Çarşamba, Nisan 30

bu bahar bende sonbahar

bahar gelıyordu..tüm renkleri ile kelebekleri ile hava mis gibi kokuyor.herkeste bir telaş bir sevgi yumağı ..insanlar garip bir şekilde yenilenen havaya ayak uyduruyor.İstanbul film festivalleri yeni ışıkları ile aydınlanıyor bu neşeli havaya ayak uyduruyor her zamanki gibi.en yakın arkadşlarım arasında dolaşan tek yaşamı kapatıp ikili yaşama geçme heyecanını uzak ama bir okadar yakında izliyorum.elimde büyüttüğüm bebekler uçuyo yuvalarından ve ben onalrın heyecanına ayak uydurmakta ilk defa zorluk çekiyorum..elimde büyüttüğüm benım bebeğimde öyle..uzaklara ucuyor bu defa.bende yağmurlu bir hava..karanlık bir şehir .sessiz caddeler havası mevcut..ben havaya ayak uyduramıyorum bu yıl.doğduğum günler yaşadığım heyecanı görmezden gelıyorum nedense.görmekde istemıyorum..oturma odamdan dışarı çıkasım yok herşeyden önce..pijamalarımı ölesiye seviyorum.bol alkollü içecekleri pek bi sever oldum,rahat ve huzurlu uyuyorum onlarla..
korkma blogcum geçecek elbet..ama bu bahar bende sonbahar.büyüttüğüm bebeğimi kimler sevecek telaşı da geçecek.
3-1-1=1 delilikte kendine gelecek..şu cümleyi çok seviyorum ,yaşananlar o kadar güzeldi ki unutulmayı hak etmıyordu..

Pazartesi, Mart 24

24 Mart Pazartesi

Hala inanmıyor,güvenmiyor olmak nasıl bir duygu diye sordum kendıme bulamıyorum işin içinden çıkamıyorum. İlgililere duyurulur.Sanırım ben buaralar sadece not alıp anı biriktiriyorum. Karar verirken her ne olursa olsun o notlarıma bakıyorum yanılmayıp doğru - pişman olmayacağım kararlar vermek için. Sevgili blogcularım benim çok ağlayasım var buaralar.Böyle saçmalıyorum çoğu zaman affola.Bu bloğu açma amacım çok başkaydı.Güneşler açtıracaktık yüzlerimizde ama ben bu aralar beceremıyorum. Babamı özledim.Babası ölenler klubüne mensup olanların sanırım çoğu zaman yaşadığı o garip bunalımı özlemi yaşıyorum..Bu klube üye olmayanlar çoğu zaman anlamaya çalışırlar-yardımcı olduklarını zannedip sevinirler.Bu klube üye olmadıkalrı için kızamassınız ama anlamaları için ne çok şey vermek istersiniz bazen..Bende öyleyim sanırım.Babamı özledim ,özledim işte ....5 yaşındaki çocuk gibi mızıklamak istiyorum. Ben babamı istiyorum.geçen onsuz 10 yılı istiyorum.Neyse ben çok saçmaladım çok ağladım,gidiyorum.Buarada bildiğinizi zannettiğiniz hiçbirşey aslında öyle değil...

Cumartesi, Mart 15

bahar geldi,hadi bana iyi geceler

Bahar geldi,çiçekler bütün tabiat uyandı ben uyumaya başladım.Her bahar önce bende ağır bir uyku ağır bir sersemlik oluyor.Ne zaman yaz yüzünü bahar ortası gibi gösteriyor ben enerji doluyorum.Belkide kendi doğum günüm geçtikten sonra uyanıyorum.Beden saatim baharı ozaman algılıyor sanırım.Bakın bu da şimdi geld aklıma:) İşimden çok zevk aldığım halde ofiste doğru düzgün çalışasım bile gelmiyor içimden öyle kendi halimde yaşamak istiyorum ki görseniz depresyondasın derseniz.Ama ben alıştım her mart-nisan bu değişimi yaşamaya.

Hevesle yazı beklıyorum.Sıcak sabahlara uyanayım istiyorum.Siz diyeceksiniz şimdi cambaz sıcakları istemekde ne oluyor kavuracaksın sen bizi diye ama ne yapayım enerji dolmam lazım:)

Ufff resmen yazmış olmak için yazıyorum.Ne yazdığımdan ben bile bihaberim..Hadi bana müsade ,kusura bakmayın buseferlik.by byyyy..


Pazartesi, Şubat 18

ve sonunda nefesimi kesen an'lar...

Bütün blog dostlarımdan gelen yoğun istek üzerine günlerdir nefesimi kesen anları yazmaya çalışıyorum. Ama sadece yazıp silmek şerefine erişebildim. Bir türlü doğru düzgün yazıya dökemedim. Çünkü yazarsam sanki nefesimi kesen anları birdaha yaşayamayacakmışım gibi hissediyorum. Neyse çok uzatmayacağım bu defa aklıma geleni karışıkta olsa yazacağım ve bu üzerimdeki yükü atacağım. İşte nefesimin kesildiği ve bunları yaşadıkça kesileceği anlar;

Yeni bir işe, projeye başlarken,

Babamı her düşündüğümde,

Etrafımdakilerin henüz görmediği bir reklamı ilk defa izlerken,

Yüksek bir yerden aşağıya baktığımda,

İstanbul'da yaz gecesinde Boğazı izlerken,

İzmir'de yaz gecesinde ateş böceklerini ararken,

Bozcaada'ya her gittiğimde,

Minik ellerin ellerimi sıkıca tuttuğunda ve onların bana yada birbaşkasına ama mutlaka birine muhtaç olduklarını anladığımda,

Daha önce hiç gitmediğim bir yere ilk ayak bastığımda,

O'nun bana daha önce hiç fark etmediğim türdeki bakışlarını 3 yıl önce ilk yakaladığımda (O anladı:)

Duyduğum her klor kokusunda (bunun nedenini de anlayan anladı),

Her notasında aşkı hissettiğim şarkılardan birini dinlerken,

ve sabah mahmurluğumun ve sinirimin arasında O gözleri her gördüğümde..

nefesim kesildi,her defasında kesiliyor ve eminim kesilecek..

Pazartesi, Şubat 4

hayatımın nefesimi kesen en'leri..

başlıktaki konuyu yazmaya başladım sonra sildim sonra başladım bitirdim sildim,sanki o nefesimi kesen en'leri yazarsam daha fazlalarını hayal edemeyecekmişim gibi geliyor,tövbe tövbe...:)

Cumartesi, Şubat 2

iki küçük canavar

evime iki adet canavar geliyor,azsonra burda olacaklar ayy çok mutluyummm.Biri 2,5 biri 7 yaşında olan bu iki canavar beni yenileyecekler muhtemelen:) herkese iyi haftasonları ,kurbağacım senide yalnız bırakıyorum bir süre özgürlüğün tadını çıkar:)

Perşembe, Ocak 31

bla ba bla

Ne olursa olsun ne yaparsam yapayım 3 saat üstüste iyi hissetmiyorum kendimi,bir gülüp bir ağlayasım var .Bunun tek bir sebebi var boyumdan çok büyük işleri göğüslemeye olayları kayıpsız atlatabilmeyi planlıyor olmam. Ama işin ilginçi yapamadıkça daha hırslanıp kafamı daha sert çarpıyorum cam duvara.Kanatlarım her çarpışında kendi çıkardıkları sesten ürküyorlar. Ne vazgeçmeye niyetim var nede olanları atlatabilmeye gücüm. İçimdeki nefretin o sınırı olmayan sevginin önüne bir an geçip hey sen ne sanıyorsun kendini tek başına hiç birşeysin sen ben olmadan nereye gidiyorsun diye bağıracak diye ödüm kopuyor. O an zavallı sevgim siner bir köşeye çünkü birdahada görünmez ortalarda.Bunun olmaması için nasıl savaş veriyorum kendimle anlatamam..Atlatabilirim değilmi,sevgimin üzerindeki başka bir kokuyu duymamazlığa başka bir ruhu yokmuş gibi görmeye gücüm yeter değilmi..Yazdıkça rahatlıyorum ve dahada güçlendiğimi hissediyorum. Kurbağamda hala kendi kokusundan başka koku duymuyorum hala yosun kokuyor:)