kelımelerı seçemediğimi-karmakarışık olduğumu hatırlamıyorum..uzun bir sürede o hislerlebuluşacağımı sanmıyorum..ne anlattığım evlılık teklıflerı ,ne gelen çiçekler beni bu kadar duygulandırmadı..uzun bır sürede hiçbirşeyin bana aynı duyguları yaşatabileceğini düşünmüyorum..umuyorum aksi olur ama hissetmek diyelim biz buna..
o gece söylenilen hiç bir kelime kadar anlamlı,inandırıcı olmadı hiç bir itiraf,iç döküş..
neyse...
ahh be şevval neleri hatırlattın bana bak..neler yazdırdın yine..
ne diyor şevval;
"bir fırtına tuttu bizi,deryaya kardı..''
Cuma, Kasım 14
:/
cok fenalardayım bugun deliricemmm..hatta sanırım delirdimmm..cok alıngan yaptı benı bu yoğunluk kim ne dese carlıyorum:D yarında levendize gitmiycem en alakasız insanlar gelıyormus cidden çekemiycem kimseyi....asmalıya gidiyorum şimdik beni seven arkamdan gelsin...
Etiketler:
asmalı,
carlamak,
fenalardayım,
levendiz
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)