Cumartesi, Mart 15

bahar geldi,hadi bana iyi geceler

Bahar geldi,çiçekler bütün tabiat uyandı ben uyumaya başladım.Her bahar önce bende ağır bir uyku ağır bir sersemlik oluyor.Ne zaman yaz yüzünü bahar ortası gibi gösteriyor ben enerji doluyorum.Belkide kendi doğum günüm geçtikten sonra uyanıyorum.Beden saatim baharı ozaman algılıyor sanırım.Bakın bu da şimdi geld aklıma:) İşimden çok zevk aldığım halde ofiste doğru düzgün çalışasım bile gelmiyor içimden öyle kendi halimde yaşamak istiyorum ki görseniz depresyondasın derseniz.Ama ben alıştım her mart-nisan bu değişimi yaşamaya.

Hevesle yazı beklıyorum.Sıcak sabahlara uyanayım istiyorum.Siz diyeceksiniz şimdi cambaz sıcakları istemekde ne oluyor kavuracaksın sen bizi diye ama ne yapayım enerji dolmam lazım:)

Ufff resmen yazmış olmak için yazıyorum.Ne yazdığımdan ben bile bihaberim..Hadi bana müsade ,kusura bakmayın buseferlik.by byyyy..


Pazartesi, Şubat 18

ve sonunda nefesimi kesen an'lar...

Bütün blog dostlarımdan gelen yoğun istek üzerine günlerdir nefesimi kesen anları yazmaya çalışıyorum. Ama sadece yazıp silmek şerefine erişebildim. Bir türlü doğru düzgün yazıya dökemedim. Çünkü yazarsam sanki nefesimi kesen anları birdaha yaşayamayacakmışım gibi hissediyorum. Neyse çok uzatmayacağım bu defa aklıma geleni karışıkta olsa yazacağım ve bu üzerimdeki yükü atacağım. İşte nefesimin kesildiği ve bunları yaşadıkça kesileceği anlar;

Yeni bir işe, projeye başlarken,

Babamı her düşündüğümde,

Etrafımdakilerin henüz görmediği bir reklamı ilk defa izlerken,

Yüksek bir yerden aşağıya baktığımda,

İstanbul'da yaz gecesinde Boğazı izlerken,

İzmir'de yaz gecesinde ateş böceklerini ararken,

Bozcaada'ya her gittiğimde,

Minik ellerin ellerimi sıkıca tuttuğunda ve onların bana yada birbaşkasına ama mutlaka birine muhtaç olduklarını anladığımda,

Daha önce hiç gitmediğim bir yere ilk ayak bastığımda,

O'nun bana daha önce hiç fark etmediğim türdeki bakışlarını 3 yıl önce ilk yakaladığımda (O anladı:)

Duyduğum her klor kokusunda (bunun nedenini de anlayan anladı),

Her notasında aşkı hissettiğim şarkılardan birini dinlerken,

ve sabah mahmurluğumun ve sinirimin arasında O gözleri her gördüğümde..

nefesim kesildi,her defasında kesiliyor ve eminim kesilecek..

Pazartesi, Şubat 4

hayatımın nefesimi kesen en'leri..

başlıktaki konuyu yazmaya başladım sonra sildim sonra başladım bitirdim sildim,sanki o nefesimi kesen en'leri yazarsam daha fazlalarını hayal edemeyecekmişim gibi geliyor,tövbe tövbe...:)

Cumartesi, Şubat 2

iki küçük canavar

evime iki adet canavar geliyor,azsonra burda olacaklar ayy çok mutluyummm.Biri 2,5 biri 7 yaşında olan bu iki canavar beni yenileyecekler muhtemelen:) herkese iyi haftasonları ,kurbağacım senide yalnız bırakıyorum bir süre özgürlüğün tadını çıkar:)

Perşembe, Ocak 31

bla ba bla

Ne olursa olsun ne yaparsam yapayım 3 saat üstüste iyi hissetmiyorum kendimi,bir gülüp bir ağlayasım var .Bunun tek bir sebebi var boyumdan çok büyük işleri göğüslemeye olayları kayıpsız atlatabilmeyi planlıyor olmam. Ama işin ilginçi yapamadıkça daha hırslanıp kafamı daha sert çarpıyorum cam duvara.Kanatlarım her çarpışında kendi çıkardıkları sesten ürküyorlar. Ne vazgeçmeye niyetim var nede olanları atlatabilmeye gücüm. İçimdeki nefretin o sınırı olmayan sevginin önüne bir an geçip hey sen ne sanıyorsun kendini tek başına hiç birşeysin sen ben olmadan nereye gidiyorsun diye bağıracak diye ödüm kopuyor. O an zavallı sevgim siner bir köşeye çünkü birdahada görünmez ortalarda.Bunun olmaması için nasıl savaş veriyorum kendimle anlatamam..Atlatabilirim değilmi,sevgimin üzerindeki başka bir kokuyu duymamazlığa başka bir ruhu yokmuş gibi görmeye gücüm yeter değilmi..Yazdıkça rahatlıyorum ve dahada güçlendiğimi hissediyorum. Kurbağamda hala kendi kokusundan başka koku duymuyorum hala yosun kokuyor:)

Pazar, Ocak 20

İpek Böceği

Huzuru ve güveni korumanın farklı , zevkli bazende biraz acılı yolları vardır.Bir gün olur kolay olanı seçersin bir an gelir hayır dersin zor olanı seçersin ne olacağını bilmeden yürür gidersin.Son bir aydır bu bahsettiğim kararsızlık içerisindeyim.Ne arkamı dönüp gidebiliyorum nede kaldığım zamanın huşuluğunu yaşayabiliyorum.Kararımı çoktan verdim zor olanı seçtim aslında-sanki çok biliyorum gibi- huzuruda güvenide kendi içimde yaşayarak öğreneceğim biraz da acı var sanırım içinde. Deli gibi güvendiğiniz sizi bırakmayacak sandığınız küçük ipek böceğiniz bir sabah kalktığınızda küçük kozasının içindedir,artık tırtıl olmaktan sıkılıp o güzel büyüleyici kelebek olacak herkesin ilgisini aşkını kazanacaktır. Ama bilmezlerki o güzel ömür kısacık , o aşklar bir anlık.Onu kelebek olmaya iten asıl sebep o göklere sığmayan özgürlük bitecek kısa bir zamanda. O rengarenk çiçeklerin heyecanlı tırtılımıza olan aşkı diğer yeni kelebeklerin gelmesi ile polenlerin rüzgarda uçuşması gibi hayal olacak. İşte o güvenimizi kıran tırtılı unutmak en kolayıdır- ama yeni tırtıllar almaktanda sakınmadan -onun kelebek halini istemeyiz açarız pencereyi uçar gider.

Çok uzattım hikayeyi ama aynı böyle günler geçiyor gidiyor içimde, ben kıyamadım tırtılıma ömrü avuçlarımda dahada uzar belki diye açmadım penceremi..

Huzurumda güvenimde bir süreliğine uzak ülkenin insanlarına hizmet vermeye gittiler biliyorum ama ben tırtılımın ömrünü uzatmış olmanın verdiği sevinçle pek ilgilenmiyorum o ikisinin özlemi ile.Biliyorum ki çok geç kalmadan gelecekler yine avuçlarıma ,başımı yastığa sevgiyle -huzurla ve güvenle koyacağım. Şunu da söylemeliyimki çok zor böyle bilmediğiniz sularda yüzmenin heyecanı.

Nasılda uzun uzadıya anlattım. Ama size bir sır; zor olanı seçin ,ne olacağını bilmeyin canım bir seferlikte -bırakın attığınız adımın garantisi olmasın inanın bana pişman olmayacaksınız

Cuma, Ocak 11

vefasız ben....

heyoooo..

Ben yine kendimi unutup okuma yazma eylemlerimi sadece outlook denilen canavarda gerçekleştirmeye başladım evet itiraf ediyorum ben bir outlook bağımlısı oldum.Ne kadar uzun süre oldu yine hatırlamıyorum canım blogum ama seninle ilk yeni yılımıza da girmiş bulunuyoruz:) Çok kısa kısa yazmak için girdim çünkü baktımki vaktim var ve ben başkalarının blogcuklarını okumaya başlamışım benim caaaanımmm blogum diye söylenip açtım seni. Küçük bir ipucu size ; artık özlemlerimiz , sevinçlerimiz aşkımız yine bizimle yani yine BİZ olduk:) Bunuda anlatırım bir ara ,kaçmıyoruz canım burdayız.

öpücükler