Salı, Aralık 30

10 yer 10 nuda birbirinden güzel...


şimdik efendim Ballondon numuz bizi mimlemiş..geç bile kaldım aslındayazmak için burdan ona öpücüklerimi iletiyorum ayrıca nice yıllar diliyorum kendisine..
Mim şöyle efendim;bizi mutlu eden 10 yer ?;
*bozcaada;ahhh ada ahhhh..şarapların rüzgarın,çocukluk-gençlik anılarım..tek gecelik İstanbuldan kaçma alanım..ve her gittiğimde ben burda yaşasam yaaa diye etrafımdakılere söylenişim..

*gül ün olduğu her yer; her nekadar ona kızsamda,birbirimizi herkesten çok kınasak eleştirsekte onun yanımda olduğu her yer benim için eğlence ve huzur demek..beni en çok tanıyan belki ailemdekiler kadar çok düşünen seven sayılı insan biri..yanımdan hiç gitme öküzüm benim tamam mı..

*evim;niye bilmiyorum :)nohut oda bakla sofa evim pek bi mutlu ediyor beni..evdeyken yalnızsam bile salak salak sırıtırken buluyorum kendımı..sadee benim olgusunun yerleştiği ilk nesne sanırım:)

*roxy;sanırım son 5 yıldır eğlendiğim başka hiçbiryer beni bu kadar mutlu etmedi..oysa en kötü rastlantılar bile bu mekana aittir ama yok ben illa roxy de o sefil eğlencenin içinde deliricem başka türlü eğlendim diyemiyorum..

*moda kırıntı; ilk gittiğimde pişticim bana burası bizim evin mutfağı demişti..kesinlikle en doğru tanımlama sanırım..işletmeden çalışanlara yemeklere kadar herşey kusursuz hatta insanı tedirgin edecek kadar mükemmel..ama bu mekanda yaşanılan espriler anılarda mekanı eşsiz yapıyor rası ayrı konu..

*kaş; ilk defa bu yıl gittim...amanın neler neler kaçırmışım da benim haberim yokmuş...o ne huzur o ne sessizlik..gittiğim zamanlama benim içinde dünyanın en harika zamanıydı ve ben kaşa aşık oldum anlayacağınız.

*kardeşimin düğünü;tamam bu belirli bir mekan değil öyle bidaha gidebileceğim bir yerde değil..ama ne eğlendim ne mutlu oldum o 4-5 saatte.ufaklığımı dünyanın en güzel gelini olarak ilan ettiğim o dakikalar hiçbirşeye değişilmezdi..

*ağva;hemen hemen bir yıl olacak kar altında geçirdiğimiz 2 günlük kaçamağımız.hikayelendirmeye gerek bile yok,inanılmazdı...

*motorsiklet tepesi;babamın motor sevdası sayesinde küçücüktüm motorsikletler ile tanıştığımda sonrasında annemın resti ile uzun bir ara verildi.ve kurbağamın pakizesi(motorsikletin adı) ile tekrar hayat buldu bu aşk.sonrasında pakize gitti Hilmi (motorsikletin adı)geldi:)ardından sgb 'nin böceği (motorsiklet adı)girdi hayatıma taaa izniklere gittim kendisinin tepesinde.ve şimdilerde baharın gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum ki kendi yeşil vespamın sırtından inmiyim bütün yaz..rüzgarın yüzünüze vurduğundaki özgürlük hissi ,adrenalin başka birşeyde yok bence..

*dans ettiğim her yer;8 sene oldu dans etmeye başlayalı arada bir 2-3 senelik kayıp var disk kaymam dolayısı ile ama olsun..ritmi duyduğum anda beni alıp götürüyor bu heyecan..topuk sesleri..uçarcasına partnerinin seni alıp havalandırması...ve bu latin hevesim şimdilerde tangoya döndü,bakalım neler yapacağız:)

*?;bu soru işareti de ney dimi...?onunla olduğum heryer aslında..ev-sokak-sinema..heryer..konuşmalarımız,kavga etmelerimiz...herşeyin en güzelini görüyorum,insanların en sakini hissediyorum kendimi...beni üzüntülere gark etmiş olsada bazen...onunla olduğum her dakika salak salak sırıtmaktan alamıyorum kendimi...

böyle işte..aslında sırada beni en çok mutlu eden M..-A..-S..-S..-S..- insanlarıda yazacaktım ama uzatmış olacağım..bu mim deeeeee pilli cadıya gelsinnn..mucuxxxxxxxxxxxxx pilli cadıcımmm

cambaz...

Pazar, Aralık 28

amore e cieco

evvet geri döndüm bir kez daha..Çok güzeldi aşıklar şehri..
yorucuydu aslında...
ilk iki gün muayneler testler ile geçti..ve inanılmaz güzel haberler getirdim..katır kadar sağlamsın dedi şu çok ünlü doktor..hiç birşeyin yok..bu kadar hızlı nasıl atlattın sen bunu,mucize gibi birşey inanmıyorum şeklindeki cümleler ile muayne etti beni..Yanımda bütün tedavimde yanımda olan Erkanım doktorumda vardı..İsveçli beni muayne eden doktor bu kadar çabuk iyileşmene sebep ya bir aşk yada dünyaya yeni getirilmiş bir hayat dedi..ben anlayamadım sonra dönüp ya aşık oldun yada evlendin yada sen doğum yaptın dedi...ben gülmeye başladım..yok yahu dedim ne bebeği...yeni aşıkda olmadım...:) Erkanım doktorum deli gibi tepiniyor ne aşkı ne bebeği yaa ben düzelttim onu ilaçlarımla die:) çok eğlendim 4 saatlik muaynede..ama en önemlisi test sonuçlarımında gayet mükemmel çıkmış olmasıydı..ve en korktuğum şey yani anne olup olamayacağım testleride süper çıktı..istediğim zaman anne olabilirmişim:D bu süreçte kurbağam sürekli irtibattaydı her ne kadar yoğun bir saat farkı olsada aramızda bunu ikimizde hissettirmedik birbirimize..ben sabahın köründe elimde telefonla uyanıyorum bu aralar:D
Muayne kısmı güzeldi..bütün doktorlar seminere gelenler,yeni doktor olan İtalyanlar hepsi bana uzaylı gibi baktı sadece.böyle bir hastalığı nasıl olmuştuda böyle kısa bir sürede atlatmıştım..itiraf etmeliyim yoğun ilgi beni şımarttıkça şımarttı..çünkü sürekli biri yanımdaydı..
Kaan delirdi cambaz yeter benim mekanımı bile ele geçirdin bi git ya diye söylendi durdu,halbuki burdan birlikte giderken pek bir keyifliyfi benim kurbağamla her konuşmamda suratını asmayı bile ihmal etmedi..
gerçekten çok keyifliydi Roma..Ama yanımda birinin daha olmasını isterdim,oda her telefonda yada mesajda aşıklar şehrinde birlikte olmalıydık die söylendi durdu...:(
heryeri görmek istediğimden midir nedir çok yoruldum..sürekli aa cambaz bunuda yemen lazım bunuda içmen burayıda görmen lazım diyen cümleler döndü durdu etrafımda ve ben herkesi dinledim:) bol bol limonçello ve şarap içtim..
bir ara kalabalıktan çok sıkıldım ve doktorlardan birinin ı podunu alıp kurcalamaya başladım,o da neee SEZEN AKSU İKİLİLİ DELİLİK çalıyor..ben çığlık çığlığa bağırmaya başladım.Kurbağaaamla benim şarkım bu yaaa diye türkçe cümleler ile tepinince herkes korktu tabii Kaan dışında herkes diyelim..sonra ben durumu açıkladım ve ıpodun sahibide açıkladı durumu.Meğer geçen yaz Türkiyeye gelmiş bu şarkıyı duymuş arkadaşıda ingilizceye çevirmiş sözlerini bizimkide çok etkilenip cd sini almış Sezenin..ama benim için bu rastlantı bir işaretmıydı neydı bilmiyorum..gözlerim doldu birden hemen kurbime haber verdim:)

3. akşamdı sanırım bi bara gittik..ahanda içerde bi grup cennetlik oturuyo:) bir baktım sırtlarında sutopu figürleri...Kaanın yüzü yine asıldı:) ANlamıyorum hala neden nie anlamak istemıyor bilmiyorum...dedim evet benim kaderim bunlar yaa...ve sonrasındaki son gecemdeki benim gidişim için düzenlenen yemekte cennetliklerden i biri de bizim masamızdaydı ,bilmemne Napoli takımıymış o gördüğümüz ve sohbet etme fırsatı bulduk kendisiyle ..kendileri kurbağamı tanıyordu.hatta şuanki turnuvadan bahsetti ve dünyanın nekadar küçük olduğunu söyledi..ve dediki (kurbağam kızacak ); siz ne diyorsunuz bilmiyorum ama biz Amore e cieco diyoruz senin aşkında öyle olmuş ne yapalım yapacak birşey yok dedi.ben italyanca bilmediğim için anlamadım tabi önce ,sonrasında Natali; aşkın gözü kör olduğu için senin aşık olduğun adamın sana yakışmadığını söylemek istedi dedi...Sanane beee die çemkirdim çocuğa oda kalktı gitti bar tarafına:D

son iki gün gül ve sevgilisi geldi bol bol yine gezdik:D zaten ya doktorlarla gezdim ya gül ile,ben döndüm onlar sevgilisi ile tatile devam ettiler ...böyle işte..size foto ve gezi notları iletmeyeceğim burası bi gezi blogu olmadıgı için ve banada zor geldiği için yazmıyorum onları:D..
Ballondon um beni mimlemiş,bir sonraki postumda onu yazacağım..çokda güzel ve özel bi mim:)

şimdilik bu kadar canlar..cambaz hala yorgun..İstanbulu yalnız sevemedi henüz:(...

see youuu

cambaz

P.S. bu arada avusturalyaya taşınıcaz biz:D..beni oralardan okuyan varmıııı ses verinnnnn...

Pazartesi, Aralık 22

22 aralık

-...ve ben unutmadım sende sakın unutma seni seviyorum...



bugünün bütün kötülüğünü soğukluğunu mesajının şu son cümlesi sildi süpürdü..kmlerce öteden nasıl hissedebiliyorum yanımda olduğunu..bunu nasıl yapıyorsun bilmiyorum ama iyikide yapıyorsun yeşil kurbişim..

bugün öğlen minik kurbağamızı uğurladık..çok uzaklara...ağzımdan tek kelıme cıkamayacak haldeydım cenazade..bu konuda bırdaha ne aman yazabılecek hale geleceğim bilmiyorum.bildiğim tek şey onu çok özliycem..bütün bir yazımın Güneşi büyük kurbağamın yokluğunu bana aratmayan canımı ,babamın yanına uğurladım..daha önce söyleselerdi bu kadar metanetle karşılayacağımı inanmazdım ama şimdi öyle sakinim ki..öyle kendimle yaşıyorum ki sızısını anlatamam..öğlen Güneş in (minik kurbağa adam) annesinin sessiz feryadını görünce içim ezildi..aklıma aylar önce yaşadıklarım geldi..sustum..ahh dedim anneciğe nasılda çaresiz ağlıyorsun..nasıl yanıyor için..anladığımı sanarak ama asla anlamayacağım şekilde yanına gittim..sıkıca sarıldı bana ahh cambaz dedi ne çok sevdi seni bal gözlüm..Ve en son senin kadar şanslı değildi dedi..Sustum hiçbirşey diyemedim..O benımde bebeğimdi diyemedim..

Güneşin komaya girdiğini öğrendiğim gece kurbağama ,keşke yaza geri dönebilsem Güneşin koşup oynadığı zamana döndürebilirmisn beni dedim.Bitanem sen ozaman kötüydün ama dönmeyelim yaza dedi..Zararı yok dedim onu yine koşarken görmek için neler vermezdim..



ve bitti işte..Mavi gözlü sarı devimin yanına bal gözlü küçüğümü gönderdim bugün..



P.S. yarın itibari ile romada olacağım.bu haftasonuna kadarki son yazım ,ama ben sizi okumaya devam edeceğim..

Pazar, Aralık 21

küçük kurbağa adamın masalı bitti..

-herşeye sıfırdan ciddi bir şekilde başladığımızı söylüyorum bizimkilere..

bu repliği sabah telefonda ondan duyduğumda tüylerim diken diken oldu..ki nasıl canım yanıyordu aslında ama bir anda yüzüm güldü..uzun bir süre burda olmayacak büyük kurbağam.bana söylediği bu cümle en azından bugün yeter bana..hey sen ;herşey eksinden daha güzel bunu sakın unutma..
dün gece yaşanan kötü olay sonrasında sabah gül ile Kaanı kapıda buldum.Sevgili kurbağamda bana sitem ediyordu hep ben bir yerlere giderken mi olacak bu kötü şeyler,ben senin yanında olmak istiyorum ama üzgünüm dedi bütün gece..
Dün gece yazmaya elimin gitmediği şey oldu..Masal bitti..Küçük kurbağa adamı anlatan masal bitti..Şuan aldığım ilacın etkisimidir nedir bilmiyorum kafam bir şişe şarapı nefes almadan içmişim gibi.Kaanın verdiği ilaç sanırım sarhoş ediyor insanı.hala Kaanda Gül de karşımda oturuyor..ufff bende onları umursamadan yazıyorum..sabah uçağa binmeden konuştuk Büyük kurbağamla.Yaa bak dikkat et Roma ya onunla gidiyorsun dedi..Kaanda karşımda kurbağa ile konuştuğum için bozuluyor öfflüyor püflüyor..Ama alışman lazım Kaancım dedi Gül o esnada..Bu kızı seviyorsan ve hayatında kalsın istiyorsan kurbağasınada alışacaksın onlar iki saçmalık çünkü tüm normallerin arasında iki koca birbirinden kopamayan saçmalık diye ekledi arkasından.ben o esnada canım deli gibi yanarken telefonun diğer tarafındaki kurbağanın söylediği herşeye gülüyordum..Kaan iyimisin ne gülüosun der gibi baktı ,Kurbağam diğer taraftan söyle o ikisine senin benimle konuştuğun geçirdiğin her saniye hep böyle olacak dedi..yine güldüm..ben bu adamı işte bu yüzden sevdim hep ...neyse ..size onunla hikayemizin yine nasıl buraya geldiğini anlatacağım..ama şuan cidden canım yanıyor..yazının tamamını biten masalıma adamalıydım belki ,ama ozaman kendime hiç gelemiycem sanırım..batan bir güneşim var artık..herkes benim kadar şanslı değilmiş öyle diyor kaan..ben nasıl atlattım bu hastalığı bilmiyorum..hangi güç..hangi özveri..canım yanıyor ben bende değilim..yukarılarda bir yerlerde beni bekleyen ne çok insan oldu..babacım küçük kurbağa adama iyi bak olurmu..

;(
cambaz..

Perşembe, Aralık 18

Küçük Kurbağa Adam

minicik elleri vardı.....
bal rengi gözleri..
bugün ikinci gün..nasıl dayanıyor bilmiyorum..görmeye gidemiyorum..arayamıyorum..sadece beklıyorum ve dua edıyorum..
iki gece önce gece yarısı telefon çaldı ,,tam sex and the city i koymuş zaten karman çorman olan kafamı dağıtmaya çalışıyordum..çünkü gündüz annesi ile konuşmuştum..bana bir süre onu görmemem gerektiğini söylediğinde kalbim çıkacak gibi oldu..
gece yarısı 01:00 telefon çaldı..hiç sevmem o saatte çalan telleri..Kaan dı arayan ..ağlıyordu..Miniğimiz yoğun bakımda prenses dedi..Hiç iyi değil diye ekledi kısık sesi ile..Bayram için İstanbulda olması benim için şanstı sanırım Kaan ın ..Annesi bana onu göremeyeceğimi söyleyince Kaana son durumları öğrenmesi için rica ettim..Eski hastası ve eski hastanesi olduğu için ondan başka kimseden isteyemeyeceğim bir durumdu..
Hastalık küçük bedenini terk etmişti..Ama giderken geride bıraktığı harap olmuş küçük bir bedendi..Bu yılı da atlatırsa yaşına göre bir mucizeyi yaşayacak diyordu Kaan her seferinde..

gece yarısı kaan teli kapattığında olanların şaka olmasını diledim..herşeyden çok diledim..kurbiyi aradım,ağlayamıyordum ama onun sesini duyunca birşey diyemedim...Gelıyorum dedi hayır dedim saat nerdeyse 02:00 sakın gelme..teli kapattım anlamsızca..filmi açtım..ama aklımda sadece O vardı..GÜNEŞ...miniğim..bende herşeyli kek isteyen küçük prensim..hayatıma ışık hızıyla bir hastane odasında giren ve bana dünyaları veren küçük bebeğim aklımdan gitmiyordu.
Kapı deli gibi çalıyormuş ve ben duymuyordum..gelen Kaan ve Gül dü..Kibarca onlarla bu geceyi geçiremeyeceğimi söyledim..İçeri girmelerine bile izin vermedim çünkü gerçekten kafamda yalnızca onunla kalmak istiyordum..Onunla ilk tanıstığım günler ,bana verdiği kurbağalar..
tam yatağa uzandım yine bir kapı sesi..Offf dedim yaa yeterrr..Ama bu defa gelmemesi için yalvardığım Kurbağaydı gelen..Benim yeşil Büyük Kurbağam..Gece saat 2 'di..Yalnız kalmana izin veremezdim bu haldeyken..Zaten yanında olmak istiyordum bahane oldu hadi söylenme artık geldim dedi.. Saçma sapan konuştum ona.Güneşi anlattım..anlattım..Huzurum gelmişti ama içimdeki o büyük uçurum o kapanmaz sızı büyüdükçe büyüyordu.nasıl uyuyakaldığımı hatırlamıyorum..ama sabah uyandığımda içimde cayır cayır yanan bi ateş vardı..Dün öyle hızlı geçmişti ki..Bu gün öyle geçmiyor..Duruyor sanki zaman..Güneşi görmeye gidemiyorum,arayamıyorum öylece sadece duruyorum..
gördüğü yoğun kemoterapiden ciğerleri iflas etti..iki gündür yoğun bakımda..bu defa bilinci yerinde değil..bu defa kurbağaları hatırlamıyor..yanına gittiğimde bana sitem edemeyecek..
Ah be küçüğüm ne vardı seninle karşılaşmasaydık o koridorda..ben senin yerlerde sürüklediğin kurbağana laf etmeseydim sende bana öyle bilmiş bilmiş konuşmasaydın..
onunla tanıştığımız dönemde kötü günler geçiyordu hayatımdan..3 deliyken tek başıma kalmıştım ve giden delilerimden ikisinden de bir parça taşıyordu bu küçük adam benim için..Doktorum bu sana bir hediye diyordu..Küçük kurbağa adam..
Herşey bitti sanırım..Bunu kendime itiraf edemesemde bitti..

sadece dua ediyorum şimdi..o küçük bal gözler için dua ediyorum..

cambaz

Pazartesi, Aralık 15

maşuka gözbebeğim..

gözbebeği; insanlarda yuvarlak,hayvanların çoğunda ise elips biçiminde olan gözbebeğinin çapı,irise gelen ışığın miktarına göre değişir.karanlık ve uzaklık büyütür gözbebeğini,aydınlık ve yakınlık küçültür.yani bu kararsız çember ışık varsa küçülür,ışık yoksa büyür.yakına bakarken de küçüldüğüne göre yakın olan aydınlıktır,aydınlıktadır.uzağın payına karanlık düşer.zaten karanlığı kimse yakınında görmek istemez.aşık olunca da büyür gözbebeği;demek ki aşık olunan hep uzaktadır.aradaki mesafenin verdiği acıyı azaltmak için maşuka gözbebeğim diye hitap edilir.

elif şafak /mahrem

Pazar, Aralık 14

just like heaven..


eski kokular

eski ten

eski öpücük

eski kahkahalar

eski yemek krizleri

eski kahvaltı seromonileri

eski pazarlar

eski film izleme seansları with ;

eski sevgili......

yeni kokular

yepyeni bir ten

yeni ıslak dudaklar

yeni gülüşmeler

yeni acıktım ben yaa 'lar

yeni simit mi ekmek mi tamam ikiside kararları..

yeni pazarlar; sanki hergün pazarmış gibi..

yeni film stokları

with eski sevgili...


herşey yeni ayakkabı kokusu gibidir güpgüzel fakat adam aynı adam aynı eski-yeni sevgili..


PS: haftasonu film stoğu yaptık kurbi ile ; ama nerde kalmış eski film varsa onu izledik...ve hayat yine garip bir şekilde just like heaven...