Pazar, Aralık 21

küçük kurbağa adamın masalı bitti..

-herşeye sıfırdan ciddi bir şekilde başladığımızı söylüyorum bizimkilere..

bu repliği sabah telefonda ondan duyduğumda tüylerim diken diken oldu..ki nasıl canım yanıyordu aslında ama bir anda yüzüm güldü..uzun bir süre burda olmayacak büyük kurbağam.bana söylediği bu cümle en azından bugün yeter bana..hey sen ;herşey eksinden daha güzel bunu sakın unutma..
dün gece yaşanan kötü olay sonrasında sabah gül ile Kaanı kapıda buldum.Sevgili kurbağamda bana sitem ediyordu hep ben bir yerlere giderken mi olacak bu kötü şeyler,ben senin yanında olmak istiyorum ama üzgünüm dedi bütün gece..
Dün gece yazmaya elimin gitmediği şey oldu..Masal bitti..Küçük kurbağa adamı anlatan masal bitti..Şuan aldığım ilacın etkisimidir nedir bilmiyorum kafam bir şişe şarapı nefes almadan içmişim gibi.Kaanın verdiği ilaç sanırım sarhoş ediyor insanı.hala Kaanda Gül de karşımda oturuyor..ufff bende onları umursamadan yazıyorum..sabah uçağa binmeden konuştuk Büyük kurbağamla.Yaa bak dikkat et Roma ya onunla gidiyorsun dedi..Kaanda karşımda kurbağa ile konuştuğum için bozuluyor öfflüyor püflüyor..Ama alışman lazım Kaancım dedi Gül o esnada..Bu kızı seviyorsan ve hayatında kalsın istiyorsan kurbağasınada alışacaksın onlar iki saçmalık çünkü tüm normallerin arasında iki koca birbirinden kopamayan saçmalık diye ekledi arkasından.ben o esnada canım deli gibi yanarken telefonun diğer tarafındaki kurbağanın söylediği herşeye gülüyordum..Kaan iyimisin ne gülüosun der gibi baktı ,Kurbağam diğer taraftan söyle o ikisine senin benimle konuştuğun geçirdiğin her saniye hep böyle olacak dedi..yine güldüm..ben bu adamı işte bu yüzden sevdim hep ...neyse ..size onunla hikayemizin yine nasıl buraya geldiğini anlatacağım..ama şuan cidden canım yanıyor..yazının tamamını biten masalıma adamalıydım belki ,ama ozaman kendime hiç gelemiycem sanırım..batan bir güneşim var artık..herkes benim kadar şanslı değilmiş öyle diyor kaan..ben nasıl atlattım bu hastalığı bilmiyorum..hangi güç..hangi özveri..canım yanıyor ben bende değilim..yukarılarda bir yerlerde beni bekleyen ne çok insan oldu..babacım küçük kurbağa adama iyi bak olurmu..

;(
cambaz..

Perşembe, Aralık 18

Küçük Kurbağa Adam

minicik elleri vardı.....
bal rengi gözleri..
bugün ikinci gün..nasıl dayanıyor bilmiyorum..görmeye gidemiyorum..arayamıyorum..sadece beklıyorum ve dua edıyorum..
iki gece önce gece yarısı telefon çaldı ,,tam sex and the city i koymuş zaten karman çorman olan kafamı dağıtmaya çalışıyordum..çünkü gündüz annesi ile konuşmuştum..bana bir süre onu görmemem gerektiğini söylediğinde kalbim çıkacak gibi oldu..
gece yarısı 01:00 telefon çaldı..hiç sevmem o saatte çalan telleri..Kaan dı arayan ..ağlıyordu..Miniğimiz yoğun bakımda prenses dedi..Hiç iyi değil diye ekledi kısık sesi ile..Bayram için İstanbulda olması benim için şanstı sanırım Kaan ın ..Annesi bana onu göremeyeceğimi söyleyince Kaana son durumları öğrenmesi için rica ettim..Eski hastası ve eski hastanesi olduğu için ondan başka kimseden isteyemeyeceğim bir durumdu..
Hastalık küçük bedenini terk etmişti..Ama giderken geride bıraktığı harap olmuş küçük bir bedendi..Bu yılı da atlatırsa yaşına göre bir mucizeyi yaşayacak diyordu Kaan her seferinde..

gece yarısı kaan teli kapattığında olanların şaka olmasını diledim..herşeyden çok diledim..kurbiyi aradım,ağlayamıyordum ama onun sesini duyunca birşey diyemedim...Gelıyorum dedi hayır dedim saat nerdeyse 02:00 sakın gelme..teli kapattım anlamsızca..filmi açtım..ama aklımda sadece O vardı..GÜNEŞ...miniğim..bende herşeyli kek isteyen küçük prensim..hayatıma ışık hızıyla bir hastane odasında giren ve bana dünyaları veren küçük bebeğim aklımdan gitmiyordu.
Kapı deli gibi çalıyormuş ve ben duymuyordum..gelen Kaan ve Gül dü..Kibarca onlarla bu geceyi geçiremeyeceğimi söyledim..İçeri girmelerine bile izin vermedim çünkü gerçekten kafamda yalnızca onunla kalmak istiyordum..Onunla ilk tanıstığım günler ,bana verdiği kurbağalar..
tam yatağa uzandım yine bir kapı sesi..Offf dedim yaa yeterrr..Ama bu defa gelmemesi için yalvardığım Kurbağaydı gelen..Benim yeşil Büyük Kurbağam..Gece saat 2 'di..Yalnız kalmana izin veremezdim bu haldeyken..Zaten yanında olmak istiyordum bahane oldu hadi söylenme artık geldim dedi.. Saçma sapan konuştum ona.Güneşi anlattım..anlattım..Huzurum gelmişti ama içimdeki o büyük uçurum o kapanmaz sızı büyüdükçe büyüyordu.nasıl uyuyakaldığımı hatırlamıyorum..ama sabah uyandığımda içimde cayır cayır yanan bi ateş vardı..Dün öyle hızlı geçmişti ki..Bu gün öyle geçmiyor..Duruyor sanki zaman..Güneşi görmeye gidemiyorum,arayamıyorum öylece sadece duruyorum..
gördüğü yoğun kemoterapiden ciğerleri iflas etti..iki gündür yoğun bakımda..bu defa bilinci yerinde değil..bu defa kurbağaları hatırlamıyor..yanına gittiğimde bana sitem edemeyecek..
Ah be küçüğüm ne vardı seninle karşılaşmasaydık o koridorda..ben senin yerlerde sürüklediğin kurbağana laf etmeseydim sende bana öyle bilmiş bilmiş konuşmasaydın..
onunla tanıştığımız dönemde kötü günler geçiyordu hayatımdan..3 deliyken tek başıma kalmıştım ve giden delilerimden ikisinden de bir parça taşıyordu bu küçük adam benim için..Doktorum bu sana bir hediye diyordu..Küçük kurbağa adam..
Herşey bitti sanırım..Bunu kendime itiraf edemesemde bitti..

sadece dua ediyorum şimdi..o küçük bal gözler için dua ediyorum..

cambaz

Pazartesi, Aralık 15

maşuka gözbebeğim..

gözbebeği; insanlarda yuvarlak,hayvanların çoğunda ise elips biçiminde olan gözbebeğinin çapı,irise gelen ışığın miktarına göre değişir.karanlık ve uzaklık büyütür gözbebeğini,aydınlık ve yakınlık küçültür.yani bu kararsız çember ışık varsa küçülür,ışık yoksa büyür.yakına bakarken de küçüldüğüne göre yakın olan aydınlıktır,aydınlıktadır.uzağın payına karanlık düşer.zaten karanlığı kimse yakınında görmek istemez.aşık olunca da büyür gözbebeği;demek ki aşık olunan hep uzaktadır.aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için maşuka gözbebeğim diye hitap edilir.

elif şafak /mahrem

Pazar, Aralık 14

just like heaven..


eski kokular

eski ten

eski öpücük

eski kahkahalar

eski yemek krizleri

eski kahvaltı seromonileri

eski pazarlar

eski film izleme seansları with ;

eski sevgili......

yeni kokular

yepyeni bir ten

yeni ıslak dudaklar

yeni gülüşmeler

yeni acıktım ben yaa 'lar

yeni simit mi ekmek mi tamam ikiside kararları..

yeni pazarlar; sanki hergün pazarmış gibi..

yeni film stokları

with eski sevgili...


herşey yeni ayakkabı kokusu gibidir güpgüzel fakat adam aynı adam aynı eski-yeni sevgili..


PS: haftasonu film stoğu yaptık kurbi ile ; ama nerde kalmış eski film varsa onu izledik...ve hayat yine garip bir şekilde just like heaven...



Cumartesi, Aralık 13

tatil devam ederken...

yeni geldim..
bu sabah...
çok güzel bi kahvaltı yaptım yeşil yeşil:)
güzel bi tatil güzel bi hoşgeldin kahvaltısı..
özlemişim dağınık evimi...
son iki saattir topluyorum ama yok olacak gibi değil..
öğle yemeği vakti geldi ama ben önce tatlı yaptım..şebeklik işte..

yıllar öncesinin bir repliği geldi aklıma...
erkek çok sarhoştur bekarlığa veda partisi vardır bir meyhanede erkek erkeğe ve hatta sanırım arzuların düğünüydü..:) kıza mesaj atar;

- yalnız benim için bak yeşil yeşil..ama senin gözlerin yeşil değil ama ben şarkıyı çok severim ama ben senide çok seviyorum..olsun gölzerin benim için baksın sadece ne renk baktığı önemli değil..

kız o günden sonra ne zaman bu şarkı çalsa o anı hatırlar...allhım ne salaklık dimi gözüm yeşil değil hatta kıyısından bie geçmiyor.ama bu şarkı bana bile söylendi yani...:D

hoş şeyler yaşanmadı tatilde..ama daha ilk dönüş yazısında anlatmayacağım bunları güzel olanları anlatayım önce..Güneşim yoğun bakımdan çıktı...telefonda bana sitem bile etti,neymiş ben kurbağmla ilgilenıyormusum artık sadece onu unutmusum..bir bilse ondan neden uzak kaldıgımı..neyse o iyi olsun varsın sitem etsin...

buarada burdan gittiğim gün yani gece günün blogu seçildim blograzzide...ayy ne sevindim ne sevindim...zaten burdan gidişimde ayrı olaydı.. sabahın 7 sindeki ucağa bir kurbağa olmasa yetişemeyecektim:)falan filan feşmekan...dıd dıd bib bib..çatlayınnn:) who is kurbağa? yada o kurbağa bu kurbağa:) mucuxxx..çok güzel yazılar yazdım size.....

bash bash

Cuma, Aralık 5

fake mutluluk..

ve ben gerı geldım..
dayanamadım hasretınıze:)
aşağıda yazdıgım şiir varya çok güzel yahu..
çok ayrıntıya girmeyeceğim..sorana anlatırım ama burda böleee bangır bangır modlarında olmak istemıyorum bu konuda..
efendıme söylıyım bu akşam küçük bir rakı balık partisi yapacağız..ama ben hasta hallerdeyım..hapşuruyorum,bademcıklerım şiş,terliyorum falan filan....
bu arada sezainin burda olduğu ve tam 4 gün kutladığımız günleride yazacağım..elime sağlık çok güzel bir organizasyon yaptım pişticiğime..35 kişiyi eksiksiz getirmeyi başardım meyhaneye ve bunu tek başıma yaptımmm:D Melis de yardım etmedi değil:) ama işin ilginç yanı biz kurbağa ile hesapları öderken okadar uğrasıp sipariş verdiğim pastanın gelmiş ve de hatta parçalanmış olması ..elimde sadece resmi var şimdi...:(
efendim yukarıdaki cümlede kurbağa ile kelimesine takılanlar sorun söyliyim;)

şimdilik mucux vede bashbash

seviyorum bana yorum yazan..özleyen..nerdesin diye mailler atan hepinizi...

PS: hiç mutlu değilim aslında ve hiç keyfim yok..fake gülücükler sacıyorum bugun etrafa..güneş..
güneşim yoğun bakımda..ne olur dua edin..çok ihtiyacımız var gerçekten...

cambaz..

Perşembe, Aralık 4

ben geldimmm:)

AŞK YENİDEN...HİÇ BİTMEMİŞ BİR MASAL GİBİ.. AŞK YENİDEN...TANIDIĞIM TENDE BAMBAŞKA YENİ BİR RÜYA GİBİ...

Aşk yeniden
Akdenizin tuzu gibi
Aşk yeniden
Rüzgârlı bir akşam vakti
Aşk yeniden
Karanlıkta bir gül açarken

Aşk yeniden
Ürperen sahiller gibi
Aşk yeniden
Kumsalların deliliği
Aşk yeniden
Bir masal gibi gülümserken

Gözlerim doluyor
Aşkımın şiddetinden
Ağlamak istiyorum
Yıldızlar tutuşurken
Gecelerin şehvetinden
Kendimden taşıyorum

Aşk yeniden
Bitti artık bu son derken
Aşk yeniden
Aynı sularda yüzerken
Aşk yeniden
Rüya gibi bir yaz geçerken

Aşk yeniden
Unutulmuş yemin gibi
Aşk yeniden
Hem tanıdık, hem yepyeni
Aşk yeniden
Kendini yarattı kendinden