Cumartesi, Ekim 11

again roxy


efendime söyliyim dün gece sonunda beklenen geceyi yaşadık..bir haftadır ha bugün kutlayacağız ha yarın kutlayacağız dedik durduk ve sonunda dün gece kutlamamızı gerçekleştirdik..ama ne kutlamaydı:)ben zaten öğlen saatlerinde başladım kutlamaya aldığım çok güzel bir haberle...bu haberi şimdilik paylaşmayacağım sizinle nazar değecek diye çok korkuyorum çünküm..
neyse efendim konuyu dağıtmıyım..ben böleee işten çıktım koşar adım eve gittim. zaten dün toplantılar yüzünden topuklu ayakkabı ve prenses edalı halımle fenaydım..hemen üzerimi değiştirdim bi kadeh şarap eşliğinde:) (bazen yalnız yaşıyor olmanın ne muhteşem bir şey olduğunu düşünmeden edemıyorum..böle gelıyor gidiyorsunuz ve herşey sizin kontrolünüzde cidden süpermiş yaa bak birkez daha anladım,bana böle geç basıyr işte 40 kere soyleyeceksın birşeyi....)


uzun zamandır batı yı görmüyordum ve beni arayıp yaa lütfen görüşelim bu akşam diye tutturdu ki ben ona küsmüştüm oysa çoktan,hıh.koşar adım cıktım yine nişantaşına doooruuu koridora.canım yaaa adamı aylarca görmesemde bölee görünce yanaklarını sıktırasım gelıyor nie seviyorsam danacığı bilmiyorum.neyse 1 saat takıldım onlarla iki laklak edip önumuzdekı haftasonuna cok güzzel bir plan yaptık ayaküstü..ben cıktım ordan koşa koşa taksıme,allhım dun gecede hep koşmuşum yaaa..çünkü herkese söz verip herkese yetişmeye çalışan cambaz modelıydım yıne.

neyse efendım geldık yan gastroya,en sevdiğim ayak üzeri mekanlardan biri oldu..sıksık gittiğimden midir yoksa çenemim düşüklüğünden mıdır nedir barmenle resmen yarışıyoruz konuşurken:) dün gece içtiğim satsuma bıdıbıdısı cidden inanılmazdııı,ellerine sağlık düşük çeneli barmenin.mandalin tadıyla karışık dehşet olmuşşş mutlaka deneyınnnn...tabii ben yine sevgili en sevdiğim müşterimi gördüm orda ..adını vermek istemıyorum burdan ama bu adama hakkında cidden hain ve kötü planalrım var:D çok zor şeytanlaşırım ama bilenler bilir şeytanlaştığım anda yapamayacağım hiç birşey aşamayacağım hiçbirsınır yoktur..(burda bir şeytan figürü hayal ediverin size zahmet)

sonra gectik roxye..cidden özlemişim yaaa..o sefil rezil eğlence tarzını sevıyorum.butun yaz ancelik-sortie-çeşme paparazzzi falan bu kadar eğlendirmedi beni..içerde buluştuk başka bir ekiple..cambaz o arada elma-vodka ile devam ediyor tabı tam gaz..aman allhım dün gece bende bitmeyen enerji neydı bilmiyorum .-zıpzıp halim bir ara garip bir karşılaşmayla sekteye uğrasada benı o gece yenı tanıyanların gecenın sonunda senınle ınsan yaşlanmaz yahu demeleri pek bir hoşuma gitti valla .ee birde saclarıma gelen yoğun iltifat zinciri kıcımın roxynın tavanından cıkıp böle fezaya erişmesini sağladı...gerçi gecenin tam sonunu inanın hatırlamıyorum bu yorumlar sanırım benım zihnimin acık oldugu zamanlardaydı:).saat kaçta geldim..nasıl geldim..muammanın alası yanee bütün bunlar.sabah kalktığımda evin içindeki bangır bangır çalan latin müziklerine önce anlam veremedım ama sonra o halde gelıp onları dınlemek isteğimi anladım cunku cdlerim dağılmış halde yerdeydı...ben dün gece ne içmişim yaa şimdi yazarken kendımı alkolik sandım valla..ama hak ettim dimi:) o kadar uğrastım bu hastalığı atlatabilmek için,hak etmişim hak etmişim...


sabah kalktım başım çatlıyor....sonra uzunnn bir telefon görüşmesi yaptım,ohhh...karşıya geçtim apar topar giyinip..ve yarım saatın içinde kendımı güzel bir kahvaltı ekibinin içinde buldum..yedim çatlayıp ters dönene kadar.ve bütün bir gün bebekte laklak ettik dedıkodu yaptık ,tabii arada yakışıklılarıda ihmal etmedik,hehehe.azönce geldim eve, yorgunluktan bayılıcam ama kutlama gecesini yazmassam çatlardım.telefonlarıda kapattım kimse ile konuşacak halim bile kalmadı yahu...

sabahki uzun telefon görüşmesi için who? kelımesıne yanıtı vermemek üzere kelebek olup çıkıyorum sahneden efendim..

bu arada size yeni bir kelime 'can'?

Perşembe, Ekim 9

saçmalık 3

ofise girdim.günaydınnn die bağıra bağıra odama doğru giderken (ki bu aralar yeni saçlarımdan ötürü ayy kıçım tavan yapmış durumda böleee havalı havalı salınıyorum) ofis yardımcımız masanda yine garip bir kutu var az önce geldi dedi..cidden garip bir kutu,üçgen şeklinde ayy yok piramitti dimi onun 3 boyutlu olanının adı..açtım baktım içinde bir kolye..ama benı eriten bir kolye..
deriye takılmış bir melek,onun üzerine takılmış ikinci bir bebek melek.bebek meleğin tam ortasında bir nazar boncuğu..aman allhım yaa..çok basit malzemeler ile yapılmış yani ne yakut taşlı ne diamond of istanbul ürünü..ama beni benden aldı kolye..melekleri severim evet ama bebeğini koynunda taşıyan anne meleğe bayıldımmm...kim olduğunu bilmiyorum üzerinde pc yazısı ile adım soyadım yazıyordu..normalde hiç sevmem böyle gizemli hediyeleri çiçekleri sinir olurum aksine direk çöpü boylar ne gelirse gelsin..ama bunu kim gönderdiyse amacını bilmiyorum ama(ki önemli olan amaç değil şuan) çok teşekkürler ,boynumda şuan meleklerim..

Çarşamba, Ekim 8

saçmalık 2

ilk defa uzun süreden sonra erkenden evimdeydım yanı saat 20:00 gibi:) bölee yalnız kalıp sakin sakin duş alıp kendime bakmayı özlemişim.haftalardır sürtüyorum geziyorum içiyorum koşturuyorum..ayyy evde kalabilirim bir hafta falan....yazmaya halim yok:) bir ara biriken yazıları eklıycem ,öptümmm sizi..buarada bloguma hoşgeldin yabani kuzu..

esneklik=güzel ?


size artık sırrımı açıklayabilirim.şimdi ben bir süredir ciddi anlamda bir hastalığın tedavisi ile boğuşuyorum ya ve beni çok seven bu olayı bilen insanlarda doğal olarak üzerime titriyorlar yaa o sebepten açıklayamamıştım.gerçi şimdi burdan okurlarsa falan halim duman orasıda ayrı konu ama ..neyse herşey bitip gittiğine hayatım eski düzenine sağlığım eski haline(en azından ilk kontrollerime kadar öyle:) kavuştuguna göre açıklayabilirim..
dans etmeye tekrar başladımm..evet evet 4 yıl aradan sonra tekrar.önce bel zincirimdeki disk kaymasını kontrol ettirdim.büyük ölçüde iyileşmiş yanıtını alınca,kendimi yine sahnelere attım ayıptır söylemesi.unutmuş olduğumu ve hantallaşmış olduğumu düşünüyordum.evet biraz kalasgillerden olmuşum orası doğru zaten hemen esnetme dersleri ile başladık.ben pişkin pişkin benim partnerimi ben seçeceğim diye tafralanıyordumki sevgili hocam azarı yapıştırdı.(zira kendileri ben ilk dansa başlayıp eğitmenliğe kadar cıktıgım devrede hocalığımı yapan aynı muhretem kişi.) önce şu kalas vucudunu eritelim cambaz ne dersın dedi.valla onca insanın araında yerın dıbıne girdim..hayır fazla kilom falan yok tabikiii..sadece esnekliğimi kaybettim okadar..ama kaybetmiştimmm:) 3. haftayı bıtırdım dun..artık bacaklarımın yerle paralel olmasına az birşey kaldı,deli gibi esneme çalışıyorum çünkü..ama en önmeliside ritimler ayy o ritimler.içim yine kıpır kıpır oldu dans ayakkabılarımı giyerken..adımları herşeyi unuttuğumu düşündüm ama bisiklet binmek gibiymiş aslında..sadece sayı kaçırıyordum ama ayaklarım doğru yerde doğru şeyleri yapıyordu..azarı yemiştim ama müzik çalmaya başlayınca evet evet hiç fena değilsin dedi mirim hocam bir ohh çektim çünkü kendisi ile çalışmak oldukça zordur..
neyse efendim bu konuyuda soyledım rahatladım..tekrar dans ediyorum.şimdilik partnerim yok daha doğrusu ben iki tanesi ile kavga edınce (ama ne yapayım yaa bırı manyaktı bırıde cok kabılıyetsız)mirim hocam çok sınırlendı ve benımle devam edeceksın dedı..bu defada hiç tekrar edemıyorum apar topar gecıyoruz herşeyı,öffff pöffffff....neyse neyse hayatımın dıger rıtmı gerı geldı..esneklık= güzel........ bu bizim esnetme hocasının cümlesi nokta noktaları biz dolduruyoruz her derste..bakalım sizden nasıl kelımeler gelecek...evet esneklik=güzel ..............?

sevgilerssssss ,1-2,1-2,1-2-3.........

Salı, Ekim 7

saçmalık 1

çok bezgin yazılar yazdım değilmi bir iki gündür..içimde büyüyen ve dinmeyen bir gözyaşı seli var aslında..sabahlara dek ağlasam geçmeyecek..
çok mutluyum cumartesiden beri.hayatımda belki yaşayabileceğim en büyük mucizeyi yaşadım.ama içim acıyor yüreğim sıkışıyor sezini düşündükçe.
uzun zamandır sevdiğin insanın kendim dışımda mutlu hayatı olması gerçeğini kabul etmezdim ama öyle değilmiş aslında sevmek onun yaşadığını nefes aldığını güdüğünü iyi olduğunu bilerek dahada mutlu olmakmış.sezini düşündükçe eskiden olan fikirlerim için kınıyorum kendimi.
yıllar önceydi sanırım üniversite 1. sınıftaydım.sabah kaldığım yurttan cıktım soğuk bir kış günüydü.dolmuşa bindim 20 dk da daha biz haliçe gelemeden kar tüm yolları kapadı oysa yurttan cıkarken kuru bir ayaz vardı yerler ıslak bile değildi.neyse biz başladık beklemeye.ozamanlar aşık olduğumu sandığım bir sevgilim vardı.aman yarabbi ne aşk yaşıyoruz ne aşk yanı en azından ben öyle sanıyormuşum ozaman.gayette mutluyuz o dönem hayretlik birşekilde..böyle salak salak düşünürken onun öldüğü geldi aklıma ,aman yarabbi ben aniden bir başladım ağlamaya ama kalabalık falan dinlemıyorum sanki gerçekten öldü ve ben o an öğrendim.yanımda oturan teyze korktu öyle hıçkırarak ağlıyorum yani.hemen aradım.adam diyor iyiyim şirketteyim ben sürekli iyimisin diye soruyorum..neyse sonra sakınleştim o karda okula gidemedim yurda gittim bir güzel uyudum.
hiç düşünmedim nie böyle davrandığımı sonralarında düşündükçe anladım ki ben mutlu oldugum zamanlarda korkuyorum.ve korku babamdan kaldı bana.en mutlu olduğumuz en iyi olduğumuz zamanda çıkmıştı hastalığı..ve sonralarında hep korktum çok mutlu olmaktan,taa kii son yıllara kadar.sonra gördüm ki en mutlu olmak en kolayıymış hayatın içindekilerden..ama en sevdiğimi kaybetmekten hep çok kortum halada çok korkuyorum.ve artık diyorum ki annemde olsa sevgilimde olsa benden uzak olmaları sorun değil yeterki iyi mutlu ve sağlıklı olsunlar.bencil olmamayı öğrendim sanırım.
hala şımarık bir kız çocuğuyum hala büyümedim hala deliyim.büyümeye akıllanmaya da hiç niyetim yok.kendim gibi bir deli ve büyümeyen bir çocukla geçireceğim sanırım ömrümü..ee tabee önce çocuğu bulucaz:)tamam ben kreşlere bakayım siz anaokullarına:)

...

deli gibi yazıyorum günlerdir.dikkatinizi çektimi bilmiyorum ama yazdıkca yazasım gelıyor bırgun içinde 3-4 kez günlükde yazılmazki canım dediğinizi duyuyorum..ki buraya yazmadığım okadar cok yazı birikti ki son günlerde..bu aralar çok ağrıtacağım başınızı..
Kaan cok kızmıs bana karalar bağladığıma..üzgünüm inan çok üzgünüm..