Bahar geldi,çiçekler bütün tabiat uyandı ben uyumaya başladım.Her bahar önce bende ağır bir uyku ağır bir sersemlik oluyor.Ne zaman yaz yüzünü bahar ortası gibi gösteriyor ben enerji doluyorum.Belkide kendi doğum günüm geçtikten sonra uyanıyorum.Beden saatim baharı ozaman algılıyor sanırım.Bakın bu da şimdi geld aklıma:) İşimden çok zevk aldığım halde ofiste doğru düzgün çalışasım bile gelmiyor içimden öyle kendi halimde yaşamak istiyorum ki görseniz depresyondasın derseniz.Ama ben alıştım her mart-nisan bu değişimi yaşamaya. Cumartesi, Mart 15
bahar geldi,hadi bana iyi geceler
Bahar geldi,çiçekler bütün tabiat uyandı ben uyumaya başladım.Her bahar önce bende ağır bir uyku ağır bir sersemlik oluyor.Ne zaman yaz yüzünü bahar ortası gibi gösteriyor ben enerji doluyorum.Belkide kendi doğum günüm geçtikten sonra uyanıyorum.Beden saatim baharı ozaman algılıyor sanırım.Bakın bu da şimdi geld aklıma:) İşimden çok zevk aldığım halde ofiste doğru düzgün çalışasım bile gelmiyor içimden öyle kendi halimde yaşamak istiyorum ki görseniz depresyondasın derseniz.Ama ben alıştım her mart-nisan bu değişimi yaşamaya. Pazartesi, Şubat 18
ve sonunda nefesimi kesen an'lar...
Yeni bir işe, projeye başlarken,
Babamı her düşündüğümde,
Etrafımdakilerin henüz görmediği bir reklamı ilk defa izlerken,
Yüksek bir yerden aşağıya baktığımda,
İstanbul'da yaz gecesinde Boğazı izlerken,
İzmir'de yaz gecesinde ateş böceklerini ararken,
Bozcaada'ya her gittiğimde,
Minik ellerin ellerimi sıkıca tuttuğunda ve onların bana yada birbaşkasına ama mutlaka birine muhtaç olduklarını anladığımda,
Daha önce hiç gitmediğim bir yere ilk ayak bastığımda,
O'nun bana daha önce hiç fark etmediğim türdeki bakışlarını 3 yıl önce ilk yakaladığımda (O anladı:)
Duyduğum her klor kokusunda (bunun nedenini de anlayan anladı),
Her notasında aşkı hissettiğim şarkılardan birini dinlerken,
ve sabah mahmurluğumun ve sinirimin arasında O gözleri her gördüğümde..
nefesim kesildi,her defasında kesiliyor ve eminim kesilecek..
Pazartesi, Şubat 4
hayatımın nefesimi kesen en'leri..
Cumartesi, Şubat 2
iki küçük canavar
Perşembe, Ocak 31
bla ba bla
Pazar, Ocak 20
İpek Böceği
Çok uzattım hikayeyi ama aynı böyle günler geçiyor gidiyor içimde, ben kıyamadım tırtılıma ömrü avuçlarımda dahada uzar belki diye açmadım penceremi..
Huzurumda güvenimde bir süreliğine uzak ülkenin insanlarına hizmet vermeye gittiler biliyorum ama ben tırtılımın ömrünü uzatmış olmanın verdiği sevinçle pek ilgilenmiyorum o ikisinin özlemi ile.Biliyorum ki çok geç kalmadan gelecekler yine avuçlarıma ,başımı yastığa sevgiyle -huzurla ve güvenle koyacağım. Şunu da söylemeliyimki çok zor böyle bilmediğiniz sularda yüzmenin heyecanı.
Nasılda uzun uzadıya anlattım. Ama size bir sır; zor olanı seçin ,ne olacağını bilmeyin canım bir seferlikte -bırakın attığınız adımın garantisi olmasın inanın bana pişman olmayacaksınız
Cuma, Ocak 11
vefasız ben....
Ben yine kendimi unutup okuma yazma eylemlerimi sadece outlook denilen canavarda gerçekleştirmeye başladım evet itiraf ediyorum ben bir outlook bağımlısı oldum.Ne kadar uzun süre oldu yine hatırlamıyorum canım blogum ama seninle ilk yeni yılımıza da girmiş bulunuyoruz:) Çok kısa kısa yazmak için girdim çünkü baktımki vaktim var ve ben başkalarının blogcuklarını okumaya başlamışım benim caaaanımmm blogum diye söylenip açtım seni. Küçük bir ipucu size ; artık özlemlerimiz , sevinçlerimiz aşkımız yine bizimle yani yine BİZ olduk:) Bunuda anlatırım bir ara ,kaçmıyoruz canım burdayız.
öpücükler