Çarşamba, Ocak 7

ölesine bölesine şölesine

sydney lerden de okunmak ne güzel:)
annem aşure yapacak çok heyecanlıyım:)
tahlil sonuclarım karman çorman ben yine salağa bağladım umursamıyorum cuma herşey belli olacak.şu 5 cm lik bilinmez bölge ile ilgili kim ne ne olduğunu merak ediyorum doğrusu..bakalım kimmiş benim sol yanımda ne işi varmış..
istanbuldan çok sıkıldım..gidesim var...ama belim yüzünden 1 saatın üzerindeki yolculuklar yasak..
böleeee işte ...
hadi ben kaçar şimdilik...

bashbash

Pazartesi, Ocak 5

Ve bu yılın ilki


bu yılın ilk yazısını öylesine konusu böcüsü belli olmadan yazmak istedim..(böcü nedemek bilmiyorum ama ben günlük konuşma dilimde de kendimin bile bilmediği bir lugatı kullanırım)

bu belirsizliğe belkide 31 aralıktan beri çektiğim şiddetli bel ve bacak ağrısı sebeptir.hayat kalitem düştü demek az gelir aslında çünkü cidden canım yanıyor kas gevşetici ve ağrı kesiciler banamısın demiyor.hatta geçtiğimiz cuma günü voltarenin üzerine alkol bile aldım hemde sarhoş olana kadar ama hiç fayda etmedi.gece yattığımda hala ağrılarımın şiddeti aynı idi.evet tabiki doktora gittim canlarım.cuma gittiğim Amerikan H. deki sevgili doktorum MR çekilmesine karar verdi ve çektirdimde ..uff fena birşey dar dar gürültülü o makine delirtti beni..bugün sonuçları alacağım bakalım ne diyecek canım doktorum..bu arada kendisinin adını vererek reklamını yapacağım çünkü cidden pek bir beyefendi ve yardımsever kendileri.Serkan Uludağ..
uff valla neşem huzurum yok oldu yahu...
Yeni yıla nasıl girdimmmm?..önce valide hanımla güzel bir yemek yedim gece 00:00 'ı birlikte gördük kendisi ile sonrasında ben kendimi bir arkadaşımın davetinde buldum.Taksimdeki House Cafede belimin ağrısını unutamadığım güzel bir yeni yıl kutlamasıydı aslında..ama ertesi gün bol tepinmemin sancılarını şiddetle çektim..sanki biri sağ bacağımdaki damarları aşağıdan ve yukarıdan kısaltmış böle bacağımdaki damarlar uzun bacaklarıma kısa geliyor hissi ile yaşıyorum.

Ayıptır söylemesi yeni aldığım battal boy yatağım geceleri dar geliyor..dön dön kendime uygun bir yer bulamıyor koca yatakta:(
o çok sevdiğim topuklu ayakkabılarımı rafa kaldırdım:( düz düz ne bulursam giyiyorum sinir oluyorum o yüzden her sabah off bugün ne giysem krizi baş gösteriyor ..bütün arkadşlarımı ihmal ettim.böceğin babası küs bana..asudem desen özledim çok özledim...
uff bu şikayetçi kişiliğimin sebebini ben biliyorum aslında..10 ocakta uzak yollardan gelenler ile biter diye ümid ediyorum :)yada sanırım artık hasta olmaya tahamülüm kalmadı..
aslına bakarsanız bu halim 1 ocak sabahı bilkentli 7 gençin öyküsü ile başladı:(yazacak kelime bulamıyorum.uzun zamandır başkalarının başına gelmiş bir olaya bu kadar üzülmemiş bu kadar ağlamamıştım.biraz taş kalpli olmaktanda mutluydum aslına bakarsanız..ama bunlar..o ablaların kardeşlerin apartman önündeki çığlıkları..
hayatta kimseye beddua etmedim ama aklıma gelen tüm bedduları sıraladığım o pislik müdür bozuntusu herifin söylediklerine hala söyleyecek tek kelime söz bulamıyorum küfür etmekten başka...tut ki çıplaktılar tut ki sevişiyorlardı tut ki sana göre zina bize göre dünyanın en özgür en güzel en özel duygusunu aşkı yaşıyorlardı...bu yaşadıkları yinede ölümü getirmelimiydi?herşeyden önce sanane bizene nasıl ve ne halde bulundukları..kimi neden ilgilendirsinki...senki memurlarının neden kontrol etmeden gitmelerine bizim görev tanımımız dışında derken ,görev tanımınız o gençlerin nasıl bulunduklarını nasıl kapsar?nasıl ilgilendirir? Senin Allahın ölünün arkasından konuşmayı mübah mı görüyor? ölüye saygıyı hiçe mi sanıyor?Ya görevi ihmali? hiç sanmıyorum....ve madem senin inandığın bu kadar acımasız ben seni benim inandığıma değil senin inandığına havale ediyorum...
yazıya nasıl başladım nerelere geldim farkındayım..hatta kullandığım görsel tam kel alaka oldu ama idare ediverin artık...
sevgiler
cambaz...
P.S. ? :ömrüm senin
cambaz:seni seviyorummmmmm...ömrün senin olsun ama bensiz geçmesin ,benimkide sensiz..
soru işaretleri son bulacak ama şimdi değil..tahmin ettiğiniz kişidir belki...

Çarşamba, Aralık 31

cambaz is happy two zero zero nine


2008 i özleyecekmiyim?? sanırım hayır....hiç hoş değildi benim açımdan..kayıplarım beni bırakıp giderken yine arkalarından baktım kaldım..aynı 1998 yılı gibi...en değerlilerimin beni gelen yeni yıllarda yalnız bırakması gibi eski cambaz da başta olmak üzere sevdiceklerim ve en önemliside sağlığım (en azından bir süre) beni yalnız yapayalnız bıraktı...ve kurbağam onu bu yılın belli bir dönemi için sildim yok ettim..ve o dönemi hatırlamıyorum artık..neyse bu yıl neleri sildik defterimizden toplu halde ona bakalım ve sildiğimiz hiçbirşeyi istemiyoruz bu yıl ...yeni yıl dileğim sildiğim hiçbirşeyin olmaması ve gelecek herşeyin yepyeni taptaze olması...




***ıssız adamları -ıssız aşkları ,


***sağlık sorunlarımızı ,


***israili ,


***geçici olarak servis dışı kalan o hiç tanıyamadığımız dönemsel yok ettiğimiz kurbağayı ,


***özellikle sevgilisi-karısı olan erkeklere takılan aşık olan egosuz kızları ,


***karısına kız arkadşına aşık olduğu halde dönemsel heyecanlara yenik düşen erkekleri ,


***recep ivedik 'i ,


***esra ceyhanı'ı ,


***stressli markam .......vodkasını ,


***şirket içi dedikodu yapan patronları ,


***az maaş çok iş diyen yöneticileri ,


***ben senin en yakın dostunum diyip ertesi gün salakça evlenme teklifi eden dost bildiklerimizi ,


***hain pusuda...... diye başlayan şehit haberlerimizi ,


***kansere çare bulundu şeklinde sürmanşet çıkan gazete haberlerini ,


***büyük bir hırsla kesip parça pinçik ettiğimiz camel gömleği:) ,


***izmire taşınmama fikrini rafa kaldırayım cümlesini ,(zira ilk fırsatta çok istiyorum)


***dans etmemelisin sağlığın için hazır değilsin cümlesini ,




SİLDİM gitti...bu cümleler hayatımda olmasın ben gerisini halledebilirim..yapabilirim yane...
yeni yıla benden önce hatta 2,5 saat sonra girecek olan kurbağa burdan sitemlerimi yolluyorummm....çok çok kıskandım açıkçası bu kadar güzel bir şeyi yaşıyor olduğu için...

ben akşam ne yapacağım belli değil yani hangi programa dahil olsam bilmiyorum...hepside boktann bi tanesi dışında..belki annemle yemek yedikten sonra (anlayacağınız üzere annem bir süreliğine bende) çıkarım şu rograma katılmak için..

azönce beni yine salak sırıtmalara uğratan diyalog....


-?:seni seviyorum
-ben:tamam
-?:ne tamam mı ben sana seni seviyorum diyorum..
-ben:yaa pardon hayatım toplantı salonundayımda duymadım
-?:seni seviyorum,seni seviyorum,seni seviyorum,yaa cambaz ne zaman cevap vereceksın sen cevap verene kadar söylıycem...
-ben:tamam sen devam et:)
-?:cambazzzzzzz
-ben:banane geçen gün ben mesaj attım sen evap vermedin ohh olsun:)(bahanem beni bile güldürdü)
-?:seni seviyorum
-ben:bitanem sen beni ara tamam mı senin yeni yılında ben daha ofiste olucam
-?:bi kahkaha sesi,tamam sevdiğim arıycam seni...ama geldiğimde bi damla suya muhtaç bırakacağım seni unutma...

hepinize nice güzel seneler diliyorum..umuyorum hepinizin bu yeni yılda Allah müstehakını versin.....:D
seviyorum beni okuyan herkesiiiii....yani en azından biçoğunuzu,:D:D:D:D:D:D:D

cambaz

Salı, Aralık 30

10 yer 10 nuda birbirinden güzel...


şimdik efendim Ballondon numuz bizi mimlemiş..geç bile kaldım aslındayazmak için burdan ona öpücüklerimi iletiyorum ayrıca nice yıllar diliyorum kendisine..
Mim şöyle efendim;bizi mutlu eden 10 yer ?;
*bozcaada;ahhh ada ahhhh..şarapların rüzgarın,çocukluk-gençlik anılarım..tek gecelik İstanbuldan kaçma alanım..ve her gittiğimde ben burda yaşasam yaaa diye etrafımdakılere söylenişim..

*gül ün olduğu her yer; her nekadar ona kızsamda,birbirimizi herkesten çok kınasak eleştirsekte onun yanımda olduğu her yer benim için eğlence ve huzur demek..beni en çok tanıyan belki ailemdekiler kadar çok düşünen seven sayılı insan biri..yanımdan hiç gitme öküzüm benim tamam mı..

*evim;niye bilmiyorum :)nohut oda bakla sofa evim pek bi mutlu ediyor beni..evdeyken yalnızsam bile salak salak sırıtırken buluyorum kendımı..sadee benim olgusunun yerleştiği ilk nesne sanırım:)

*roxy;sanırım son 5 yıldır eğlendiğim başka hiçbiryer beni bu kadar mutlu etmedi..oysa en kötü rastlantılar bile bu mekana aittir ama yok ben illa roxy de o sefil eğlencenin içinde deliricem başka türlü eğlendim diyemiyorum..

*moda kırıntı; ilk gittiğimde pişticim bana burası bizim evin mutfağı demişti..kesinlikle en doğru tanımlama sanırım..işletmeden çalışanlara yemeklere kadar herşey kusursuz hatta insanı tedirgin edecek kadar mükemmel..ama bu mekanda yaşanılan espriler anılarda mekanı eşsiz yapıyor rası ayrı konu..

*kaş; ilk defa bu yıl gittim...amanın neler neler kaçırmışım da benim haberim yokmuş...o ne huzur o ne sessizlik..gittiğim zamanlama benim içinde dünyanın en harika zamanıydı ve ben kaşa aşık oldum anlayacağınız.

*kardeşimin düğünü;tamam bu belirli bir mekan değil öyle bidaha gidebileceğim bir yerde değil..ama ne eğlendim ne mutlu oldum o 4-5 saatte.ufaklığımı dünyanın en güzel gelini olarak ilan ettiğim o dakikalar hiçbirşeye değişilmezdi..

*ağva;hemen hemen bir yıl olacak kar altında geçirdiğimiz 2 günlük kaçamağımız.hikayelendirmeye gerek bile yok,inanılmazdı...

*motorsiklet tepesi;babamın motor sevdası sayesinde küçücüktüm motorsikletler ile tanıştığımda sonrasında annemın resti ile uzun bir ara verildi.ve kurbağamın pakizesi(motorsikletin adı) ile tekrar hayat buldu bu aşk.sonrasında pakize gitti Hilmi (motorsikletin adı)geldi:)ardından sgb 'nin böceği (motorsiklet adı)girdi hayatıma taaa izniklere gittim kendisinin tepesinde.ve şimdilerde baharın gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum ki kendi yeşil vespamın sırtından inmiyim bütün yaz..rüzgarın yüzünüze vurduğundaki özgürlük hissi ,adrenalin başka birşeyde yok bence..

*dans ettiğim her yer;8 sene oldu dans etmeye başlayalı arada bir 2-3 senelik kayıp var disk kaymam dolayısı ile ama olsun..ritmi duyduğum anda beni alıp götürüyor bu heyecan..topuk sesleri..uçarcasına partnerinin seni alıp havalandırması...ve bu latin hevesim şimdilerde tangoya döndü,bakalım neler yapacağız:)

*?;bu soru işareti de ney dimi...?onunla olduğum heryer aslında..ev-sokak-sinema..heryer..konuşmalarımız,kavga etmelerimiz...herşeyin en güzelini görüyorum,insanların en sakini hissediyorum kendimi...beni üzüntülere gark etmiş olsada bazen...onunla olduğum her dakika salak salak sırıtmaktan alamıyorum kendimi...

böyle işte..aslında sırada beni en çok mutlu eden M..-A..-S..-S..-S..- insanlarıda yazacaktım ama uzatmış olacağım..bu mim deeeeee pilli cadıya gelsinnn..mucuxxxxxxxxxxxxx pilli cadıcımmm

cambaz...

Pazar, Aralık 28

amore e cieco

evvet geri döndüm bir kez daha..Çok güzeldi aşıklar şehri..
yorucuydu aslında...
ilk iki gün muayneler testler ile geçti..ve inanılmaz güzel haberler getirdim..katır kadar sağlamsın dedi şu çok ünlü doktor..hiç birşeyin yok..bu kadar hızlı nasıl atlattın sen bunu,mucize gibi birşey inanmıyorum şeklindeki cümleler ile muayne etti beni..Yanımda bütün tedavimde yanımda olan Erkanım doktorumda vardı..İsveçli beni muayne eden doktor bu kadar çabuk iyileşmene sebep ya bir aşk yada dünyaya yeni getirilmiş bir hayat dedi..ben anlayamadım sonra dönüp ya aşık oldun yada evlendin yada sen doğum yaptın dedi...ben gülmeye başladım..yok yahu dedim ne bebeği...yeni aşıkda olmadım...:) Erkanım doktorum deli gibi tepiniyor ne aşkı ne bebeği yaa ben düzelttim onu ilaçlarımla die:) çok eğlendim 4 saatlik muaynede..ama en önemlisi test sonuçlarımında gayet mükemmel çıkmış olmasıydı..ve en korktuğum şey yani anne olup olamayacağım testleride süper çıktı..istediğim zaman anne olabilirmişim:D bu süreçte kurbağam sürekli irtibattaydı her ne kadar yoğun bir saat farkı olsada aramızda bunu ikimizde hissettirmedik birbirimize..ben sabahın köründe elimde telefonla uyanıyorum bu aralar:D
Muayne kısmı güzeldi..bütün doktorlar seminere gelenler,yeni doktor olan İtalyanlar hepsi bana uzaylı gibi baktı sadece.böyle bir hastalığı nasıl olmuştuda böyle kısa bir sürede atlatmıştım..itiraf etmeliyim yoğun ilgi beni şımarttıkça şımarttı..çünkü sürekli biri yanımdaydı..
Kaan delirdi cambaz yeter benim mekanımı bile ele geçirdin bi git ya diye söylendi durdu,halbuki burdan birlikte giderken pek bir keyifliyfi benim kurbağamla her konuşmamda suratını asmayı bile ihmal etmedi..
gerçekten çok keyifliydi Roma..Ama yanımda birinin daha olmasını isterdim,oda her telefonda yada mesajda aşıklar şehrinde birlikte olmalıydık die söylendi durdu...:(
heryeri görmek istediğimden midir nedir çok yoruldum..sürekli aa cambaz bunuda yemen lazım bunuda içmen burayıda görmen lazım diyen cümleler döndü durdu etrafımda ve ben herkesi dinledim:) bol bol limonçello ve şarap içtim..
bir ara kalabalıktan çok sıkıldım ve doktorlardan birinin ı podunu alıp kurcalamaya başladım,o da neee SEZEN AKSU İKİLİLİ DELİLİK çalıyor..ben çığlık çığlığa bağırmaya başladım.Kurbağaaamla benim şarkım bu yaaa diye türkçe cümleler ile tepinince herkes korktu tabii Kaan dışında herkes diyelim..sonra ben durumu açıkladım ve ıpodun sahibide açıkladı durumu.Meğer geçen yaz Türkiyeye gelmiş bu şarkıyı duymuş arkadaşıda ingilizceye çevirmiş sözlerini bizimkide çok etkilenip cd sini almış Sezenin..ama benim için bu rastlantı bir işaretmıydı neydı bilmiyorum..gözlerim doldu birden hemen kurbime haber verdim:)

3. akşamdı sanırım bi bara gittik..ahanda içerde bi grup cennetlik oturuyo:) bir baktım sırtlarında sutopu figürleri...Kaanın yüzü yine asıldı:) ANlamıyorum hala neden nie anlamak istemıyor bilmiyorum...dedim evet benim kaderim bunlar yaa...ve sonrasındaki son gecemdeki benim gidişim için düzenlenen yemekte cennetliklerden i biri de bizim masamızdaydı ,bilmemne Napoli takımıymış o gördüğümüz ve sohbet etme fırsatı bulduk kendisiyle ..kendileri kurbağamı tanıyordu.hatta şuanki turnuvadan bahsetti ve dünyanın nekadar küçük olduğunu söyledi..ve dediki (kurbağam kızacak ); siz ne diyorsunuz bilmiyorum ama biz Amore e cieco diyoruz senin aşkında öyle olmuş ne yapalım yapacak birşey yok dedi.ben italyanca bilmediğim için anlamadım tabi önce ,sonrasında Natali; aşkın gözü kör olduğu için senin aşık olduğun adamın sana yakışmadığını söylemek istedi dedi...Sanane beee die çemkirdim çocuğa oda kalktı gitti bar tarafına:D

son iki gün gül ve sevgilisi geldi bol bol yine gezdik:D zaten ya doktorlarla gezdim ya gül ile,ben döndüm onlar sevgilisi ile tatile devam ettiler ...böyle işte..size foto ve gezi notları iletmeyeceğim burası bi gezi blogu olmadıgı için ve banada zor geldiği için yazmıyorum onları:D..
Ballondon um beni mimlemiş,bir sonraki postumda onu yazacağım..çokda güzel ve özel bi mim:)

şimdilik bu kadar canlar..cambaz hala yorgun..İstanbulu yalnız sevemedi henüz:(...

see youuu

cambaz

P.S. bu arada avusturalyaya taşınıcaz biz:D..beni oralardan okuyan varmıııı ses verinnnnn...

Pazartesi, Aralık 22

22 aralık

-...ve ben unutmadım sende sakın unutma seni seviyorum...



bugünün bütün kötülüğünü soğukluğunu mesajının şu son cümlesi sildi süpürdü..kmlerce öteden nasıl hissedebiliyorum yanımda olduğunu..bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum ama iyikide yapıyorsun yeşil kurbişim..

bugün öğlen minik kurbağamızı uğurladık..çok uzaklara...ağzımdan tek kelıme cıkamayacak haldeydım cenazade..bu konuda bırdaha ne aman yazabılecek hale geleceğim bilmiyorum.bildiğim tek şey onu çok özliycem..bütün bir yazımın Güneşi büyük kurbağamın yokluğunu bana aratmayan canımı ,babamın yanına uğurladım..daha önce söyleselerdi bu kadar metanetle karşılayacağımı inanmazdım ama şimdi öyle sakinim ki..öyle kendimle yaşıyorum ki sızısını anlatamam..öğlen Güneş in (minik kurbağa adam) annesinin sessiz feryadını görünce içim ezildi..aklıma aylar önce yaşadıklarım geldi..sustum..ahh dedim anneciğe nasılda çaresiz ağlıyorsun..nasıl yanıyor için..anladığımı sanarak ama asla anlamayacağım şekilde yanına gittim..sıkıca sarıldı bana ahh cambaz dedi ne çok sevdi seni bal gözlüm..Ve en son senin kadar şanslı değildi dedi..Sustum hiçbirşey diyemedim..O benımde bebeğimdi diyemedim..

Güneşin komaya girdiğini öğrendiğim gece kurbağama ,keşke yaza geri dönebilsem Güneşin koşup oynadığı zamana döndürebilirmisn beni dedim.Bitanem sen ozaman kötüydün ama dönmeyelim yaza dedi..Zararı yok dedim onu yine koşarken görmek için neler vermezdim..



ve bitti işte..Mavi gözlü sarı devimin yanına bal gözlü küçüğümü gönderdim bugün..



P.S. yarın itibari ile romada olacağım.bu haftasonuna kadarki son yazım ,ama ben sizi okumaya devam edeceğim..

Pazar, Aralık 21

küçük kurbağa adamın masalı bitti..

-herşeye sıfırdan ciddi bir şekilde başladığımızı söylüyorum bizimkilere..

bu repliği sabah telefonda ondan duyduğumda tüylerim diken diken oldu..ki nasıl canım yanıyordu aslında ama bir anda yüzüm güldü..uzun bir süre burda olmayacak büyük kurbağam.bana söylediği bu cümle en azından bugün yeter bana..hey sen ;herşey eksinden daha güzel bunu sakın unutma..
dün gece yaşanan kötü olay sonrasında sabah gül ile Kaanı kapıda buldum.Sevgili kurbağamda bana sitem ediyordu hep ben bir yerlere giderken mi olacak bu kötü şeyler,ben senin yanında olmak istiyorum ama üzgünüm dedi bütün gece..
Dün gece yazmaya elimin gitmediği şey oldu..Masal bitti..Küçük kurbağa adamı anlatan masal bitti..Şuan aldığım ilacın etkisimidir nedir bilmiyorum kafam bir şişe şarapı nefes almadan içmişim gibi.Kaanın verdiği ilaç sanırım sarhoş ediyor insanı.hala Kaanda Gül de karşımda oturuyor..ufff bende onları umursamadan yazıyorum..sabah uçağa binmeden konuştuk Büyük kurbağamla.Yaa bak dikkat et Roma ya onunla gidiyorsun dedi..Kaanda karşımda kurbağa ile konuştuğum için bozuluyor öfflüyor püflüyor..Ama alışman lazım Kaancım dedi Gül o esnada..Bu kızı seviyorsan ve hayatında kalsın istiyorsan kurbağasınada alışacaksın onlar iki saçmalık çünkü tüm normallerin arasında iki koca birbirinden kopamayan saçmalık diye ekledi arkasından.ben o esnada canım deli gibi yanarken telefonun diğer tarafındaki kurbağanın söylediği herşeye gülüyordum..Kaan iyimisin ne gülüosun der gibi baktı ,Kurbağam diğer taraftan söyle o ikisine senin benimle konuştuğun geçirdiğin her saniye hep böyle olacak dedi..yine güldüm..ben bu adamı işte bu yüzden sevdim hep ...neyse ..size onunla hikayemizin yine nasıl buraya geldiğini anlatacağım..ama şuan cidden canım yanıyor..yazının tamamını biten masalıma adamalıydım belki ,ama ozaman kendime hiç gelemiycem sanırım..batan bir güneşim var artık..herkes benim kadar şanslı değilmiş öyle diyor kaan..ben nasıl atlattım bu hastalığı bilmiyorum..hangi güç..hangi özveri..canım yanıyor ben bende değilim..yukarılarda bir yerlerde beni bekleyen ne çok insan oldu..babacım küçük kurbağa adama iyi bak olurmu..

;(
cambaz..