Çarşamba, Ekim 8
saçmalık 2
ilk defa uzun süreden sonra erkenden evimdeydım yanı saat 20:00 gibi:) bölee yalnız kalıp sakin sakin duş alıp kendime bakmayı özlemişim.haftalardır sürtüyorum geziyorum içiyorum koşturuyorum..ayyy evde kalabilirim bir hafta falan....yazmaya halim yok:) bir ara biriken yazıları eklıycem ,öptümmm sizi..buarada bloguma hoşgeldin yabani kuzu..
esneklik=güzel ?

size artık sırrımı açıklayabilirim.şimdi ben bir süredir ciddi anlamda bir hastalığın tedavisi ile boğuşuyorum ya ve beni çok seven bu olayı bilen insanlarda doğal olarak üzerime titriyorlar yaa o sebepten açıklayamamıştım.gerçi şimdi burdan okurlarsa falan halim duman orasıda ayrı konu ama ..neyse herşey bitip gittiğine hayatım eski düzenine sağlığım eski haline(en azından ilk kontrollerime kadar öyle:) kavuştuguna göre açıklayabilirim..
dans etmeye tekrar başladımm..evet evet 4 yıl aradan sonra tekrar.önce bel zincirimdeki disk kaymasını kontrol ettirdim.büyük ölçüde iyileşmiş yanıtını alınca,kendimi yine sahnelere attım ayıptır söylemesi.unutmuş olduğumu ve hantallaşmış olduğumu düşünüyordum.evet biraz kalasgillerden olmuşum orası doğru zaten hemen esnetme dersleri ile başladık.ben pişkin pişkin benim partnerimi ben seçeceğim diye tafralanıyordumki sevgili hocam azarı yapıştırdı.(zira kendileri ben ilk dansa başlayıp eğitmenliğe kadar cıktıgım devrede hocalığımı yapan aynı muhretem kişi.) önce şu kalas vucudunu eritelim cambaz ne dersın dedi.valla onca insanın araında yerın dıbıne girdim..hayır fazla kilom falan yok tabikiii..sadece esnekliğimi kaybettim okadar..ama kaybetmiştimmm:) 3. haftayı bıtırdım dun..artık bacaklarımın yerle paralel olmasına az birşey kaldı,deli gibi esneme çalışıyorum çünkü..ama en önmeliside ritimler ayy o ritimler.içim yine kıpır kıpır oldu dans ayakkabılarımı giyerken..adımları herşeyi unuttuğumu düşündüm ama bisiklet binmek gibiymiş aslında..sadece sayı kaçırıyordum ama ayaklarım doğru yerde doğru şeyleri yapıyordu..azarı yemiştim ama müzik çalmaya başlayınca evet evet hiç fena değilsin dedi mirim hocam bir ohh çektim çünkü kendisi ile çalışmak oldukça zordur..
neyse efendim bu konuyuda soyledım rahatladım..tekrar dans ediyorum.şimdilik partnerim yok daha doğrusu ben iki tanesi ile kavga edınce (ama ne yapayım yaa bırı manyaktı bırıde cok kabılıyetsız)mirim hocam çok sınırlendı ve benımle devam edeceksın dedı..bu defada hiç tekrar edemıyorum apar topar gecıyoruz herşeyı,öffff pöffffff....neyse neyse hayatımın dıger rıtmı gerı geldı..esneklık= güzel........ bu bizim esnetme hocasının cümlesi nokta noktaları biz dolduruyoruz her derste..bakalım sizden nasıl kelımeler gelecek...evet esneklik=güzel ..............?
sevgilerssssss ,1-2,1-2,1-2-3.........
dans etmeye tekrar başladımm..evet evet 4 yıl aradan sonra tekrar.önce bel zincirimdeki disk kaymasını kontrol ettirdim.büyük ölçüde iyileşmiş yanıtını alınca,kendimi yine sahnelere attım ayıptır söylemesi.unutmuş olduğumu ve hantallaşmış olduğumu düşünüyordum.evet biraz kalasgillerden olmuşum orası doğru zaten hemen esnetme dersleri ile başladık.ben pişkin pişkin benim partnerimi ben seçeceğim diye tafralanıyordumki sevgili hocam azarı yapıştırdı.(zira kendileri ben ilk dansa başlayıp eğitmenliğe kadar cıktıgım devrede hocalığımı yapan aynı muhretem kişi.) önce şu kalas vucudunu eritelim cambaz ne dersın dedi.valla onca insanın araında yerın dıbıne girdim..hayır fazla kilom falan yok tabikiii..sadece esnekliğimi kaybettim okadar..ama kaybetmiştimmm:) 3. haftayı bıtırdım dun..artık bacaklarımın yerle paralel olmasına az birşey kaldı,deli gibi esneme çalışıyorum çünkü..ama en önmeliside ritimler ayy o ritimler.içim yine kıpır kıpır oldu dans ayakkabılarımı giyerken..adımları herşeyi unuttuğumu düşündüm ama bisiklet binmek gibiymiş aslında..sadece sayı kaçırıyordum ama ayaklarım doğru yerde doğru şeyleri yapıyordu..azarı yemiştim ama müzik çalmaya başlayınca evet evet hiç fena değilsin dedi mirim hocam bir ohh çektim çünkü kendisi ile çalışmak oldukça zordur..
neyse efendim bu konuyuda soyledım rahatladım..tekrar dans ediyorum.şimdilik partnerim yok daha doğrusu ben iki tanesi ile kavga edınce (ama ne yapayım yaa bırı manyaktı bırıde cok kabılıyetsız)mirim hocam çok sınırlendı ve benımle devam edeceksın dedı..bu defada hiç tekrar edemıyorum apar topar gecıyoruz herşeyı,öffff pöffffff....neyse neyse hayatımın dıger rıtmı gerı geldı..esneklık= güzel........ bu bizim esnetme hocasının cümlesi nokta noktaları biz dolduruyoruz her derste..bakalım sizden nasıl kelımeler gelecek...evet esneklik=güzel ..............?
sevgilerssssss ,1-2,1-2,1-2-3.........
Salı, Ekim 7
saçmalık 1
çok bezgin yazılar yazdım değilmi bir iki gündür..içimde büyüyen ve dinmeyen bir gözyaşı seli var aslında..sabahlara dek ağlasam geçmeyecek..
çok mutluyum cumartesiden beri.hayatımda belki yaşayabileceğim en büyük mucizeyi yaşadım.ama içim acıyor yüreğim sıkışıyor sezini düşündükçe.
uzun zamandır sevdiğin insanın kendim dışımda mutlu hayatı olması gerçeğini kabul etmezdim ama öyle değilmiş aslında sevmek onun yaşadığını nefes aldığını güdüğünü iyi olduğunu bilerek dahada mutlu olmakmış.sezini düşündükçe eskiden olan fikirlerim için kınıyorum kendimi.
yıllar önceydi sanırım üniversite 1. sınıftaydım.sabah kaldığım yurttan cıktım soğuk bir kış günüydü.dolmuşa bindim 20 dk da daha biz haliçe gelemeden kar tüm yolları kapadı oysa yurttan cıkarken kuru bir ayaz vardı yerler ıslak bile değildi.neyse biz başladık beklemeye.ozamanlar aşık olduğumu sandığım bir sevgilim vardı.aman yarabbi ne aşk yaşıyoruz ne aşk yanı en azından ben öyle sanıyormuşum ozaman.gayette mutluyuz o dönem hayretlik birşekilde..böyle salak salak düşünürken onun öldüğü geldi aklıma ,aman yarabbi ben aniden bir başladım ağlamaya ama kalabalık falan dinlemıyorum sanki gerçekten öldü ve ben o an öğrendim.yanımda oturan teyze korktu öyle hıçkırarak ağlıyorum yani.hemen aradım.adam diyor iyiyim şirketteyim ben sürekli iyimisin diye soruyorum..neyse sonra sakınleştim o karda okula gidemedim yurda gittim bir güzel uyudum.
hiç düşünmedim nie böyle davrandığımı sonralarında düşündükçe anladım ki ben mutlu oldugum zamanlarda korkuyorum.ve korku babamdan kaldı bana.en mutlu olduğumuz en iyi olduğumuz zamanda çıkmıştı hastalığı..ve sonralarında hep korktum çok mutlu olmaktan,taa kii son yıllara kadar.sonra gördüm ki en mutlu olmak en kolayıymış hayatın içindekilerden..ama en sevdiğimi kaybetmekten hep çok kortum halada çok korkuyorum.ve artık diyorum ki annemde olsa sevgilimde olsa benden uzak olmaları sorun değil yeterki iyi mutlu ve sağlıklı olsunlar.bencil olmamayı öğrendim sanırım.
hala şımarık bir kız çocuğuyum hala büyümedim hala deliyim.büyümeye akıllanmaya da hiç niyetim yok.kendim gibi bir deli ve büyümeyen bir çocukla geçireceğim sanırım ömrümü..ee tabee önce çocuğu bulucaz:)tamam ben kreşlere bakayım siz anaokullarına:)
çok mutluyum cumartesiden beri.hayatımda belki yaşayabileceğim en büyük mucizeyi yaşadım.ama içim acıyor yüreğim sıkışıyor sezini düşündükçe.
uzun zamandır sevdiğin insanın kendim dışımda mutlu hayatı olması gerçeğini kabul etmezdim ama öyle değilmiş aslında sevmek onun yaşadığını nefes aldığını güdüğünü iyi olduğunu bilerek dahada mutlu olmakmış.sezini düşündükçe eskiden olan fikirlerim için kınıyorum kendimi.
yıllar önceydi sanırım üniversite 1. sınıftaydım.sabah kaldığım yurttan cıktım soğuk bir kış günüydü.dolmuşa bindim 20 dk da daha biz haliçe gelemeden kar tüm yolları kapadı oysa yurttan cıkarken kuru bir ayaz vardı yerler ıslak bile değildi.neyse biz başladık beklemeye.ozamanlar aşık olduğumu sandığım bir sevgilim vardı.aman yarabbi ne aşk yaşıyoruz ne aşk yanı en azından ben öyle sanıyormuşum ozaman.gayette mutluyuz o dönem hayretlik birşekilde..böyle salak salak düşünürken onun öldüğü geldi aklıma ,aman yarabbi ben aniden bir başladım ağlamaya ama kalabalık falan dinlemıyorum sanki gerçekten öldü ve ben o an öğrendim.yanımda oturan teyze korktu öyle hıçkırarak ağlıyorum yani.hemen aradım.adam diyor iyiyim şirketteyim ben sürekli iyimisin diye soruyorum..neyse sonra sakınleştim o karda okula gidemedim yurda gittim bir güzel uyudum.
hiç düşünmedim nie böyle davrandığımı sonralarında düşündükçe anladım ki ben mutlu oldugum zamanlarda korkuyorum.ve korku babamdan kaldı bana.en mutlu olduğumuz en iyi olduğumuz zamanda çıkmıştı hastalığı..ve sonralarında hep korktum çok mutlu olmaktan,taa kii son yıllara kadar.sonra gördüm ki en mutlu olmak en kolayıymış hayatın içindekilerden..ama en sevdiğimi kaybetmekten hep çok kortum halada çok korkuyorum.ve artık diyorum ki annemde olsa sevgilimde olsa benden uzak olmaları sorun değil yeterki iyi mutlu ve sağlıklı olsunlar.bencil olmamayı öğrendim sanırım.
hala şımarık bir kız çocuğuyum hala büyümedim hala deliyim.büyümeye akıllanmaya da hiç niyetim yok.kendim gibi bir deli ve büyümeyen bir çocukla geçireceğim sanırım ömrümü..ee tabee önce çocuğu bulucaz:)tamam ben kreşlere bakayım siz anaokullarına:)
...
deli gibi yazıyorum günlerdir.dikkatinizi çektimi bilmiyorum ama yazdıkca yazasım gelıyor bırgun içinde 3-4 kez günlükde yazılmazki canım dediğinizi duyuyorum..ki buraya yazmadığım okadar cok yazı birikti ki son günlerde..bu aralar çok ağrıtacağım başınızı..
Kaan cok kızmıs bana karalar bağladığıma..üzgünüm inan çok üzgünüm..
Kaan cok kızmıs bana karalar bağladığıma..üzgünüm inan çok üzgünüm..
Pazartesi, Ekim 6
kulaklarım uğulduyor. oysa hiç rüzgar yok ne içimde, ne dışımda.iç açıları yüz seksen derece edemeyen yandan yemiş bir üçgen gibiyim. köşelerim batıyor kendime , biri yakınlaşırsa.günde iki kere bile doğruyu gösteremeyen bozuk bir saatim şimdilerde.
öldürülmüşlerin ruhuna fatiha okurken, ben kendimi gömüyorum onların yerine. gece bitmiyor,ay gitmiyor lanet olası evine..
yazıyorum deli gibi içimdeki kin dolu kirli kan nereye ne zamana kadar akar bilmiyorum
ben ölülerime ağlıyorum
ilk ölüme babama ağlıyorum
10 yılın her sanıyesı onu deli gibi özlemenin verdiği acıyla yaşadığım her ölümde önce ona
sonra ölüme ağlıyorum
ilk gün olsun istiyorum,onu ilk kaybettiğim gün..
özlemimin daha büyümediği küçük bir kız çozuğu olduğum gün geri gelsin istiyorum.
onsuz geçen her güne her duyduğum yenı genç ölümle lanet okuyarak
küçük erkek çocuklarında-seviştiğim adamda- yaşlı dedelerde-minik meleğimde hep onu görüyorum..
Yıllanmış orospuların ağızlarındaki sakız gibi ağzımdan düşürmediğim namem oluyor sonralarda..
20 lik delikanlıların daha sevişmediği kızlara ağlıyorum..
çekmedikleri sigaranın son nefesıne ..
kan ağlıyorum bugünlerde bencilce kendime hayatıma sevinmeyip ölülerime ölülerimize ağlıyorum..
kara günler
herşeyin yaşamın kıyısında olduğu konusuna geri döndüm azönce gördüğüm sahnelerden sonra.ofisin camından bakıp 3 küçük çocuğun babaları ile birlikte çıktıkları yolculuğun son perdesini izledim..Edin lerden bahsediyorum.Anneleri öldüğünde evdeki o hallerini görmüştüm ve neyseki babaları var demiştim.Hep gidene oluyor olan derdim arkada kalan bir şekilde hayatına devam edıyor bir şekilde günler geçiyor derdim ama bu defa gidenlere üzülmüyorum sanki bir aile birleşmiş gibi geliyor çünkü bana.Ama ya arkada kalan 14 yaşındaki minik.nasıl teselli edilir nasıl ayakta kalması için birşeyler söylenirki.İsyan etmemesi nasıl istenir.Cenazede ayakta zor duruşu uzun zaman gitmeyecek gözümün önünden.Annesi-babası kardeşleri gitti,bu nasıl bir adalet dememeyecek mi ?
çok yazık..Allah kimseye böyle acı yaşatmasın..Hep iyilere birşey olur diye klişe bir laf var çok doğru sanırım.Direktörüm yakınen tanıdığı aile için böyle bir aile daha tanımıyorum dedi bugün cenazede,böyle aşık bir çift böyle çocuklarına düşkün bir anne-baba..Tipik Adnan Kahveci trajedisi gibi..
Çalıştığım ofisi sırf bulunduğu yer yüzünden sevmıyorum aslında.Teşvikiye Camiisine en manzaralı yerden bakıyor..
ufff neyse..Bu bayram sonu iyi gelmedi hiç..Şahsi olarak aldığım iyi haber dışında hangi ölüm haberine ağlayacağımı şaşırmakla birlikte hayatın ne ucuz ne basit olduğuna üzülüyorum.Bir yerde ne sebeple öldüleri bilinmeyen 15 evlat..Bir yerde Murat ..Bir de daha dün sabah duyduğum Edinler..Böyle ucuz böyle basit bir dünyaya çocuk yapmaktan bahsediyorum ben gaza geldiğim de birde..Ama yok bir kez daha anladım ki gerek yok..Doğmuş olanlara normal bir hayat sağlayamazken yenılerının hayatları ile oynamaya hiç luzum yok aslında..Sizede iç karartıcı bir yazı yazdığım için üzgünüm ,biz bunları zaten biliyorduk cambaz diyorsunuz ...
dikkat edin kendinize,,
sevgiler
cambaz..
çok yazık..Allah kimseye böyle acı yaşatmasın..Hep iyilere birşey olur diye klişe bir laf var çok doğru sanırım.Direktörüm yakınen tanıdığı aile için böyle bir aile daha tanımıyorum dedi bugün cenazede,böyle aşık bir çift böyle çocuklarına düşkün bir anne-baba..Tipik Adnan Kahveci trajedisi gibi..
Çalıştığım ofisi sırf bulunduğu yer yüzünden sevmıyorum aslında.Teşvikiye Camiisine en manzaralı yerden bakıyor..
ufff neyse..Bu bayram sonu iyi gelmedi hiç..Şahsi olarak aldığım iyi haber dışında hangi ölüm haberine ağlayacağımı şaşırmakla birlikte hayatın ne ucuz ne basit olduğuna üzülüyorum.Bir yerde ne sebeple öldüleri bilinmeyen 15 evlat..Bir yerde Murat ..Bir de daha dün sabah duyduğum Edinler..Böyle ucuz böyle basit bir dünyaya çocuk yapmaktan bahsediyorum ben gaza geldiğim de birde..Ama yok bir kez daha anladım ki gerek yok..Doğmuş olanlara normal bir hayat sağlayamazken yenılerının hayatları ile oynamaya hiç luzum yok aslında..Sizede iç karartıcı bir yazı yazdığım için üzgünüm ,biz bunları zaten biliyorduk cambaz diyorsunuz ...
dikkat edin kendinize,,
sevgiler
cambaz..
?
şimdi deli gibi yorum yazıyorsunuz blog sahibi olmayanlarda okusun diyorsunuz iyi hoş da,ben burdaki girip çıkanları nasıl eleyeceğim biri bana söylesin acilinden:)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)