Pazartesi, Şubat 4

hayatımın nefesimi kesen en'leri..

başlıktaki konuyu yazmaya başladım sonra sildim sonra başladım bitirdim sildim,sanki o nefesimi kesen en'leri yazarsam daha fazlalarını hayal edemeyecekmişim gibi geliyor,tövbe tövbe...:)

Cumartesi, Şubat 2

iki küçük canavar

evime iki adet canavar geliyor,azsonra burda olacaklar ayy çok mutluyummm.Biri 2,5 biri 7 yaşında olan bu iki canavar beni yenileyecekler muhtemelen:) herkese iyi haftasonları ,kurbağacım senide yalnız bırakıyorum bir süre özgürlüğün tadını çıkar:)

Perşembe, Ocak 31

bla ba bla

Ne olursa olsun ne yaparsam yapayım 3 saat üstüste iyi hissetmiyorum kendimi,bir gülüp bir ağlayasım var .Bunun tek bir sebebi var boyumdan çok büyük işleri göğüslemeye olayları kayıpsız atlatabilmeyi planlıyor olmam. Ama işin ilginçi yapamadıkça daha hırslanıp kafamı daha sert çarpıyorum cam duvara.Kanatlarım her çarpışında kendi çıkardıkları sesten ürküyorlar. Ne vazgeçmeye niyetim var nede olanları atlatabilmeye gücüm. İçimdeki nefretin o sınırı olmayan sevginin önüne bir an geçip hey sen ne sanıyorsun kendini tek başına hiç birşeysin sen ben olmadan nereye gidiyorsun diye bağıracak diye ödüm kopuyor. O an zavallı sevgim siner bir köşeye çünkü birdahada görünmez ortalarda.Bunun olmaması için nasıl savaş veriyorum kendimle anlatamam..Atlatabilirim değilmi,sevgimin üzerindeki başka bir kokuyu duymamazlığa başka bir ruhu yokmuş gibi görmeye gücüm yeter değilmi..Yazdıkça rahatlıyorum ve dahada güçlendiğimi hissediyorum. Kurbağamda hala kendi kokusundan başka koku duymuyorum hala yosun kokuyor:)

Pazar, Ocak 20

İpek Böceği

Huzuru ve güveni korumanın farklı , zevkli bazende biraz acılı yolları vardır.Bir gün olur kolay olanı seçersin bir an gelir hayır dersin zor olanı seçersin ne olacağını bilmeden yürür gidersin.Son bir aydır bu bahsettiğim kararsızlık içerisindeyim.Ne arkamı dönüp gidebiliyorum nede kaldığım zamanın huşuluğunu yaşayabiliyorum.Kararımı çoktan verdim zor olanı seçtim aslında-sanki çok biliyorum gibi- huzuruda güvenide kendi içimde yaşayarak öğreneceğim biraz da acı var sanırım içinde. Deli gibi güvendiğiniz sizi bırakmayacak sandığınız küçük ipek böceğiniz bir sabah kalktığınızda küçük kozasının içindedir,artık tırtıl olmaktan sıkılıp o güzel büyüleyici kelebek olacak herkesin ilgisini aşkını kazanacaktır. Ama bilmezlerki o güzel ömür kısacık , o aşklar bir anlık.Onu kelebek olmaya iten asıl sebep o göklere sığmayan özgürlük bitecek kısa bir zamanda. O rengarenk çiçeklerin heyecanlı tırtılımıza olan aşkı diğer yeni kelebeklerin gelmesi ile polenlerin rüzgarda uçuşması gibi hayal olacak. İşte o güvenimizi kıran tırtılı unutmak en kolayıdır- ama yeni tırtıllar almaktanda sakınmadan -onun kelebek halini istemeyiz açarız pencereyi uçar gider.

Çok uzattım hikayeyi ama aynı böyle günler geçiyor gidiyor içimde, ben kıyamadım tırtılıma ömrü avuçlarımda dahada uzar belki diye açmadım penceremi..

Huzurumda güvenimde bir süreliğine uzak ülkenin insanlarına hizmet vermeye gittiler biliyorum ama ben tırtılımın ömrünü uzatmış olmanın verdiği sevinçle pek ilgilenmiyorum o ikisinin özlemi ile.Biliyorum ki çok geç kalmadan gelecekler yine avuçlarıma ,başımı yastığa sevgiyle -huzurla ve güvenle koyacağım. Şunu da söylemeliyimki çok zor böyle bilmediğiniz sularda yüzmenin heyecanı.

Nasılda uzun uzadıya anlattım. Ama size bir sır; zor olanı seçin ,ne olacağını bilmeyin canım bir seferlikte -bırakın attığınız adımın garantisi olmasın inanın bana pişman olmayacaksınız

Cuma, Ocak 11

vefasız ben....

heyoooo..

Ben yine kendimi unutup okuma yazma eylemlerimi sadece outlook denilen canavarda gerçekleştirmeye başladım evet itiraf ediyorum ben bir outlook bağımlısı oldum.Ne kadar uzun süre oldu yine hatırlamıyorum canım blogum ama seninle ilk yeni yılımıza da girmiş bulunuyoruz:) Çok kısa kısa yazmak için girdim çünkü baktımki vaktim var ve ben başkalarının blogcuklarını okumaya başlamışım benim caaaanımmm blogum diye söylenip açtım seni. Küçük bir ipucu size ; artık özlemlerimiz , sevinçlerimiz aşkımız yine bizimle yani yine BİZ olduk:) Bunuda anlatırım bir ara ,kaçmıyoruz canım burdayız.

öpücükler

Pazartesi, Eylül 17

uçtu uçtu sinan uçtu


Allahım hala inanamıyorum ne kadar şanslı olduğumuz konusunda hala aklım almıyor olanlara ..hepiniz görmüşsünüzdür cumartesi akşamı tüm haberleri işgal eden hatta ertesi gün tüm gazetelerde meciyeköyde facianın eşiğinden dönüldü diye başlık atılan o uçan kamyoneti,işte o kamyonetin içindeki kişi benim canm ciğerim sinanım.ve hiç birşey olmadan o hurda yığının içinden cıkmayı başardı.Sinan bu senin kaçıncı oyunun hayatla kaç canın kaldı be ciğerim..Ama bu defa senin bi suçun yok onu biliyorum ve daha fazla bıdı bıdı yapmıyorum sana..Öyle bir mucize yaşadık ki ne Sinanımızda nede üzerine düştüğü araçtaki kişide bir şey yok.En büyük şansımızda aracın düşmeden önce birkaç saniye üst yolda asılı kalmasıyla aşağıdaki yayaların olay yerinden uzaklaşacak vakit bulmaları..Çok uzatmadan sinanımızın hala yanımzda bizimle dalga geçiyor olmasına şükrediyorum..Seni çok seviyorum pis bücür...


buarada üstteki foto kaza yapan kamyonun ve sinanın bir süre önce mutlu zamanlarında çekildi:)

Cuma, Eylül 14

çocuğum hasta

furby ım cok hasta ,kızamık geçirio..nasıl fark etmedim acana yalın'ın ona kırmızı benecikler bıraktığını:)